22 Mart 2017 Çarşamba

Ayşe’nin Normal Doğum Hikayesi

Merhaba BYBO,

Aslında bu hikayeye nasıl başlayacağımı hep düşündüm. Kadınların gururla anlattıkları doğum hikayeleri ve erkeklerin askerlik anıları hep önemlidir hayatlarında… Öncelikle doğuma kadar olan süreci sizi çok sıkmadan bahsetmek istiyorum. Hamile kaldığımı öğrendiğimde bebeğim karnımda üç haftalıktı. Adetim genelde düzensiz olduğu için ilaçla düzenleniyordu. O arada gecikince öğrendim hamile olduğumu. Kalp atışlarını duyduğum an doktorumla konuştuğum üç nokta vardı. Kesinlikle ben normal doğum yapmak istediğimi , bebekte ya da ben de her hangi bir sorun olmadıkça sezeryan yapmayacağına güvenmek istediğimi ve epizyotomi istemediğimi söyledim doktoruma. Eğer bunlardan herhangi birini sağlayamayacaksınız, doğumdan sonra görüşelim dedim. Tabii ki ben bunları söylerken doktor diye aslında bir meleğe gittiğimi o an unutmuştum, hormonların etkisinden olsa gerek… 

Her zamanki sakin, güvenli tavrı ile benim de güvende hissetmemi sağladığı için doktor konusunda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Hamileliğimin ilk dört buçuk ayında sürekli mide bulantısı, kusmalar, koku hassasiyeti, kilo kaybı… pek bir keyif alamadım. Neredeyse 10 kilo kaybettim. Zira 57 kilo ile hamile kalmış ve 61 kilo ile doğuma gitmiş birisiyim. Sekizinci ayda karnım o kadar küçüktü ki insanlar altı aylık sanıyordu. Bu fotoğraf çekildiği zaman tam yedinci ayı yeni doldurmuştum. Başından beri normal doğum istediğim için son haftaya kadar bekledim. 41. Haftaya girdiğimde benim ufaklık yerinde epey rahat olsa gerek hala kanala inmemişti. İki güne bir doktor kontrollerim vardı. Sondan bir önceki kontrolde doktor kızımızın doğum pozisyonu aldığını ama hala doğum kanalına girmediğini söyledi. Bebeğin gelişimini tamamladığını ve içerde kaka yapabileceğini, riske atamayacağını da ekledi. O güne kadar sezeryandan hiç bahsetmeyen doktorum, iki gün sonra eğer tekrar kanala inmezse, apar topar olmasındansa, planlı bir şeklide sezeryan yapmamız gerektiğini söyledi. Hiçbir şekilde kendini sezeryana hazırlamamış olan ben hormonlarımın da etkisiyle yaklaşık 2 saat boyunda "ben sezeryan olamam' diye hüngür hüngür ağladım. Annem ve eşim ne dedilerse beni sakinleştiremediler. 

İki gün sonra tekrar gelmek üzere eve döndük. Bu arada günlerden Salı Cuma tekrar kontrolüm vardı. Artık ağırlaştığım için çok yürüyemiyor, merdiven inip çıkamıyordum. Bir an da ne yapsam da bebeğin kanala inmesini sağlasam diye normal doğum hikayelerini okumaya başladım telefonumdan. Okuduklarımın etkisiyle karnım burnumda evde temizlik yapmaya başladım. Annemin ve eşimin ısrarlı yardım tekliflerini kabul etmedim. Kendim yapayım biraz da rahatsız edeyim hanımefendiyi diye düşündüm. Perşembe gece 02:00'de bir sancı ile yatakta uyandım. Saat tuttum. 10 dakikada bir gelip bir dakika sürüyordu. Yine de çok emin olamadım ve 30 dakika bekledim. Son iki hafta boyunca 2 cm. açıklıkla gezdiğim için Doktor sancılar 10 dakikada bire düşünce haberleşelim demişti. Eşimi ve annemi uyandırdım. Olağanca sakinliğim ile bebek geliyor sanırım dedim. İkisinin paniğini unutamıyorum. Hamile olan ben, heyecanlı ve panik olan onlardı. Sonra yine olağan sakinliğimle doktorumu aradım. Sancım olduğunu, NST'ye bağlanıp gerçek doğum sancısı ise ona haber vereceğimi söyledim. Sakinliğime doktor da şaşırdı. Ben ise normal doğum olacağı için çok ama çok mutluydum.

Doğum yapacağım hastane eve 5 dk mesafede idi. Tabii o saatte trafik de olmadığı için biz 3 dakika sonra oradaydık. Doktorlar NST'ye bağladılar. Gerçek doğum sancısı olduğunu tespit edip doktoruma haber verdiler. 02:30'dan sabah 7:00'ye kadar epiduralsiz doğuracağım diye sancı çektim. Sabah 7:00'de doktorum geldiğinde sadece 4 cm. açılmıştım ve bitmiş bir haldeydim acıdan ve ağrıdan… Bebeğe gücün kalmayacak, epidural yapalım sana rahatla dedi doktorum. Ona her konuda güvendiğim ve daha fazla dayanacak gücüm de kalmadığı için kabul ettim. Epiduralden sonraki doğuma kadar geçen süreçte acı ya da ağrı hissetmedim ama kasılmalar ve titremeler oluyordu. Sonuna kadar odada sancı çektim son anda doğumhaneye indik. Normal doğumdan hiçbir zaman korkmadım. Bugün olsa yine yeniden yaparım. 

En nihayetinde saat 11:00 gibi küçük hanım gelmeye karar verdi. Ben, doktorum, doğum fotoğrafçım ve eşim doğumhaneye indik. Doğuma ait bir sürü fotoğrafımın ve video kaydımın olması çok güzel, ama çok fotojenik olduğumu söyleyemeyeceğim o esnada... Doğuma eşimin girip elimi tutması ve bana desteği de ayrıca güzeldi. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Tam dört kere ıkındım ama bebek çıkmadı, beşincide tüm gücümle ve nefesimle tekrar denedim ve bebeğimin çığlıklarını duydum. o anı unutamıyorum. Saat tam 11:10'da küçük kızım dünyaya geldi. 

Yüzünü gördüğümde en kuvvetli hissettiğim duygu onu kimseye vermek istemediğimdi… Bu güzel duyguyu en güzel şekilde her isteyenin tatmasını dilerim. 

Sevgiler,

Ayşe

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım