17 Mayıs 2017 Çarşamba

Çamaşır Makinesi Bakımı ve Onarımı

Mütemadiyen "çamaşır makinem koku yapıyor" şeklinde post açılıyor BYBO'da. Bu konuda birkaç şey söylemek istiyorum. 

Makinenizde koku yapan şey küf ve mantarlar. Küf ve mantarlar yaşayan organizmalardır ve her canlı gibi uygun ortam bulunca ürerler. Bu canlılar için uygun ortam besin+su+sıcaklıktır. Makinenizin içinde su ve ısı her daim mevcut zaten. Geriye kalıyor besin, onu da her çamaşırla birlikte siz atıyorsunuz. Çamaşırlarınızın iç yüzeyine yapışan deri döküntüleri makinenizdeki mikroorganizmalara besin oluyor. Şöyle düşünün: Bulaşıkları elde yıkayacaksınız. Hiç akıtmadan leğene doldurdunuz, yıkadınız. Leğenin içi yemek artıkları ve deterjanlı su ile doldu. Leğendeki suyu boşaltıp, yıkamadan ve kurutmadan dolaba kaldırdınız. O leğen kokar arkadaşlar. Yıkama esnasında deterjan kullanmış olsanız bile, yemek artıkları leğenin yüzeyine yapışır. Her yıkamada leğeniniz biraz daha kirlenir. O yüzden her bulaşıktan sonra bulaşık leğenini de yıkayıp kurumaya bırakırız. İşte çamaşır makinenize olan da bu. Çamaşır makinenizi temiz kullanmadığınız ve her yıkamada bakımını yapmadığınız sürece makineniz kokar. Çünkü deterjanlar mikrop ve bakterileri öldürse de mantar ve küfü öldürmez. Banyonuzdaki derz aralarını deterjan ve çamaşır suyuyla temizleyemiyorsunuz, hatırlayın. 

Peki ne yapmalı? 

1-) Öncelikle makineye giren besin miktarını azaltın. Yani tabakları bulaşık leğenine koymadan yemek artıklarını sıyırmak gibi. Deneme amaçlı olarak, yere siyah bir örtü örtün. Çamaşırları ters çevirip silkeleyin. Özellikle yetişkin erkek çoraplarını. İşte o gördüğünüz deri döküntüleri hep besin. Deterjan ve sıcak suyla eriyip macun kıvamına gelecek ve makinenizin her yerine sıvanacak. Mantar ve küf üretecek. O yüzden; çamaşırları makineye atmadan önce ters çevirip silkeleyin. (Bunu küvetin içine yaparsanız daha pratik olur. Her seferinde siyah örtüye gerek yok. Neden bahsettiğimi görün diye söyledim.) 

2-) Makinenizin kapağını ve çekmecesini her daim açık tutun ki kuruyabilsin. Makinenin içi öyle 1-2 saatte kurumaz. Yıkadığınız şişelerin içi ne kadar sürede kuruyor onu düşünün. Hatta banyonuzun kapısı da mümkün olduğunca açık kalsın. Ortam nemliyse makinenin içi, kapaklar açık kalsa da kurumaz. 
3-) Bence en önemlisi bu kısım. Makineyi kirlettikten sonra temizlemeye uğraşmak yerine her yıkamada temiz kalmasını sağlamak daha kolay ve verimli. Sonuçta makine kirliyse çamaşırlar da kirli demektir. Benim tavsiyem deterjanlara ve hatta çamaşır suyuna güvenmeyin. Yumuşatıcıdan ise kesinlikle uzak durun. Ne demiştik; deterjan ve çamaşır suyu, mantar ve küfü önlemez. Bu konuda işinize yarayacak en sağlıklı ve etkili malzeme sirke. Her yıkamada yumuşatıcı yerine kullanacağınız sirke hem makinenizi hem de çamaşırlarınızı arındırır. 

a-) Deterjan yerine çamaşır sodası ve sabun tozu kullanın. Soda suyun sertliğini alır, sabun tozunun etkisini arttırır. Bu açıdan önemli. Granül sabun yerine toz sabun toz sabun tercih edin. Granül sabunlar düşük ısılarda erimiyor. Yüksek ısıda ise çok köpürdüğünden taşma yapıyor. Ben Hacı Şakirin granül sabununu saydığım sebeplerden sevmedim. Dalan Roxy bu açıdan çok daha iyi. 

b-) Yumuşatıcı yerine sirke kullanın. Sirke hem çamaşırlardaki hem de makinedeki sabun artığını temizler, dolayısıyla çamaşırlarınız yumuşak olur. Daha önce de söylediğim gibi; mantar ve küf üzerinde etkili olan da sirkedir. Her yıkamada kullandığınız taktirde makinenizin düzenli temizliğini de yapmış olursunuz. 

c-) Makinesi eski olanlar için bu iş kolay. Ama yeni nesil tasarruflu makinesi olanlar sabun tozu, sirke kullanımında zorlanacaklar. Çünkü tasarruflu makineler az su kullanıyor. Bu da yeterli yıkama ve durulama yapamadıkları anlamına geliyor. Şöyle düşünün; sabun deterjandan çok daha kolay arınır. Sabun arınmıyorsa deterjan hiç arınmıyor demektir. Bu durumda tasarruflu makinesi olanların deterjanı mutlaka ve mutlaka bırakması gerekir. 

d-) Soda, sabun tozu, sirke üçlüsünden ne miktarda kullanacağınız; makinenize, suyun sertliğine, sıcaklığına, çamaşırın cinsine ve miktarına göre değişir. Ben kosla ölçeğiyle birer ölçek soda ve sabun tozu, iki küçük fincan sirke kullanıyorum.Sodayı ve sabun tozunu kazana, sirkeyi çekmeceye koyuyorum. Sadece iç çamaşırları 60'ta yıkıyorum. Gerisi en fazla 40'ta. Deterjandan çok daha iyi sonuç alıyorum. Siz de yukarıda saydığım kriterler göre kendi oranlarınızı deneme yanılma yöntemiyle bulacaksınız. Suyunuz sertse sodayı arttırın. Sentetik malzemelerde ve sıcak sularda sabun tozunu daha az kullanın. Sabun kalıntısı kalıyorsa sirkeyi arttırın gibi. e-)Tasarruflu makineniz varsa çift durulama yaptırın. Sirkeyi ikinci durulamada kullanın. Gerekirse çamaşır miktarını azaltarak yıkama ve durulama esnasında makineye su ekleyin. Bu dediğimi; deterjan kullanıyorsanız mutlaka yapın. Çünkü DURULANMIYOR. 

4-) Ve en sonuncusu. Arkadaşlar; çamaşır makinesi dediğiniz dönme hareketi yapan kettledan ibaret. Dönme hareketi çitilemeye karşılık gelir. Gerisi de zaten sıcak su ve temizlik malzemesi. Yani o ekstra özelliklerin tamamı pazarlama taktiği. Makinenizde yorgan yıkama programı, bebek programı, spor kıyafeti programı, elmas kazan teknolojisi falan olmasa da olur. Bunların tamamı fiyatı üçe beşe katlar ve tamamı gereksizdir. Elektrik tasarrufunu devir sayısını düşürerek yapıyorsa almayın. Su tasarrufu adı altında yeterli su kullanmıyorsa almayın. Unutmayın; sabun arınmıyorsa deterjan hiç arınmaz. Her yıkamada ekstra durulama yapmak zorundasınız. E o zaman nerde kaldı tasarruf. Su sıcaklığını ve programı ayrı ayrı seçebildiğiniz basit bir makine işinizi görür. Çamaşır makinesi 3-5 bin lira verilecek bir alet değildir. 

5-) Bir de unutmadan; metal yorgunluğu denen birşey var. Beyaz eşya için 10 yıl civarı. Makinenizden ömür boyu sizinle kalmasını beklemeyin yani. Onun da emekli olmaya hakkı var. Gerçi benimki 15 yıllık ama olsun. Siz bana bakmayın.

Eylem Çambel Atalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım