16 Eylül 2014 Salı

Züleyha'nın Hamilelik Günlüğü — 21. Hafta

Merhabalar herkes, 

Bu günlüğüm biraz “Lütfen elimi tutun. Yanlış yerdeysem, doğruya çekin.” ricası olacak. Birçoğu etrafımda yaşadığım, kimilerine akıl verdiğim durumlar ama başa gelmeyince demek ki… Bi’ silkeleseniz kendime geleceğim aslında. Bugün tam 21 haftalık hamileyim. Kendimi bildim bileli istediğim bir bebek bu. Hayattaki tek amacım neredeyse. Tek hayalim… Beni, ruhum, kalbimi temizleyeceğine inandığım tek güzellik. Beni “insan” yapacak, artık çocukluktan çıkıp kadın olduğumu -cinsiyet değil, yetişkin anlamında söylüyorum- öğretecek en güzel delil. Çok istedim onu, hep çok özledim. Yıllar yıllar öncesinde bile, çok geceler sabahlara kadar emzirdim. Üzerimde uyuttum, nefesini takip ettim. Kirpiklerini sevdim, parmaklarımı kavramasını izledim, anne demesini dinledim. Bir, iki değil; defalarca. Sanki hayatımdaki tek eksik oymuş gibi bekledim. Geldiğinde bütün huzursuzluğum bitecek, kanım temizlenecek, renkler başka güzel görünecek, her şey bahar gelmiş gibi kokacak… Birkaç gün evvel de ilk tekmesini hissettim, aklımı kaçıracak gibi oldum. Sahiden anlatılamıyormuş güzelliği. Bir daha, benzer bir mutluluk yaşar mıyım? 
Ama -Ama’dan önce söylenen her şey de geçersiz değildir.- ben bile bu kadar çok isterken, planlı bir gebelikken, tam hayal ettiğim ve dilediğim zamanda olmuşken; korku hissediyorum artık ve peşinden vicdan azabı. İlk bebek olduğu için mi bilemiyorum. “Beni ne bekliyor?” korkusu normaldir, değil mi? “Ona nasıl bir hayat sağlayabileceğim, mutlu olacak mı, sağlığını koruyabilecek miyim, nasıl bir anne-baba olacağız?”dan biraz sıyrılıp, belki bencilce ama “Bundan sonra hayatım nasıl olacak? Doğru mu yaptım?” kalbimde büyüyen siyah bir noktacık gibi. Rahatına fazlaca düşkün biri olarak artık endişelerim var. 

Sanırım beni etraf korkuttu. Getireceği iyi şeylerden çok, kötülerini dinledim. Hastalığı, uykusuzluk, yorgunluk, bakımsız kalmak ve birçokları… Bu zamana kadar bunları hep kulak arkası etmiştim. Başkaları yaşadığında tepkim hep çok net ve keskindi. Kendimde farklı olmayacak, hatta daha sivri olacağımdan ne yazık ki kuşkum yok ama neden beni böyle işlediniz zalimler? Neden gecelerimi huzursuz ettiniz? İlk bebeğim bu benim, tecrübem yok, nasıl hissedeceğim hiç bilmiyorum; neden yapıyorsunuz bunu bana? O kadar ürktüm ki, onu sevmeme ihtimalimden bile korkuyorum. Bu his, aklıma saniyenin onda birince bile düşüp can havliyle ittiğim bu fikir; içimi nasıl acıtıyor, tarif edemem. 
Bugün TV’de hamile bir ünlünün hayatındaki olası değişimleri güya esprili bir şekilde, önceki hayatıyla kıyaslayarak sundular. Rezillikti! “Magazin senle ilgilenmeyecek, uykuyu unut, eski güzelliğinden eser kalmayacak, erkekler eskisi gibi etrafında tur atmayacak, spora bile vakit bulamayacaksın çünkü anne oluyorsun.” dediler. Aynen böyle. Kadının da belli etmese de canı çok sıkıldı. Gülerek olsa bile “Eyvah, korkuyorum…” dedi. Onu, hissettiğini, tedirginliğini çok iyi anladım o an. En doğru kelime o çünkü: Korku. Korkuyorum. Sadece eski hayatımın geride kalmasından değil, yargılanmaktan da. Evet, anne olmayı çok istedim. Hep istedim. İstiyorum. Ama bunu asla “Kadın olmak, kadınlığını anlamak” ya da çok yerde yazıldığı gibi “İşte şimdi tam olmak” olarak asla görmüyorum. Asla! Bebek sahibi olmayan ya da olamayan kadınlar eksik mi? Ne aptalca, ne saçma, ne gereksiz bir kibir bu! 

Bebeğin cinsiyeti konusunda doktorumuzun tahmin yaptığı gün -göstermedi ama yüksek oranda kız olduğunu söyledi bu arada- şöyle şeyler duydum: 

- Sen sevinmedin galiba? 
- Mutlu olmadın mı? 
- Erkek mi istiyordun? 

Bunu sakin olan ses tonumdan çıkardılar ve böyle sorular sormayı kendilerinde hak gördüler. “Sevindim tabii ki ama benim için cinsiyetinin ne olduğu, onunla ilgili endişe ettiğim en son şey. Sadece sağlık ve huzur diliyorum.” diyebildim. Kız ya da erkek diye halay mı çekecektim, çığlıklar mı atayım? Erkek olsa ne, kız olsa ne? İkisi de benim evladım değil mi? Sonra konu benim ne kadar duygusuz olduğuma kadar geldi, şaka yollu. Hadsizliği şakaya vurmak, yüzsüzlüğün en gündelik hali. 

Daha hiçbir şey almadım. Alışveriş etmedim, bana göre erken. Tabii ki başlayacağım ufak tefek ama her gün gelen “Baksana çok güzel, alıyorum bunu!” mesajlarından ya da “Siparişini veriyorum, haftaya gelir!”lerden yoruldum. Erken olduğunu söylüyorum, cinsiyetinden emin olmadığımızı, kötü ihtimaller yaşayabileceğimizi ve sonrasında elimde bir sürü bebek giysisi, eşyasıyla kalmak istemediğimi anlatıyorum. Bu kez de heyecansız oluyorum, sonra yalandan hak veriliyor. Diğer maddeler hiç duyulmayıp, “Aklıma -hep- kötü şeyler getirdiğim” için ufak tefek azarlara maruz kalıyorum. 

İlan etmek için 12 haftanın bitmesini bekledim. Etrafımda hala birçok insan evliliğin yaradığını düşünüp, sadece kilo aldığımı zannediyormuş. Bu da garipsendi tabii. Daha incir çekirdeği kadarkenki haliyle ultrason fotoğrafını alnıma mı yapıştırmam lazımdı? Ne gerek, neye lazım? Her kusmamda, her ağrımda istisnasız “Cennet boşuna mı anaların ayağının altında?” nakaratını dinliyorum. Abartmıyorlar mı biraz? “Tamam çok garip, içinde bir canlı yetişmesi hiçbir şeyle kıyaslanamayacak değişik bir olay ama eminim dünyada bundan daha önemli şeyler de var. Hem bir ben mi doğuracağım ya?” ya da “Lütfen bana bebek giysisi fotoğrafı gönderip durmayın. Öyle abartılı abartılı baby shower partisi, yok kırk uçurma, yok mevlit… Bu kadar çocuk açken, açıkken bunlar bana hiç sevimli gelmiyor. İstemiyorum.” dediğimde sanki bebek benim içimde değilmiş gibi bozulanlar, hevesi kırıldığı için kalbi de kırılacak olanlar, şımardığımı düşünenler… Benim karnımdakinden bahsederken “Benim yavrum yaramaz olacak, her şeyin en güzeli onun olacak!”lara da “Hayır, olmayacak. Onu diğer bebeklerden üstün yapan hiçbir şey yok. Her şey ihtiyacı kadar, onu mutsuz etmeyecek kadar...” demekten; bunun gibi örneklerde, incitirim korkusuyla kelime seçmekten de yoruldum. Baktım olacak gibi değil, artık şarkı söylüyorum içimden. Arkadaş, ne çok konuştunuz ya! 

Lütfen söyleyin; ben bebeğimi onlardan daha mı az seviyorum, daha mı az coşkuyla bekliyorum? Şu 21 haftada emin olduğum tek şey şu: Anneliği çok abartıyorlar. Bu yüzden anne olmak isteyip de olamayan birçok kadın hayata küsüyor. Onların acısını kendi adıma beslemek istemediğim için de - Anneler Günü’nü de aynı sebepten kutlamıyorum- içten içe, olabildiğince normal yaşamaya çalışıyorum bu günleri. Heyecanlıyım tabii ama çıldırmıyorum. Her an bunu düşünüp, bunu konuşmuyorum. Öyle olursa sıkılıyorum. Bu kadar “kötü” anne varken; bu kadar bebek, çocuk annelerinden muzdaripken her anneyi bir tutamam, iyi bilemem. 

Evet; bu dünyaya çocuk getirmek çok şey, bu dünyaya çocuk getirmek hiçbir şey! Hayatta her şeyin üstünde, her şeyin önünde çocuğunu gören; öyle de davranılmasını isteyen insanları da anlayamayacağım. Bu insanlar bana delirmiş geliyor. Her seferinde “Tabii ki, evladımı çok seviyorum. Tabii ki; o benim etim, kanım”la başlayan açıklamalar yapmak beni şimdiden, of anam!.. Ya bir gün “Anne, geleceğim için heyecanlı değil miydin?” derse? O da beni, ona karşı soğuk bilirse? Değilim. Hiç değilim! Bütün hücrelerimle istiyorum, bekliyorum ve özlüyorum. Elimi karnımdan alamıyorum. Gözüm sürekli orada. Ama en önemlisi o “zor günler geliyor” korkusu ne olacak? Kucağıma aldığımda bütün bu endişelerim geçecek, tüy gibi uçup gidecek değil mi? 

Haftaya görüşmek üzere... Öpüyorum, kucaklıyorum. 

Züleyha

11 yorum:

  1. ohhh teşekkür ederim Züleyha... beni dile getirmişsin... 1 hafta sonra bu saatlerde inşallah oğlum kucağımda olacak ama beni bu duygular sarıp sarmalamış durumda. acayip korkuyorum; emin olamıyorum; neden bu işe giriştik diyorum; sonra da vicdan azabından kıvranmadığım için depresyonumsu triplere giriyorum. tamamen aynı duygulardayım. anneliğin "kutsallığına" varamadım. oğlumla iletişim kuramıyorum, karnımla konuşamıyorum; bir garibim işte, tam da anlattığın gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilerim her şey çok, çok tatlı olur hepimiz için! <3
      Yavrubalına da ömür boyu sağlık ve huzur diliyorum Nazlı. 🌸

      Sil
  2. Züleyha ( dikkatini çekerim, ismini doğru yazdim ) Hormonlarının sana oynadığı kotu oyunlara cok takılma. Bu yol şüphe etmeden ilerleyebileceğin bir yol değil. Algısı guclu ve her düşünen kadın bunları yasıyor. Onu cok seveceksin ve olabildiğince iyi bir anne olacaksın. Her söylenene takılacak mısın böyle ? yolun uzun bence komik olma guclu bir kızsın sen. güzel bebeğin umarim sana benzer:) zamanı gelince sağlıkla ve mutlulukla kavuşun birbirinize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok, çok haklısın. Çok teşekkür ederim Tuna. Dilerim iyi bir anne olurum, başka arzum yok. 🌸

      Sil
  3. Yanlız değilsin; kocam bile bana seni TEMA'ya bağışlayacağım, ne kadar ruhsuzsun diyor :) Oysa ki korku mu kimse hissedemiyor. İnsan suçlu hissediyor kendini çoğu zaman evet. Ama ne yapayım ben de buyum deyip geçiyorum. Muhakkak ki bebeklerimizin bizi, bizlerinde onları seçmesinde ilahi bir güç, bir neden vardır. Sevgiyle - Aytül

    YanıtlaSil
  4. Ahahah bağışlanmak çok güzelmiş Aytül. :)
    Sevgiler bizden.

    YanıtlaSil
  5. 30 gunluk bebik annesi olarak ilk 1 hafta naptim ben naptik biz dedim agladigi basa cikamadigim her gece pismanlik ve vicdan azabi yasadim ammmaaaaa o uyurken yuzune baktigimda Allahim o masum yuzune benim olduguna sukur ettim.. ewt ilk baslarda biraz zorluk yasiyoruz hepsi hormonlar yuzunden ama anne baba bebik olarakta gezmek cok keyifli =)) korkularin yersiz bebeklerimiz hayatimiza renk katiyor =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh ne güzelmiş o zaman! :p
      Uzun ömürlü, sağlıklı olsunlar inşallah.

      Sil
  6. Merhaba Züleyha. Her annenin deneyimi farklı ve seni nelerin beklediğini bilmediğin için bu endişelere kapılman normal. İnsanların söylediklerine fazla takılma. özellikle doğumdan sonra çok daha fazla kulak tıkaman gerekecek. Zaten doğduktan sonra öyle bir hayatına yerleşecek ki o minik beden, sanki hep vardı onsuz hayatım nasıldı diye düşüneceksin. 13 aylık bir bebek annesi olarak şunu diyebilirim ki her geçen gün daha da güzelleşiyor hayatım ve gerçekten onsuz bir hayatı düşünemiyorum.Hoş aynı endişeleri ben de ikinci çocuk düşünüyorum :)
    Hamilelik tam bir prenseslik dönemi, tadını çıkarmaya bak.bu endişelerle canını sıkma. umarım sağlıcakla ve kolaylıkla bebeğini kucağına alırsın.. sevgiyle kal :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Sevgiler bizden. <3

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım