26 Mart 2017 Pazar

Ezgi'nin Hamilelik Günlüğü - 27. Hafta

Selamlar, 

27. haftayla beraber 'üçüncü trimester' sürecine adım adım gelmiş bulunuyorum. Vücudum da son düzlüğe girdiğimizin sinyallerini günbegün arttırarak veriyor. Yorgunluk, ayak bileklerinde şişlik, uyku kalitesindeki düşüş, burun tıkanıklığı... Normal şartlarda daha önümde 13 hafta kadar olacağını düşünürsek, eğlenceli anlar katlanarak ilerleyecek diye düşünüyorum. Ah şu cefakar annelik (!) 

Geçen hafta duygusal olarak yersiz hassaslık içinde olduğumdan bahsetmiştim. Neyse ki bu hafta daha normalim, tek bir konu dışında: Leyla. Leyla benim 3 yaşına yeni giren yeğenim. Almanya'da olduğu için en son 4 ay önce görüştük. Şimdiye kadar süren en uzun ayrı kalışımız. Her gün kısa kısa görüntülü konuşmalarımız oluyor. Fakat son birkaç haftadır konuşmalarımızın özeti şu şekilde:

- Teyze sen bugün mü geleceksin? 
- Hayır canımın içi, sen geleceksin buraya. Havalar ısınacak o zaman sen beni görmeye geleceksin. 
- Ben senin evine mi geleceğim? 
- Evet kuzum. 

Arada bir iki farklı konu sonrası:

- Teyze sen gelince de (o an ne yiyorsa ya da yapıyorsa) beraber yeriz/ yaparız. - Tamam, ben yakın zamanda gelmeyeceğim ama gelince yaparız. 

En vurucu darbe geliyor: 

- Teyze senin orada ne işin var ya, uçakla gelsene buraya. Her seferinde ben de ablam da Leyla'ya yakın zamanda gelemeyeceğimi anlatıyoruz. Gerçi en son bu cümleyi söyledi, ben telefonu kapar kapamaz doktorumu aradım: "Uçağa izin hala mı yok?" diye. Plasentanın aşağıda olması nedeni ile hala iznim yok. Deseydi gidebilirsin, anında gidecektim. O bunları söylüyor ve beş dakika sonra unutuyor biliyorum. Teyze diyerek karalar bağlamadığını da tabii ki farkındayım ama çok özledim ve onun da özlediğini biliyorum. Bu da beni çok hassaslaştırıyor ona karşı. Doğum zamanı gelecekler ama o vakitte yeterli ilgiyi göstermem mümkün olacak mı bilmiyorum. Maddi olarak ayarlayabilirlerse Nisan ayı içinde bir hafta sonu babaanne ve dedesini de görmek için gelebilirler. En kötü senaryoda, doğum zamanını saymazsak, Ağustos ayında anne evinde cümbür cemaat Ayvalık'ta olacağız, o zaman bol bol hasret gidereceğiz. 

Okul, kurs, üniversite genel anlamda ben başarılı biri oldum. 'Örnek' bir öğrencilik hayatım oldu hep. Bunun sebebi bir gördüğümü şıp diye kavramam ya da çok hırslı olmam değil tabiri caizse 'eşek' gibi çalışmam. Yoğun sorumluluk duygusu hisseden biri olarak elimde bir iş varsa onu iyi yapmaya çalışırım. Buna dersler de dahil. Ta ki şimdi gittiğim kursa kadar. Ömrümde geçirdiğim en başarısız ders dönemi içindeyim ki bir lisans, üç yüksek lisans, iş ile ilgili lisans belgesi alan biri olarak bu tarz süreçlerden çok geçtim. Lakin şu an olmuyor. Beynim erimiş, pelte olmuş gibi hissediyorum. Algım zayıfladı, derslere verimli çalışamıyorum. Normal şartlarda 3 - 4 saat aralıksız çalışabilecekken şimdi ilk saatin sonunda yoğun bir sıkıntı yaşıyorum. Bazen geçerli bir sebep oluyor bu bölünmelerde bazen ise saçma sapan nedenler. Sınıfta, 'kendine çok yüklenme sen hamilesin' dediklerinde ayrı bir canım sıkılıyor. Hatta geçen kantindeki görevli benden bahsederken, 'bayan rahatsız çok bekletmeyelim' dedi. Tamamen iyi niyetle dediğini biliyorum ama orada benim rahatsız olduğum kanısı sadece koca karnımdan çıkıyor. Hamilelik gerçekten 'beynimi eritirken, beni rahatsız mı etti acaba' diye düşünüyorum. 

Bu konuda bu kadar dertli olmamın sebebi başarısız olmam değil Temmuz ayının sonunda gireceğim sınavlar. İş ile ilgili girmek zorunda olduğum bu sınavlar iki gün sürecek. Büyük ihtimalle o süreçte ben 'lohusa' olacağım. Bebem 40-50 günlük olacak ve ben sayfalar dolusu yazı yazacağım sekiz sınava gireceğim, sabahtan akşama kadar. Her biri de birbirinden keyifli (!). Doğumdan sonra oturup ders çalışabileceğimi düşünmediğimden, son iki ayım. Bu zamanı iyi değerlendirmek zorundayım yoksa bebeyle beraber Aralık ayında yine girmek zorunda kalacağım ki ders çalışmak ne kadar mümkün olacak bilmiyorum. Bana düzenli yardım edebilecek birileri olmayacak bebek bakımı sürecinde. Aralarda gelen gidenim olacak ama temelinde ben yalnız anneler grubunda olacağım. O nedenle Temmuz ayında gireceğim sınavda verebileceğim kadar dersi vermeliyim ki diğer dönemde bir iki dersi halledebileyim. Bu sebepten beynime rica ediyorum, şu bilgileri kafana sok! Saçlarımı, hamilelikte 'çok hızlı uzar' genellemesine inandığım için gönül rahatlığı ile kestirdiğimi önceki haftalarda yazmıştım. Çevremde de bildiğim hamilelerin gerçekten saçları sırma olmuştu. Peki ya ben? Normalde hızlı uzayan saçlarım durdu. Neredeyse aylardır normal hızının yarısı kadar uzamadı. Fakat sadece saçlarım değil, vücudumdaki hiçbir tüy uzamıyor. Bu da işin güzel yanı. Gerçek manada tüylerimin uzaması durmuş durumda. Kollarımda en son tüyü Ekim ayında gördüm. Kaşlar, bıyıklar ayda bir yapılacak küçük temizlik dışında sıkıntısız. Öyle tüysüz genç kız misali geziyorum. Doğum sonrasına dair korkularım olsa da şimdilik bu keyifli anın tadını çıkarıyorum, büyük yüklerden kurtulmuş durumdayım en azından bir süre daha. Biraz isyankar, biraz duygusal, biraz da hoşnut bir haftanın ardından gelecek hafta daha güzel ruh halleri ile görüşmek üzere. 

Sevgiler,

Ezgi

1 yorum:


  1. Asa kredi kredisi sirketi, kisisel isyerinizi baslatmaniz için gereken her
    miktari ödünç vermeye hazirdir. Biz% 2 faiz oraniyla kredi veriyoruz, bu
    yüzden için basvurun.
    Tarimsal çiftçilik kredisi. Krediye ihtiyaciniz varsa bizimle iletisime geçin.
    E-posta: asaloaninstituteplc@gmail.com, ayrica bu adresle de iletisime geçebilirsiniz
    E-posta: asaloaninstituteplc@yahoo.com

    Asa loan lending company are ready to loan you any amount you need to start
    up your personal business. we give out loan at 2% interest rate, so Kindly apply for
    agricultural farming loan. if you need loan contact our
    email:asaloaninstituteplc@gmail.com, you can also contact this
    email:asaloaninstituteplc@yahoo.com

    Facebook,https://www.facebook.com/asaloan.plc

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım