21 Eylül 2014 Pazar

Naz Kız'ın Hamilelik Günlüğü — 38. Hafta

SON... 

Sevgili herkes; Bir umutla, heyecanla başladığım, genç kızlığımdan evlilik serüvenime kadar; köpeğimizin hikayesinden PID kabuslarıma kadar ve ne mucizedir ki 38. Haftamın günlüğünü yazmama varan serüvenimin sonuna geldik. Hepinizi her cümlemde yanımda hissettim, yorumlarınızla tebessümü hiç bırakmadım, çok güzel dostluklar edindim ve şimdi oğlumuzu karşılamaya 7 gün kala size veda ediyorum. Geçmişe dönüp baktığımda bugünü hayal ettin mi dersen, hayır etmedim ama çok ümid ettim ve çok şükür gerçekleşti. 

35. haftada izne ayrıldığımı söylemiştim. İlk hafta annecimleydik ve çok iyi geldi. Oğlumuzun bütün kıyafetlerini yıkadık, bazılarını sanki kurutucuda heba ettik ☺. annecim hepsini tek tek misler gibi ütüledi. Sonra da becerikli halam gelip, onları mühendis edasıyla dolabına yerleştirdi. Şu an nerede ne var, kaç aylıklar nerede en ufak bir fikrim yok. Bu arada minnak evimizde başka bir oda olmadığı için yemek masamızı kaldırıp, bebeğin dolap ve yatağını buraya kurduk; yani salonda, Padme Hanım’ın alanında. Biraz değişik oldu ama mobilyaların uyumu sayesinde cici bir salon-oda yarattık sanırım. Padme Hanım biraz şaşkın tabii ama yine de çok iyi adapte oldu. Onun yatağını da bebek deterjanı ile yıkadım, kokuya alışması için bir yöntemdir belki. 
Bu arada bir de oyuncak bebek aldık, oğlumuzun kıyafetlerini giydirdik ve gerçek bebekmiş gibi kucağımızda alıştırmalara başladık. Ana kucağına yatırdık, babasının kucağında alıştırma yaptık, bebeğin elinden ödüller verdik. Gören bize deli veya abartı diyebilir ama bizim genleri gereği kormucı, aileci, sahiplenici bir köpeğimiz var ve bu süreçleri önemsiyoruz. Neyse ki başarıyla gidiyor şimdilik. Aynı cins köpeği olan ve yakında bir kız bebeği dünyaya getiren bir arkadaşım da bir öneride bulundu. Zamansız yerlerde bebek ağlama sesi dinletmiş; ilk başta verdiği heyecan tepkisi gittikçe kendini “anne, baba bebek ağlıyor” bakışına bırakmış. Fikir hoşumuza gitti, şimdi bebek sesi eğitimine başlayacağız. Bu arada eşim bebeği kız almış, ben erkek kılığına sokayım derken bayağı Chucky oldu ☺. 
Gelelim 37. Hafta kontrolümüze... sadece 700 gr. Alarak rekor kırdım. Oğlumuz da 3.200gr olmuş. Maşallah keyfi, sağlığı yerinde. Plasentaya yeniden baktık ama bir değişiklik yok maalesef. Rahim ağzıma mesafesi 1.9 cm ve arada bir damar belirmiş. Allahtan plasenta arkada kalmış, yani sezeryanda önce bebeği alıp, sonra plasentayı alacakmış. Eğer plasenta önce olsaymış, onu kesip alması gerekirmiş, o da olası kanama senaryosunu doğurduğundan bana şükretmem için bir sebep daha sundu doktorum. Sanırım sezeryanın bende yarattığı durgunluğu yoketmeye çalışıyor. Bu arada son dönemde çok kaşınıyordum, daha önce hamile olan bir arkadaşımın başına gelmiş ve karaciğer enzimleri yüksek çıktığından olduğunu öğrenmiştik. Ben de bilmiş bilmiş doktoruma “çok kaşınıyorum, acaba karaciğer enzimlerim mi yükseldi” dedim. O da bazı tahliller verdi ve hemen yaptırdım. Tahmin ettiğimiz gibi değerler yüksek çıktı; hemen demir ve kalsiyum ilaçlarını kesip, bu süreç için bir ilaç önerdi. Ama kaşınmak ne fenaymış; heryerimi yara yaptım, şimdi daha iyiyim ama özellikle akşamları inanılmaz artıyor ve sinirlerim çok bozuluyor. Doğumla mucizevi bir şekilde geçiyormuş; bekliyoruz mecbur. 

37. hafta raporu için yine bir devlet hastanesine gidip, “iş göremez” raporu aldım ve işyerime bildirdim. Sanırım yapmam gerekenleri doğru yaptım. Bu arada eşim Alman vatandaşı olduğundan oğlumuz çift vatandaş olacak; o prosedürü de öğrendik. Önce hastaneden aldığımız doğum belgesi ile Nüfus müdürlüğüne gideceğiz ve TC kimliği çıkacak. Sonra aynı nüfus müdürlüğü Formula A denilen çok dilli bir belge verecek ve Alman Konsolosluğuna gidip, Alman kimliği çıkacak. Süreç verilen bilgilere göre bu kadar kolaymış; umarım öyle olur. Bir de doğumdan sonra yine doğum belgesi ile daha önce rapor aldığım devlet hastanesine gidip, “iş göremez” raporu alıp, yine işyerime işletmemiz gerekiyormuş. Tabii bu süreçlerin hepsini eşim yapacak ve bu konularda pek iyi değildir. Daha doğrusu prosedüre tahammülü yoktur; umarım üstesinden gelir. Benim gibi kontrol delisi biri için bu süreci ona bırakmak zor olacak ☺. 

Gelelim en büyük meselemize... ismimiz belli oldu; alışması zaman alacak benim için ama umarım adıyla yaşayan güçlü bir oğlumuz olur; TOROS ☺ T-R ve O yanyana gelince biraz kulağa kaba geliyor ama insan alışıyor, yani alışacak. 

Bu hafta ise 38. hafta kontrolümüz vardı, meğer son kontrolmüş ☺ Herşey çok şükür yolunda. NST.ye bile girmedim; girmeyecekmişim de... Toros’un hareketleri ve sağlığı yerinde olduğu için ihtiyaç yokmuş. Kilomuz 3.480 olmuş, ben hiç kilo almamışım. 81.de kaldım. Yani tam 15 kilo ile maratonu tamamlıyorum. Sezeryan olduğundan doğum tarihimiz ve saatimiz de belli; 23 Eylül Salı günü saat 10.’da sezeryana alınacağım inşallah. Bu arada Toros’un da erken gelmemesi gerekiyor tabii. Ben hala çok hareketliyim, eğiliyorum, kalkıyorum, mangal partisi veriyoruz, çarşı Pazar geziyorum; kendime neyi ispat ediyorsam artık. 
Bu da son halim... Çok çok çok şükür kaşınmak dışında bir rahatsızlığım yok; bir de azıcık sinirliyim ve tahammül kotam çok düşük. Hepsi geçecek mi, katlanarak artacak mı bilmiyorum; artık düşünmeye de gerek yok. Yaşayıp göreceğiz... Hepinize bu macerada yanımda olduğunuz için çok teşekkür ederim. Benim için dua edin... 

Sevgiler, 

Nazlı

6 yorum:

  1. Sevgili nazlı , heyecanla doğum hikayeni bekliyorum :) sağlıkla oğlunuza kavuşursunuz inşallah... Adıyla yaşayıp ,uzun sağlıkli bir ömrü olsun toros 'un :) huzurlu doğumlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler Ahu'cum... Senin de güzel haberlerini her daim beklemede olacağım...

      Sil
  2. Nazlım bütün dualarım seninle. İşallah sağlıkla kavuşacaksınız birbirinize. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deryacım amiiinnnn... Darısı istediğin zaman, zamanı gelince senin olur inşallah. doğumda sizlere dua edeceğim :)

      Sil
  3. Toros tatli minigim en sonunda geliyosun demek. Ne cok zaman gecti seni beklerken ve ne hızlı gecti. Ne cok beklenen istenen bir bebek oldun bir bilsen.. Ben biliyorum. az cok.
    Sağlıkla neşeyle gel. annen ve baban ve hatta ben/bizler seni cok buyuk sevgiyle mutlulukla bekliyoruz. Annenle ne kadar gurur duysan azdir, senden hiç vazgecmedi korkularına yenilmedi seni hep sevgiyle umutla istedi/ bekledi.. Nazlım ben de seninle gurur duyuyorum cok az kaldi, başardin! Boyle yazarken aglamiyoruz tabi :) seni cok seviyorum tum dualarım yarın sizinle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. az ağlıyordum, iyi oldu bu hüngür hüngür ağlayalım hadi :)

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım