3 Temmuz 2014 Perşembe

Melek'in Hamilelik Günlüğü — 9. Hafta

İlk kontrolümüz 

İlk randevuyu almış, 08:30’da hazır bekliyorduk hastanede ☺. Allah’a şükür bir problem görünmüyor. Ultrasonda tek kese göründü. Haftaya yine görünme ihtimali olabilirmiş. Tekrar kontrol edilecek. Belki bir sürpriz olur. Bugün 5 hafta 6 günlükmüş. Yani şu anda 6. Haftamın günlüğünü yazıyorum. Son adet tarihi hesabı transfer tarihinden 2 hafta öncesi olarak alınıyormuş. Benim SAT 20 Aralık 2013'tü, ama 26 Aralık 2013 diye hesaba başlamak gerekiyormuş. Boyu 4mm. Aslında boyuna göre 6 hafta 1 günlük. Ama bu fark blastokist olarak transfer yapıldığı için olabiliyormuş. Kalp atışlarını dinledik ☺ Umarım hep öyle atmaya devam eder. Tek sıkıntım midemdeki gaz... Geçmiyor, bitmiyor... Hep bir gurultu ile dolaşıyorum. Patlamaya hazır bomba gibiyim. Bir şey yiyerek de geçmiyor, yemeyerek de... Alt karında hissettiğim ağrılar ise ayrı bir sorun. Okuduğum kadarıyla rahim genişlemeye çalıştığı için böyle sancılar oluyormuş. Ama neredeyse kanamam başlayacak gibi sancılar giriyor :( Kendimle ilgili başka bir sıkıntım yok. 

6. Haftada başlaması muhtemel mide bulantıları başlamadı. Zaten her hamilelik kişiye özel. Belki biraz da genetik. Şimdilik normal hayata devam ediyoruz. Sadece abur-cubur yemiyoruz. Benim sağlığımdan çok bebeğimin sağlığı için… Tiroid rahatsızlığım için bir uzman doktora danışmamı önerdi doktorum. Zaten bir rahatsızlık olduğu için hamileliğin başında, ortasında ve sonunda görüş almamızın faydalı olacağını söyledi. Bu sabah doktora giderken evdeki tartıda 68 kiloydum. Hastanede 71 çıktım. Arada fark çıkacağını zaten biliyordum. Moralimi bozmuyorum :) Eşimin bana belli etmediği endişeleri yüzünden sürekli kavga eder hale geldik. Ona göre ben hamileliği umursamayan, sorumsuz ve bilinçsiz biriyim. Kendime hiç dikkat etmiyormuşum. Halbuki ben sağlığımın elverdiği ölçüde normal hayatıma devam ediyorum. Mesela eşim araba kullanmaktan hiç hoşlanmaz. İşi gereği hafta içi sürekli araba kullanması gerektiği için çok bunalmış oluyor. Haftasonları arabayı ben kullanırım ve araba kullanmak benim için bir zevktir ☺. Gerçekten çok keyif alırım. Bunu bilmesine rağmen hafta sonu anahtarları elimden alarak “ben çok istiyorum araba kullanmayı” dedi. Bunu beni kandırmak için söylediği belliydi. Araba kullanmanın bana zarar vereceğini düşünüyordu aklı sıra… Çok kötü kavga ettik ve ben direksiyona geçtim. Böylesine bana zevk veren bir olayı neden bu hale getiriyor anlamakta zorlanıyorum. Halbuki nevresim değiştirmek gibi daha çok bedensel aktivite gerektiren bir işte son derece umursamaz davranıyor. Aynı şekilde ben işim gereği bazen mesai saatlerini uzatmak zorunda kalırım, haftasonları çalışmam gerekebiliyor. Belki önümüzdeki haftasonu çalışmam gerekir diye bilgi verdiğimde yine beni umursamaz olmakla suçladı. Daha 6. Haftada, ortada bir risk yoksa neden çalışmayayım? Bunları yaşayan sadece ben değilimdir diye tahmin ediyorum. Ama benim kendimce düşüncem, kavga etmemeye uğraşıp sinirlerimi içime atarak yıpratmaktansa, kendimi üzüp bebeğimi strese sokmaktansa, doğru bildiğimi direkt söylemek ve içimi rahatlatmak. Acaba doğru mu yapıyorum? 

Ayrıca bu kontrolümüzde çok fazla USG kontrolü yapılmasının sakıncaları hakkında konuştuk doktorumuzla. Doktorumuzun fikri bunun bir zararı olmadığı yönünde. Özellikle zararlı bir alet olsa bütün gün ellerinde gezdiği için ilk zararın doktorlarda görüleceğini düşünüyor. Amerika ya da Almanya gibi ülkelerde hamilelik süresince sadece 3 kere ultrason muayenesi yapıldığından bahsettik. Doktorumuzun fikrine göre, orada doktor muayene ücreti ve USG ücreti ayrı ayrı alınıyor. Ayrıca sağlık sigortaları USG ücretlerini hamilelik süresince 3 kere karşılıyor. Bu nedenle aradaki ücreti kimse cebinden karşılamadığı için USG'ye de az bakılıyor. Siz ne dersiniz? 

İkinci Kontrol 

İkinci kontrolümüzü tam 7 hafta 0 günlükken yaptırdık. Doktor probu ilk yerleştirdiğinde 2 karaltı gördüm ve yine bir umut oldu içimde. Ama biraz sonra doktor tek bebek dedi. Demek ben yanlış gördüm dedim. Eşimi çağırdı. Ona da gösterdi. Yine kalp atışını dinletti. Ve sonrasında benim gördüğüm karaltı için kanama olduğunu söyledi. Bu kanama bazen kendiliğinden geçtiği gibi bazen de artabilirmiş. Ultrason cihazı belki iyi olmasa göremeyebilirdik bile dedi. Ancak bir kere gördüğümüz için artık yokmuş gibi davranamayız, dinleneceksin, başka yolu yok dedi. Haftada 2-3 gün işe gidecekmişim, en azından bebeği biraz daha büyütene kadar. Ben sürekli kötü senaryolara kendimi hazırlayan biri olarak sakin davranmaya çalışıyorum. Her şey bizim için… Ama artık acil bir durum var. Muayeneye öğle arasında gitmiştik. Doktor hemen rapor yazarak beni eve yolladı. Sürekli yatacaksın dedi. Her şey önüme gelecekmiş. Ev işlerini dert etmeyeceksin, istediği kadar işler yolunda gitmesin, umursamayacaksın dedi. Söylemesi kolay ama yapması gerçekten zor bir şey benim için… 

Bebeğimiz Allah’a şükür sağlıklı devam ediyor. Boyu 12 mm (7+0), gelişimi 3 gün (7+3) ileride çıktı. Hemen işe döndüm. Raporumu teslim edip, bilgisayarımı toplayıp çıktım. Durumu müdürlerime mail attım. Allah’a şükür son derece anlayışlılar, ne kadar gerekiyorsa yat dinlen dediler. 4 gün boyunca sürekli yattım. Progestreron olarak yaptığım vajinal jel ve 3 günde bir kalçadan yaptırdığım iğneye çok özen göster ve devam et dedi. 5. gün rutin tahlillerimi yaptırmak için devlet hastanesinde bir doktora gittim. Bundan sonra orada da bir doktorun kontrolüne devam etmek istiyorum. O doktorun düşüncesi de aslında yatarak düşüğün kesin engellenemeyeceği. Ama tedbirli olmak için dinlenmem gerekiyor. Rutin olarak istenen hamilelik testlerini gösterdim ve yaptırabilir misiniz diye rica ettim. Bu doktorun tespiti çok yerinde oldu, çünkü istenen tahlillerin çoğu tüp bebek öncesi yaptırdığımız tahlillerdi. Tüm tahlillerimi bir dosyada sakladığım için hemen 1 sene öncesine göz attım ve yaptırdığım tahlilleri buldum. Zaten çoğu antikor-antijen tahlili olduğu için, eğer vücudunuzda varsa vardır. Artık kaybolmaz. 

Benden bir de kan uyuşmazlığı testi istenmişti. Doktor hanım kan grubumu sordu, 0 Rh (+) dedim. Anne pozitif olduğunda kan uyuşmazlığı oluşmazmış. Yani bu tahlil de boş yere yaptırılacak bir şey olacaktı. Böylelikle devlet hastanesine gitmeye karar verdiğim için gerçekten mutlu oldum. Özel hastanelerin büyük ihtimalle doktorlara zorunlu kıldıkları testleri sorgusuz sualsiz, özel sağlık sigortasının avantajını kullanarak yaptırmaya çalışmaları çok manidar. Kaldı ki benim özel sağlık sigortam %100 olarak her şeyi karşılamıyor ve ben hemen laboratuara koşup tahlil yaptırsaydım bunun bedeli ne olacaktı Allah bilir. Üstelik daha önce yaptırdığım testler için… Kadın doğum doktorunun önemsediği bir konu oldu. Günde 4 doz kullandığım östrojen hormonu ile birlikte 10 senedir kullandığım insülin düzenleyici ilacın birlikteliğinin bir sorun oluşturma ihtimali… Bunun için de dahiliye bölümüne randevu almamı istedi. Hemen başka bir devlet hastanesinden randevu aldım. Dahiliyeci beni endokrinologa sevk etti. Aslında işlerinizi devlet hastanesinde halletmek zor gibi görünse de biraz zamanınız varsa yapabilirsiniz. Özellikle tüp bebek gibi mali anlamda yorucu bir sürecin sonunda, benim gibi ayda bir hormon tahlili yaptırmanız gerekiyor ise devlet hastanesini tercih edin derim. Artık devlet hastanesindeki doktorlar da daha ilgili, daha özenli. Endokrinolojinin görüşü; insülin direnci için kullandığım ilacı normalde endokrinologlar pek tavsiye etmez ama tüp bebek tedavisi içerisinde kadın doğum doktorları bunu faydalı bularak devam ettirirler. Şimdi uzun süredir yürütülen bir tedavi olduğu için müdahale etmek istemedi. Ama tahlil sonuçları sanırım daha belirleyici olacak. 

Bu hafta 9 haftayı tamamlayacağız. Bendeki tüm belirtiler kayboldu. Midemde gaz da olmuyor maasallah, kasıklarımda ağrı da… Bir yandan maaşallah derken bir yandan da korkuyorum.

Haftaya görüşmek üzere...

Melek

3 yorum:

  1. Kilomuz ve ilk belirtilerimiz neredeyse aynı, evde 68 doktorda 70 çıkmıştım ben de başlarken, ve hiç bulantım olmadı, azıcık yerleşme ağrısı denen kasık ağrıları dışında. 10-14. haftalar arası biraz iştahsızlık ve yorgunluk yaşadım. Onun dışında hamileliğim sorunsuz geçti. Polikistik over ve insülin direnci tedavisi görmüştüm, ama ben ilacı kesmiştim çünkü kısa süreli tedavi işe yaramıştı bende.
    37. haftam bitiyor ve ben hala eczanemde işimin başındayım =) Evimde çok yorulmadan hala işlerimi yapıyorum, geziyorum, yüzüyorum. ve bu aktiflik beni çok pozitif ve zinde tutuyor. Normal doğum istediğim için de doktorum sen hamilelik boyunca böyle pozitif geçirdiğin için her şey kolay geldi sana diyor. Doğum da rahat geçer sen hazırlamışsın kendini zaten diyor. Bence sizin de çok sıkıntı olmadan geçecek hamileliğiniz. Herhangi bir sağlık problemi düşük riski yoksa kısıtlamayın kendinizi. İnsanlar Allah kurtarsın dedikçe sinir oluyorum, hapiste miyiz yahu? Ben çok mutlu, halinden memnun bir hamilelik geçirdim şükür. Size de aynısını dilerim. Sonunda bebeğinizi kucağınıza sağlıkla alın inşallah =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Sağlıkla bebeğinize kavuşursunuz inşallah, çok az kalmış...
      Dediğiniz gibi ben de rahat bir hamilelik geçiriyorum, inşallah böyle devam eder. Ben de topuklu ayakkabı giyme denilmesinden rahatsız oluyorum. zaten rahatsız olsam giymem, hatta aksine daha rahat ediyorum böyle...
      Normal doğumu ben de çok istiyorum, inşallah son anda doktor kurbanı olmam... Hakkımızda hayırlısı diyelim...
      İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim :)
      Sizin mutlu haberinizi de buradan duymayı çok isterim :)
      Görüşmek üzere,
      Sevgiler...

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım