19 Mayıs 2017 Cuma

Ezgi'nin Hamilelik Günlüğü - 35. Hafta

Mutlu günler BYBO ahalisi; 

İki haftadır bahsettiğim bacağımın ağrısı iyice arttığı için baston almak durumunda kaldık. Yürüyüşüm bir nebze de olsa daha az acılı hale geldi, fakat yatmak hala işkence. Dönemiyorum, yatamıyorum, pozisyon alamıyorum. Tam hazır hale geliyorum, çişim geliyor! Çok keyiflendiğimi söyleyemeyeceğim o anlarda. Bir yandan az kaldı diye seviniyorum diğer yandan bu ağrı ile doğum konusu canımı sıkıyor. Geçecek gibi değil şimdilik, artma henüz yok ama azalmanın da olmadığı kesin. Karar vermek için 2 3 haftamız var sanırım, bu süreçte hiç geçmezse doğal doğuma elveda diyoruz, belki epidural ile normal doğum mümkün olur. Hayırlısı artık. 

Bu haftaki doktor ziyaretimde bebenin durumuna, suyuna, pozisyonuna baktık. Kafası aşağıda, pozisyonunu almış. Suyu, kilosu normal. Boyuna son iki aydır hiç değinmiyor biz de sormuyoruz. Keza yüzünü de bizimki bir kere gösterdi şimdiye kadar, onun için de uğraşmayalım demiştik. Neyse ki doktorum da ultrasonda çok uzun zaman geçirmiyor. Bakılacaklara bakıp çıkıyoruz, nasılsa doğunca görürüz boyunu, posunu. Geçtiğimiz Pazar günü benim ve eşimin arkadaşlarıyla bir kahvaltı organize ettik. Organizasyon fikri biricik arkadaşım Seda'dan çıktı. Temiz havada sohbet muhabbet modunda tam da benim istediğim gibi toplanma oldu. İrili ufaklı bebeğe hediyeler geldi, bir de üstüne program anneler gününe denk gelince tadından yenmedi. Bebekten sonra (en azından) yakın zaman içinde o kadar kalabalık grup halinde bir araya gelemeyeceğimizi düşündüğümüzden bana da eşime de bu top-lanma iyi geldi. Özellikle bacağımdan dolayı evde kısılmış gibi hissettiğim şu dönemde benim için ayrıca iç açıcı oldu, o kısmı da belirtmeden geçemeyeceğim. Bebek sahibi olmayı planlamaya başladığımız andan itibaren bu alana yönelik okumalar yaptığımı daha önceden belirtmiştim. Yaptığım okumaların başında da doğumun nasıl olması gerektiğine dair kitaplar, makaleler, BYBO yazıları yer almıştı. Tüm öğrendiklerimden kendime bir doğum planı çıkarmış, hazır da tutmuştum. Gerçekçi istekleri yazdım plana temelde; ışıkların kısılması, sezaryende bebeğin kendi kendine çıkışına müsade edilmesi, odanın ısıtılması gibi büyük ihtimalle yapılamayacak istekleri çok ele almadım. Benim için daha kritik konulara değindim. Okuduklarımdan yola çıkarak hazırladığım doğum planımı büyük ihtimalle kullanamayacak olsam bile belki yararlanmak isteyen olur diye paylaşıyorum (eğer bir hata, yanlış bilgi var ise düzeltirseniz sevinirim)


"Doğal doğumun süreçleri açılmanın ne olduğu, sancıların nasıl başlayacağı ve devam edeceği konusunda bilgi sahibiyim.Sizlerin de yardımıyla mümkün olduğunca müdahalesiz bir doğum gerçekleştirmek istiyor ve doktorumun karar vereceği tıbbi bir gereksinim olmadığı sürece aşağıdaki tercihlerimi hastane personeli olarak göz önünde bulundurmanızı rica ediyorum. Anne Adayı ile ilgili; Hastaneye girişimde "prosedür" amaçlı damar yolu açılmamasını, acil bir durumda gerekirse açılmasını, Odada mahremiyete özen gösterilmesini, Doldurulması gereken evrakların önceden verilip, tarafımca doldurmasını eğer bu durum ger-çekleşmezse o esnada resmi işler için rahatsız edilmemeyi, sezaryen ihtimaline karşı, uzun sürme ihtimali olan saatler boyu yiyip içmeme müdahale edilmemesini, acil bir durumda gerekli işlemlerin yapılmasını, Uzun süreler NST'ye bağlı bırakılmamayı, hareket özgürlüğümün sağlanmasını (yürüyüş, banyo, pilates topu üzerinde hareketler), lavman yapılmamasını, Herhangi bir tıbbi zorunluluk hali dışında sadece süreci hızlandırmak ya da kolaylaştırmak amaçlı suni sancı verilmemesini, Ben talep etmediğim sürece epidural verilmemesini, su kesesi patlatma, suni sancı verme, epiyoztomi uygulamalarının gereklilik hallerinde uygulanmasını, bekleme gibi bir seçenek olduğu sürece daima ilk olarak beklenilmenin seçilmesini, sezaryen gerekmesi durumunda; epidural anestezi ile sezaryen yapılmasını, bebek ile ilgili; Doğum gerçekleştiği an bebeğin göğsüme konulmasını, acil bir durum olmadığı sürece ilk kontrol-lerin tentene temas esnasında yapılmasını ("Doğal doğumcu" denilen doktorların genelde bu işlemi yaptığını biliyorum ama benim için mümkün olacak mı emin değilim), sezaryen doğum olma durumunda da tentene temasın es geçilmemesini (bunun yabancı kaynak-larda mümkün olduğunu okudum ama Türkiye'de yapan var mı bilmiyorum), kordon akışının sonlanana kadar kesilmemesini, İlk 30 dakika içinde emzirme konusunda teşvik amaçlı yönlendirilmelerde bulunulmasını, ilk gün yıkanmamasını istediğimi belirtirim". 

Bu yazdıklarımdan tamamen alakasız bir şekilde doğum olabileceğini biliyorum, hatta büyük ihtimalle öyle olacak, saplantılı bir şekilde böyle olmazsa kahrolurum modunda değilim. Fakat kendim ve bebeğim için en doğru olduğunu düşündüklerimi isteyip, onlar için çaba sarf etmem ger-ektiğine inanıyorum. Tabii ki burada ana olay benim ve bebenin sağlığı. Sağlıkla o hastaneden çıkmamız ilk hedefim, kimse tentene temas yapmadı diye hastalanmıyordur ya da hayatı kurtaran sezaryen oldu diye kahrolmuyordur veyahut sezaryen oldu diye "eksik anne" olmuyordur! Fakat en idealini isteyip ne çıkarsa bahtıma modunda da sakınca görmüyorum. İlk dakikalarda emzirme ko-nusu ayrı. Bu konuda (o aşamada) ne kadar baskıcı olabilirsem olmak istiyorum. Özellikle o mev-zusuda eşimi de yeterince bilgilendirdim, o da benimle aynı doğrultuda gidecektir. Yine de mümkün olmazsa dediğim gibi bebeğimin doğduğu günü kendime zehir etmem, o saatten sonra neyi nasıl yapmalıyım, o duruma odaklanarak ilerlerim. Baktım baş edemiyorum, sizlere gelirim ne yapayım diye. Yeter ki bebe de ben de sağlıkla hastaneden çıkıp, evimize gelebilelim. 

Bu hafta düzenlenecek olacak BYBO buluşmasına gidemeyecek olduğum için gerçekten çok üzüldüğümü buradan da belirtmek isterim. Bacağım resmen bana kelek yaptı! Bir sonrakinde kucağımda bebemle gitmek nasip olur umarım diyelim. Evet, bu hafta da içimi dökmeyi bitirdiğime göre yeni haftada görüşmek üzere. 

Sevgiler,
Ezgi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım