29 Nisan 2017 Cumartesi

Ezgi'nin Hamilelik Günlüğü - 32. Hafta

Herkese selamlar; 

Havaların güzelleşmeye başlaması ile benim iç dünyamın da yeşerdiği bir hafta oldu. Doğum günüm sebebi ile uzun zamandır gitmek istediğim ama trafik, kalabalık sebebi devamlı ertelediğimiz bir gün geçirdik. Şansımıza pazar günü olmasına rağmen hiç sıkışıklığa yakalanmadan günü atlattık. Artık 30 yaşıma elvada dedim, merhaba 31! Heyecan dolu bir sene bekliyorum senden... 

Bu hafta doğum yapmayı planladığım hastanenin hazırladığı hamilelik seminerine katıldım. Tüm gün süren seminerde benim gibi 25 karnı şiş insanı bir odada görmek biraz komik geldi. Her an patlamaya hazır bir bomba edası vardı salonda. Doğuma, emzirmeye, yenidoğan bakımına yönelik bilgiler verildi. İşin aslı bu kadar okumamın ve de #BYBO'nun faydasını net bir şekilde görmüş oldum. Pratikte bilmediğim ya da fikrimin hiç olmadığı bir konu çıkmadı karşıma. Gerçi yenidoğan hemşiresinin emzirmeyi görsellerle anlatması iyi geldi, ona şüphe yok. Ben doğumdan sonra ilk haftalar şampuan kullanmayı düşünmüyorum, o konuda da çocuk doktorundan destek geldi. Yaz olacağı için mümkün mertebe her gün suya sokmak istiyorum ama şampuan, sabun gibi her ne kadar bebek için üretilmiş olsa da dışarıdan bir ürün kullanmaya gerek görmüyorum. Tabii bol kakalı zamanlar poposunu sabunlamaktan bahsetmiyorum, ona mecbur olacağım kesin. Sadece zaten tertemiz olan bebeye mümkün mertebe az ürün kullanmak niyetindeyim. Tabii doğumdan sonra ne olacak, ne yapacağım, onu göreceğiz. 

Okuduğum kitaplara bu hafta bir yenisini ekledim, Eren Kaya'nın 'Uyku Kitabı'. Kitap su gibi akıyor, bir çırpıda bitiyor. Her kitleye çok rahat ulaşabilecek kadar duru bir dile sahip ki ben bunun ülkemizde 'kitap okunurluluğu' açısından önemli bir detay olduğunu düşünüyorum. Uyku eğitiminin ne kadar önemli olduğunu özellikle en yakın dostumun kızı Zeynep'ten görebiliyorum. Onun düzeni gerçekten bir anneyi de bebeği de tatmin edecek cinsten. Düzeni, kesintisiz uyuyabilmesi bana bile şimdiden hayal gibi geliyor. Uyku eğitimi ile ilgili farklı yöntemleri içeren uzmanların kitaplarını okudum. Bence hangisinin size ve bebeğe uyacağını bulmak için az çok hepsi hakkında fikir sahibi olmak eğitime başlamadan önce atılması gereken bir adım. İşin özünde hepsinin ortak noktasını kendimce şöyle özetliyorum; 'eğitimi ver, hangi yöntemle olduğunu sen seç, yeter ki çocuğa bir rutin, uykuya yönelik eğitim kat'. Umuyorum bebem doğduğunda, doğru yöntemle ona da bana da işkenceye dönmeden bir eğitim vermeyi başarırım. Hele 3 ayı bitirelim de tabii, ona sıra gelecektir!

Bu hafta aynı zamanda perinatolog ile randevum vardı. Plasentanın duruşuna baktığında, biraz daha yukarı çıktığını, henüz yanlarda olduğunu ama şu an ciddi sıkıntı yaratacak bir durumda olmadığını söyledi, içime su serpmiş oldu. Böylece doğal doğuma yönelik önümdeki en büyük engel biraz daha kalktı sayılır. Eğer ki tekrar inmezse ya da yanlarda tehlikeli noktalara geçiş yapmazsa, bebeğim istediği zaman gelebilecek ki bunu ne kadar istediğimi ilk haftalardan beri söylüyorum. Tabii bu durumda benim yürüyüşlerime biraz hız kazandırmam gerekecek. Havalar da ısındığı için daha motive çıkmam mümkün gözüküyor. Fakat "çiş" derdini ne yapacağız bilmiyorum. Normalde de çok sık tuvalete çıkan biriyim. Şu her teneffüs saatinde sınıftan koşarak tuvalete giden kız var ya, işte o benim. Günde 2 - 2,5 litre su içiyorum, bunun etkisi var biliyorum ama hamilelikte iyice azdı. Son iki haftadır ise eziyet oldu. Evde isem ya da oturuyorsam sıkıntı yok. Ayağa kalktığım an sıkışmaya başlıyorum. 40 dakikalık yürüyüşte üç kere tuvalete gitmek zorunda kaldım. Tutabilsem biraz dayanayacağım fakat geldikten sonra o kadar baskı oluyor ki tek düşündüğüm "kaçıracağım herhalde" oluyor. Genel kanı bunun daha da artacağı yönde. Fakat biraz daha sıkışırsam ben evden adım atamaz hale gelebilirim gibi hissediyorum orası ayrı. 

Bu haftalık benden bu kadar, haftaya görüşmek üzere. 

Sevgiler,

Ezgi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım