29 Nisan 2014 Salı

Naz Kız'ın Hamilelik Günlüğü — 18. Hafta

30 Hafta Görünümlü, 18. Haftadan Merhaba,

Evet zaman hızla geçerken, artık büyümeye başlamanın garip hazzı içindeyim. Sabahları güzel de akşama doğru inanılmaz bir ödem, şişlik, gaz üçlüsü ile inanılmaz bir hal alıyorum; gören az sonra doğuma gireceğimi sanabilir. Okuduğum kaynaklara göre hepsi doğal, normal… O yüzden endişe yok. Hem çok hareketliyim, her akşam, yürümesem de, gün içindeki hareketlerim yeter gibi geliyor, hem haftada bir de olsa yüzüyorum. Buna rağmen ayak bileklerim, ayaklarım, el parmaklarım hafiften şişmeye başladı. Işyerimde masamın altında hep bir yükselti var, ayakları yüksekte tutmaya özen gösteriyorum. Çok şükür su içmeyi arttırdım; zaten artmadığı noktada hemen başım ağrıyor. Su acayip bir nimet… 

Beslenme konusunda sadece balıkta sınıfta kalıyorum, haftada 1 kesin de, devamı gelmiyor, gelemiyor. Sevmiyorum ya, hep bahane… Ama çok şükür iyiyiz, 4’lü testimiz de iyi çıkmış; geriye sadece detaylı ultrason kaldı; karaciğer enzimlerim biraz yüksekti; doktorum takip ediyordu, o da normal seyrine dönmüş; şimdilik başka ilaç almadan devam… geçen hafta sağlık ocağından aradılar, bağlı olduğum aile hekimimi seviyorum; titiz bir kadın; bir de bir ebe ile tanıştım orada; malum bakanlık kararı ile takipteyiz. Şahsen beni taciz etmediklerinden rahatsız bir durum hissetmiyorum. Ebe tetanoz aşı zamanımın geldiğini 5 doz alırsam, bakanlığın ifadesine göre ömür boyu bağışıklık kazanıyormuşum, 2 doz alırsam 2 yıl bağışıklık kazanırmışım. Hemen kendi kadın doğum doktorumu arayıp, sordum; “2 doz olabilirsin” dedi, ben de oldum.  Daha önce hiç olmamıştım galiba ya da belki ilkokulda. Hiç grip aşısı da olmadım, genelde çok grip de olmam ama 1 ayı bulan bir boğaz kulak kaşıntısı, ağrısı arası bir halim var; kendimi kivi, portakal ve zencefile adamış durumdayım. Sanki o sayede paçayı yırtıyor gibiyim.

Duygusal anlamda ise daha dengeli olduğumu düşünüyorum; genelde enerjimi yüksek tutuyorum ama duygusallığım had safhada; herşeye ama herşeye ağlıyorum ve öfkem pek azalmadı; bu acaba gerçek benliğim mi yoksa geçecek mi? Çünkü sevmiyorum böyle olmayı, bebeğim artık herşeyi hissediyorsa bunları da hissediyordur; o zaman da başlıyorum “kötü anne” olacağım söylemlerine… Bir de biz de öyle ekstra bi ilgi, sevgi hali de olmadı. Yani eşim gayet normal; eskiden nasılsa hala öyle… Açıkcası bu hal toplumsal baskıya bakınca biraz üzüyor; herkesin eşi meleğe bağlıyormuş; bizim ki aynı modunda. Ama kendi içime dönüp, baktığımda bu “gerçeklikten” memnunum; öbür türlüsü geçici bir duygu ve davranış biçimi olabilir ve beni ondan mahrum bıraktığı an ilgi delisi olabilirim. Hep olduğu gibi olmak sağlıklı gibi geliyor; ben de pek ona muhtaçmış gibi yapmadığımdan, totoma motor takılmış gibi, herşeyi kendi yapma gayretindeyim; neyi ispat edeceksem! Ama karnımdaki bebişi pek sevmiyor; o konuda az dertli olabilirm. Annesi sürekli ona “bebeğinle konuş, karının ayaklarını ov, sırtına masaj yap” diyor ama onu daha oturtamadık. Açıkcası ben de pek konuşmuyorum oğluşla; belki hala adı olmadığı içindir ama eşimin biraz daha sevmesini isterim sanırım.

İsim konusu tam bir komediye döndü; hani BYBO grupta bebeğine isim soranlar oluyor ya, açıkcası bu bana garip gelirdi; bir öneri için kişiyi tanımam gerek gibi gelirdi; şimdi taksi soföründen, yemek yediğimiz restoran şefine kadar herkese isim soruyoruz J aslında kendi ismini soruyoruz; ilgimizi çekerse “hımm” refleksi veriyor, çekmezse adama çaktırmadan, kaş göz hareketleri ile “yok yok diyoruz.” Benim bir önerim var o da ATEŞ. Ama kim duysa buna karşı, çok güçlü bir isimmiş. Eşimin de hoşuna gidiyor ama gücü korkutuyor. Onun önerileri çok komik ve tatlı; Sancak, Kuzgun, Lodos (yelken yaptığı belli değil mi), Demir, Kuzey diye gidiyor. Ben hepsini veto ettim; sonra ben Mete dedim; çok klasik geldi. Kızımız olsa belliydi; Nisan (Nisan ayında tanışıp, aşktan göklerde dolaştığımız için) Şimdi isimsiz kaldık; hiçbir isimde ılımlı bile kalamadık. Ama etraf Kuzey ve Demir konusunda onaylayıcı; ben ise kararsızım. Demir soğuk geliyor; Kuzey de hep Kıvanç Tatlıtuğ anımsatıyor. Bir de Kuzey soğuk olur, ben soğuk hiç sevmem; ne bileyim; belki Ateş’e fazla takıldım diye hiçbirini beğenmiyorum. İşte şimdilik isimsiz oğluşla diyalog da böyle bir varla yok arası, belki hareketlerini hissedince farklı olur. Hareket demişken en heyecanlandığım konu bu; mesela bana ara sıra birşeyler oluyor, bağırsak hareketi gibi; acaba bu kendisi mi, bağırsaklarım mı nasıl ayırd edeceğim? Çok heyecanlıyım, o anı yaşamak için sabırsızlanıyorum (şu an bu cümleyi yazarken, sağdan 2 atak geldi ama işte acaba o mu, bağırsaklar mı?)

Bebek ihtiyaç listesi, alacalar ve önceki telaşımdan eser kalmadı; tamamen bırakmış durumdayım ve çok mutluyum. Ara sıra gaza gelip, ev bakıyoruz; sonra sakinleşiyoruz. Ama tüm bu hareketler, ne olacağı belli olmayan haller genelde beni çok gergin yaparken; şu aralar çok heyecanlandırıyor; sanırım eşimle bir çabaya girmiş olmak ilgimi çekti; çok şükür aşkımızdan, huzurumuzdan kaybetmeden; inişli, çıkışlı da olsa keyifli günler geçiriyoruz. Mesela onun işleri çok muallak ama bu bile beni germiyor; su illa yolunu buluyor değil mi? eminim bulacaktır. İçimdeki bahar kelebekleri böyle hissettiyor. Şimdi aynı heyecanla hareketlerini hissetmeyi bekliyorum; belki babamız da o zaman daha çok sever göbişi :)


Nazlı

5 yorum:

  1. Benim de göbeğim bu hafta dışarı attı kendini :) bakalım ne kadar büyüyecek? :))
    Sağlıcakla kal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya akşam evde 4-5 katı oluyor, hiç abartmıyorum, şok olursun... Umarım herşey yolundadır... sen de yazsana ben okuyayım :)

      Sil
  2. Benim de öyle çok siserdi, daha 4 aylıkken 6 aylık gibi dolanırdım ortada. İsimler çok güzel ama yegenimin adı olduğu ve diğer isimlere nazaran daha az rastlandığı için Ateş favorim :) Güçlü olsun nolcakki? Bebek alışveriş listene kundak ilave etmeni öneririm. Ayrıca ihtiyacın olursa blogumda benim listem var, istersen bakabilirsin. Sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahhh Ateş di mi? nasıl istiyorum bir bilsen... ama eşimin hassasiyeti benim inadımdan daha önemli; beni hiç üzmez; bu konuda tereddütlü ise bir bildiği vardır diye ısrar edemiyorum ama sanki ben ona içimden hep Ateş dermişim gibi geliyor :)
      listene bakacağım, çok teşekkür ederim

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım