4 Temmuz 2014 Cuma

Emel'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 3. Bölüm

Merhaba BYBO,

Büyük üstad Bülent Ortaçgil'in dediği gibi saatler çalışıyordu izinsiz hep bir sonraya ve biz değirmenlerine karşı bile bile yitik savaşımızı veriyorduk. Şarkının sonu umut verici bitiyor neyse ki: "belki de en güzeli böyle" ... Testin sonucunu öğrenince, olumsuz olma ihtimaline karşılık 10 gündür kendimi hazırlama çabalarım işe yaramış, kötü habere rağmen hiçbir şey hissetmemiştim. “Oh be, bekleme stresinden kurtulduk çok şükür!” ilk sözüm oldu eşime. O ise çok üzüldü, baktım benden bir kıvılcım görse ağlayacak bile, inanmak istemiş demek kendine bile çaktırmadan. Zaten biliyorduk falan filan zırvalamalarıyla laf salatası yapıp kafasını bulandırdım. Dışarı çıkalım dedi, çıktık, gece yarısına kadar gezdik, bedenen kendimizi yorduk eve gelene kadar –ki yastığa başımızı koyunca gözler fal taşı gibi açık tavana dikilmesin diye. 

İlk tedavimiz embriyo oluşmadığı için OPU seviyesinde kalmıştı, yazmıştım. Bu ikinci tedavi sonuna kadar gelebildiğimiz ilk tedaviydi ama onda da olumlu sonuç olmamıştı. Eşime göre ilk tedavi deneme olarak sayılmıyordu. Ama niyeyse parasını ödüyorduk :) Negatif haberinin üçüncü günü bende durum dank etti. Nedense kötü haberi aldığımızda durumu çok güzel kotarabilmiştim ama aradan 72 saat geçince o an öğrenmiş gibi birden sarsıldım. Ne oldu o gün, yine işyerinde biri bir şey mi dedi hatırlamıyorum ama eve gitmek istiyordum. Eve geldim, yemeği hazırlamak gelmedi içimden, hasta gibiydim. Eşim işten geldi, sonrasında bende film koptu. 

Bugün durumu analiz ederken yaptığım tespit şu; sanırım ben 11 yaşındayken babam bu dünyadan göç ettiği için hayatın ilk 11 yılından sonra karşıma çıkan bütün zorluklarında evin reisi rolünü üstlenmişim. Annemin veya kardeşimin kurtarıcısı olmuşum. Hep problemleri çözmüş, altından kalkamadığım hiçbir şey olmamış. Evlenmişim, eşimin ve eşimin ailesinin de bilumum işlerine ben koşmuşum, problemlerini ben çözmüşüm. Şimdi ise kontrolü bende olmayan bir arabaya bindik ve ilk denemede duvara çarptık. Sanırım sonradan dank eden bu nirvanaya varıştı. 

Geldik üçüncü tedaviye... Bu arada 2013 Kasım ayında başladığımız maceramız 7.ayına girmişti. Her tedavi başlangıçlarında ilaçların ve iğnelerin neden olduğunu söyledikleri muhteşem kistlerim olduğu için doğum kontrol haplarımı alıp tıpış tıpış eve döndüm. 21 gün iç, 4 gün bekle, reglinin 2.günü tekrar kontrole git. Allahtan ilaçla sönmeye karar veriyorlardı da işi daha uzatmıyorlardı. Şu herşeyimi planlama manyaklığım yüzünden kendi kendime bu işin bitme süresi olarak gördüğüm 6 ay dolmuştu ve 7. aya girmiştik. Hesaplarıma göre çoktan hamile kalmış olmalıydım, Yonca’ nın, Ceren’ in, Gizem’ in, Büşra’ nın, Yeliz’ in, Nur’un ve Nil’ in bebekleri doğmadan ben de hamile olurdum herhalde?!?!.. İkisi doğurdu, ikisi bu hafta doğuruyor, son iki ise tur bindirdiler bana. Yani en erken hamile kalma tarihimde hamile kalma ihtimalim, onların doğumlarından öncesine yetişemiyor an itibariyle. Düşünün ailenizde ve işyerinizde bu kadar hamileyle ve göbekleriyle burun buruna yaşadığınızı... 

Biri de işyerinde yan masa komşum. Sabahtan akşama kadar bebekle yatıp bebekle kalkıyoruz. Tabii mutludur, dibine kadar yaşasın, anlatsın herkese. Ama ben bu kızcağızımıza ilk hamileliğimi ve kaybımı anlattım, doktora gittiğimi biraz biliyor, geri kalan kısmını aldığım gün içindeki 2 saatlik izinlerimden tahmin ediyor, ayrıca hamileliğinin 8.haftası başlayıp 12. haftasına kadar süren riskli bir durum yaşadı ve ben ona büyük destek oldum. Benim nasıl hissetmiş olacağımı ucundan kenarından bilen birisi olarak bu süreçte benim olduğum ortamlarda biraz daha hassas davranamaz mıydı? Şu an yaklaşık 6 aylık hamile ve yine eski buhranlarıma geri dönüş yapıyorum sayesinde. 3 aylık hamileyken bebek şekeri yapımına başlanır mı arkadaş? Bir de benden başka biri yok mu git ona sor nasıl olmuş o mu bu mu diye! Bir doğursa da bende bir rahatlasam diye gün sayıyorum vallahi. Hep bir densiz çıkar ve “Eee hadi sizde amma tembel çıktınız yahu, sıra sizde, hahahaa” der ya o an yemin ederim büyük küçük demeden ağzının ortasına okkalı bir Osmanlı tokadı çakmanın hayalini kuruyorum. Çok kişiyi böyle sildim defterden. Densizler ve densiz olmayanlar diye ikiye ayrıldı insanlar. Densizlerden mümkün olduğu kadar kaçtım, yeri geldi tuvaletimi tuttum o densiz oradan çıkmadan girmeyeyim diye. 

Çetin şartlarda zor bir cephede savaşıyordum ama git gide bu tedavi ve doktora gitme işlerine de alışmıştım. Yarı densiz sayabileceğimiz bir iş yeri arkadaşımız bir gün beni sotada yakaladı. Dersime hiç çalışmamıştım, gece karanlığında ışık görmüş tavşan gibi kal geldi. İlk hamilelik hikayesinden haberi olduğu için kendinde hak görüp sordu, nasıl gidiyordu, 2 sene olmuştu, merak ediyordu - haklı olarak. Baktım aklıma yalan gelmiyor, “nereye kadar yalan Emel?” gazıyla ilaç kullanıyorum dedim. Doktora gidiyoruz dedim. Rahim zarı inceliği diye bir sıkıntımın olduğunu ve bunun ilaçla düzeltilmeye çalışıldığını anlattım. Aslında kelimesi kelimesine doğruydu hikaye, amh değerimle ilgili ve tüp bebek tedavisiyle ilgili eksik kısımlarını saymazsak... Bir rahatlama geldi bana anlatamam. Demek hikayenin hepsini ve soran herkese anlatabilsem ne kadar hafifleyecektim piuuuu! 


Eşim benim bu hayattaki en büyük şansımdır. Beni bazen ben bile çekemezken, dile kolay 18 senedir idare etmiş. (Maşallah!) Ergenlik bunalımlarımızdan başla, evlilik krizlerine gel.. Annem-teyzem ikizler, baba tarafından dedemin ikizi var-mış, (bu arada anne-babam teyze çocukları olduklarından aslında pek anne tarafı baba tarafı diye bir ayrımımız yok) yine baba tarafından kuzenlerim ve yine onların çocukları olarak 4 adet ikiz var ve bu ikiz bolluğunun yanı sıra evlendik, bende hep bir korku “Ya çocuğumuz olmazsa?” Hayır arkadaş bu kadar korkuyordun madem niye bu kadar erteledin diye kendime sormak istiyorum müsadenizle. -Evet Emelcim cevap lütfen? Yok. Burada işte eşimin yine en büyük şansım olduğunu hep birlikte bir kez daha anlıyoruz kızlar: Evlendiğimiz günden beri adam, “çocuk yapalım” dedi, yok daha zamanı var dedim, ya çocuğumuz olmazsa diye sora sora onun ömür törpüsü oldum, “ben seninle muhakkak çocuğumuz olsun diye evlenmedim ki, olmayabilir” dedi. O kadar negatif düşünce yollayınca evrene o da beni haksız çıkarmamak için ağlarını örmüş sağolsun. En son annemin kuzeninin gelini (!) ikiz doğurdu, yakasına yapıştım annemin “Anneannemler zamanından beri bizim sülale toptan tüp bebek tedavisi görüyor da benden mi saklıyorsunuz ya?” atarımla gülme krizlerine girdik. “Çocuğumuz olmazsa, önce dünya turu yaparız. Mesela Amerika’ ya gideriz, gezebildiğimiz kadar gezeriz, (bkz. İlk bölüm girişi- gezmeyi seviyoruz demişim ve aklımız fikrimiz hala gezmekte) dönüşte de gerekli kurumlara başvurup, istersen koruyucu aile oluruz istersen evlat ediniriz” düşüncesinde bir eşim var çok şükür. Evlat edinme işine yeşil ışığı daha evlenmeden yakmıştık biz. Evlenince ilk çocuktan sonra yardıma muhtaç bir çocuğun hayatına dokunup evlat edinelim diye konuşmuştuk. Allah herşeyin hayırlısını bilir verir zaten ama sen sen ol büyük büyük konuşma arkadaş! Bak bana ibret al. İçimdeki gizli nine yönümü önüme katıp "Hayırlısı neyse o olsun evladım" diyorum kendime. Aferin bana! Benden ufak bir tavsiye, bir şeyi isterken Allah'dan eksik dua etme. Ve en kısa zamanda değil en hayırlı zamanda, sağlıklı ve uzun ömürlü, hayırlı evlat iste. İster doğurduğun, ister büyüttüğün olsun farketmez. Dua, amaca giden, elimdeki tek araç...

4. bölümde görüşmek üzere, 

Sevgiler, 

Emel.

4 yorum:

  1. Sevgili Emel, yazılarını şimdi fark ediyorum, bir süre internetten uzak kalmayı tercih etmiştim, ikinci aşılamadan sonra. Hikayenin detaylarını çok merak ediyordum, çok benzer aşamalardan geçmişsiz, çok benzer deneyimler yaşamışız. Devamını merakla bekliyorum! Çok sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. isyanedencüceciğim :) senin yazıların bana cesaret verdi. yazarsam, paylaşırsam daha iyi hissedeceğimi farkettim. ikimizde sonbaharda görüşürüz demiştik en son, ama bende ek süreçler dahil oldu.. haftaya yazacağım bakalım inşallah iyi olur hersey. sevgiler, öpücükler benden ;)

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Merakla bekliyorum... Paylaşmak kesinlikle çok daha iyi hissettiriyor, bu süreci yaşayanları ancak bu süreci yaşayanlar anlıyor çünkü. Her şey güzel olacak hepimiz için! Yolumuza çok engeller çıktı, çıkıyor, çıkacak, ama bunları aşabilecek güce sahibiz. Çok sevgiler! :))

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım