1 Mart 2014 Cumartesi

Tuna'nın Tüp Bebek Yapım Günlüğü – Bölüm 11

Merhaba Herkese, 

Geçtiğimiz hafta bahsetmiştim, yakın zamanda dondurulmuş embriyolar ile tüp bebekte 2. tedaviye başlayacağız. Kendimi ilkine göre daha sakin ve daha rahat hissediyorum. Ruh halimi ve duygusal dengemi aynı çizgide tutmaya gayret ediyorum. Hatta bu defa bunun pek çok şeyden daha önemli olduğunun bilincindeyim. Bunun verdiği sakinlik hissi dışında bir de hafiften kendini düşünme hali farkediyorum sanki... (nasıl bir cümleydi bu) 

Kendimi ev-iş-tedavi-diğer sıkıntılar ve yine kendim arasında sürekli sıkıştırma hali beni çok yoruyor. Dünyayı kendi başıma kurtaramayacağım da açık. (Bir insan kaç kere 'kendi' yazabilir ki!) Bari kendimi (işte yine!) kurtarayım bu sefer diyorum. Diyorum da geçen hafta yaşadığım sinir harbi yüzünden metabolizmam diğer tarafa gidip geldi büyük ihtimal! Ne zamandır babamın evi için bir yardımcı arıyorum, evin hali berbat! Gerçi kendince temizlik yaptığını düşünüyor. Ama 73 yaşında pek çok sağlık problemi olan bir erkek için elinden pek bir iş gelmeyeceğini tahmin edersiniz. Neyse, yakın akrabamızın vasıtası ile bir hanım ile telefonda konuştum. Evi bize ve babama çok yakındı. Gücümüz yettiğince haftada bir alacak, ev şekle girdikten sonra 15 günde bir devam edebilecektik. Yalnız hanım için çok konuştuğunu, çok bilmiş olabildiğini ve hatta haddini aşabildiğini söylemişlerdi. Ama benim bunu düşünecek çok vaktim yoktu, bir an önce bunu çözmeliydim. Vicdan kadar insanı yoran bir şey yoktur. Babam evet dünyanın en zor adamlarından biri ama bu şekilde yalnız kalması çok üzüyor. Hem benim ona ayıracak çok enerjim olmuyor. Gerçi kendisine trafo olsan yine yetemiyorsun. Hayatı kimse için kolaylaştırmıyor. Huyu hep böyleydi maalesef. 


Neyse, sadede geliyorum sıkı durun. Bahsi geçen o hanımla babamın evinin önünde buluştuk bahçe kapısından apartman kapısına gelinceye dek önce eşimle tanıştığım için ne kadar şanslı olduğumu biliyor muyum onu sordu. Hmm dedim içimden bu eşimin Avustralya'da yaşayan yurda yeni dönmüş/ yeni tanıştığım halası olmadığına göre burada neler oluyor arkadaşlar? Basiret bağlanmasının en büyük örneğini yaşadım o akşam üzeri. Sanki ben kadına gelin gitmişim. Kadın sadece evi temizleyecek sayın seyirciler ama şu an o biçim tarih yazıyor. Öylece geçiştirdiğimi sanıyordum ki kapıda elim zile gitmişken tam, 2. bomba geldi. Akrabamızdan bahsedip bana arada uğrar sağ olsun şey abla deyip devamında şöyle bir cümle kurdu. Eşinizin ismini zikrediyorum hep dualarımda hep sizin için dua ediyorum, (pardon ne için) bebeğiniz olsun için! Beni elektrik çarptı o an, evet yüzüne bir tane çakamadım, sen kimsin diyemedim, tanışalı 90 sn olmuş nesin sen böyle diyemedim. Eve girdik beni elektik çarpmış gibi ağzım yüzüm kayıyor sanki. Konuşuyorum ama ben ben değilim. Babam bendeki tarifsiz gerginliği hissetmiş susmayı bile göze almış. Allahım ben ne yaptım diyorum içimden! Nasıl bir insan ki bu... Bu kadın anladım ki kendisi çalışmaz bana iş yaptırır. O derecede bir insan şekli! Benim baş edebileceğim bir tür değil bu, anladım ben. Kadınla anlaşmışız gibi yaptık çıktı gitti. Ama benim dizlerim hala boşta. 

Havada mıyım yere basıyor muyum farkında bile değilim. Evden çıktım eşimi aradım bu kadın nereden biliyor, işte bu akraba yüzünden o anlatmıştır diye bağrınmaya başladım. O bana hak vermedi falan filan... Falan filan kısmı gerçek bir cinnet, bu kısmı hızlı geçiyorum o yüzden. Kendimi kaybettiğimin farkındaydım ama bir şey yapamıyordum. Kendimi kontrol edemiyordum. Eşim işten geldi o kadın öyledir, ona kimse bir şey anlatmamıştır büyütme! Kadın dua ediyorum demiş ne var bunda kötü bir şey dememiş sallama işte diyerek süper bir bakış getirdi olaya...  Büyüyen kalın derili kocaman bir balon vardı içimde, gittikçe şişiyordu. Yok, iyi değildim ben. Gece yatakta tartışmaya devam ettik, sabah hiç konuşmadan işe gittik. Öğleden sonra ben konuşmak istedim, o istemedi. 

Anlamayanlar için kısa bir açıklama, temizlikçi kadını ayarlayan eşim tarafından bir akrabamız, üstelik daha önce de sorun yaşamışım, kendisini kafaya takmışlığım var. Ama yaşı ve yakınlığı nedeniyle kendisine direkt bir saygısızlığım hiç olmadı. Bu konu çok büyüdü ama çok! Konu eşimin beni anlamamasıydı. Benim canım çok yandı bu nedir şimdi ya bu olanlar nedir diye bağrıyordum. İşten erken çıkıp eve ağlayarak döndüm. TEM'de arabayı nasıl kullandım belli değil. Eşim ve arnavut damarı beni hiç merak etmediler, hiç aramadı. Ben zıvanadan çıkmıştım kontrolsüzdüm evliliğim bir kabusa dönüşmüştü. Belki ayrılacaktık. Eve giderken beynimde çakan o şimşekle marketten şarap ve sigara aldım. 2 haftalık temiz sağlıklı beden kampanyam böylece bitiverdi. İşten çıkmadan annemi de aramış ve ağlayarak anlatmıştım olanları, onu çok üzmüştüm. Hayat berbat bir şeydi o gün. Kimse beni üzemezdi, üzmemeliydi böyle. Ben eşim için herkesle tüm dünyayla savaşabilirdim. Biz ikimizdik artık, bir aile olmaya çalışıyorduk. Diğer hiç kimse bizi etkileyemezdi, etkilememeliydi. Bu savaşcı ruh, ancak bir kızılderili olsam topraklarımızı beyaz adamlardan korumak için tarihin bir evresinde işime yarayabilirdi. Ama o gün ok ve mızraklarımı kendime saplayıp durdum. Şişenin yarısına geldiğimde dünya üzerime büyük bir ağırlıkla karnıma oturmuş oldu, yavaşladım ama duygularım değişmedi. Alkole dayanıklı olanlardan değilim, 2 kadehten fazlası bana kötü hissettiriyor git yat komutunu veriyor. Öyle yaptım. 

Uykuyla uyanıklık arasında yaşadığım her üzücü anı tekrar düşünüp kendimin canını çıkardım. Sonrası kısaca bir şekilde koca kişisiyle barışıldı. Evet, dünya tümüyle üzerimden kalkmış değil. Ama benim bu kafayı değiştirmem lazım. Şimdi geçen haftaya baktığımda gerçekten ne büyük bir kısa devre yapmış zihnim diyorum. Bu kadar stresi uzun süre bu bedende devam ettiremem. Bu yüzden yeni akım; Kendini sev, kendine bak, biraz süslen saçları kısa kestir sevdiğin şeyleri daha sık yapmaya çalış ve yapmak istemediklerini yapma! Uzun zamandır görmediğim en yakın arkadaşımla cuma akşamı dışarı çıktık, kötü şeyler atıştırdık ama pişman değilim. En son ne zaman bir arkadaşımla dışarı çıktım hatırlamıyorum. O 2 saat bana çok iyi geldi. İyi vakit geçirmeyi, her şey için kendimi suçlu hissetmemeyi, gülmeyi rahatlamayı hatta biraz özgür olmayı özlemişim. Kötü beslenmeye gelince, bunu çoook uzun bir süre tekrarlamayacağımı, spora devam edeceğimi, tümüyle organik bir şekilde olmasa da beslenmeme dikkat edeceğimi biliyorum. 

Bu hafta size sağlıklı yaşama programımı anlatacaktım güya ama şu saatten sonra çok inandırıcı olamayacağım açık. Sevgili Deniz'in tabiriyle ''dondirikler''le buluşmaya gitmeden önce bedensel ve ruhsal iyiliğim elimden geleni yapmaya çalışacağım... Ama her şeyden önce mutlu bir kadın olmak istiyorum ben. Mutlu bir eş, mutlu bir anne, daha sağlıklı daha pozitif bir insan olmayı çok istiyorum. Bu hafta fırtınalı başladı ama artık daha iyiyim. 

Haftaya hangi havada buluşacağız kim bilir? 

Sevgiler,

Tuna

5 yorum:

  1. Bak bak bak bana pozitif papatyalar fırlatan komşuya bak sen! Tuna Hanım Tuna Hanım, silkelenip, kendimize geliyoruz, sinirleri uzun bir süre dolaba kilitleyip, sigara illetini Mozart eşliğinde kırıp, çöpe basket yapıyor ve gelecek heyecanlarımızı sahneye çıkarıyoruz... Sen yap, söz ben de sakinlicem :)
    Hadi bak bugün benim doğumgünüm, bu da bana hediyen olsun :)

    YanıtlaSil
  2. Sevgili papatya iyi ki dogdun, iyi ki seni tanıdım. Miniğin ve eşinle birlikte hep sevdiklerinle geçecek nefis bir yeni yaş ve nefis bir ömrünüz olsun dilerim.
    Ha Mozart niye bir o kısmı anlamadım.Nikotin klasik muzik mi seviyor.;) Gerisinde haklısın, opuyorum cok.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Tuna,
    Zor bir hafta olmuş senin için, umarım daha iyisindir. Böyle zamanlarda insana dostluk kadar iyi gelen bir şey yok. Bir de, eşimle bir süredir hafta sonları dışarıda uzun yürüyüşler yapıyoruz, o da bize çok iyi geliyor. Ben 1 haftadır sağlıklı beslenmeye ve her gün 30-40 dakika yürümeye özen gösteriyorum. Biraz zor oluyor ama kendimi iyi hissetmeme, kendimle gurur duymama neden oluyor. Sigara ve alkolden uzak durduğun, kendin için faydalı şeyler yediğin ve yaptığın her gün için kendinle gurur duymayı hatta kendini ödüllendirmeyi unutma lütfen. Hayatın zor ve telaşlı akışında bu yaptıkların hiç de azımsanacak bir başarı değil. Haftaya daha ılık ve güneşli bir havada buluşalım. :) Öpüyorum.

    YanıtlaSil
  4. Deniz'cim teşekkürler.. Sinirleri ameliyatla aldırırsam bir sorunum kalmayacak. :) Yaptıklarını okuyunca ben de seninle gurur duydum. Umarım haftaya havalar hepimiz için güzel olsun, Ben de opuyorum.

    YanıtlaSil
  5. Asa kredi kredisi sirketi, kisisel isyerinizi baslatmaniz için gereken her
    miktari ödünç vermeye hazirdir. Biz% 2 faiz oraniyla kredi veriyoruz, bu
    yüzden için basvurun.
    Tarimsal çiftçilik kredisi. Krediye ihtiyaciniz varsa bizimle iletisime geçin.
    E-posta: asaloaninstituteplc@gmail.com, ayrica bu adresle de iletisime geçebilirsiniz
    E-posta: asaloaninstituteplc@yahoo.com

    Asa loan lending company are ready to loan you any amount you need to start
    up your personal business. we give out loan at 2% interest rate, so Kindly apply for
    agricultural farming loan. if you need loan contact our
    email:asaloaninstituteplc@gmail.com, you can also contact this
    email:asaloaninstituteplc@yahoo.com

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım