10 Nisan 2014 Perşembe

Tuna'nın Tüp Bebek Yapım Günlüğü – Bölüm 15

Merhaba BYBO sakinleri, 

Geçen yazımdan bu yana umarım herkes iyidir. İyi olmak kolay değil bugünlerde biliyorum. Özellikle benim gibi ''bizim dışımızda'' olanlardan da bu kadar etkileniyorsanız hayata aynı umutla devam etmek çok zor oluyor. Kötü haberlere karşı gelişmiş bir koruma kalkanına ihtiyacım oluyor çoğu zaman. Direncim düşüyor, her kötü şeyden korkup çok üzülüyorum. Ama bu defa bunları paylaşmak yerine 2. tüp bebek tedavim ilgili gelişmelerden bahsedeceğim. 

Gönlümüzden geçen malum. Ben sağlıklı bir gebelikle yine sağlıkla ve mutlulukla bebeğine kavuşmak isteyen anne olmak isteyen bir kadınım. Bu yolda yalnız olmadığımı da biliyorum. Ne çok kalp bu hasretle bu umutla atıyor, farkındayım. Dilerim hepimiz için bu istek çok yakında gerçek olur. Geçen adet dönemiyle birlikte gittiğimiz doktor kontrolünde 3 hafta doğum kontrol hapı kullanmam istenmişti. Kullandım bitti. Çok şükür atlamadan şaşırmadan sonunu gördük. 4 gün sonra olan doktor kontrolünde ise beklediğimiz işareti aldık. Yani dondurulmuş embriyolar için olan tedaviye başladık. Reçetemde günde 3 kez almam gereken hormon hapı, önlem olarak kısa süreli antibiyotik (bitti), 36 saatte bir almam gereken kan sulandırıcı bir hap daha ve tabiki yine folik asit var. 

Bunun dışında hipotiroid için olan düşük doz ilaç tedavisine aynen devam ediyorum. Bu kadar ilaç kullandığım için elbette mutlu değilim. Hormon hapı bünyemi altüst ediyor. İlk tüp bebek tedavisindeki iğneler bile sanki bu denli etkilememişti. Ya da insan canlısı başına gelen en son şeyi hep en zoru zannediyor. İlk günkü baş ağrısı çok uzun sürmedi ama sonraki günlerde zihnimi bedenimi kaplayan iç sıkıntısını, mutsuzluk hissini tarif etmem zor olur. Şikayet ettiğimi sanmayın demek isterdim ama o da yalan olur, ediyorum işte. İlaçları atlamadan kullanayım diye buzdolabının kapağında duran kağıda her gün içtiklerimi not alıyorum. Kahvaltıdan sonra eşime de 1-2 hap vermeyi deniyorum ama şimdiye dek boş bulunup yutmadı. Halbuki neler yaşadığımı daha iyi anlayabilirdi! Sonuçta bu birtakım işi olmayacak mıydı? Görev dağılımında bir hata olmuş sanki. Neyse, Sonunun inşallah hayırlı ve iyi haberlerle olacağını umarak içimi iyi tutmaya, dayanmaya çalışıyorum. 

Gelecek hafta tekrar doktor kontrolüm var. Eğer her şey iyi giderse transfer günü belirlenebilir. Eğer minikler buz uykularından güzel uyanırlarsa transfer günü 2 hafta sonra olabilir. Eğer'ler, ihtimaller çok! Her zamanki gibi yani. Psikolojik sınırın bir o tarafındayım bir bu tarafında. Zor işler bunlar, yani zor işlermiş. Allah benim ve bu yolda giden herkesin yardımcısı olsun. Bu süreçte akışına bırakabilmek ve olumlu olmak, sakin ve sabırlı kalmak en büyük arzum. 

İşin bu kısmında (ki benim için en zor kısmı) yoganın bana yardımcı olacağını umuyorum. Şimdiden 5 derse girdim. Haftada 2 devam etmeye çalışıyorum. Eğitmenlerin söylediği gibi ilk derslerde konsantrasyonu sağlamak zor oluyor. Meditasyon kısmında günlük sorunları zihnimde sıralayıp duruyorum. İlaçları unutma, akşama şunu pişir markete uğra vs vs. Zihnin bu konsantrasyonu zamanla kazanacağını söylüyorlar. Ben de öyle umuyorum. Bedensel hareketlerin bazıları elbette zorluyor. Ama o ilk derslerdeki eklem-kas ağrılarım azaldı. İleride acayip esnek bir şey olmaktan korkuyorum :) En zoru nefes alıp vermek! Oksijen israfı dedim ilk dersin sonunda. Bir derste aldığım nefesle 1 hafta oksijensiz devam edebilirim, yani o derece! Allah'ım sen benim zihnime selamet ver ne olur. Ne çok alışmışım nefesimi tutmaya, hangi çakralarım kilitli kaldı kimbilir. Şimdi acımıyorum ama bol bol burundan nefes alıp veriyorum. Eğitmenin sustuğu yerlerde içimden ben devam ediyorum olumlama'lara... Bedenim sağlıklı, ben iyiyim, daha sakinim, her şey daha güzel olacak.. veee nefes ver, tüm öfke stres ve kızgınlıkların gitsin... 

Bazen derslerin sonunda çok kısa süreliğine de olsa kendimden beklemediğim derece sakinleştiğimi hissediyorum. O zaman deniz kıyısında eşim ben ve bebeğimiz çok mutlu, suda oynuyor oluyoruz. Güneş batıyor, su ılık ve herkes yarı çıplak :) Gülümsüyorum. Ben bunu düşünmeyi seçiyorum, bunu seviyorum. Yoga daha önceki senelerde sadece 1-2 başlangıç DVD siyle ve çok az denediğim bir şeydi. Şimdi özenle öğrenmeye çalışıyorum, keşke daha erken başlasaydım. Zihnen ve bedenen bana getireceği her iyiliği hissetmeye hazırım. Transfer gününe dek de devam etmeyi planlıyorum. Sonrasını sonra göreceğiz. 

Yeni haftayla yeni ve güzel haberler gelsin hepimize. 

Sevgiler,

Tuna

1 yorum:

  1. Asa kredi kredisi sirketi, kisisel isyerinizi baslatmaniz için gereken her
    miktari ödünç vermeye hazirdir. Biz% 2 faiz oraniyla kredi veriyoruz, bu
    yüzden için basvurun.
    Tarimsal çiftçilik kredisi. Krediye ihtiyaciniz varsa bizimle iletisime geçin.
    E-posta: asaloaninstituteplc@gmail.com, ayrica bu adresle de iletisime geçebilirsiniz
    E-posta: asaloaninstituteplc@yahoo.com

    Asa loan lending company are ready to loan you any amount you need to start
    up your personal business. we give out loan at 2% interest rate, so Kindly apply for
    agricultural farming loan. if you need loan contact our
    email:asaloaninstituteplc@gmail.com, you can also contact this
    email:asaloaninstituteplc@yahoo.com

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım