7 Şubat 2014 Cuma

Tuna'nın Tüp Bebek Yapım Günlüğü – Bölüm 9

Merhaba, 

En son yazımdan bu yana epey zaman geçti... Başarısız bir tüp bebek denemem oldu maalesef. Bugün kürtajın 40. Günü. Zaman ne tarifsiz bir şeysin sen! Ne olursa olsun ne yaşanmış olursa olsun her geçen gün yoğunluğu değişiyor, unutmuyorsunuz ama başka bir boyuta şekle bürünüyor bir şekilde. Anlatması zor. 
Tam 40 gün önce hastaneye eşimle birlikte gittik. Kimsenin haberi olmadı. Hem annem hala küçük yeğenlerimce rehin alınmış durumdaydı. Rehin süresi hava muhalefetinden Amerika uçuşlarının sürekli ertelenmesiyle belirsiz bir süre daha uzatılmıştı. Onun yerinde olsam ben çoktan aşırı yorgunluktan nakavt olmuş olurdum. Hatta rakiplerim hala ordaysa diye korkumdan yerimden kalkmaz, yattığım yerde dinlenir ringi öper dururdum. Anne babasını bile görmeyip sürekli ’’babaneee’’ isteyen bu küçük boy mobil afacanlar benim için ilaç oldular aynı zamanda. O günlerde görmek istediğim bir tek onlardı. O günlere geri dönersek... Dönmesek aslında... Daha önceki günlük yazılarımı okuyunca yutkunamıyorum. Ne yazık o kadına diyorum, ne yoğun yaşamış her şeyi, ne çok istemiş ve ne çok korkmuş. Yine de o günler nasıl geçti biraz bahsedeceğim. 

Sabahın köründe hastaneye gidildi. Sigortayla edilen o büyük savaş kazanılmıştı. Bu yüzden doktorumun çalıştığı o biçim pahalı özel hastanede bize gösterilen odamıza yerleştik. Otel odası gibiydi, kapıya gazete getirmeler vs. Benzer soruları soran 3-4 kişi odaya girdi çıktı. Anket için olabilecek en sevimli zamanımdaydım. Sonuncusunda yeter artık dağılın demiş olabilirim. Ha bir de damar yolu açan Hintli(!) personel elimin ağrısı nedeniyle 15 gün anıldı, o ayrı... Onun dışında ağrı sızı nerdeyse hiç olmadı. Hiçbir hemşireye pas verilmedi, 

- tuvalete eşim götürür
- eşim giydirir
- hayır burada yemek yemek istemiyoruz çıkın gidin
- biz de evimize gidelim artık

şeklinde hoş yaklaşımlar sergilenmiş de olabilir. Anneme dönüş yolunda haber verdim. Kürtaj oldu bitti ben iyiyim eve gidiyoruz diye. Her şeyi bırakıp geldi tabii. O günden sonra bizim evde kanguru dönemi başladı. Tek istediğim eşimle koltukta battaniyemizin altında yaşamaktı. Banyoya, alışverişe, işe hiçbir yere gitmesin istedim. Gitmesini engelleyemediğim zamanlarda salondaki koltuğumuzda yatıp onu bekledim hep. 1 Ocak’da mecburen işe dönüş, ne kabus! Günün bitmesini bekliyordum. Dakikaları sayıyordum, akşam olana dek. Akşam olunca sabah olmasın istiyordum bu sefer. Ama oluyor, her sabah yeniden doğuyor güneş. İçim umut dolu, yaşasın kuşlar çiçekler diyemem. Bir yanım acıyor, hep acıyacak. Her kayıpta olduğu gibi... Evet, orada bir yerde frozen bebek hücrelerimiz var bizim. Ama düşünmekten heveslenmekten hatta yazmaktan bile çok korkuyorum. Kana çabuk karışan o heves, o yoğun istek geri geliyor biliyorum, hissediyorum. Hatta heyecanlandığım oluyor. Sonra dün sabahki gibi rüyamı eşime anlatırken buluyorum kendimi. 

Hamileyim ama çok hamileyim böyle karnım kocaman. Yine de doktorlar hamile olduğunuz kesin değil beta hcg testi yaptırın diyor. Kocaman karnıma rağmen sonuç sadece 9 çıkıyor. Karnımı tutup kaybetmesem seni bu sefer diyorum, yaşasan içimde... Rüya işte! Sabahın köründe beni dinleyen koca kişi gözyaşlarımı siliyor. Ağladığımın farkında bile değilim halbuki... Ah işte. Çok zormuş çok. Ama hayat sadece bundan ibaret değil. Çalışmam, para kazanmam, kilo vermem, kötü alışkanlıklarımdan vazgeçmem, yaşlı ve huysuz adam babamla ve eviyle ilgilenmem, vicdanımla yüzleşebilmem, kendi evimizle ilgilenmem, sağlıklı yemekler pişirmem, spor yapmam, stresten kurtulmam, akışa bırakmayı öğrenmem, soru ve sorgulardan kurtulmam, internette gereksiz hiçbir forum bilgi makale vs okumamam, kendimi, hayatı sevmem, sabırlı olmam tahammül sınırlarımı yukarı taşımam, her şeye tepki vermemem, takıntılarımdan kurtulmam ve kötü giden her şeyden kendimi sorumlu tutma huyumu kurutmam gerekiyor. Nefes alamadığımı hissettim bir an. 

Başladım mı tekrar yazıyor muyum, devam edebilecek miyim? İnşallah. 

Herkese sevgiler,

Tuna

9 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. artık buralardayım, ben de sizi ozledim.

      Sil
  2. Yaz mutlaka...iyi ki döndün 😊

    YanıtlaSil
  3. Tuna Hanım, en hayırlı zamanda bebeğinizi kucağınıza almak nasip olsun. Her şey diliyorum gönlünüzce olsun. Uzun zamandır sizin yazmanızı bekliyordum. Güzel bebeğiniz doğunca eminim bugünler yalnızca bir hatıra olarak kalacaktır. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşallah, çok teşekkür ederim ilginize. benden de size sevgi ve selamlar..

      Sil
  4. Hosgeldin sevgili Tuna.cok merak ettim seni burada gormek.cok guzel yep yeni umutların olsun . insallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbulduk,çok teşekkür ederim Özlem. İnşallah ve hep birlikte olsun.

      Sil
  5. Asa kredi kredisi sirketi, kisisel isyerinizi baslatmaniz için gereken her
    miktari ödünç vermeye hazirdir. Biz% 2 faiz oraniyla kredi veriyoruz, bu
    yüzden için basvurun.
    Tarimsal çiftçilik kredisi. Krediye ihtiyaciniz varsa bizimle iletisime geçin.
    E-posta: asaloaninstituteplc@gmail.com, ayrica bu adresle de iletisime geçebilirsiniz
    E-posta: asaloaninstituteplc@yahoo.com

    Asa loan lending company are ready to loan you any amount you need to start
    up your personal business. we give out loan at 2% interest rate, so Kindly apply for
    agricultural farming loan. if you need loan contact our
    email:asaloaninstituteplc@gmail.com, you can also contact this
    email:asaloaninstituteplc@yahoo.com

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım