25 Şubat 2014 Salı

Melek'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 3. Bölüm

Merhaba Sevgili BYBO Okurları,

Geçen hafta bebek sahibi olabilmek için nihayet doktora gitme kararımdan bahsetmiştim. Çünkü sonunda kendimde, doktora gidip gelecek gücü tekrar bulabilmiştim. Maratona hazırdım. Bu hevesle hemen başlamalıydım. 

Önce Fatih Sultan Mehmet Hastanesi Kadın Doğum ve Endokrinoloji bölümlerine başvurdum. Bu bölümlerde kan tahlillerini yaptırdım. Genel kanı; sonuçlara göre bir de HSG ve spermiyogram değerlendirmesi yaparak yumurta geliştirici iğne ile tedaviye devam etmek oldu. Yani 3 sene önce kaldığımız yerden, belki de bir adım öncesinden başlayarak devam etmek… Sonuçları beklerken Acıbadem Hastanesi'ne başvurdum. Doktorumun tavsiyesi; süreci uzatmamak ve yıpranmadan tüp bebek aşamasına geçmekti. Yumurta geliştirme ve sonrasında aşılama yapma gibi süreçler hem uzun hem de başarı şansı %15-20 arasındaymış. Ayrıca yumurta geliştirici olarak yapılan iğneler tüp bebek tedavisinde de yapılacak ilaçlarla aynıymış. Başarısızlık durumunda bünyeye fazladan hormon yüklemiş oluruz dedi. Tüp bebek şansı %60-70 olabiliyormuş... PCOS hastalarında aktif olmayan çok fazla yumurta olduğu için bunları geliştirip iyi olanları seçmek ve hatta sonrasında kullanmak üzere dondurmak gibi alternatiflerimiz olduğundan başarı şansımız yüksekmiş. 


HSG filmini çektirmeye de gerek yok dedi doktor. Zaten sonuç tüpler tıkalı çıksa yine tek alternatif kalıyor; tüp bebek. Tüp bebek kararı manevi olarak bütün süreçleri kısaltıp kısa yoldan bebek sahibi olma şansımızı arttırsa da işin bir de maddi boyutunu düşünmemiz gerekiyordu. Bu nedenle Zeynep Kamil Hastanesi İnfertilite Kliniği'ne de başvurup görüştüm. Prosedür gereği PCOS hastalarına 3 siklus ağızdan alınan hap, 2 siklus aşılama ve devamında gerekirse tüp bebek tedavisi uygulanıyormuş. Bu süreçlerden ilkini ben 3-4 sene önce uyguladığımı bir rapor ile belgeleyebilirsem 2. aşama olan aşılamaya geçebilirmişiz. PCOS hastalarının çoğunda aşılamadan olumlu sonuç alıyorlarmış. Ama bunlardan önce 1 gün gidip kan tahlili ve ultrason çekimlerimi yaptırmam, HSG çektirmem, smear testi için ayrı bir gün tekrar gitmem ve eşimin yeni bir spermiyogram yaptırması gerekiyordu. Sonrasında iğneler yazılacak, kullanıp 1-2 günde bir ultrasonla yumurta takibi yapıp aşılama için zaman kollanacak. 

Bu işlemler için benim en az 20-30 kere hastaneye gidip gelmem gerekecekti. Sorun sadece gidip gelmek olsa yine katlanabilirdim, ama oradaki mahşeri kalabalık aklımda başka sorular da oluşturdu. Mesela benim gittiğim gün sistemleri arızalıydı. TC Kimlik Numarasıyla giriş yapamadıkları için tahlil veya ultrason isteği yapamadılar. Bunun gibi günler de yaşanabilirdi. Hastanede geçirmem gereken süre belirsizdi… Acaba gerçekten bu sıkıntıya değer miydi? Manevi olarak kendimi yıpratarak ileriki süreçlerde daha mı zorlanırım acaba diye düşüncelere daldım. Asıl soru: Bu maratona değecek miydi? Tedavinin önemli bir parçası da psikolojik olarak kendini motive etmek. Sürekli işe yetişmeye çalışarak, hastanede beklemek benim gibi bir insanı travmaya bile sokabilirdi. Ama aklımı karıştıran bir konu oldu. 

Türk adetlerindir yanınızdaki hasta ile neyi var diye bir sohbete başlarsınız. Bir nevi beklemenin verdiği stresi azaltma biçimi… Zeynep Kamil Hastanesinde sıra beklerken, tanıştığım bir bayan özel hastanelerde bir kez aşılama ve 2 kez tüp bebek denemesi yapmış ve şimdi Zeynep Kamil Hastanesi'ne gelmişti. Tüp bebek denemesi zorunlu olan hastalarda devletin masrafları karşıladığı son yaş 39’muş. Kadıncağız 39 yaşında ve devletin karşılayacağı son yaşı kaçırmadan bir kez daha denemek istemiş. Benim sonum da öyle mi olur diye düşünmeden edemedim. Hem manevi açıdan fazla yıpranmamak (bununla ne demek istediğimi takip için hastaneye gidip gelenler anlayacaklardır, ben daha önce yaşadım), hem de maddi açıdan belki de 2-3 aşılama yerine tüp bebek denemek benim açımdan da daha mantıklı göründü. Tüp bebek konusu bir ihtimalken bir anda gündemimizde birinci sıraya oturmuştu. Tek çare internetten bilgi edinmekti. Okudum, okudum, okudum... Sonunda bizim için doğru bir yol olacağına karar verdim. Önceki yaşadığım hayal kırıklıkları belki de bu kararı vermeme sebep oldu. Kısa yoldan sonuca ulaşmak istiyordum artık. “Tüp Bebek” denilince, sanki %100 başarı elde ediliyormuş gibi bir düşünce oluşuyor insanın aklında. Halbuki araştırdıkça ne komplikasyonlar gördüm, ne başarısız sonuçlar… Belki bu da kolay olmayacaktı ama bendeki bir umuttu. İçimdeki bu umudu söndürmeden hızlıca yol almalıydım.

Gelecek hafta görüşmek üzere,

Melek

3 yorum:

  1. Kendi yolumu görüyorum.. Umarım bizimki gibi sonuçlanır ve hiçbirşeye gerek kalmadan hamile kalırsınız.. 6 aylık ağızda , 1 sefer iğneli ve 1 aşılama sonucu daha fazla yıpranmamak adıma tüpe karar verip eylül ayında görüşmek üzere doktorumla vedalaştığımda temmuz ayının 7si idi.. Ay sonunda ilaca rağmen adet olamayınca kontrole gittiğimde hamile olduğum haberi ile eve dönmüştüm.. Şimdi 11 aylık bir oğlum var.. İyi haberlerinizi takipte olacağım.. Bol şans..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim desteğiniz için :)

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım