24 Haziran 2014 Salı

Emel'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 1. Bölüm

Merhaba BYBO,

Yarın 6.senemize gireceğimiz evlilik hikayemiz, 18 sene evvel aynı sırada oturup 7/24 kavga ederek başladı. Büyüdük, okullar bitti, evlendik ve gezmeyi hep çok sevdik. Hemen çocuğumuz olmasın evliliğin tadını çıkarıp rahat gezelim dedik. Çocuklara ölüp biten, bebeklere ise bayılan iki insan olsak dahi ilk yılın sonunda “Çocuğumuz olsun mu?” diye soran eşimi de mantıklı (!) cevaplarımla ikna edip yolumuza devam ettik. 

Bir çocuğumuz olacaksa, herşey TAM olduktan sonra olmalıydı. 

  • Kiradan kurtulmalıydık –ki bir evi olsundu.
  • Arabamız olmalıydı –ki konforlu şartlarda yolculuk etmeliydi. 
  • İşyerim şimdi çocuk yapmamı istemiyordu –ki 2009 yılında kriz vardı ve işten çıkarılacaklar listesinin başında hamileler geliyordu. Şefim işten çıkarılmak istemiyorsam hemen çocuk düşünmememizi açıkça beyan etmişti. 

Saymakla bitmez bir sürü nedenim vardı. Aslında ölesiye çocuk isterken tüm bu TAM olma durumları neticesinde, eşim ısrarına devam etse de 3 sene erteledim. Ve işte o sene (2010) herşeyimiz tamdı. “Doktora gidelim artık çocuk istiyoruz diyelim bakalım ne diyecek?” dedik ve randevumuzu aldık. Kaderin cilvesi mi dersiniz, hayat seçimlerden ibarettir ve sen yanlış yolu seçtin mi dersiniz bilmem ama randevuya 4 gün kala eşimin işyerinden minimum 1 yıl sürecek yurtdışı işi teklifi geldi. İspanya teklifi çok cazipti ve çocuk fikri bir müddet daha ertelenebilirdi. Kısmet böyleymiş dedik ve çantasını toplayıp gitti. Evdeki hesap çarşıya uymadı ve o 1 yıl, sonunda oldu 1.5 yıl! Çok zor şartlarda, özlemle ve hasretle geçen, bol bol psikolojik gel-gitleri olan 1.5 yıllık ayrılığımız sonunda evimize döndü. 

Bu arada biz 4 yıllık evliydik. Henüz yoğun olmasa da mahalle baskıları ufaktan başlamıştı. Dönünce hemen çocuğumuz olur sandık. Çünkü Yeşilçam filmleriyle büyüyen bir nesildik biz 80 kuşağı. İlk 6 ay endişelenmedik bile. Derken 7. ayda beklenen çizgiler belli belirsiz gözüktü. O çift çizgi karşımdaydı ve gecenin saat 01.00 iydi. Elimden tuttuğu gibi koşa koşa hastanede aldık soluğu. Tescillensin istedik. Sabaha karşı 3 gibi sonuç çıktı. Maille gelen sonuca bön bön baktığımızı hatırlıyorum. Yine filmlerdeki gibi pozitif veya negatif gibi birşey yazacak sandığım kağıtta “64 küsür” diye bir değer yazıyordu ve bana hiçbir şey ifade etmiyordu. O kadar safmışız ki o zamanlar test merkezinin “şu değerle şu değer arası şu demektir” yazılı açıklamasını dahi okumayarak (heyecandan olabilir) hastaneyi aradık. Doktora sorar mısınız bu ne demek diye... 


Şimdi tüm bu hikayeyi acı bir gülümsemeyle anlatabiliyorum çünkü üstünden iki yıl geçti. Zaman hiçbir şeye çare değil ama bilincin bulanması ve insan yaşamının devamı için kötü anıları paspas altı etmeye bire birmiş öğrendik. 2 hafta süren heyecanımız kalp atışı duymaya gideceğimiz günden bir gün önce acil kanamayla gittiğim muayene masasında bitti. Kese içi kanama+rahim içi kanama ile birlikte hamilelik 7.haftasında bitmişti ve gelecekte çocuk sahibi olmayı istiyorsam bir karar vermem gerekecekti. Kürtaj... Ultrasonda gördüğüm o siyah elips kese, operasyondan sonra elimin üstüne geçmişti. Damarı bulmak için uğraşmışlar ve elimin üstünü morartmışlar. Neticede elimin üstüne bakıp içten içe "neden oraya geçtin?" diye siyah elipsimle kavga ediyordum. Bir tek annemin ve kardeşimin bildiği hamileliğimi o iki hafta boyunca kimselere dememiştim. Kalp atışını duymadan demeyelim diye çok ısrar etmiştim eşime. Ama dayanamayıp kendi anneme söylemiştim. Mutluluk içimde patlamıştı. Yangın oldu, yandı, kül oldu. 

Uzaklaştık buralardan. Gitmek iyi gelmişti, döndüğüm gün anladım ki evimde o mutsuzluk beni bekliyordu. “Neden ben?” sorusunu milyon kez sordum kendime her gün her gece. İstatiklere göre 10 kadından 6 sının arasına girmiştim. Bir yıl boyunca hamilelere tahammülüm yoktu. En yakınımdaki veya en uzağımdaki tüm hamilelerden nefret ettim. Göbek görmek istemiyor, biri hamileyse ve onunla konuşmam gerekiyorsa kesinlikle karnına bakmıyordum. (Bunları şimdi idrak edebiliyorum tabii). İşyerimde, ailemde herkesin aynı anda hamile kalacağı tutmuş, herkes bana kumpas kurmuş, kapana kısılmış gibi hissediyordum. Hamilelerle karşılaşmamak için köşe bucak kaçıyordum. Çünkü çevremde çok az kişinin bu kaybımdan haberi vardı ve insanlar bazen farkında olmadan can acıtacak bir dil kullanabiliyorlardı. Tüm bu hisler aileme yol, su, elektrik olarak döndü tabii... Bu tutarsız hallerimden, sivri dilimden, hırçınlığımdan kat be kat nasiplendiler. Psikoloğa gidiyordum ama o da bana fayda etmiyordu. Kadındı ama o bile beni anlamıyordu! Bıraktım. 

Kürtaj olayından sonraki 8.ay beklenen çizgiler yine görünmeyince, gittiğimiz kadın doğum uzmanının sözünü dinleyip 2013 sonuna kadar bu konuyu rafa kaldırmaya ve kafamıza takmamaya karar verdik. Sonuçta hamile kalabiliyordum. İşte ikinci büyük hatamız. Keşke kafamıza taksaymışızda bizden bazı testler isteyecek bir IVF uzmanına danışsaymışız. 2013 aralık ayına kadar bekledik ve ufukta bize el sallayan randevuyu aldık. IVF sözcüğüyle böylelikle tanışmış olduk. Doktor hemen bazı testleri yaptırmamı ve bir sonraki regl dönemimin 2. veya 3. gününde gelmemi istedi. Testleri yaptırdığımızda bunun kötü bir sonuç olduğunu anlamak için ikinci randevuya gerek kalmadı. “Google” sağolsun gerekli-gereksiz bütün bilgileri gözümüzün önüne serip, Amh testinin sonucunun 0.48 çıkmasına sebebin yumurta kalitesinin düşüklüğü ve rezerv eksikliği olduğunu bize öğretti. Doktor nasıl bir bitmişlikle karşısında oturuyorsak bize bakıp nemli gözlerle (benimle birlikte ağladığı da oldu) hemen tüp bebek tedavisine başlamalıyız dedi. Başlarken son denenecek yönteme mi kaldık şaşkınlığıyla: - Aşılama? diye sorabildim sadece. Benim durumumdaki bir hasta için aşılamanın boşa zaman kaybetmek demek olduğunu, 31 yaşında olduğumu düşünürsek bana tavsiye edebileceği en kısa yoldan tedavi yönteminin de bu olduğunu açıklayınca biraz kafama yattı. O an içimden “Sonuçta tüp bebek en garantisi, 1-2 kez denemeyle bu iş olur kesin hemde “ diye saçma sapan bir düşünce geçtiğini hatırlıyorum. Şimdi gülmelere doyamam o ilk gün masanın önünde oturup saf saf bunları düşünen kızı düşününce... 

İşi tıp doktorlarına bırakmış olmanın verdiği hafiflikle, ama ailelerimizde dahil kimseye demeyeceğiz şartımın getirdiği ağırlıkla hastaneden çıktık. Hastaneden çıkarken aslında yeni bir dünyaya, IVF in meşhur “bilinmeyenleri” ve çetrefilli yollarına giriş yaptığımızın bilincinde tabii ki değildik. 

2.bölümde görüşmek üzere

Sevgiler, 

Emel

22 yorum:

  1. Hoşgeldin Emel,
    Umarım onuncu bölümü yazamadan hamilelik haberini alırız. :))
    Sevgiyle öpüp kucaklıyorum. <3

    YanıtlaSil
  2. Hoşbuldum Derya,
    On bölüm sonra kendime not düştüm bakalım ne aşamada olacağız, başa dönüp buraya yorum yazayım.. =)
    Totemde sınır tanımam ;)
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadi bakalım, bol şanslar canım. :)

      Sil
  3. Hoşgeldin Emel, benzer süreçleri yaşamız akranlarız; ne ihtiyacın olursa buradayız; doktor, ilaç, moral, akıl, fikir, saçmalama :) seve seve yardımcı oluruz... güzel haberlerini almak dileğiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu arada senin ve melek'in günlüğünü yeni okuyorum. en baştan başladım ^_^ iki güne aradaki farkı kapatırım. :D

      Sil
  4. Merhaba, ben de benzer olaylar yaşayıp, ilk denemede tüp bebek ile hamile kaldım. Belki çok kolay olmadı, ama sonuçta oldu :) İnşallah senin de en hayırlı şekilde devam eder tedavin... Sabır çok önemli, eşler birbirini bu süreçte yıpratmamaya çok özen göstermeli... Benden tavsiye ;)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. herkese selam =)

    sizden destek almak için girdim bende bu yola, yazmazsam ya da anlatmazsam yaşadığım bu süreci hazmedemeyecektim. saçmalamak serbestse sevindim :D bu süreci çevremde paylaşabileceğim hiç arkadaşım (hepsi çocuklu/hamile) olmadığı için gizli saklı işler yapmaktan çok yoruldum, en iyisi yaz rahatla dedim kendi kendime. Sağolsun Eren hanımda kırmadı beni =)

    bende ilk denemede olur kafasında gitmişim doktora, anladık sonra anyayı konyayı =D sen şanslıymışsın ne mutlu sana.. tavsiyelerin için çok teşekkür ederim ;)

    sevgiler, öpücükler!

    YanıtlaSil
  6. Merhaba Emel.. aynı isimlerde farklı dünyalarda aynı üzüntüleri yaşamışız. Bende saçma bir bekleme sürecindeyim. Biran önce harekete geçsem iyi olacak;) İnşallah bu yaşananların sonunda kocaman bir mutluluk seni bekliyordur. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. Emel hoş geldin. Yazmak gerçekten çok iyi geliyor özellikle benzer yollardan geçtiysek birbirimizi anlamamız daha kolay oluyor. Sanırım biz yaş grubunda bir sıkıntı var :) 80 ve civarı yılların doğumlarında bir şey olmuş sanırım. Bu süreçte yaşarken o kadar saçmaladım ki şimdi durup kendi yaptıklarıma gülüyorum. Umarım yüreğinden geçenler en kısa sürede gerçekleşir.

    YanıtlaSil
  8. Ne geldiyse hep bu 80 lilerin dönemine denk geldi arkadaş, benimde tezim bu yönde. Leblebi tozlarının içine kesin bir şey katıyorlardı ben size diyeyim =D
    Bizde çift olarak hafif gülme kıvamına geldik yavaştan. 3.tedavi ortalarındayız artık hastane ekibiyle de kanka olduk =D Her gidiş gelişimiz komedi!

    Adaşım Emel, seni "isyan eden cüce" bloğundan takip ediyordum zaten. Tavsiyem bir an önce tezini bitir ve yola çık ;) Şekil A' da görüldüğü üzere yol herkese kısa değil, günler geçiyor. 31 de biter bu iş derken şimdi 32 oldum. Vay başıma gelenler! =)

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de 29'da başladım, 31 oldum, tombalaya devam! :)

      Sil
  9. Yazınızı keyifle okudum. 80 lerle ilgili tespitiniz çok yerinde olmuş :) Ben de 80 doğumluyum, sizlerle adaşım ve tüp bebek tedavisi gördüm. Ben biraz sansliydim ilk denememde dünyalar güzeli bir kızım oldu. Simdi 8 aylik. Umarim en yakin zamanda sizin güzel haberlerinizi de duyariz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emel' leri üçleyince aklımdan "acaba emel' ler de mi bir sorun var?" diye bir anlık bir düşünce geçmedi değil itiraf ediyorum :D İnşallah bu iki emel' in şansıda sizin gibi olur..amin!

      Sil
    2. Inşallah tüm kalbimle diliyorum bunu. Dün ayni şeyi ben de düşünmüştüm ;)

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4. Bütün Emel'ler emellerine ulaşır inşallah! Çok sevgiler! Yorumları ve yazı dizisini görünce yalnız olmadığımı bir kez daha anladım. Bu süreci birlikte alt edeceğiz. İnanıyorum! Çok sevgiler.

      Sil
  10. yazık bana bee :) buraya yorum yazan bütün kızlar anne olmuş :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emeeeel ben de senden haber bekliyordum, merak ediyordum iyi misin?

      Sil
    2. :) iyiyim emelcim teşekkür ederim. haftaya son aşamayı da atlatınca inşallah evlat edinme sırasına girmiş olacağız. bakalım bakalım değişik heyecanlar :D senin yazılarını takip ediyorum hala. bebişi büyüttün sende ;)

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım