5 Şubat 2014 Çarşamba

Melek'in Tüp Bebek Yapım Günlüğü — 1. Bölüm

Merhaba Sevgili BYBO Okurları, 

Ben tüp bebek tedavisi görmüş, nadir rahatsızlıkların bir kaçını birden bünyesinde bulunduran bir PCOS hastasıyım. Çokça takip ettiğiniz üzere PCOS ile savaşmaya çalışmak zaten bir sorun iken başka rahatsızlıklarla birlikte farklı maceralar karşınıza çıkabiliyor… Buradan bebek yapım yolculuğuna çıktığımda başımdan geçenleri sizlerle paylaşmak istedim. Kimilerine göre kısa, kimilerine göre uzun bir yolculuk olabilir. Bu da benim serüvenim ☺. Mutlu son ile bitmesi için şimdiden dualarınızı bekliyorum… 


1982 doğumluyum. 12 yaşından beri PCOS olduğumu biliyorum. Düzenli “adet düzensizliği” nedeniyle 2000 yılından beri sürekli doğum kontrol hapı kullandım. 2004 yılında Hashimato Tiroidi teşhisi kondu ve buna bağlı şeker düzensizliği nedeniyle günlük tiroid ve şeker ilaçları almaya başladım. Ayrıca, Tiroid ilaçları nedeniyle B12 eksikliğim oluşuyormuş. Her ay iğne ile takviye alıyorum. 

PCOS’un tüm belirtilerini hayatımın her evresinde yaşadım diyebilirim. Ama biraz daha bilinçli olmanın, özellikle ailemin bu konudaki sık doktor kontrolleri ile takip hassasiyeti göstermesi nedeniyle belki de daha hafif atlattım. Öncelikle en baştan beri beni hiç bırakmayan kilo sorunu… Çocukluğumdan beri hep kiloluydum. İlkokula başlamış bir çocuğun “şişko patates, yarım kilo domates” vb. sloganlarla özdeşleşmesinin altında meğerse sonradan öğreneceğim bir rahatsızlık yatıyormuş… Kilolu bir çocuklukla geçen yıllarıma ileride bir sorun daha katıldı: tüylenme. Bu sefer işler biraz daha karışmaya başlamıştı. 11-12 yaşlarında kilolu bir kız çocuğu, yaşıtı erkekler daha tüylenmemişken böyle bir dert ile tanışmıştı. Ama bu derdin de bir çözümü bulunacaktı. 13 yaşımda epilasyon ile tanıştım. Bu konuda da ailemin hassasiyeti beni belki de daha büyük sorunlardan ve psikolojik bunalımlardan korumuş oldu. 

Yine aynı yıllarda diyetisyene devam ederek 74 kilodan 63 kiloya kadar çok yavaş da olsa kilo verdim. Ama bu kilo vermeler ne yazık ki uzun soluklu olamadı hiçbir zaman… Hep 1-2 sene içerisinde 75 kilo civarına geri döndüm. Hatta 17 yaşındayken 82 kiloya ulaştığımı hatırlıyorum. Sonrası yine diyetisyen, kilo verme ve tekrar kilo alma olarak bir kısır döngü ile devam etti. 2004 yılında yine 75 kilo iken yeni bir diyetisyen arayışımızda şansıma çok değerli bir insan ile tanıştım. Kendisi hassasiyeti sayesinde beni endokrinoloji bölümüne yönlendirdi. Burada da şans benden yana güldü. Karşıma çok iyi bir doktor çıktı. Endokronoloğumun ince eleyip sık dokumasıyla haşimato tiroidi olduğum ortaya çıktı. İki tane hormonal rahatsızlık benim üzerimde birleşmiş ve metabolizmamla adeta oyun oynuyorlardı. Çikolata bulamayınca gözümün dönmesi meğer bu rahatsızlıklarımdan kaynaklanıyormuş... 

Bu hastalıklara bağlı olarak gelişen şeker düzensizliğine karşı şeker ilaçları kullanmaya da başladım. Yavaş yavaş kilo verdim. Sonrasında ne yazık ki, beslenme düzenimi değiştirince tekrar kilo aldım, tekrar kilo verdim, tekrar aldım, verdim, aldım, verdim… Ama rahatsızlıklarımı bilerek yaşamak inanın ki bilmemekten daha kolaydı artık. Ben neden kiloluyum sorusunun yanıtını bulmuştum, çünkü metabolizmamı etkileyen rahatsızlıklarım vardı. Ben bunları dikkate almadıkça, kendi hatam olarak kilo alıyordum. 2006 yılında endokrinoloji doktorum hastaneden ayrıldığı için başka bir doktorun eline düştüm. Ne yazık ki birden çok hormonal rahatsızlığın bir kişide toplanması doktorlar için eğlenceli bir araştırma konusu haline gelebiliyor. Bu rahatsızlıklarım için daha öncesinde hipofiz bezi kaynaklı olabileceği şüphesi ile MR çekilmiş olmasını ve bir neden bulunamamasını hiç dikkate almadı bile doktor bey. Gereksiz yere ilaçlarımı kesip denemeler yaptı. Sonrasında zaten bozuk vücuduma bir endokrinolog olmasına karşın jinekolog gibi ilaçlar vererek yumurtalıklarımda kistler oluşmasına sebep oldu. Tüm bu yapılanlar ve yaşadıklarım için yaptığım şikayetler, hastanenin doçent olan doktorunu savunması ile karşılıksız kaldı. 

Böylesi bir haksızlık beni bir süreliğine tüm doktorlardan ve hastanelerden soğuttu. 2007 yılında evlendim ve hem dengemi bozan doktorun yaptıklarının ne durumda olduğunu hem de ilk defa ciddi olarak nasıl bebek sahibi olabileceğimi araştırmak üzere jinekoloğa danışmaya gittim. Görüşmemiz son derece olumluydu, doğum kontrol hapına gebe kalmak isteyene kadar devam etmemi, gebe kalmak isteyince ise kendilerine gelmemi, ilaç kullanarak gebe kalabileceğimi söyledi. Ne kadar basitti… ☺. PCOS olduğumu bildiğimden beri yaptırdığım araştırmalar hep tedavi ile bebek sahibi olabileceğimi ortaya koyuyordu zaten. Hatta tüp bebek ihtimalinin ağır basması içimde hep ikiz bebeklerimin olacağı umudunu yeşertmişti. Bir bakıma yaşayacaklarıma hazırlıklıydım. 1 seneye yaklaşan evliliğimizde bebek için düşünmeye başlamıştık. Yeniden kendime güvenebileceğim bir endokrinolog buldum. Onun da ilk tavsiyesi “hemen bebek sahibi olun” oldu. 


Birkaç ay sonra endokrinoloğum ile birlikte çalışması gerektiğini düşündüğüm için aynı hastanenin kadın doğum bölümüne giderek gerekli tahlilleri yaptırdım. Önce doğum kontrol hapını kestik ve yumurta oluşmasını beklemeye başladık. Olmadı… 1-2 ay böylece geçti. Doğum kontrol hapının vücudumda iyi- kötü bir çok etkisi vardı. Bunlardan biri tüylenme sorunuma çözüm olmasıydı. Hapı kesince tüylenmede artış başladı. Zaten evlendikten sonra 15 kilo almıştım. Hepsi bir kısır döngü oluşturuyordu. Endrokrinoloğum diyet yapmamı ve tüylenme için epilasyon yaptırmamı söyledi. Ömür boyu doğum kontrol hapı ile yaşayamazdım. Haklıydı ama sorunlarım için acil çözüm değildi bunlar. Ne yapalım sorunlarla yaşamaya başlamıştım artık. İlaçsız geçen aylarda hiç yumurta elde edememiştik. Vücudumu ara ara düzenine getirmek için farklı haplarla kanama başlatılıyordu. İlk aşama başarısız olmuştu. İkinci aşamaya geçtik. Yine aynı hastanenin kadın doğum bölümü kontrolünde yumurta geliştirici hap kullanmaya başladım. Ultrasona girdim, çıktım, girdim, çıktım. Olmadı… 

Bu sürece başlarken eşimden de spermiyogram istendi. Çoğu erkeğin vereceği tepkiyi vererek kendince gerek olmadığına kanaat getirdi. Önce yaptırmadık. Birkaç ay sonrasında uzun araba yolcuğu nedeniyle kasığına yerleşen bir ağrı onu üroloji doktoruna kadar götürdü ve ağrılarına çare bulmasını umarak spermiyogram yaptırdı ☺. Sonuçlar ağrıların geçmesi için veri sağladı mı sağlamadı bilmiyorum ama benim elimde bir tahlil sonucu oldu en azından. Eşimin tahlilleri normaldi. Demek ki benim tedavime konsantre olup devam edecektik.

Haftaya görüşmek üzere...

Melek

8 yorum:

  1. Yasadiklarinizin tamamini yasamis biri olarak yaziyorum bunlari; oncelikle tedaviniz hayirli olur inşallah. Size kesinlikle spor yapmayi tavsiye ediyorum bu yoga yada pilates olsun yapilan teknikte hic kilo veremeyen ven 1 ayda sadece spor yaparak 4 kilo verdim kalici olarak pcos ta ilerleme yasadim bununla beraber allah yardimciniz olsun.
    Bende tups bebis annesiyim tioid.pcos.insulin direnci hepsine ragmen anne oldum. Bu durum da dr cok onemli bagisiklik sisteminizin kontrolunu de yaptirin lutfen bizim durumumuzdakiler icin cok onemli cunku eger yardimima ihtiyac duyarsaniz severek gonulden yardimci olurum. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cok tesekkur ederim, tavsiyelerinize dikkat edeceğim.
      size de bebeğinize de sağlıklı ve uzun ömürler dilerim :)

      Sil
  2. Her sey mi ayni olur??? Ben yaziyorum sandim bir ara. Benim simdi bir kizim var dilerim saglikla gelen bir bebeğin olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüm bunları yaşarken ne kadar yalnız olduğumu hissetmiştim. İyi ki paylaşıyoruz ve birbirimizi anlayarak destek oluyoruz.
      Umarım bu yazılar başka insanlara da yol gösterici olur, çaresizlik hissetmemelerini sağlar.
      Tüm iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Tüm bunları yaşamış biri olarak ümidini hiç kaybetme diyorum bende pcos hastasi metabolik sendrom, ,tip2 diabet, kilo vb sorunlarla 24 yasimdan beri uğraşıyorum diyetisyenle 13kilo kadar verip ilaç tedavisi ie yumurtlayarak gebe kalabildim en az beş kez test yaptım inanamadım ama hamileydim zor geçen bir hamilelikti gebelik sekerinden dolayi ama diyetle 14 kilo alarak oglumu dogurdum bu yumurtlama tedavisine devam ancak kilo vermek şart benim çocuğum olduysa herkesin olur kucagina en kisa zamanda alacaksin hic üzülme sevgilerimle

      Sil
    3. çok teşekkür ederim Hilal. Ne yazık ki kilo çok kötü bir kısır döngüye sokuyor. İnşallah ben de gayret göstereceğim. Desteğin ve iyi dileklerin için çok sağol :)

      Sil
  3. Aramıza hoşgeldin Melek. En hayırlı zamanda gönlünden geçeni yaşamanı dilerim. Ümidini salon kesme. Mutlaka senin de güzel günlerin gelecektir. Çok öpüyorum.
    Sevgiler,
    Derya

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım