4 Şubat 2017 Cumartesi

Ezgi'nin Hamilelik Günlüğü - 19. Hafta

Merhaba BYBO dostları, 

Bu haftaki gündemimizin ana maddesi detaylı ultrasondu. İnce ince her bir organa, el parmaklarına kadar bakılması ve benim bunu görmem gerçekten de çok garip bir his. Daha doğrusu hem güzel hem de ürkütücü. İçimde varolanın bebek olduğunu tabii ki biliyorum ama o kadar detaylı görmek gerçekten değişik. Eşimin dediğine göre burnu bana benziyormuş, nasıl seçebildi emin değilim ben ayak ve el dışında baya uzaylı izler gibi izledim. Toplamda 40 dakikaya yakın süren işlemi - bebek farklı pozisyona girsin diye iki kere de girdim - şükür sıkıntısız atlattık ve bu arada bir kez daha emin olduk; oğlum geliyor. Bebeğin hareketlerinin gaz sancısına benzeyeceğini çok duymuştum ya da kelebek kıpırdaması gibi tabirleri. Başlarda karıştırma bile olabiliyormuş, emin olamama durumları. Lakin benim gibi 5 sene kadar ciddi mide rahatsızlıkları ve gaz sıkıntısı yaşayınca aradaki fark o kadar belirgin oluyor ki… Bu kadar gaz ağrısı çekmemin günün birinde bana olumlu dönüşü olacağını biliyordum (!) 


Oğlumun hareketlerini bir süredir hissediyordum ama genel kanıdan dolayı acabalar havada uçuy-ordu, fakat artık biliyorum; doğru şeyi hissediyorum. İlk hissettiğimde ve sonrasında kendi içinde duygusal edaya bürüneceğime o kadar emindim ki mevcut halime ben bile şaşırdım. Ne kadar ilginç olduğunu düşündüm, ne kadar mucizevi olduğunu, bana tepki verdiğini, büyüdüğünü, iletişim kurmaya başladığımızı… Ama o hassas moda hiç girmedim. Neyse ki giremedim, normal yapım çok duygusal olduğu için bazı olası tepkimlerimden korkuyordum bu süreçte. Fazla duygusal-laşacağımı, kendimi kaptırıp henüz zamanı olmadan yapmamam gereken şeyleri yapacağımı (misal odasını çoktan hazırlamak gibi), herşeyi o “hassas” anneler gibi yaşayacağımı düşünüyor-dum. Neyse ki bu kadar fazla okuma, kitaplar, makaleler, yakın çevremdeki iki anne ve #BYBO sayesinde olaylara sadece kalben değil biraz daha bilinçli bakmayı başarıyorum. Bu da anneliğin bana kattığı ilk güzelliklerden biri olarak burada dursun. 

Karnım dışarıdan belli olmaya başladıkça, halkımızın garip elleme güdüsü ile karşı karşıya kalma-ya başladım. ‘Neden hiç tanımadığın birinin tuvalette karnını okşarsın arkadaş’ demek istiyorum, olmuyor, içimde patlıyor. Bu hala benim bedenim, bebek içeride. Velev ki bebek, yahu işte gidip izinsiz sevmek, kucaklamak o kadar normal ki bu da normal geliyor. Benim o an karnımın ellen-mesinden rahatsız olabileceğim akla gelmiyor. Hatta tepki göstersem terbiyesizlikle suçlanacağım kesin. Ki karnım daha küçük, bunun son ayları da olacak. Ben ablamın bir kere durduk yere karnını okşamadım ki içeridekiler benim yeğenlerimdi. O ne zaman dedi gel, hissedersin o zaman elledim. Adı üstünde ellemek arkadaş bu! Benim gözümde bu durum, bizim halkın (kadın - erkek fark etmeden) bebek üzerinde söz hakkı sahibi olduğuna inanmasından kaynaklanıyor. Herkesin bir fikri var ve kendi fikrini size hamilelikten itibaren dayatmaya çalışıyor. Doğal doğum çok acılı, sezaryen çok kötü, çok ye, az ye, biz halı yıkıyorduk, biz de hamile kaldık, yeni nesil çok nazlı… 

Şimdiden başlıyor, ileride de çocuk üşüyor, sütün yetmiyor, gazın var, ayaklarını üşüttün ile devam ediyor. Sadece yakınlar değil, sokaktaki teyze de konuşmayı kendisinde hak görüyor. Daha da vahimi size sormadan fiziksel temasla be-beğinizi sevmeyi de. Merakla bekliyorum, doğum sonrası daha ne gibi benzer olaylar beni böyle sitemkar edecek. İki haftadır beklediğim ablamın yollayacağı kıyafetler geldi, anneler de boş durmadı birkaç parça tulum tarzı kıyafet aldı. Sanırım ilk aylar için yeterli sayıya geldik, hatta bana kalırsa fazla bile olabilir ama tecrübelere de bu noktada güvenmek şart. Bu haftalık da benden bu kadar. Az kilo almayı başardığım, sporu aksatmadığım, kursta bel ağrılarından kıvranmadığım bir hafta bana, benzer sağlıklı günleri de sizlere diliyorum. 

Gelecek hafta görüşmek üzere...

Sevgiler.

Ezgi

1 yorum:

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım