21 Nisan 2014 Pazartesi

Melek'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 10. Bölüm

Merhaba BYBO,

Gecen yazimda bahsettigim Histereskopi’den 1 hafta sonra kontrole gittim. Bir sorun görünmüyor dedi Hoca. Tekrar ilaca başlayalım dedi. Ben de, bu süreç beni biraz yıprattı, biraz ara vermek istiyorum dedim. Tabii haklısın dedi. Zaten histereskopiden sonra 1 ay ara verilmesi gerekiyordu. Bu sürede ilacı kullanacaktım. Ben bu süreyi biraz uzatıp 2 belki de 3 ay yapacağım. Bu arada kullanacağım ilacım belli olmuş oldu, bu ilaçla devam edeceğim. Biraz soluklanmış olacağım. Bu süreyi değerlendirip tiroid rahatsızlığım için kontrollere gittim. 
Özel hastanelerde hormonal rahatsızlıklarım nedeniyle çok fazla kurcalandığım için özellikle devlet hastanesine gitmek istiyorum. Ama endokrinoloji bölümlerine randevu almak ve sıra beklemek çok zor devlet hastanelerinde. Yaklaşık 10 – 15 gündür, aşırı unutkanlık, aşırı saç dökülmesi ve son birkaç gün de boğazımda bir tıkanıklık, sanki nefes daralması hissediyordum. Kontrolde tüm bunlardan bahsettim. Ama tahlillerim normal çıkmış. Eğer bu şikayetler devam ederse ilave tahliller yaptırıp gelin dediler. Verdikleri ilacı kullanırken beni takip etmek isterlerse hastaneye gidebileceğimi söylemiştim. Belki bu sayede ters bir durumda zaman kazanmış olurduk. Bu ilacın beyaz hapları bittiğinde gelmemi söylediler. O gün gittiğimde yine istenilen kalınlığa ulaşılmamıştı. (5,4 mm) Önümüzdeki ay ilacı 2 doz olarak kullanmamı söylediler. Saçlarım çok dökülüyor dediğimde, “yoo, saçların gayet güzel görünüyor” diye cevap verdi doktor… Banyo yapmaya, saçımı taramaya hatta neredeyse kafama dokunmaya korkar oldum. Saçlarımı düşündükçe ağlayasım geliyor. Bu hormon dengesizliği saçlarımı dökerken keşke diğer taraftaki tüyleri de dökse. Heyhat… Ne yazık ki ne kadar tüy olmayan yer varsa onları hedef alarak oralarda da tüy çıkarmaya başladı… Ve ilaçların bittiği gün geldi çattı. Ancak daha önceden deneyimlediğimiz gibi, ilaç bittikten sonra 7 gün geçti ve yine adet görmedim… Adet göremeyecek gibi hissetmem, saç dökülmesinin devam etmesi, iç sıkıntılarım beni tedaviyi komple bırakma noktasına getirdi. 

Boşuna uğraşıyorum diye düşünmeye başlamıştım. Artık çok yorulmuştum… Aynı doktora bile derdimi anlatmaktan yorulmuştum … Şimdi en akıllıca yapmam gereken iş, başka bir doktorun fikrini almaktı ama ona hiç gücüm yoktu… Eczaneye gidip bir kutu doğum kontrol hapı almamak için kendimi zor tutuyordum. Boşuna uğraşıyordum işte, niye zorluyordum ki… Olmuyordu… O anda liseden bir arkadaşıma danışmak geldi aklıma. Kendisi Kadın Doğum Uzmanı, beni daha iyi anlayabileceğini düşündüm. Ona çok uzun bir mail attım, neredeyse sizin bugüne kadar okuduklarınızın tamamını. Gelen cevap bana cesaret verdi. Sanki içim hafifledi ve gerçekten adet görmem gereken günde kanamam başladı. Bu cesaretle aldım 2 kutu ilacı, sabah - akşam içmeye başladım. Beyaz haplar bittiğinde 04 Ekim'de kontrole gittim. Sonuç 10 mm... :) Evet başardık... Bu sefer doğru dozu bulmuştuk... Doktorlar bile o kadar çok sevindi ki… Ama ben yine transfer süreci öncesinde beklemek istediğimi belirttim. Ben o sürece başlamaya karar verene kadar günde 2 ilaç alarak devam edecektim. Ayrıca yine 4 Ekim'deki görüşmemizde saç dökülmesi için hem çinko hapı içmemi hem de çinko içeren şampuan kullanmamı önerdi doktorlar. Gerçekten çok faydasını gördüm. Dökülme çok azaldı. Bu da benim moralimi çok düzeltti. 

Aradan geçen aylarda dikkatsizliğim nedeniyle göz göre göre aldığım kiloları vermek istemem, bir yandan vücudumun toparlanmasını beklemek istemem ama bir yandan da dondurucudaki embriyoları düşünüp bir an önce harekete geçmek istemem... Çok çelişki içindeydim... Aralık ayında ani bir kararla daha fazla beklememeye ve transfer için hazırlıklara başlamaya motive ettim kendimi. Ne alıp veremediğim kilolar ne maddi sıkıntı ihtimali artık korkutmuyordu beni. İnsan 50 yaşında bile kilo verebiliyor, kariyer sahibi olabiliyor, para kazanabiliyor ama belli bir süre geçince çocuk sahibi olamıyor. Ya da geç çocuk sahibi olduğunda onunla vakit geçirmesi zorlaşıyor, tahammülsüzleşiyor. İnşallah bu sefer doktora gittiğimde yeni bir başlangıç olacak dedim... Bu sefer uygun ortamı hazırlayıp transferi yapacağız Allah'ın izniyle... Yani başladıktan itibaren sadece 20 gün sonra yapılıyor transfer, tabii ki her şey yolunda giderse. Şimdiden bu ihtimali düşünmek bile içimi heyecandan ürpertiyor. 

Planladığım gibi adetimin 2. Günü yani 21 Aralık’ta hastaneye gittim. Yine hormon ilaçlarıma başladım. Giderken sormak istediğim sorular ve geçmiş deneyimlerime dayanarak bazı endişelerim vardı. Donmuş embriyo transferi için daha önce tedavi uygulamıştık. Sanırım her hastanenin uyguladığı bir prosedür var. Adetin 2. günü gideceksin. İlaçlara önce günde 1, sonra 2, sonra 3 olarak devam edeceksin. 15. gün USG kontrolüne gideceksin. Bu prosedür bende işe yaramamıştı. Şimdi endişelerim yine bu yöndeydi. Benim için farklı bir şey yapılması gerektiğini düşünüyordum. Bu endişelerimi doktorlarımla paylaştım. Zaten daha önceden onlar da bu konuyu konuşmuşlar. Önceki yazılarımda bahsettiğim bir iğne vardı, önce yanlış kullanmıştım :( Donmuş embriyo transferi prosedüründe bu iğne kullanılıyordu. Bu sefer bu iğnenin bana iyi gelmediğine karar verdiler ki, onu iptal ettiler. Ayrıca donmuş embriyo transferi için normal prosedürde 15. gün USG için çağırıyorlar. Ama benim hakkımdaki geçmiş deneyimlere dayanarak 10. gün çağırmayı uygun buldular. 10. gün ölçülen değer 6,7 mm. 5mm ile başladığımız tedavide kalınlık 6,7 mm'ye çıkmıştı. Geçmişe göre iyi bir gelişme. Bugünden itibaren günde 3 hap ile devam edeceğim. Hala iğne yok. Ama 3 gün sonra tekrar kontrole çağırdılar. 

Bir yandan işi şansa bırakmak istemiyorlar diye düşünüyordum. Bir yandan da yine olmayacak sanırım diyordum. Bu sefer çok umutlu başlamıştım... Hala umudumu kaybetmek istemiyorum ama içime bir kurt düşmüştü. Umarım ben yanlış hissediyorumdur. Benim için ikinci USG kontrolü transfer tedavisinin 13. günü yapıldı. Kalınlık 8,1 mm'ye çıkmıştı. İyi bir grafik seyrediyordu sanırım. Planladığımız gibi 9 Ocak günü transfer yapılmasında bir sakınca görmediler. Bugünden itibaren ilacı günde 4 tablete çıkardılar. Cumartesi gününden itibaren sabah ve akşam vajinal jel kullanmaya başlayacağım. Pazar günü ayrıca bir iğne yaptıracağım, progesteron iğnesi ve bu iğne 3 günde bir tekrarlanacak. Ayrıca anladığım kadarıyla işi şansa bırakmamak için transfer sırasında yeni denenen bir ilacı enjekte etmek istiyorlar. Tutunma için olumlu etkileri varmış. Ama bugünün en güzel haberi 2 embriyo nakledeceklerini öğrenmem oldu :)) Allah'ım inşallah hayırlısıyla dualarımı kabul eder. Sağlıklı 2 bebeğimiz olur :)) İçimde bir pıtırtılar kopuyor, tarif etmem imkansız... 

Hadi hayırlısı...

Melek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım