20 Mayıs 2014 Salı

Züleyha'nın Bebek Yapım Günlüğü — 1. Bölüm

Merhaba, 

Züleyha ben. 28 yaşımdayım, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji okudum; reklamcı oldum. Kafayı yiyeceğimi sandığım an bıraktım. Birkaç kez dönmek zorunda kaldım ama bu kez Allah, Tanrı, Doğa, Ulu Manitu hangisi derseniz; izin vermedi, birtakım sebeplerle çekildim. Biraz düşününce bu çekilmenin tamamen, farkında olmadan bebeğe hazırlanma odaklı olduğunu fark ettim. Bilinçaltımı seveyim! 


Neredeyse 1 senedir evdeyim. Eylül 2013’den beri de evliyim. Dünyanın en mükemmel adamıyla... Bebek yapmak için dünyanın o muhteşem dengesinin sahibinin, bana gönderebileceği en iyi adamla... Evlenmek, yuva sahibi olmak, birilerine analık etmek beni yaratılışımda var. Cinsiyetimi fark ettiğim andan beri -ki illet bir şekilde hatırlıyorum, sanırım 26.5 yıl önceydi; anne olma isteğinin beni ‘ben yapacağını’ biliyordum. Anne olmanın değil ama, o tutkunun. Belki ömrümün sonuna kadar isteyeceğim ancak eremeyeceğim bir keyif, kim bilir?

 Çocukluğumu değil ancak bazı kısımları çok net hatırlıyorum. Bebeklerle diğer kızların oynadığı gibi oynamadım ben. -mış gibi yapmadım. Onun benim bebeğim değil, evladım olduğuna inandım. Delilik belirtisi miydi acaba? Doğurmak, emzirmek, öğretmek, şefkat, sığınmak… İyi, güzel olan her şeydi anne olmak benim için; ta o zamandan beri. 

Benim annem harikulade bir anneydi, hala da öyle. Onun etkisi olduğuna inanıyorum bunun; bu kadar yoğun, ilk andan beri istememin. Sığınmak. Onun bana değil, benim ona sığınmam. Ruhumun, o kadar sevebileceğim bir şeye ihtiyacı var. Beni iyileştirecek, o kocaman eksiğimi dolduracak, dünyayı keşfetmemi sağlayacak, bencilliğimden sıyıracak, huzur verecek, baktıkça içime baharlar doğduracak bir şeye… Anne olmanın beni birçok dertten kurtaracağına inandım hep. Hiçbir gereksiz endişe beni yoramayacak, insanları bu kadar dert etmeyecek, daha sabırlı olacak, fedakarlık ederken kibrime kapılmayacak ve daha “temiz” bir insan olacağım. Sanki… 

Tüm bunları düşünmek, bir çıkar melesesi midir? Bilmiyorum. Yıllar boyunca evren beni aralıksız olarak çok kötü insanlarla denedi. Neredeyse hep acıyla sınandım. Bitti şükür. Şimdi bu; canım kocam, ben ve toraman kedimizin bulunduğu ufak aileme, o bal lokmasını istiyorum. Zamanı geldi, hatta biraz geciktim bile. 

Bir süredir kendisine hazırlanıyorum. 1 senedir düzenli olarak spor yapıyorum. 3 ay önce tüm sorunlu dişlerimi tedavi ettirdim. Yeni bir ağız yaptırdım denebilir. Çocukluğumdan beri envai çeşit hastalık geçirdiğim ve çıldırmış gibi ilaç kullandığım için ağzımda diş kalmamış. 1 aydır folik asit alıyorum. Kilo vermeye çalışıyorum, iki kiloyla başardım ama hedeflediğim kiloya asla inemeyeceğim sanırım. 

Allah bu hipotiroidin belasını versin. Gerçekten versin. Teşhisimin konulduğu ilk gün, elinde tahlil sonuçlarımı tutan doktordan şunu duydum ilk cümlesinde. “Senin çocuğun olmaz!” Beynim yandı, gerçek anlamda yandı. Kafatasımdan hissediyordum o sıcaklığı. “Efendim?” dedim ama gerisinde söylediği şeyleri hatırlamıyorum. Ablamı gönderip sonra ne ilacı kullanacağımı, nasıl yapacağımı sordurdum. O an dünya durdu benim için çünkü. Ne olmaz, nasıl olmaz, tamam; hemen yarın çocuk yapacak değilim ama nasıl ya? Ne dedi bu adam? Tahlil sonuçları nasılmış, hormonlarım hızlı mı, yavaş mı çalışıyormuş, ameliyat mı lazımmış; eve geldiğimde bunların hiçbirini bilmiyordum. Eve nasıl geldiğimi de bilmiyordum gerçi. Öylece, yüzüme, pat diye… “İlaçla biraz kontrol altına alacak, 3 ay içinde olmazsa ameliyat olman gerekiyormuş. Bu hale gelene kadar neredeydin, bu sonuçlar çok kötü!” dedi ablam. “Çocuğun olmaz” dedi, diyebildim sadece. Onun sessizliği daha da sinirimi bozdu. “Böbreklerini çürütür, dişlerin dökülür, kalp/sinir hastası olursun, cildin hep çatlar, kanar” dese, hepsi aynı anda olacak bile olsa; o yaşattığı şeyin, çeyreğ kadar bile etkileyemezdi beni. 

İlaca başladım, 3 ay sonra da gitmedim. Başka bir doktor, ömür boyu kullan; bir sorun yok dedi. Ama o ilki, benim fitilimi ateşledi. Ben nasıl iflah olacaktım? Takip eden senelerde her yolu denemeye, çaresizlikten her lafa kulak vermeye başladım. O kadar korkuyordum ve tedirgindim ki, mantığım bu saçmalıklara dayanamarak sanırım bir kepenk indirdi. Kendisini uzun bir süre görmedim. Geçen yaz bir beyinsizin aklına uyup ekstra bir beyinsizlik yaparak, aldığım ilacı kestim. Başka bir yöntem önermişti çünkü. Yöntemini yırttığım! Bir ay sonra ayakta duramayacak hale gelince, en yakındaki özel hastaneye koşup bir tahlil daha yaptırdım. Durumu anlattım doktora. Gebelik düşündüğümü, ondan evvel falan yalan şeklinde olursa bu illetten toptan kurtulacağımı söylediklerine inandığımı, aptallık edip ilacı kestiğimi söyledim boynum bükük. “Çocuğun geri zekalı mı olsun istiyorsun?” dedi. Hep beni mi buluyorlar anlamıyorum ki. Arkadaş bunu usul, sakin, daha biçimli bir şekilde söylemenin yolu yok mu? “Gebelikte dozunu artırman bile gerekecek ki, zeka engelli olmasın.” Bu daha iyi. Cayır cayır yanan içime sıcak ama yine de bir damla su.

Bu vesileyle bebek yapım günlüğüme başladım. Gelecek hafta görüşmek üzere...

Züleyha

12 yorum:

  1. Hoşgeldin Züleyha;

    İnşallah dilediğin zamanda sağlıklı bir şekilde minik misafirinize merhaba dersiniz.

    YanıtlaSil
  2. Hoşgeldin 😊 Rahatla lütfen. Yoksa ben gibi sağlam troidleri bozarsin stresten

    YanıtlaSil
  3. hosgeldin Zuleyha, cok guzel haberlerini alalim 4-5 bolume kadar insallah <3

    YanıtlaSil
  4. Hoş geldin Züleyha... Bende de vardı tiroid sorunları, hatta ilk düşüğümü buna bağlamışlardı. Sonra ilaçlarımı düzenli kullandım ve voila! Beklemediğim bir anda hamile kaldım. Şu an kızım dört aylık. İnşallah o tatlı bebek, o minik insan yakında aranıza katılır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. O dört aylık lokumu da yiyim!

      Sil
  5. Züleyha bende hipertroidi olduğumu hatta o an bir troit krizi geçirdiğimi öğrendim doktordan senden farklı olarak doktorum dünyanın en tatlı adamıydı ertesi gün yanına tekrar gittiğimde bütün gece benim anne olup olamayacağımı araştırdığını öğrendim üstelik bir önceki gün böyle bir şeyin bahsi bile geçmemişti. Gözlerim doldu o an hiç tanımadığım biri benim için saatlerini harcayıp araştırma yapmıştı. Hastalığımı öğrenmeden önce bu hiperrtroididen dolayı bir bebek kaybettim. Sonrasında hamileydim ama teşhisimin tam konulabilmesi için yapılan tetkikler için kullanılan ilaçlar yüzünden bir doktor bebeğimin derhal alınması gerektiğini söylemişti üsteliko tetkiklerin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen ben kürtaj olmak için hastaneye gittim yine bir muhteşem doktor ultrason takibim sırasında gülümsedi ne oldu dedim bu çok hareketli bir hamsi annesi bırak kürtajı doğru endokrin doktoruna git ne olur dedi. Onu dinledim doktora gittim bana ilk söylediği şey şu oldu doktorun "delimisin bu hastalıkta insanlar çocuk sahibi olabilmek için neler yapıyor sen kürtaj diyorsun" hiç bir şey olmayacak korkma dedi ve ben bebeğimi sağlıklıca kucağıma aldım çok şükür. Umudunu yitirme lütfen senin için dileyebileceğim tek şey iyi bir doktorla karşılaşman iyi bir doktordan kastım ünvanı değil insanlığı ve duyguları yerinde olan bir hekim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle, çok haklısın! Çok teşekkür ederim. <3 �

      Sil
  6. Aha da benim fırlama kızım günlüğe başlamış! Züleyha sana dua, evrenden sevgi, totem, iyilik güzellik, 3kulvallah1elham1ayetel, bolluk bereket, şifa artık sen adına ne dersen, ben elime gönlüme ne geldiyse sana gönderiyorum. Çok güzel bir şarkıda da dediği gibi 'kader sizden yana dursun' :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aay Aslıhanlıbal! Çok teşekkür ederim. Hepsi geldi sıcak sıcak, mis gibi! :*

      Sil
  7. Yapim gunluklerimize ayni basliyoruz, belki baska sartlarda...Guzel olsun her sey, saglik+sans Zuleyha <3

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım