19 Mart 2017 Pazar

Ezgi'nin Hamilelik Günlüğü - 26. Hafta

Selamlar sevgili BYBO okuyucuları,

Çok yoğun duygu patlamaları yaşadığım bir haftayı bitirmek üzereyim. Aşırı hassasım, saçma sapan şeylere ağlıyorum, anlık gerginlik yaşıyorum, bir an iyiysem bile bir anda yine patlayabiliyorum. Bunların hiçbirinin de haklı, geçerli bir sebebi olmuyor genelde (varsa bile böyle tepkileri hak edecek kadar büyük olmadıkları kesin). Fiziksel olarak epey yorgunum ama ruhen olan bu gelgitler beni daha çok yordu bu hafta. Doktorla konuştuğumda çok normal olduğunu, sevgili hormonlarımın oyununa geldiğimi söyledi. Zavallı koca kişisi demek istiyorum. (Eren'in Ezgi adına notu: Ama BYBO'da koca kişisi demediğimiz için demiyorum) İşin vahimi, ağlarsam ya da sinirlenirsem bu sefer içerideki cücük acaba kötü mü etkileniyor diyerek iyice hassas bir çizgiye geliyorum. Yersiz bir kısır döngüye girdim, yeni haftanın beni bu etkilerden azad etmesini diliyorum. 

Bir önceki kontrolümde umarım geçer dediğim ve net olarak burada bahsetmediğim bir mevzu vardı. İşte o durum ne yazık ki hala geçmemiş; sevgili plasentam tam olarak rahim ağzında duruyor. Bebeğin aşağısında, tüm çıkışı kapatıyor. Hocanın dediğine göre 32. - 33. haftalara kadar yukarı çıkma ihtimali mevcut. Net teşhisin o haftalarda konulması sağlıklı oluyor. Fakat değişmez ise ne olacağı belli; sezaryen. Tabii ki biliyorum sezaryen tam olarak bu durumlar için var, zorunlu hallerde hayat kurtarıcı büyük bir eylem. Fakat en başından beri yazdığım gibi ben doğal doğumu çok isteyen biriyim. Sadece bebek açısından da değil. Benim sağlığıma etkileri yanı sıra o tecrübenin gerçekten yaşanması gereken bir eylem olduğuna çok inanıyorum. Tabii ki bebeğimin ve benim sağlığım için gerekli durumda doğalı gözüm görmez ve ben de kahrolmam ama... Ama da orada bir yerlerde kalır sanırım. Plasentanın aşağıda olma durumlarında sezaryen biraz daha riskli olabiliyormuş, bu nedenle bebeğin kendi istediği zaman dünyaya gelmesine de müsade edilmiyormuş (genel olarak okuduklarım bu yönde). Bu da ayrı bir eksi, haydi sezaryen oluyor bari vücut eylemi kendi başlatsa idi. Tabii ki henüz bir kesinlik yok, evrene olumlu mesajlar göndermeye çalışıyorum :) Plasentanın yukarı çıkması için 6 - 7 hafta var, demek ki önümüzde daha uzun bir zaman dilimi mevcut. Hakkımızda "hayır"lısı... 

Bu haftaki kontrolde beklediğim gibi şeker yüklemesi yapılmadı. Bebeğin gelişimi, suyu, kilosu ve diğer değerlerini dikkate alarak şimdilik erteledi doktorum. 3 hafta sonraki duruma göre yaparız dedi. Ama ben 3 hafta erteledim mi emin değilim. Çok arada kaldım; doktor şimdi gerek yok derken gidip durduk yere test yapılmalı mı, yoksa bu kadar kritik bir test akılda kalmasın haftası da uygun diyerek beklemeden yaptırmalı mıyım bilemedim. Sanırım yaptıracağım, haftaya bana yine kan verme yolu göründü gibi gözüküyor. Aslında doktorumun genel tutumundan çok memnunum, şimdiye kadar değerlere bakmadan hiç vitamin ya da benzeri bir ilaç desteği vermedi. Doğru beslenme, sağlıklı uyku, düzenli spor gibi hareketlere daha fazla önem veriyor. Türkiye'de çoğunlukla hiçbir değere bakılmadan kullansan iyi olur diyerek ilaç veren hekimlerimiz olduğu için benim için artı bir özellik. Baştan beri sıklıkla kan ve idrar testlerine bakılarak eksikliğim olup olmadığı gözlemleniyor, buna göre yol çiziyoruz. Ama şeker yüklemesinde ben biraz aceleci davranacağım sanırım. 

Sonunda beşik işini halletmiş bulunmaktayız. Bu hafta başbaşa zaman yaratamadık ama Özgür'le beraber yatak yapımını aradan çıkardık. Ablamdan gelenler ve hediyelerle beraber alınacak zaruri bir ihtiyaç kalmadı sayılır. O konuda rahatım, minimum bütçe ile çok temiz ve tam kararında istediğim gibi hallettik bu işi. Ivır zıvırlar ile bana alınması gereken emzirme sütyeni tarzı ihtiyaçlar eksik. Onlar için bekliyorum, sonuçta biraz daha büyüyerek devasa boyutlara da ulaşabilir göğüslerim değil mi?! Şimdilik bir oda karman çorman duruyor. Kutuda bebek arabası, yatağın üstünde leğen, gelen ve aldığım kıyafetler tıkış tıkış dolap içinde... Baharın gelmesini bekliyorum. Nisan sonuna doğru şekle şemale sokmayı planlıyorum o kısımları da. Sanırım sonrası hastane çantası hazırlama faslı olacak. Yazdıkça bir heyecan bastı... Neyse daha zaman çok canım! "Hayır"lı haberlerimizin artması umudu ile...

Sevgiler,

Ezgi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım