5 Ağustos 2014 Salı

Emel'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 5. Bölüm

Herkese selam, 

Planlarıma göre bu yazıyı size bir tatil yöresinden, bir uçsuz bucaksız mavi deniz kenarından yazıyor olmalıydım. Ama salonun koltuğundayım arkadaş! Kısmetten öteye geçemezmişiz, yine denedik öğrendik. 

Bayram tatili öncesi histereskopi yapılacağını bir önceki bölümde yazmıştım. Ancak günlük hayatın koşturmacasının bizi fazlasıyla yorduğunu düşünüp bu ay tüm tedavi girişimlerinden vazgeçtik. Evet sayın okuyucu, biz de şaşırdık. Nasıl böyle bir karar aldık, neydi bizdeki bu rahatlık bilemedik ama iki ayağımızı bir pabuca sokmayalım, bu ay yeterince yorulacağız (düğünler, yolculuklar...) deyip bekleme moduna alalım dedik. 

İlk işim hastaneyi arayıp 3-4 gün sonra yapılacak histereskopiyi iptal etmek oldu. Tatile gideceğim ben, tutmayın beni, bir sonraki dönem görüşürüz dedim telefonu kapattım. 7 aydır ilk kez tedavisiz geçecek bir 28 gün başlamıştı ve çok rahatlamıştım. İşte her işte bir hayır var derler ya... iyi ki de iptal etmiştim. O hafta eşimin babası rahatsızlandı. Şimdi iyi çok şükür, tüm hastane operasyonları da çok iyi geçti. Ama korku dolu bir hafta ve stresli bir yoğun bakım dönemi yaşadığımız için bu sefer ilk işimiz satın aldığımız tatili iptal etmek oldu. Allah kimseyi hastaneye düşürmesin ama hastanesiz de bırakmasın. Devlet hastanesi gerçeği hala çok zormuş onu anladık. Neyse ki bu tatsız süreç bir hafta ile sınırlı kaldı ve hafta sonu taburcu oldu. 

Derken ramazan bayramı geldi çattı. Muhtemelen güneş gözlüklerimi takıp, denizin dalga seslerine karşı kitabımı okuyacağım saatlerde; geçmiş olsun ziyaretlerine gelenlere tatlı tabağı hazırlayıp –yanına yaprak sarma bile sardım, maşallah de- akabininde gelemeyen büyüklerimize bayram ziyaretlerinde bulunuyordum(k). Evet her işte bir hayır vardır da son 2 senedir parmağının ucunu suya sokamamış bir kul olarak “gidemedik kısmet” tamlaması sinir bozucu olmaya başlamışken bayramın üçüncü günü itibariyle (ziyaretler azalmaya başlayınca) attık kendimizi Ağva sularına.. Evden git gel yaparak tatilin son iki üç gününü ayağımızı suya sokup “bronzlaştın sanki sen?” sorularıyla birbirimizi gazladık. 

Tedavisiz geçen bu bir ay yine “koşturmacalı” geçse de bana çok iyi geldi. Fazla kilolarımın bir kısmını verdim. Evdeki tartı bozuldu ama sanırım eski kiloma döndüm. Son yapılan Opu öncesi hastanenin en sevdiğim hemşiresinin “yoksa siz hala nar suyu içmiyor musunuz?” tavsiyesiyle eşim eve nar suyu şebeke suyunu bağlattı. Meğer bu nar suyu rahim duvarı kalınlaşması için içiliyormuş sayın okuyucu! Aslında birçoğunuz gibi bende internette ne neye iyi gelir, ne kürü ne zaman yapılır vs. gibi bilgileri okurdum, ancak iş uygulamaya geldiği zaman doktorun bilimsel tedavisine olumsuz bir etki yapacağından korkup vazgeçerdim. Hemşirenin nar suyu içebilirsiniz tavsiyesine ağzım bir karış açık şekilde “Ama olumsuz bir yan etkisi olmasın?” sorusunu da sordum, evet. Narkozun etkisiyle uyanır uyanmaz ilk bu hikayeyi anlatmıştım ki eşime eve girdiğimiz an internetten nar satan tüm siteleri taradı. Evet nar satan bir çok site vardı ama narın mevsimi olmadığından bunların nasıl depolandığını merak edip, zaman zaman organik sebze meyve aldığımız ve sadece mevsimindeki ürünleri bize yollayan bir hanıma danışalım dedik. Depolama koşullarını ve meyvenin bundan nasıl olumsuz etkilendiğini anlatınca piyasada güvenilir markaların ürettiği %100 ibareli nar sularına döndük. 

Her gün buzdolabımızda en az 4 kutu nar suyu oluyor. Sabah ve akşam 1 bardak olmak üzere içiyorum. İçimden nar ağacı çıkacak dediğim ve tiksindiğim zamanlar oldu evet. Ama başımda zebellah gibi dikilen bir adet koca kişisi vardı. Yudum yudum da olsa içtim. Hikayenin sonunu merak ediyorsunuz biliyorum evet ama inanın bende iç dediler içtim durumundayım. Bir etkisi oldu mu olmadı mı bilmiyorum. 1 aydır düzenli içiyorum. Artık önümüzdeki transfer öncesi takip sürecinde etkisi belli olacak. Boşuna içmişsem de vardır başka bir yere faydası derim artık içimi rahatlatmak için... 

Şimdilik bizden haberler böyle. Haftaya muhtemelen yine histereskopi için randevu alacağım. Kaçış yok döndük dolaştık, kaçabildiğimiz kadar kaçtık ama gideceğiz yine kürkçü dükkanına ;) Yine bir besmele çekip başlarız sabırla bir transfer sürecine daha.. 

6.bölümde görüşmek üzere, 

Sevgiler, 

Emel.

2 yorum:

  1. Emel, tum bu tedavi sürecinde ağlayan gülen kriz gecirip yine ağlayan ve sonunda deliren biri olarak ,senin okurken cok eglendigimi söylersem bana kızmasın umarım. En keyifli yazın bu olmuş. Allah en yakın zamanda yuzunu guldursun, güzel haberlerini bekliyorum.

    YanıtlaSil
  2. :) yorumunu okurken beni tarif ediyorsun sandim bir an Tuna.. Bir dakika once aglarken bir dakika sonra deliler gibi kahkaha atabiliyorum bende. Eglenceli yazarken kendimi de motive ediyorum sanirim. Diger turlusu daha zor.. Cok tesekkur ederim, bizde dort gozle bekliyoruz :D

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım