27 Ekim 2014 Pazartesi

Ebru'nun Çocuk Gelişim Notları — 4. Bölüm

Beyin Gelişimi Kurallarının Uygulanması - 2

Geçen haftadan kaldığımız yerden gelişim kurallarına devam ediyoruz: 
5. Fikir Üretme: 
Çocuğunuzun yeni fikirler üretmesi ve bu sayede hayal gücünü geliştirmesi onun beyninde çok hızlı ve kalıcı sinaptik bağlantılar kurulmasını sağlar. Küçük bir bebek eline verilen tahta kaşık ile oyununda; başlangıçta yere atarak çıkardığı sesi dinlerken, zamanla o tahta kaşığın davul çalabileceği bir bagete, küreğe, dondurma külahına, bebeğinin saçını taradığı bir tarağa ya da zamanla çok daha kompleks fikirler üreterek oyuncak bir arabaya ya da bebeğe dönüştüğünü hayal eder ve ona kıyafetler giydirerek hayalini hayata geçirir. Yeni konuşmaya başlayan çocuğun ba-ba hecelerini zamanla uzun cümlelere dönüştürmesi gibi yeni fikirler üretmek de basitten başlayıp karmaşığa doğru gelişir. 


Çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zaman dilimlerinde (sadece oyun ve aktiviteler sırasında değil günün her anında) onun; hayatı ve çevresindeki dünyayı tanımak için bol bol deneyler yaptığını göreceksiniz. Bu deneyler zaman zaman size yanlış, hatta bazen de tehlikeli göründüğü için farkına bile varmadan bu deneylere karşı bir tutum içerisine giriyor olabilirsiniz. Çünkü, örneğin bebeğiniz mama sandalyesinden aşağıya oyuncaklarını atıyor ve neler olacağını ilgiyle izliyor olabilir. Banyoda klozetin içinde ya da yatak odanızdaki dolabınızda aslında yapmak istediği çok fazla uçuk-kaçık planı olabilir. Bazen çocuğunuzun sizin ona verdiğiniz oyuncakla fonksiyonunun dışında size anlamsız görünen oyunlar oynadığını görürsünüz. Örneğin benim kuzenimin küçük kızı annesinin ona çubuklarla çalması için verdiği davulu tabure yaparak üzerine oturuyormuş, bu sırada çubukları da çeşitli keşif aşamalarından geçirdiğine eminim ☺. 

Önemli tehlikeler ve ciddi zarar verici davranışlar içermeyen keşif, hayal gücü ve fikir üretme çabalarındayken, çocuğunuza ‘Hayır’ kelimesini sık sık söylememenizi öneririm. Yeni keşifler yaparken çocuğunuzu mümkün olduğu kadar desteklemeniz ve bunun için, ürettiği yeni fikirlere ve objelere olan ilgisine karşılık vermeniz onun özgüven ve yaratıcılık başta olmak üzere, birçok farklı alanda gelişimine zemin hazırlar. Bunu yaparken benim size önerim çocuğunuzun yeni fikirler üretmesi için ona uygun ortamlar yaratmanız. 

Çocuğunuzun yeni fikirler üretmesine uygun ortam: 

• Önünde onlarca renkli, ışıklı, müzikli oyuncak olan bir çocuk, hiçbir zaman yeni bir oyun kurmak ihtiyacı duymayacaktır çünkü bu oyuncaklar onu yeterince oyalar. Bu nedenle oyuncak seçiminizde minimalist davranmanızı tavsiye ederim. Örneğin basit bir plastik tabak bile onun hayal dünyasında şapkaya, kovaya, müzik aletine vs dönüşebilir. Bu nedenle çok da süslü püslü oyuncaklara ihtiyacınız olmadığını unutmayın. 

• Çocuğunuzun önüne basit oyuncaklar koyduğunuzda, başlangıçta bu oyuncakla ne yapacağını bilmese bile, zamanla aynı oyuncağı farklı amaçlar için kullanmaya başlayacağını, yeni fikirler üreteceğini göreceksiniz. Bu nedenle aynı anda önüne onlarca farklı oyuncak yığmayın, kafasını karıştırmayın. Aynı anda maksimum 2-3 oyuncak yeterli olacaktır. 

• Yine benzer sebepten, ona zaman verin. 

• Fikir üretmesini sağlamak için yapabileceğiniz bir başka şey de ona sorular sorarak yönlendirmeniz. Günlük yaşamındaki aktiviteler sırasında bol bol 5N1K sorularını kullanın. 5N1K basamağına daha sonra örneklerle değineceğim. 

• Eline verdiğiniz bir oyuncağı nasıl kullanacağını hemen anlatmayın ve onun keşifler yapmasını sağlayın. 

• Tüm gününü siz planlamayın ve ona da söz hakkı verin 

• Doğayla iç içe yaşaması ve gözlem yapabilmesi için ortamlar yaratmaya gayret edin. • Hayır kelimesini çok gerekli olmadıkça kullanmamaya çalışın. 

• Özellikle 3-4 yaşlarındaki çocuğunuzun bol miktarda ☺ sorduğu soruları size çok saçma bile gelse sabırla yanıtlamaya çalışın. “Çocuklar okula birer soru işareti olarak başlar ve nokta olarak bitirirler.” (Neil Postman). Onun merak etmesini teşvik ederek, soru işareti olarak kalmasını sağlarsanız öğrenmeye olan hevesi hiç tükenmeyecektir. 
6. Aktif Katılım: 
Çocuklar, bebeklik döneminde başlayan keşfetme sürecine çocukluklarında da devam ederler. Aslında ‘çok yaramaz’ olduğu söylenen bebek ve çocukların birçoğu bu keşfetme süreci hakkında daha meraklı olanlardır. Ortalama bir bebek, dünyaya gelişinin hemen 6. ayında kendi etrafında dönmeye ve etrafındaki objelere ulaşmaya çalışmaya başlar. Hareket kabiliyeti arttıkça da evin içinde keşfetmeye çalıştığı yer sayısı hızla artar. Yerde istediği oyuncağa ulaşmak için debelenen çocuğunuza oyuncağı siz alıp verdiğinizde onu, hem fiziksel hem de zihinsel birçok alanda edineceği tecrübeden mahrum bırakacağınızı unutmayın. Aktif katılım basamağına daha önce problem çözme basamağında kısmen giriş yapmış ve şöyle özetlemiştim: 

• Koltuğa tırmanmaya ya da uzaktaki bir oyuncağı almaya çalışan bebeğinizin haline acıyıp, onu kucaklayarak koltuğun üzerine koymanız veya oyuncağı alıp eline vermeniz aslında ona yaptığınız büyük bir kötülüktür. 

• Bunun yerine ona yapması gerekenleri tek tek söylemeniz ve onun bunları yapmasını beklemeniz kısmen kötülüktür. 

• Nasıl yapılabileceğini ona göstermek ve aynısını yapmasını istemek kısmen iyiliktir. 

• Yaparken ona yardımcı olmak iyiliktir 

• Fakat en iyisi bebeğinizin düşe-kalka deneye-yanıla doğru yolu kendi tecrübeleriyle keşfetmesini sağlamaktır Sinaptik bağlantıları dolayısı ile beyin gelişimini destekleyen kurallarımızdan biri olan aktif katılım kuralımızda, asıl önemli olan çocuğunuzun ‘yerine’ onun yapabileceği şeyleri yapmamanız gerektiği. 

Bunun için; çocuğunuzun gün içerisindeki bakımı ve beslenmesi dahil olmak üzere tüm aktivitelerde sorumluluk almasını sağlamanız gerekiyor. Zaman içerisinde aktivitenin tamamını mümkün olduğu kadar kendi kendine yapmasını sağlamaya çalışın. Örneğin bunu aktığında bir peçeteyle burnumu silmek yerine önce ikiniz birlikte peçeteyi tutup burnunu silerken, zamanla peçeteyi eline verip onun bunu bağımsız yapmasını sağlamanız gerekmekte. Bu basamak size BLW’yi (Baby Led Weaning) hatırlatmış olabilir, orada da amaçlardan biri çocuğun sorumluluk almasını sağlamaktır. Çocuğunuzun gelişimi için günlük yaşam akışının tamamına aktif katılmasını, onu ilgilendiren sosyal, fiziksel tüm olayların tamamen bir parçası olmasını sağlamayı hedeflemelisiniz. Bunu uygulamaya koyarken dikkat etmeniz gereken en önemli şey, çocuğunuz yapması gereken şeyleri belki ilk seferlerde deneme aşamasındayken, teşvik edici bir tutum içinde olmanızdır. 

Çocuk gelişimini desteklerken anne-babalara yasak olan cümlelerimizi; ‘yapamazsın, düşersin, koşma, sen bırak ben yaparım’ şeklinde sıralayabilir, örnekleri çeşitlendirebiliriz. 
7. Motivasyon: 
Çocuklar en önemli ve büyük kazanımları, çevrelerine kendi başlarına ve doğaları gereği ilgi duyduklarında yaşarlar. Motivasyon öğrenmenin temel prensiplerinden birini oluşturur. Hızlı ve etkin öğrenmenin gerçekleşmesinde, motivasyonun maksimum düzeyde sağlanmasının süreci çok hızlandırdığını gösteren onlarca araştırma vardır. Motivasyonun etkisini anlayabilmek için kendinize bir bakın: sevmediğiniz, nefret ettiğiniz derslerde mi daha başarılıydınız? Ya da şimdi, bu yaşınızda bile eğlenerek mi daha kolay öğrenirsiniz yoksa dayatma ile mi? 

Çocuğunuza yeni bir şey öğretirken yapmanız gereken şey çok basittir: Oyunu kullanmak! Çocuklar için oyun oynayarak ve eğlenerek öğrenmek en büyük motivasyonu sağlar. Öğretmek istediğiniz şey her ne ise (renkler, şekiller, nesneler vs) onun da içinde olduğu yepyeni bir oyun kurgularsanız hem amacınıza ulaşmanız çok daha hızlı olacaktır hem de çocuğunuzun o oyunun içinde edindiği yeni bilgileri unutma ihtimalini azaltmış, bilgilerin kalıcı olmasını sağlamış olursunuz. 
Son zamanlarda oyuncakçılarda sıkça görülen bir oyuncaktan bahsedelim mesela. İsmini vermek istemediğim ☺ bir yakınım küçük çocuğu için bunlardan bir tane almış, ona da yol göstermiş oluruz oyuncağı nasıl kullanacağı ile ilgili. Almış olduğu oyuncak tamamen aynısı olmasa da resimdekine çok benzeyen bir yapboz: Bu oyuncakla amacımız renkleri, şekilleri öğretmek olabilir, aynı zamanda el-göz koordinasyonu ve ince motor gelişim çalışabiliriz. Oyuncağı almadan önce benim fikrimi almış olsaydı 1,5 yaşındaki çocuğa sakın alma diyeceğim bu sıkıcı oyuncağı sevgili bebesinin önüne koyup kırmızı daireyi yerine takalım, şimdi sıra yeşil dikdörtgende vs şeklinde yapbozun parçalarını anne-çocuk birlikte taktıklarını düşünün. Bir de parçaların her birinin saklandığı, sonra birlikte saklanmış parçanın bulunduğu, bulunan parçanın uçarak yerine doğru gittiği, ama bu sırada yanlışlıkla! bebenin göbeğine doğru gidip onu gıdıkladığı, en sonunda yap-bozdaki yerine bir kuş edası ile konduğu bir oyun kurgulayalım. Tüm bu olaylar sırasında da ‘Kırmızı daire uçuyoooor, kırmızı daire nereye gittiiiii?’ vs gibi cümlelerle şeklin ve renginin sık sık tekrarlandığını düşünelim. Sizde hangi oyunda çocuğun edindiği bilgi daha etkin ve kalıcı olabilir? Eğitim ve öğretim sistemimizde de bu alanda eleştirilecek çok fazla şey var ama ben bu basamağı anne-baba-çocuk üçgeninde anlatmakla yetinmek istiyorum ☺.

Çocuğunuzun motivasyonunu arttırmak için: 

• Oyunu kullanın 

• Basit aktivitelerle başlayın, zamanla zorlaştırın 

• Kısa vadeli hedefleriniz olsun ve bu hedefe ulaşmaya çalışın 

• Zaten yapması gereken aktiviteler dışında; yeni bir şeyi öğrendiği zaman, (mükemmel yapmıyor bile olsa) bol bol sosyal pekiştireç kullanın. Onu aferin, süper, bravo gibi övgülerden mahrum bırakmayın.

• Her zaman olmasa bile, çok zor olan şeyleri başardığında ödül vermekten çekinmeyin. Bu ödül istediği bir oyuncak veya 1 saatlik TV izleme seansı olabilir. 

• Yeniliklerle dolu, farklı aktiviteler bulmaya çalışın. Söz konusu olan oyuncak aynı oyuncak bile olsa, oyununuza ilginç bulacağı, seveceği yenilikler katmaya gayret edin. 

• Oyunlarınızı ilgisini çekecek, merak edeceği, şaşıracağı, hayal dünyasını geliştirecek şekilde planlayın. 

• Mümkünse yaşıtları ile birlikte olmasını ve oynamasını sağlayın 

• Zenginleştirilmiş ortamlar yaratın. 

Gelecek hafta görüşmek dileğiyle...

Sevgilerimle; 

Ebru Sidar 
Physical Therapist 
The University of Southern California-WPS Sensory İntegration Certified- SIPT Certified

3 yorum:

  1. bu fotoğraftaki oyuncak bizde de var 16 aylık kızım pek yüzüne bakmıyor hepsini alıp yerine takıyor 2 3 kez sıkılıyor. bu yazı dizisi bize çok yaralı oldu çok teşekkür ederim içten gönülden

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, yazınız gerçekten çok aydınlatıcı. Benim sıkıntım 7,5 aylık kızımın geçtiğimiz aya kadar oyun halısında tek başına gayet keyifli vakit geçirirken birden bu süre çok azaldı. Neredeyse 5 dk düştü. Eğer odada değilsem zaten deliler gibi ağlıyor. Bazen odada olmam da yetmiyor mutlaka ben de onun yanında oturuyorum hatta mümkünse kucağımda olmak istiyor. Dikkatini çeşitli oyuncaklarla başka bir yöne çekmek istesem de çounlukla başarılı olamıyorum. Hep kucak istiyor hatta kucakta sürekli dolaşalım istiyor. Bu durum bir süre sonra onun için yıpratıcı (ağlamaktan) benim için de oldukça yorucu ve tüketici hale gelmeye başlıyor. Yorgunluk bir yana hiç bir iş yapamaz hale geliyorum ve sabrım tükendiği için de çok üzülsem de ufacık bebeğe kızarken buluyorum kendimi. Bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. Kocaman sevgiler

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım