17 Temmuz 2014 Perşembe

Emel'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 4. Bölüm

Herkese selamlar, 

Geçen hafta kaldığımız yerden devam edelim ve gelelim 3.tedaviye, artık hikayede günü yakalamaya az kaldı bu arada... 

28 Haziran Cumartesi günü OPU daydım yine, aradıysanız ulaşamamışsınızdır :) Bu sefer de geçen tedavideki gibi 6 folikül vardı. Artık üstün deneyimlerimize göre, 2 tanesinin boyutu küçük olduğundan (10mm) işleme alınamayacağını biliyorduk. Bir tanesi ise almış başını gidiyordu (22mm), en büyük ben olacağım arkadaş havalarında diğerlerine fırsat vermiyordu. Çok şükür ki çatlamadı son güne kadar ve onu da kurtardık. Toplanan 4 olgun folikülden 3 ü döllendi ve hooop buzdolabına :) Doktorum tedavilere ilk başladığımız günden beri, tıkanmadığımız sürece ekstra bir tahlil ve tetkik istememiştir. Hatta hastanede pahalı olan kan testlerini Kızılay’ da yaptırıp getirmemizi tavsiye etmiştir. Ancak tedavi süreçlerini takip ettiğim çoğu kişide ilk rahim filmi (hsg) istenirken bende tedavi başlangıcında (belki de bir spontan gebelik olduğundan) buna gerek görmemişti. İlk başarısız deneme sonrası rahim filmi çekmişti. Ki haklı çıkmıştı, tüplerde bir yapışıklık veya tıkanıklık söz konusu değildi. O günün görüşme randevusunda bugünün sorusunu sorup bir sonraki aşamanın historeskopi olduğunu ama şimdilik rahim içinin bu kadar kurcalanmasının faydalı olmayacağını öğrenmiştim. 

Üçüncü tedavinin OPU öncesi son muayenesinde ise doktorumuzdan beklediğimiz tetkiki duyduk. Dosyamı inceledi ve histereskopi istediğini söyledi. İnfertiliteye neden olan kesin teşhis konulmuş olmasa da rahim zarı inceliği şimdilik ilk problemim. Doktorumun düşüncesine göre; doğuştan zaten çok kalın olmayan bir yapıya sahip olan rahim zarım, ilk hamileliğimde yapılan kürtaj sonrasında iyice incelmişti. Onun anlattığına göre çok narin çalışılsa bile, kaldırılan mikron seviyesindeki yapı neticesinde orada bulunan kök hücreler zedelenebiliyormuş. Doğal olarak doğal yapısı bozulup bir daha eski kalınlığına ulaşamayabiliyormuş. Bkz. Şekil A! Öncesinde de kalın olmayan bir rahim zarım olduğunu düşünüyorlar. Bilebilir miyiz? Hayır. Şimdi sakın zannetmeyin ki kürtajı başka bir yerde veya kötü bir hastanede yaptırdım. 

Çalıştığım grubun kendi özel hastanesi var. Türkiye’nin sayılı özel hastaneleri arasında ve bize çalışan indirimi olduğu için tüm hastalıklarımızda burayı tercih ederiz. Hamile olduğumu öğrendiğim zaman yine bu hastane bünyesinde daha önceden de gittiğim kadın doğum uzmanımın kapısını çalmıştım. 3. muayenemde gebeliğin sonlandırılması gerektiğini söyleyince tabii hemen tamam dememiştik. Önce hocası olan yüksek riskli gebelik uzmanı (perinatolog) doktor arkadaşına yönlendirildik. O da aynı şeyi söyledi. Akabinde başka bir doktor gelip yine ultrasonla baktı. Netice değişmedi. Ben ısrarla kendi düşsün, kürtaj olmam desemde (içime doğmuş demek) üçününde ortak görüşü şuydu; eğer beklersek rahim içi kanamam fazlaydı ve rahimi kurtaramayıp ileride çocuğum olmama (!) riski vardı. Üç profesörden daha mı iyi bileceğiz dedik ve yattık o masaya. Bugün gelinen noktada yine aynı hastanede diğer meslektaşının (o da profesör) yapmış olduğu bir operasyon sonucunda böyle olabileceğini öğrendim. Doktorum açıkça ifade etti: “Biz çok hassas çalışsak dahi bazen kaldırdığımız yüzey bir tık fazla olabiliyor. Bazen de bünye böyle tepki veriyor inceltiyor.” Alın size nur topu gibi bir IVF bilinmezi daha...

OPU öncesi son randevuda bunu öğrenmiş olmam moralimi bozdu tabii ancak hastaneden çıktıktan sonra eşimle çeşitli senaryolar yazdık. Eğer kendi seçimimle doğal yolla düşmesini bekleseydim daha iyi olacağının garantisi var mıydı? Yoktu. Başka bir hastane olsaydı sonuç farklı mı olacaktı? Seçimlerimizin getirdiklerini yaşıyoruz, bilemeyiz. Baktık oraya takılmak, geriye sarmak bize iyi gelmiyor, bu tespiti burada bırakalım dedik. Doktor hatası mı, doğuştan imalat hatası mı bilemiyoruz tabii ama böyle de bir problemim var. Nokta. 

Muhtemelen bu hafta regli olup, haftaya historeskopideyim. Yine arasanız ulaşamayacaksınız :) İnternete çok fazla girip canımı sıkmak istemediğim için (kötü yorumlar da olabiliyor) çok araştırmadım ama genel ansiklopedik bilgilere göre bu aynı zamanda bir ameliyatmış. İçeriye girildikten sonra ince bir hassasiyetle rahim yapısı kontrol ediliyormuş ve karşılaşılan bir problem olduğu zaman (miyom, yapışıklık..vs.) anında müdahale şansı varmış. Gel gör ki adı gibi fiyatı da janjanlı... Fiyatı duyunca doktorun ilk seferde neden historeskopi istemediğini anlamış olduk :) 

Allah’ a şükür normal yaşantımızda maddi anlamda sıkıntımız olmayacak iyi işlerde çalışıyoruz. Ama tedavi başladığından beri eve giren maaşların 3 katı kartlardan çıkar oldu. Bir şekilde bugüne kadar düşe kalka geldik. Alışık olduğumuz ve hizmetinden memnun kaldığımız için tüp bebek tedavisinde de bu hastane ilk tercihimizdi ancak fiyatı duyunca acaba yaptırmasak mı demeden edemedim. Tüp bebek tedavilerinde işin duygusal boyutundan çok maddi boyutu da aileleri sarsıyor. Bizim için bu ay kredi kartları eksi bakiyelere düşse, gırtlağa kadar borca girsekte, annem sağolsun hac için biriktirdiği parayla (!) imdadımıza yetişti. Kartları sıfırladık, historeskopi için limit sağladık. Benim gibi devlet hastanesine gidecek esneklikte bir işi olmayan (özel sektör gözün kör olsun!) ve özel merkezlerde bu işlemleri yaptırmak zorunda kalan tüm derttaşlarıma Allah kolaylıklar versin diyorum. 


Ama şimdilik en stresli olacağım gün historeskopi olacağım değil, embriyoların çözdürüleceği gün bence. Bu sefer 5. gün transferi istediği için doktorumuz 2.günde dondurulan kardeş embriyolar 5. güne kadar gelişebilecekler mi? İlk seferde 3.gün transferi sonrasında geriye kalan 2 adet embriyo için 5.günü bekleyelim öyle donduralım demişlerdi ama maalesef bu senaryo gerçeklememişti. Embriyoların 4.gün gelişimleri durmuştu. Biliyorum önce historeskopinin iyi geçmesi için dua etmek gerek. Sonrasında düğün telaşımız var, kuzenim evleniyor onlar mutlu mesut olsun diye dua etmem gerek. Düğünden dolayı (şehirlerarası gidip geleceğiz) bu ay transferi erteleme durumumuz var aynı zamanlara gelmese diye dua etmem gerek. Ondan sonra çözülenler gelişimine devam etsin seviyesine gelebileceğiz inşallah. 

Off yazarken yoruldum. Siz de bana dua edin. Şansım bu sefer beni şaşırtsın ;) Not: Bu kadar yoğun gündemin arasında bir de düğünde ne giyeceğim telaşına düştüm ya ben! Bu ilaçlar +5kilo yaptı eskilerin içine giremiyorum diyeceğim ama bende “pisboğaz”lık yapıp, ilaçları bahane etmiş ve yemiş olabilirim tam emin değilim :) 

Not Not: Ben bu satırları yazarken yan masada yine tam gaz bebek muhabbeti.. Birlerdi iki oldular.. Sabır sabır... 

5. bölümde görüşmek üzere, 

Sevgiler, 

Emel.

9 yorum:

  1. Merhaba Emel,
    Hikayelerimiz bir yönüyle kesişiyor :) Rahim kalınlaşmaması benim de sorunumdu. Doğuştan enzim eksikliği sorunum varmış. Histeroskopi oldum ve ayrıca bir bölümünün doğuştan yapışık-kapalı olduğu ortaya çıktı.
    Histeroskopi sonrası 3-4 ay ilaç tedavisi ile rahim kalınlığını takip ettik. Normalde ayda 1 kutu içilen ilacı ben ayda 2 kutu kullanınca rahmim tepki verdi ve kalınlaşmaya başladı.
    Bunun gibi senin üzerinde de denemeler yapacaklar... Ne kadar zor bir süreç olduğunu yaşamayan birinin anlamasına imkan yok... Doktorları çok fazla suçlayamadım çünkü onlar da az rastlanan vakalar için denemeden her şeye karar veremiyorlar. Sadece sabır...
    Naçizane tavsiyelerim; Sadece umudunu kaybetme, eşinle olan ilişkini zedeleme...
    İnşallah bekleyen embriyolarınız sorunsuz olarak çözülecek ve gelişmeye devam edecek :)
    Bir de bakmışsın benim gibi "hamilelikte 30. hafta" günlüğünü yazıyorsun :))
    İnşallah sağlıkla kavuşalım bebeklerimize...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Melek,
    İçime su serptin. İlk yazımda bahsettiğim saf kız değilim tabii artık çok şükür. Zamanın, zorunlu ertelemelerin, birde şunu deneyelim' lerin hepsini aşama aşama yaşadık/yaşayacağız bilincindeyim. Bende neden deniyoruz yok mu bunun bir standart tedavisi diye çok sorgulamıştım ama demek herkeste deneme yanılmayla oluyormuş.
    Tavsiyelerin için çok teşekkürler. Ama çoğunlukla umut dolu olmakla birlikte bazı zamanlar nefesim ciğerlerime yetmiyor. Ya hiç olmazsa sorusu taaa en altlardan bir yerden hortluyor. Ona da cevaplarım var çok şükür kendimi mutlu edecek ama şimdi yeni yeni anlıyorum ki benim asıl emelim hamilelik büyüsünü de yaşayabilmek. Tekme attı diyorsunuz ya, ben onu hayal bile edemiyorum misal..Çünkü nasıl bir şey olduğunu hiç bilmiyorum..Yazarken insan kendini ağlatır mı? =) Neyse, bebeğini hayal ettiğin gibi ayrıca sağlıklı ve sıhhatle kucağına almanı canı gönülden dilerim arkadaşım. Ne mutlu sana zorlu yolun sonunda ışığına kavuşuyorsun yakında =D
    İnşallah bizim ışıklarımız da bir yerde bizi bekliyorlardır.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Emel, bence bu paylaşımlarınla tüp bebek yaptıracak olanların bu sürecin aslında yeri geldiğinde gülerek, yeri geldiğinde ağlayarak, hem durumun ciddiyetinin gerçekçi bir şekilde farkında olarak hem de maddi boyutlarını da göz önüne alarak yaşanabileceğini bizlere gösteriyorsun. Çok teşekkürler. O bebek muhabetlerini napacağız bilmiyorum ama tek bildiğim şey bir gün gün gelecek biz de o tekmeleri hissedeceğiz! Önümüzde bir sürü örnek var, bir sürü olumlu sonuçlanan hikaye var. Güzel günler göreceğiz hep birlikte!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazım' ın dediği gibi "güzel günler göreceğiz çocuklar, motorları maviliklere süreceğiz" diyorsun :)

      Sil
  4. igein_h_yizevbekhai@admin.in.th: Eger ilgileniyorsaniz, bu e-posta adresinden bizimle irtibata iseniz merhaba sizin tüm kisisel is için kredi ararken, biz,% 3 faiz oraniyla kredi vermek. Belgeniz ok cevap veren herhangi bir gecikme olmaksizin derhal sizden aldigimiz be kez kredi biz bir hafta önce size transfer edilecek. Artik kredi basvurusunda, acil promosyon ok var.

    YanıtlaSil
  5. Emelcim çok yorucu basamaklar bunlar ve ne yazık ki sonunu görmüyorsun hep devam etmen gereken bir basamak var. Umarım yakın zamanda her şey gönlünce olur. Yaşananlar kötü bir anı olarak rafa kaldırılır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Ege.. Sonu olmayan bir merdiven. Simdilik asagi indigimizi saniyoruz ama belki de yukari cikiyoruzdur. Sabir edip gorecegiz.. Sizin hikayenizi de yakindan takipteyim. Bana umutsunuz diger secenegim icin.. Ama henuz basamaklardan yorulmadik bakalim nasil olacak bizim hikayemizin sonu..

      Sil
  6. Merhaba Emel, ben de kızıma tüp ebek tedavisiyle kavuştum..bana da histeroskopi yapılmıştı,polip çıkmıştı ufak bir operasyonla alındı,tedavi de başarılı oldu..umarım senin de öyle olur..malesef o keşkeler acabalar hamilelik sürecimde de bırakmadı brni..en iyisi ileriye bakmak..aldığım her hamilelik haberi gördüğüm her hamile sızlatırdı içimi..bebeğimi emzirirken bile hayal edemezdim kendimi..ancak yaşayan bilir..evet çok zor evet çok yıpratıcı ama inan bebeğini kucağına aldığında hepsini unutacaksın..umarım herşey su gibi gider sen de güzel bebeğine kavuşursun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba Selen,
      Sen yazınca farkettim ki bende hiç öyle bir hayal kurmamışım =) şimdilik eşimin yeğeninin bana "anne" demesiyle avunuyorum. sanırım hayal kurmuyorum ki gerçekleşmezse hayal kırıklıklarım büyük olmasın.. kısmet, umarım bende bir gün senin gibi hissedebilirim. kızını kocaman öpüyorum, sevgiler!

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım