13 Şubat 2014 Perşembe

Melek'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 2. Bölüm

Merhaba Sevgili BYBO Okurları,

Geçen hafta benim tedavime konsantre olup, ilaç tedavisine devam edeceğimizden bahsetmiştim. Endokrinoloji doktorumun çalıştığı hastanede ne yazık ki kadın doğum bölümü doktorları kalıcı olmuyordu. Hastanenin merkezi Ankara’da olduğu için 10-15 gün süre ile geçici olarak çalışmaya İstanbul’a gelip gidiyorlardı. Her defasında hastaneye gittiğimde yeni bir doktor ile karşılaşıyordum. Her defasında yeni bir doktora kendimi en baştan anlatmaya çalışıyordum. Bir süre sonra bu şekilde bir yere varamayacağımı anlayıp hastaneyi değiştirdim. En azından sadece bir doktorun takibinde devam edebileceğim bir yere gidip gelmek istedim. 

Yeni hastanedeki doktorum da beni 3-4 günde bir çağırdı ultrason için. Aslında ilk hastanede denediğimiz ilaç tedavisini burada bir daha denedik. Yine sonuç alamadık. Farklı bir ilaçla kanama olması sağlandı ve ilaç dozu arttırılarak tekrar denedik. Yine yumurta büyümedi. Tekrar aynı süreç başladı. Kanama için bir ilaç ve doz arttırımı yaparak yumurta takibi. Sonuç yine negatif. 

2008-2010 arasında yaklaşık 1,5 sene ağızdan ilaç kullanarak yumurta elde etmeye çalıştık, ama sonuç alamadık. Aslında bu süreç benim için çok yorucu geçti. Kısaca özetlemeye çalışırsam; 3-4 günde bir ultrasona girip yumurtalar gelişmiş mi diye bakmak, gelişmediğini görüp hayal kırıklığı yaşamak, normal yollarla regl olamadığım için bir sonraki ay tekrar doğum kontrol hapı içip 1 ay daha beklemek… Bazı günler öğle tatilinde Etiler’den çıkıp Göztepe’ye kontrole gitmem gerekiyordu. Otobüs-metrobüs-otobüs şeklinde bir yolculuk yapıp aynı şekilde koşarak işe geri dönüyordum. Her seferinde de sonuç hayal kırıklığıydı. Bir keresinde metrobüsün merdivenlerini çıkmaya çalışırken eşimi arayıp ağladığımı hatırlıyorum. Ne kadar zorlu günlerdi… 

2009 yılı yazında evimizi değiştirdik. O koşturmaca tam bitti eşimin çalıştığı işyeri kapandı. Bir anda eşim işsiz kalmıştı. Ama yılmadık, bu tedavilere bir şekilde devam etmemiz gerekiyordu. Doktora gidip gelmeyi bırakmadım. Takipleri sürdürdük. Ama bir yumurta bile geliştirmedi bünyem… Tüm bunların sonunda 5-6 kere ilaçla, çeşitli dozlar kullanarak yumurta geliştirme denenmiş ve sonuç alamamıştık. Aşılamaya geçmeye karar verilmişti. Doktorum rahim filmi çekilmesini de istemişti. Belki rahimde bir tıkanıklık varsa ve kazara bir yumurta gelişirse bu sorun yüzünden boşa gitmesin diye düşünmüştü. O sıradaki maddi durumumuz bu filmi çektirmek için uygun olmadığından vazgeçtim. Zaten ben çok yorulmuştum. Hem süreç artık psikolojimi zorlayacak kadar uzamıştı. Hem maddi hem manevi olarak bu aşamada tedaviye ara vermek istedim. Sevgili doğum kontrol hapıma kavuşmuştum tekrar ☺. Ben her ay onunla çok düzenli ve mutluydum. Bebek için tedaviye ne zaman devam edeceğimi bilmiyordum ama yaşım daha genç sayılırdı,değil mi? 

Böylece yıllar başka hayat gaileleriyle uğraşarak geçti. Aradan geçen bu zamanda herkes bana ne yapacağımı soruyordu. Aslında ben nerede kaldığımı biliyordum. Tekrar doktor takibine girmem gerekiyordu. Ama psikolojik yorgunluğun ne kadar ağır olduğunu bildiğim için cesaret edemiyordum. Beni nasıl bir süreç bekliyor, tahmin ediyordum. Yine 3-4 günde bir hastaneye gidecektim. Düşünün ki dişçiye bile 3-4 gün arayla gidip ağzınızı açınca 3. kontrolden sonra bıkıyorsunuz. Bu durum kadın doğum bölümü için daha da rahatsız ediciydi… Zaten 2012 yılına kadar eşimin düzenli bir işi olmadı. Tedavinin getireceği maddi yükten de korkuyordum. Senelerdir bazı sıkıntılara göğüs germiştik eşimle. Zaman zaman birbirimizi yıpratsak da Allah’a şükür sağlığımız yerindeydi ve hayata devam ediyorduk. Ama bir de bebek olunca aynı şeyleri yaşarsak atlatabilir miydik, karar veremiyordum. O yüzden hep bebek sahibi olmak aklımızın bir köşesinde kalarak bekledik. 2012’de 30 yaşımı bitirince “artık vakti geldi” diye düşünmeye başladım. 

Allah’a şükür artık düzenimizi kurmuştuk. Evliliğimizin 6. senesi hem bizim hem de ailelerimizin bebek için hazır olduğu bir dönem olarak başladı. Bebek konusunda toplumsal baskıya maruz kalıyorduk artık ☺. Sanırım bazı duygular ve beklentiler de yaşla birlikte olgunlaşıyor. Ben de bir bebeğin eksikliğini hissetmeye başlamıştım hayatımızda. Eşim zaten benim kararlarımı hep desteklerdi. Ben başlıyoruz deyince hemen kabul etti. Aslında biliyorduk elimizden bir şey gelmeyeceğini. Tek problem iyi doktoru bulmaktı. Doğru ilaçlarla bizi yönlendirecek bir doktora ihtiyacımız vardı. Maddi ve manevi olarak bu araştırmaya ve uygulamalara göğüs gerebilecek kuvveti kendimizde hissetmiştik artık. Benim için “artık bebek sahibi olmak için doktora gideyim” demek, bir sürü tahlili yaptırıp, bir sürü doktordan görüş almak demekti. Zorlu bir sürece gireceğimi biliyordum.

Gelecek hafta görüşmek üzere...

Melek

6 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. cyclo progynova adlı bir adet düzenleyici hap var. biliyorum hiç etik değil ilaç ismi vermek ancak ben ilk kızıma bu iaçla gebe kalmıştım. prolaktin hormonumun çok yüksek olmasından dolayı 11 yaşımdan 30 yaşıma kadar yaklaşık 80 günde bir regl oluyordum aylık siklüsü hep doğum kontrol hapıyla gerçekleştiriyordum büyük kızıma gebe kalmak için doktorum bu ilacı verdi isterseniz sizde doktorunuza bir sorun derim. ayrıca devletin doğumevlerinde infertilite işlemleri ücretsiz yapılıyor ilaçlı rahim filmi olsun tüm hormon tahlilleri filan hepsi sgk kapsamında(bedava değil pardon işverinin bizim maaşımızdan keserek ödediği sgk sağlık pirimiyle aldığımız bir hizmet)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, ilginiz için çok teşekkür ederim. İlaçları paylaşmak dediğiniz gibi etik olmasa da bizim gibi sadece çekenin anlayacağı bu durum için son derece normal :) Ne yazık ki, SGK imkanlarından faydalanmak için özel sektör çalışanlarının çok fazla izin alması gerekiyor. Çünkü devlet hastanelerinde işler çok yavaş ilerliyor. İnşallah ben de bir yolunu bulup devam edeceğim.
      Tekrar çok teşekkür ederim, görüşmek üzere,
      Melek

      Sil
  3. Bu sureclerin ne kadar zor oldugunu bilirim. Allah guc versin ve cabanizi nihayete erdirsin. Sabir acidir ama meyvesi tatlidir demisler. O tatli meyveye ulasmaniz dilegiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. desteğiniz için çok teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Bu sureclerin ne kadar zor oldugunu bilirim. Allah guc versin ve cabanizi nihayete erdirsin. Sabir acidir ama meyvesi tatlidir demisler. O tatli meyveye ulasmaniz dilegiyle..

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım