18 Mayıs 2017 Perşembe

Ortak Velayet Nedir?

Ne zamandır yazmak istediğim fakat fırsat bulamadığım bir mesele vardı. Boşananlar ve yeniden boşanmak isteyenler için "Ortak velayet" nedir? 

Adı üstünde, ortak velayet, eşlerin, daha doğrusu ebeveynlerin müşterek çocuk ile ilgili her konuda birlikte karar verebilmeleri ve çocuğun giderlerine birlikte katılmalarıdır. Hayatımıza nasıl girdi derseniz, anlatayım, biraz şaşıracaksınız belki. Medeni Kanun'da boşanma durumunda, çocuğun üstün yararı gözetilerek velayetin eşlerden yalnızca birine verilmesi, velayet verilmeyen ebeveyn ile de kişisel ilişki kurulması düzenlenmiş idi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Aihs) bildiğiniz üzere tarafız, dolayısıyla ek protokolleri hakkında da aynı usulle onaylama/uygun bulma yapıldığında bu protokoller de bizim için bağlayıcı. Anayasa m. 90 der ki, usulüne uygun onaylanan uluslararası antlaşmalar kanun hükmündedir. Yani devlet, iç hukukunda da onayladığı antlaşma maddelerini uygular. (Ayrıntı için tıklayınız.) İşte bahsedilen düzenlemeyi içeren Aihs Ek 7 nolu protokolün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun 25/03/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giriyor, yani o tarihten bu yana ortak velayet hükmü verilebileceği söz konusu oluyor. (Bkz link). 


Protokol metni şöyle: Aihs Ek Protokol 7, Madde 5: 

"Eşler evlilikte, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi durumunda, kendi aralarında ve çocukları ile ilişkilerinde medeni haklar ve sorumluluklardan eşit şekilde yararlanırlar. Bu Madde devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarını engellemez." Hiç o zamana kadar bu kararı veren cesur hakimler veya ortak velayet talep eden uygulayıcı/yol açıcı avukatlar oldu mu bilmiyorum ancak, bu değişiklik Hakim Ömer Uğur Gençcan'ın facebook hesabından geçtiğimiz aylarda duyuruluyor. (Bu zat kim derseniz, boşanma, velayet ve (mal rejimi hariç) aile hukuku davalarının görüldüğü Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin başkanıdır.) Derken böylece, ebeveynlerin türlü yüzlerini gösterdikleri velayet meselesine yeni bir soluk gelmiş oluyor. Yerel mahkeme hakimleri, 'nasılsa kararım bozulmaz, başkan da ortak velayeti destekliyor' güvencesi ile ortak velayete hükmetmeye, avukatlar da bu sıkıcı hayatlarında yeni bir çığır açıldığı için hevesle ortak velayet talep etmeye başlıyor. Verilen ve onanan kararlar var. Fakat bu işin de artıları eksileri var. Velayeti ısrarla isteyen ancak çocuğun fiilen annesi ile yaşaması gerektiğini düşünen 'baba'lar var. Bu örneklerde çocuğun nüfus cüzdanını çıkarmak, bir okula kaydettirmek, hastanede acil ve gerekli bir durumda bir izne olur vermek anne için imkansız oluyor. Veya, kadın, gerçekte olmasa bile 'can güvenliği tehdidi' gerekçesi yaratıp şehir değişikliği yapabiliyor, çocuğu babanın hiç haberi olmayan bir şehre yerleştirebiliyor, hiç istemediği bir okula kaydettirebiliyor. Ortak velayetle bu sorunlar aşılabilir diye düşünüyorum. Fakat, 'velayet bende de olsun ve ben rıza göstermeden anne kafasına göre hiçbir şey yapamasın'cı 'baba'lara karşı bu ortak velayet işi nasıl uygulanır, kötüye kullanılır mı, sanki annenin de 'tapusu' babadaymış gibi bir düşünce yaratır mı bizim eeaarkeklerde, bunu zamanla göreceğiz. 

Ortak velayet talep etmediğiniz sürece mahkemece kendiliğinden karar verilmez. Yani siz ya da karşı taraf istemedikçe ortak velayet davada gündeme gelmez. Ortak velayet üzerinde her iki taraf da anlaşmalıdır ki karar bu yönde verilebilsin. Ortak velayet değerlendirilirken de çocuğun yüksek menfaatine bakılır. İlla siz istiyorsunuz diye, mahkeme ortak velayete hükmetmeyebilir. Çocuk için daha faydalı buluyorsa sadece babaya veya sadece anneye verebilir velayeti. Bu kurum, sadece yeni gerçekleşecek boşanma davalarında uygulanmayacak. Daha önce boşanmış iseniz, velayetin yeniden düzenlenmesi ve ortak velayet talepli bir dava açabilirsiniz. Kanaatime göre, anlaşmalı boşanmalarda, eğer gerçekten anlaşmalı boşanma ise, ('amaan boşanayım da lanet olsun, gerisine sonra bakarız' psikolojisiyle istemediğiniz bir protokolü imzalama durumu yoksa yani) bir araya gelip görüşebilecek şekilde ayrılıyorsanız, ortak velayeti gündeme getirebilirsiniz. Çocuk diğer ebeveynle yaşıyorsa, velayetin de onda kalacağı ihtimal dahilinde ise ve giderleri de karşılayabilecek durumda iseniz, istenebilir. Onun dışında, özellikle kadınlar açısından,uygulamada çok yaygınlaşmadığından temkinli olmak gerekir, diye düşünüyorum. Yani iş yine ebeveynlere düşüyor. 

Düzenleme ne getirirse getirsin, avukatınız ne talep ederse etsin, mahkeme neye hükmederse hükmetsin, vatandaşın anladığı ve uyguladığı önemli oluyor. Boşanan ve ilişkisi sona eren karı-kocadır, eşlerdir. Ebeveynler değil. Bu düşünce ile çocuk için her zaman bir araya gelme (mezuniyet, düğün, hastalık vb) zorunluluğu / ihtimali de göz önünde bulundurularak hareket edilmeli, çocuklar, eşler arasındaki kavgaya, evliliği bitiren olaylarda yaşanan hırslara kurban edilmemelidir.

Av. Hande Burma

1 yorum:

  1. Sitenizde vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim.
    hafta hafta gebelik ile
    ilgili de sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım