13 Nisan 2014 Pazar

Melek'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 9. Bölüm

Merhaba sevgili BYBO,

Tüp bebek tedavisinde 1 “level” atlayarak donmuş embriyo transferine başlamıştım. İlaçlarımı düzenli olarak kullandım. Başta yanlış olsa da sonradan doğru dozda iğneleri de yaptım. Ve donmuş embriyo transferi prosedürü gereği 14. gün sabahı USG için sabah hastaneye gittim. Hastaneye giderken baştan beri kaç kere hastaneye gittiğimi hesapladım, bu 16. kontrol olmuş. Kontrol için hazırlanırken benden çok etrafımdaki hemşireler heyecanlıydı. Transfer yapılacak inşallah diyorlardı. Ben rahim kalınlığı uygunsa cevabını verdim. Negatif düşünmememi söylediler. Ben kendimi ümitlendirmek istemiyorum dedim. Hoca geldi, baktı ve sonuç 4,3 mm. 15 gün önce 4,1 mm idi. 15 gün östrojen hormonu kullandım hatta neredeyse hormonu günde 3 defa “yedim” ve sonuç sıfır. Ben biliyordum dedim. Hoca neye dayanarak bildiğimi sordu, hissettim dedim. 
Normal hastalara uygulanan prosedür gereği bana da aynı doz ilaç vermişlerdi. Ben normal olmadığıma göre bu ilaçlar bende beklenen etkiyi yaratmayacaktı diye düşünmüştüm. Hormon iğneleri ile tedaviye başladığımızda rahim kalınlığı artmamıştı. Bu durum enzim eksikliğine bağlanmıştı. Bu sefer hormonu direkt olarak ağızdan aldım ama yine kalınlık artmadı. 3 gün için ilaç dozajını arttırdık. Günde 4 hap içmeye başladım, bir gelişme olursa devam edeceğiz, eğer hala yanıt alınmıyorsa tedaviyi durduracağız ve detaylı inceleme için histereskopi yapılacak dediler. Tıp yine benim hakkımda çaresiz kalacak mı acaba diye düşünmeye başladım :)) Sonraki 3 gün günde 4 hap kullanmıştım. 16 temmuz sabahı tekrar kontrole gittim. Endometrium 6,9mm kalınlığa ulaşmıştı. Ancak doktorun şüphelendiği bir "perde" görünüyordu. Endometrium kalınlığı transfer için beklenen en alt sınır değerdeymiş. Histeroskopi çekmeden transfer yapmak embriyoları ziyan etmek olur dediler. İçeride ne olduğuna bir bakıp, belki başka yapısal bir sorun ile karşılaşırsak önce onu çözüp, tekrar ilaca devam edeceğiz diye tahmin ediyorum dedi Hoca. O gün ilaçları kestim. Bir kaç gün içerisinde kanamamın başlayacağını söylediler. Ondan sonra bir kontrol daha yapıp uygun olan günde histeroskopiyi yapabileceğiz. Yine ister Murphy deyin, ister kısmet… 

Bu kontrol sabahı tedaviye devam etmeyeceğimi bildiğimden, önceden planlanmış iş seyahatimi ertelememiştim. Sabah evden çıkarken valizim yanımdaydı. Akşam uçağı ile son derece sıcak bir ülkeye gidiyordum. Bir-iki güne kadar kanamanız başlar dediklerinde valizimi beyaz elbise, beyaz pantolon gibi tehlikeli giyeceklerle çoktan doldurmuştum ☹ Dünyanın bir ucunda bir de başıma bu gelecekse, kaderdir, başa gelen çekilir deyip devam edecektim… Hatta yanımda yeterli miktarda ped olmadığı için almaya çıkacaktım ki hamile bir arkadaşım daha uzun süre ihtiyacı olmayacağı için şirketteki tüm stoklarını bana verdi ☺.  Histereskopi hakkında çok ciddi rakamlar okumuştum internette. Belki birkaç ay ara verip tekrar gelebilirim diye düşündüm. Ama doktorum hemen bu ay yapalım dedi. Zaten transfer histeroskopiden en az 1 ay sonra yapılabiliyormuş. Neyse ki operasyonun ücreti tüp bebek hastası olduğum için indirimliymiş. Normal ücretin %30'una denk gelen bir rakam söylediler. Özel sağlık sigortası ile gitsem daha fazla ödeyeceğim için böylesinin daha iyi olduğuna karar verdik. 

Ama gel gör ki, ben iş seyahatine gittim, geldim, 8 gün geçti ve kanama başlamadı. Hasta koordinatörü 7 ila 10 gün arasında başlayabileceğini, benim gibi ince endometriumu olan hastalarda sürenin uzayabileceğini belirtti. Ben de 10. günü bekledim. Ertesi gün Hoca tatile çıkıyordu. Onunla bir kez daha durum değerlendirmesi yapmak istedim. Bu kontrolde Hoca da benim tıp fakültelerinde araştırılması gereken bir vaka olduğuma kanaat getirdi. Son karar; bayram sonrası histereskopi yapıp bakacağız. Durmak yok, yola devam. 

Ramazan bayramında 3 gün herşeyden uzaklaşmak istedik eşimle. Tatildeyken aradılar ve planlanan tarihten 1 gün önceye çekmek istediler ameliyatı. Biz de tamam dedik. Operasyon saat 15:00'de yapılacağı için sabah 08:00'de kahvaltı ettim ve başka bir şey yemedim. Öğlen 12:00 gibi hastaneye yatış yaptım. Yine hazırlık başladı. Yine sol elimde damar yolu açılamadı ve sağ kola geçildi. Sanırım bu konuda uyarı yapmam bir işe yaramıyor. Ne yapalım... Damarı her seferinde bir kere patlatmadan rahat edemiyor bu hemşireler... Saat 15:00'e doğru beni ameliyathaneye indirdiler. Daha kapısından girerken hemşire damar yolundan bir sıvı enjekte etti ve 5 saniye sonra uyumuşum. Uyandığımda saat 16:15'ti. Beni derlenme dedikleri bir bölümde tutuyorlardı. Hemşire ziline basıp uyandığımı söyledim. Gerçi hayal meyal 1-2 görüntü ve ses hatırlıyordum bu geçen sürede ama yine de belirsiz bir süre olunca çok garip hissediyor insan... Odaya çıkardıklarında saat 16:30'du. Eşim de beni merak edip aşağı inmiş. O da merakla geldi biraz sonra. Bir süre daha dinlendim. Giyinip hazırlandım. 

Doktorlarım gelip açıklama yaptılar. Rahim içinde bir perde varmış. Hoca bunu kesmiş. Bu durum menstruasyon azlığının ve olmamasının bir nedeniymiş. Ayrıca gebelik olsa dahi düşüklere sebep olabilirmiş. Böylece transfer sonrası başarı şansımızı arttırmış olacağız dediler. İzlememiz için operasyonun CD'sini de verdiler. Gerçekten bir makas ile bir bölümü kesmişler. İnternetten okuduğuma göre bu perde doğuştan olan bir şeymiş. Bazı kişilerde tüm rahim boyunca bile ilerlemiş olabiliyormuş. Bendeki perde sadece üst bölümdeydi. Yani üstten rahim alanını daraltıyordu. Ameliyat sonrası kanamam bile olmadı, sanırım bu da ameliyatın başarılı geçtiğini belirten bir işaret. Benim kafamdaki plan transfer için ekim ayını beklemek, belki de Kasım'ı... Ama Hoca'nın ne diyeceği ve nasıl bir tedavi planlayacağı önemli olan.

Gelecek yazıda görüsmek üzere...

Melek

1 yorum:

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım