6 Mayıs 2017 Cumartesi

Ezgi'nin Hamilelik Günlüğü - 33. Hafta

Merhaba BYBO'nun güzel insanları, 

Hamileliğimin son haftalarından birini daha devirmiş bulunuyorum. Klasik belirtiler vücudumu ele geçirmiş durumda; halsizlik, kabus, yatakta dönmenin imkansız hale gelmesi, mide yanması, devamlı açlık hissi... Her biri ile mutlu mesut yaşıyorum işin aslı. Derdimiz bu olsun diyorum, o kadar az kaldı ki belirtilerimi bile sever vaziyetteyim biri hariç; ders çalışma mevzum! Hiç yemeyen bebeğe yemek yedirmek kadar zorlu bir hale geldi. Konsantre olamıyorum, kafam almıyor gibi hissediyorum, okuduğumu hemen unutuyorum. Verimli çalışabileceğim son bir ayım ama ben tamamen koptum. Şu an öyle bir lüksüm olmadığı için kendimi zorluyorum velev ki çalışmasam bile başka bir şey yapmayıp kendime "işkence" çektiriyorum. Aklım derste oluyor ama çalışmıyorum; saçma sapan bir kısır döngü içinde takılıyorum. Umuyorum ki Mayıs ayı bana bu konuda biraz daha cömert davranır da odaklanabilirim. 

Yaklaşık 5 gündür sol kasığımda - tam bacakla birleşim yerinde - ciddi bir ağrım var. Yürütmeyecek kadar zorluyor bazı zamanlar. Yatarken ya da kalkarken sıkıntı yok. Ne zaman yürümeye başlasam ağrı da başlıyor. Ağrıda hiç azalma olmayınca doktor randevumu öne çekerek yanına gittim. Ultrason muayenesine göre bebemin kafası doğum pozisyonuna girmiş fakat biraz fazla girmiş. Haftasına göre kafası fazla aşağılarda şu an. Bu nedenle önümüzdeki iki hafta hareketleri biraz sınırlandıralım dedi doktor. 36'dan sonra istediği kadar insin o baş ama şimdilik kalsın bir orada. Yukarı çıkmasın, pozisyon değiştirmesin de böyle bekleyelim biz. Ağrının da bebemin kafasının oradaki bir bağ dokusuna baskı yapmasından olduğu ortaya çıktı. Sonuç olarak yapacak bir şey yok, eğer kafasını biraz oynatırsa rahatlama imkanı varmış, yoksa böyle iyiyiz biz. Şu noktada genel felsefem "sıkıntı yoksa çekeriz dert değil." Yüzüğüme elveda dedim bu hafta itibari ile. Sıkmaya başlamıştı ama ben çok umursamıyordum. Fakat artık parmaklarımın şişliği iyice artınca "güle güle alyans" demiş oldum. 

Doktorum artık kilo muhabbetine hiç girmiyor. Ne yediğimi, ne kadar yediğimi, düzenli hareket ettiğimi bildiği için "tamamen yapısal biliyorum" diyerek geçiyor. Evde tartı görünür bir yerde ise benim cinlerim de görünür seviyelerde oluyor. Eğer eşimin canına tak edip saklamışsa tartıyı o süreçte daha iyice oluyorum. En son yaklaşık 1,5 aydır görüşmediğim bir tanıdık bana bakıp "ne kadar çok şişmişsin" diyerek beni yıktı ama doğumdan sonra gidecekler diye düşünüyorum en azından umuyorum. Şu haftalardır yazdığım hastane çantasını da hallederek işin içinden çıkmayı başardım. Set şeklinde çıtçıtlı torbalara yerleştirdim. Böylece iç çamaşırı ya da ağız bezi dediğimde çantamı alt üst etmelerine gerek kalmayacak. Torba torba ayırdım, düzenledim. Ev ile hastane arası yürüyerek 10 dakika (araba ile gitsek 20 dakikayı geçer, teşekkürler trafik!). O yüzden rahatım ama yine de o gün lazım olacak gerekli bir ihtiyacı unutmak istemiyorum. Listem şu şekilde; 

Benim için:

• 1 önü düğmeli gecelik - 1 ince sabahlık 
• 1 pijama takımı - yine önü düğmeli (ablam doğumlardan sonra çok üşümüştü yanımda uzun pijama olsun) 
• 1 emzirme sütyeni (1 tane de üstümde olacak) 
• 3 yüksek belli iç çamaşırı, yarım paket orkid (gece), 3 tane depend (tek kullanımlık iç çamaşırı), 3 tane kullan at iç çamaşırı (her duruma hazırlıklıyım) 
• 1'i kalın 3 tane çorap 
• Göğüs pedi, göğüs ucu kremi 
• Toka, deodorant, diş fırçası - macunu 
• Terlik 
• Suluk (çok su içen biri olarak kendi suluğumu götürmek bana iyi gelecek diye düşündüm) 
• Ekstra kıyafet almıyorum, geldiğim kıyafetlerle çıkarım 
• Kocam için şortlu pijama takımı, diş fırçası 

Eren için:

• 2 tane uzun kollu çıtçıtlı tulum 
• 2 tane atlet 
• 2 tane pijama altı 
• 2 çorap 
• 2 eldiven 
• 2 şapka 
• 1 muslin bez 
• 1 pamuklu battaniye 
• 3 - 4 tane ağız mendili

Bez, ıslak mendil hastane karşıladığı için yanıma almıyorum. Doğduğu gün yıkanmasını istemiyorum o yüzden yanıma banyoya dair de bir ürün almayacağım. Telefon şarjını eklemem gerekiyor ama onu son anda koyarız çantaya, aklımıza gelirse tabii. En kötü hastanede mutlaka birilerinden bulunur. Bunların yanında bir de hastaneye gelecek olanlara verilecek çikolata olacak yanımızda. O da son zamanlarda alınır büyük ihtimalle. Evet, bu haftalık da benden havadisler bu kadar. 

Haftaya görüşmek üzere. 

Sevgiler,

Ezgi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım