20 Temmuz 2014 Pazar

Ege’nin Evlat Edinme Hikayesi — 7. Bölüm

Herkese Merhaba,


Uzun zamandır aklımda olan konuyu açıyorum. ¨Koruyucu aile olalım¨.
Yıllardır çocuk hasreti ile kavruluyoruz ve bu ateş giderek bizi yakmakta. Sancılar içinde debelenirken istediğimiz tedaviyi deneyelim zaten olmayacak. Artık kabul edelim ve yolumuzu çizelim. Bir gün hamile kalırsam da hoş gelir ama bunun için daha fazla maddi harcama yapmayalım kendimizi de üzmeyelim diyorum. Yenilenme zamanı. Üzüntü kozasından kurtulup yeniden kanatları takıp uçma zamanı. Tedaviyi reddedip artık kendi içimde hayatımı farklı yönlendirmeye karar verdiğim günlerden hatıra bir dövmem var vücudumda... yeni doğmuş bir kelebek. Rengarenk hareli. 

Uzun gel-gitler den konuşmalardan sonra pazartesi sosyal hizmetlere gitmeye karar veriyoruz. Gidip konuşacağız ve gerekli bilgileri onlardan alacağız. 18.11.2013 Pazartesi öğleden sonra sosyal hizmetlerin kapısındayız. Bir gerginlik tedirginlik ikimizde birbirimize belli etmemeye çalışıyoruz ama anlıyoruz hallerimizden. Görevliden bilgi alıp buluyoruz koruyucu aile birimini. Bizi çok tatlı sosyal hizmetler görevlisi bir hanım karşılıyor. Anlatıyoruz, o sorular soruyor bilgi veriyor, biz sorularımızı soruyoruz. Öğreniyoruz ki koruyucu aile olursak bebeğimiz elimizden alınabilir çünkü bizim velayetimize geçmiyor, prosedürler bizim düşündüğümüzden farklı, ikimizin de kabul edebileceği bir şey değil… Görevli hanım bize ¨Siz evlat edinmeye uygun bir ailesiniz, bence evlat edinme birimi ile de görüşün onlardan da bilgi alın¨ diyor. Peki, diyoruz madem bir adım attık yürümeye devam etmeliyiz. 

Evlat edinme birimine giriyoruz. Bu görüşme epey bir sıkıntılı  geçiyor. Sonrasında şikayetçi olacağımız bir görüşmeye dönüşüyor ama yeniden hatırlamaya gerek yok. Bu karar verme döneminde 3 kere daha kuruma gittik konuştuk, fikirler aldık, bebeğimiz ve bizim için en doğru olan neyse onu yapmak istedik. O kapıdan geçebilmek hayatımda verdiğin en zor kararlardan biri. Bir dönüm noktası. Bizim için evlat edinmeye karar vermek kesinlikle bir pes etme değildi, son seçenek: ee madem bunu yapalım da değildi. Yüreğimizde hissettik ve başvuru yaptığımız andan itibaren her dakikasında mutlu olduk, heyecanlandık, doğum sancılarımızı bekler gibi bekledik. Her düştüğümde yüreğim kanamıyor artık. Ruhum da tazelendi.

Hazırlamamız gereken bir dizi evrak var onları hazırladık, referanslarımızı belirledik, hastaneden raporlarımızı aldık.  Bu süreçte insanın yanında dostlarının olduğunu hissetmesi çok güzel. Bizi hiç tanımayan insanların bile omzuma koyduğu destek eli, bir gülümsemesi anlatılamaz. En sonunda 13.12.2013 tarihinde evlat edinme birimine resmi başvurumuzu yaptık. Kurumun sizden istediği kriterler olduğu gibi sizinde belirleyebildiğiniz kriterler var ancak bizim hiçbir kriterimiz olmadı çünkü kendimde hiçbir zaman bu hakkı görmedim. Biz gerçekten anne baba olmak istediğimiz için ordaydık ve bunca tedavi arasında hamile kalsaydım bir kriter koyamayacakken böyle bir kibri kendime yakıştıramadım. Normalde insanlar hamileliklerini öğrenince gidip bir patik, bir badi falan alırlar. Bizim bebeğimiz için aldığımız ilk şey yoğurt makinesiydi:) Sevgilim sağ olsun. Mutfakta olmayı bu kadar çok seven bir baba adayı olunca (hiç de fena bir durum değil hani)… Dosyamız onaylandı çok şükür, sıramızın gelmesini beklemek dışında bir sıkıntımız yok. Aslında bu hikaye de erken doğum tercih sebebimizdi.

Arkadaş toplantılarında anlatacağım bir doğum hikayem ve aşerme hikayem yok benim. Göğüslerimden sütler de fışkırmıyor yavrumu beslemek için. Benim bebeğimi bekleme sürecim de farklı, her ay gidip ultrasondan görmüyorum ya da karnımda oynadığını tekmeler attığını hissetmiyorum. Ben onu yüreğimde hissediyorum, yüreğimde büyütüyorum. İlk karşılaşmamız da  bir doğumhanede olmayacak, bakıcı annenin kollarında göreceğim ilk kez. Bir telefon bekliyorum yüreğim ağzımda, gelebilirsiniz artık diye. Nefesim kesiliyor.  Eğer yüreğinde o sevgiyi taşıyorsa hiç tanımadığı birini sevebiliyormuş, onun için hayaller kurabiliyormuş, özlemle bekleyebiliyormuş insan.

Bir oğul var adını Deniz koyduğum... Kaderimizin birlikte yazıldığı bir oğul. Odasının duvarlarında martıların uçtuğu... Bir oğul var yüzünü rüyalarımda gördüğüm, yosun kokusunu burnumda hissettiğim. Anneannesinin ördüğü battaniyelerle ısınacak, sevgi arsızı olacak bir oğul.
Bugün sen çok gençsin yavrumHayat ümit neşe doluMutlu günler vaad ediyorSana yıllar ömür boyuNe yalnızlık ne de yalan üzmesin seniDoğarken ağladı insan bu son olsun bu son
Haftaya görüşmek üzere,

Ege 




10 yorum:

  1. kimi karnında, kimi yüreğinde büyütüyor yavrusunu.. merakla beklıyorum birbirinizi ilk gördüğünüz satırları..

    YanıtlaSil
  2. Sırtıma kadar ürperdim. Doğum sancısı bu resmen. (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dogum sancisi nasil bilmem ama inanin o surecten daha zor bu surec. En azindan ben oyle hissediyorum;)

      Sil
  3. Çok şanslı bi çocuk Deniz!
    Heyecanla bekliyorum :*

    YanıtlaSil
  4. Cok etkileyici !!! nasil tatli iki insansiniz siz boyle , sizi yurekten tebrik ediyorum ♡♥♡♥ mukemmel bir anne baba olacaksiniz bir yavrunun hayati sayenizde harika ve sevgi dolu olacak ♡♥♡♥

    YanıtlaSil
  5. ahh Ege sen yazıyorsun, biz iliklerimizde hissediyoruz. Siz iki sevgili ne muhteşem insanlarsınız... Deniz bebeği çok sever, koklarım... Deniz'in şansı, sizin yüreğinizin güzelliği; hepsi bu hikayeye çok yakışmış...

    YanıtlaSil
  6. Bütün tüylerimin ürperdiği bir yazı olmuş yine. Bir evladı gönlünde büyütmek en büyük nimet bana kalırsa. yolunzu da bahtınız da açık olsun...

    YanıtlaSil
  7. Bütün hikayeleri şuanda bir solukta okudum. İşte mutlu son! ve benim de gözlerimden dökülen yaşlar... Ben sizi çok sevdim...

    YanıtlaSil
  8. Ege, tum ruhum, kalbim doldu taştı okurken.., herkes gibi aglayarak.
    Sizi anladıgımı soylememe yoktur, yaşadım/ hissettim hepsini..
    Birlikte cok mutlu olun isterim..

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım