9 Temmuz 2014 Çarşamba

Naz Kız'ın Hamilelik Günlüğü — 28. Hafta

Ohh beeee ☺ Stresime neden olan etkinliğimizi kazasız, belasız ama akıl almaz bir yorgunlukla atlattım. Kuş gibiyim, tüy gibiyim; havalarda uçuyorum... Bebeğim de çok destek oldu; birlikte üstesinden geldik çok şükür. Stresimiz bitince oğlumla daha sakin günler geçirmeye başladık. Keyfimiz yerinde, sağlığımız da öyle çok şükür. Sadece kalp çarpıntım çok oluyor ama bu sıcaklarda normal olsa gerek. Haftaya doktor kontrolümüz var; bu konuyu soracağım. 

Tekmeler inanılmaz arttı, neresi olduğunu bilemediğim tarafları artık elime geliyor; biraz ürkütücü geliyor açıkcası; korkuyorum tutarken ☺. Bunun dışında bu hafta iki konum var zihnimde ; biri doğuran anne çalışmalı mı? Neden çalışmamalı? Evde kalan anne illa kafayı mı yiyor üstüne. Zaman yaklaştıkça gelen sorular nedeniyle ertelediğim bu soru, cevabını veremediğim sürece önüme çıkıp duracak gibi. Şimdi ben büyük konuşma üstadı, bir gün anne olursam, bebeğime kendim bakma konusunda söylemlerde bulunuyordum. Zira şans o'dur ki eşim de en az 2 yaşına kadar benim bakmamdan yana. Şimdilik bir planımız olamasa da 16 haftalık doğum izninin acımasızlığı düşünülürse bebeğimi 2-3 aylıkken birakıp, işe gitme fikri bile içimi darlıyor. Ama bu konuda açılan tüm sohbetlerde herkes ama anne olmuş herkes “sakın işi bırakma, mutlaka işe dön” diyor. Resmen baskı haline geldi. Oysa henüz bir karar vermedik ama bu mevzu çokca kafamı karıştırıyor. En son annemin kuzeni şunu dedi “çocuk için neden kariyerinden vazgeçiyorsun ki? Ben 2. Ayda mamaya geçtim (yurtdışı seyahati çok olduğu için) oğlum da maşallah hiç hasta olmaz ( şu an 8 yaşında), domuz giibidir” gerçekten ağzım açık kaldı. Bu hayatta çocuğun için birşeyden vazgeçmeyeceksen, ne için geçeceksin? Ben farklı kafalardayım sanırım ama sizlerin de fikrini almak istiyorum. 

Henüz anne olmadığım için ve doğum sonrası efsaneleşmiş “ilk 3 ay çok zor” sendromunu ancak tahmin edebildiğimden, fikrimin değişeceği belli gibi. Oysa işyerinde de birsürü insanın ağızkokusunu çekiyor; yollarda sefil olmuyor muyuz? Sizi çok motive eden, sürekli dinamik ve heyecanlı bir işiniz yoksa (maddi kısmı konu dışı) onun yerine bebeğinizle olmak daha keyifli olmaz mı? Ayrıca bebeği olan illa evde mi oturur? Parka gider, sahile iner, ağaç dibine tüner; değil mi? Çok mu hayal kuruyorum? Çoğu şeyi yaşayıp, göreceğimin farkındayım. Büyük konuşma üstadı olarak artık ağzımdan çıkandan korkar oldum. Oysa niyetim iyi ise ağzımdan çıkan da iyi değil midir? Herşeye mi nazar değiyor yani? ( İsyannnnnn!!!!) Bakalım siz tecrübeli anneler, babalar neler diyeceksiniz? Yani şansımız yaver gider de, maddi olarak gücümüz olur ve ben işten ayrılırsam, kafayı yiyeceğim kesin bilgi mi? ☺ Bu arada ömrü hayatımda çalışmış, çalışmayı seven ve genelde evde ne yapacağını bilemeyen bir karakterimdir. 


Gelelim gündemimdeki diğer konuya; bu daha zevkli ☺ Bu siteyi tanımama vesile olan Ceren Avusturya’da yaşıyor ve bebek taşıma üzerine eğitim almış. İlk defa onda gördüğüm bizim tabirle “bez ile taşıma” fikri hoşuma gitmişti. Akabinde kızkardeşi, benim iş arkadaşım 3 ay önce doğum yaptı ve o da 15 günlükten itibaren bebeğini Girasol Mei Tai tarzı bağlama şekli ile taşımaya başladı ve ne kadar konforlu ve kolay olduğunu gördük. Emzirirken bile bu şekilde sadece memeyi açma suretiyle emziriyorlar. Kumaşları organik ve çok kullanışlı. Sağolsun Sevgili Ceren Türkiye’ye geldi de bana da dün kısa bir bağlama eğitimi ve değişik taşıma materyallerini tanıttı. Benim şimdilik aklıma yatan Frl. Hübsch tarzı taşıma. Ama eşim de taşıyacağı için onunla ortak kullanımlı birşeye karar vermemiz gerek. Ceren bu ürünleri yurtdışından getiriyor. Değişik renkleri, modelleri var. Bana bir link yolladı. Akşam olsa da eşimle seçim yapsak diye pek heyecanlıyım. Umarım taşımayı da becerebilirim, malum bel fıtığı var. Ceren özellikle bebeğin omurilik gelişimi için doğru taşıma üzerine çok faydalı bilgiler verdi; kesinlikle omuriliğin dik olmaması gerektiğini, ayakların sağ ve solda nasıl bir açı ile durması gerektiğini dünya güzeli oğlu Luis Aren mankenliğinde çalıştık. Bu arada BYBO rozetleri de bu taşıma kumaşlarının üstünde yerini aldı ☺. 

Haftaya görüşmek üzere,

Sevgiler,

Nazlı

11 yorum:

  1. 1- Evet işe dönmelisin
    2- Hayır ilk 3 ay zor filan değil. Neyle karşılaşacağını bilmeyen, okumamış, bebeği işeyen yiyen uyuyan bir şirin yaratık sanan ana babalar için zor.
    4- Hayır kolik denen bir şey yok
    5- hayır sadece anne sütü alan bebeklerin gaz sorunu olmaz
    6- Hayır işe döneceksen 3 gün sonra dönmek zorunda değilsin. Bebeğin 1 yaşına gelince dönebilirsin, anne sütü artık elzem olmaktan çıkar.
    7- Hayır bebeğinle olmak daha keyifli değil eğer işin ve bir geleceğin varsa

    İmza: Doğru bakıcıyı bulamadığı için Kariyerinin en parlak yerinde çok sevdiği işinden istifa etmek zorunda kalan ve 4.5 yıldır bunun bunalımından kurtulamayan anne.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kariyerinin en parlak yerinde işi bıraktığını okumuş ve "vay be ne süper" demiştim :) benim kariyerlik bir durumum yok, hayalim de yok ama söylediklerin gayet açık ve net :) Kulağıma küpe oldular :)

      Sil
  2. Henüz bebeğimizin (olacaksa) ne zaman olacağına bile karar verememiş olmamıza rağmen benimde aklıma takılan bir mevzudur bu bebekli annenin çalışma/çalışmama konusu.. Umarım doğru kararları verebiliriz.

    YanıtlaSil
  3. Vallahi aslında bu soru tamamen senin işini ne kadar hayatının bir parçası olarak gördüğüne bağlı. Ben işimden nefret ediyorum, sadece maddi zorunluluktan ötürü çalışıyorum. Bu yüzden ben bu soruyu "kesinlikle imkanın varsa çocuğuna kendin bak, işe gittiğin zamanlarda da vicdan azabından ölmemiş olursun" diye cevaplardım. Ama  işini kimliğinin bir parçası olarak gören, bundan zevk alan, mutlulukla yapan birisi için, bu işi bırakıp "sadece" bebek bakmak çok can sıkıcı olabilir. Zira her zaman "mutlu anne=mutlu bebek". Yani sorunun cevabı, sen nasıl mutlu olacağını hissediyorsan öyle yapmalısın, bebek açısından her ikisi de olur, çünkü sen mutlu olduğun sürece bunu bebeğine yansıtacağın için o da mutlu olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. formülü çok net koymuşsun :)

      Sil
  4. merhaba nazlı,
    Eğer imkanın varsa 6 ay ücretsiz izin hakkını kullan hem ev hayatını da deneyimlemiş olursun bu sayede. Bence sevmediğin bir işin bile olsa sosyalleşmek ve sosyal hakların devamlılığı için çalışmaya devam etmelisin, mevcut işinde çalışırken şirket yada sektör değiştirebilirsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahucum, benim işimde ben departmanımdaki tek kişiyim; dolayısıyla bana erken doğur da işe dön diyen br yöneticim varken, 6 ay daha iznimi kabul etmezler. belki işi bırakıp, part time organizasyon işleri yapabilirm. bu arada işim organizasyon; konser, festival, kongre, konferans vb. dolayısıyla belki kendi başıma ufak bir işcik kurup, hem ev hem işi bölüştürebilirim.

      Sil
  5. Nazlı iş kanuna göre iş veren anne istediği taktirde ücretsiz izin vermek zorunda diye biliyorum ama eminde değilim :S. Ama home ofice çalışmakta mantıklı gözüküyor.

    YanıtlaSil
  6. İlk iki yıl ücretsiz izin aldım. Yaptığım en doğru şeydi sanırım :) Bebeğimin sakin ve uyumlu olmasını ona bağlıyorum hep.
    İmkanlar elverdiğince bebeğinin yanında kal Nazlıcım. Ama bence işine dön zamanı gelince. Üretmek, çalışmak iyidir ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duygu ben de senin gibi düşünüyorum... Umarıım bunu yapacak şansımız olur.

      Sil
  7. Merhaba,
    Ben 3 aylık bir anneyim.Korktuğunuz o dönemi yeni geçirdim(k)
    Hem de kolikle..ve evet kolik diye bir şey var.
    sebebi midenin gelişmeye çalışması da olabilir ama her bebekte olmuyor gördüğüm kadarıyla.
    Zor zamanlar oluyor ama bence de korkacak boyutta değil.
    Ben de şimdilik ücretsiz izne ayrıldım;ne kadar kullanabileceğimi zaman gösterecek.
    imkan olsa hiç dönmesem,evden bir şeyler üretsem(maddi karşılığı olmak zorunda değil)
    insan nasıl mutluysa en "doğru" o'dur. anne gazetesine katılıyorm..
    sevgiler

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım