22 Şubat 2014 Cumartesi

Derya'nın Bebek Yapım Günlüğü — 38. Bölüm

Herkese merhaba, 

Bu hafta, kendimi çok sorguladığım ya da sorgulamak zorunda kaldığım bir haftaydı. Üstüste yaşadığım iki olay (bu hafta sadece birini anlatacağım), beni kelimenin tam anlamıyla karman çorman yaptı. 
İlk konuyu kapalı grupta yüzeysel bir şekilde anlatmıştım: burada yakın bir arkadaşım var, sevgililerimiz arkadaş, evlerimiz birbirine arabayla 10 dakika mesafede. Onlar seneye kendi evlerini inşa edecekler, biz bu sene kendi evimizde tadilat yaptık. Hemen hemen aynı dönemlerde hamile kalıp bebelerimizi birlikte büyütme planlarımız vardı. Ben bu konuda biraz dikkatli olduğum için de “Araları biraz açık da olsa bu bir şey değiştirmez, yine de birlikte büyütürüz.” diyorduk. (Malum, aynı günde hamile kalmamız herhalde çok büyük bir tesadüf olurdu!) Ben klinikteyken de sürekli kontakt halindeydik. Ben döner dönmez değil, bir iki gün önce görüşebildik. Nitekim, ben tedavi görerken onların taşınmaları gerekti. Ve bu taşınma olayı yüzünden stresli bir dönemden geçtiklerini tahmin edebiliyor, o yüzden çok üstüne gitmiyordum. Meğersem işin iç yüzü başkaymış. Buluştuğumuzda, geçmiş doğumgünüm için minik hediyeler verdi bana. Mutlaştık, sarıldık. Sonra, daha birlikte bir iki adım bile atmamızı bekleyemeden, gözlerime bakıp “Sana bir şey söylemem gerek.” dedi ve o daha söylemeden anladım; hamileydi! “Hiiiii!” deyip boynuna atladım ve sıkı sıkı, ama sıkı sıkı sarıldım. Hiç beklemiyordum böyle bir haberi aslında, çünkü denemelere baharda başlayacakların söylemişlerdi. Ama hamileydi işte! 

Çok sevindim! Ailemize yeni bir bebek geliyordu, oley! Hem bize de alıştırma olurdu, her aşamasında yanında olacaktık. Ay, ne güzel!! Ama aslında şok da oldum. Nasıl yani, zart diye mi hamileydi?! Meraktan çatlıyordum. “Anlat” dedim, “Bütün ayrıntılarıyla anlat; ne, nerede, kiminle, ne zaman, nasıl?” Yılbaşına üç çift, hep beraber girmiştik. Çok eğlenceli bir geceydi. Arkadaşım eskiden sigara içermiş. Hep bıraktığını iddia edip ara sıra yine içerdi. Ama tamam, sadece “özel günlerde”. Karı-koca da bayağı içerler. Ya da biz içmediğimiz için o bize “bayağı” geliyor, bilemiyorum. Ben içmem, içersem de ayda yılda bir, o da çok az. Bunun bir kaç nedeni var. Bir kere, alkolden kendini kaybedenlerden hoşlanmıyorum. Bu yüzden hiç o duruma gelmedim. İkincisi alkol, migreni tetikliyor. Bir gece eğleneceğim, bir iki kadeh bir şey içeceğim diye ertesi gün ve onu takip eden 2-3 gün yatak döşek hasta olmak, bunu kendime yapmak istemiyorum. Ayrıca alkol, vücuttaki suyu tutuyor ve çok kalorili bir şey. Tabii ki ben de içiyorum, ama çok çok nadir. Yılbaşı gecesi de karıkoca bayağı içtiler. “Özel gün” diye arkadaşım arka arkaya yaktı sigaraları. “Bize ne?” dedik, kendi bileceği iş. Fakat iki gün önce hamileliğinin seyir evresini bana anlattığında Noel zamanlarında baby dancing (hem de 5 gün boyunca günde 2 defa, höh!) yaptıklarını söyledi. Bu trafik yoğunluğunu bir kenara bırakalım, (her iki günde bir yeterli ve sağlıklı bir deneme şekli. Bu sayede spermin kalitesi düşmemiş oluyor). Bebek denemesi yaptıkları halde “Nasılsa tutmaz” diyerek kendisini alkol ve sigaraya boğmuş olmasına gerçekten anlam veremedim. “Ama ben okudum, ilk bir hafta-on gün bebek henüz tutunmadığı için bir şey olmazmış.” dedi, aslında hakkı da var. Ama bu, yine de bir bebek için hazırladığın vücudunu bile bile zehre teslim etmeni gerektirir mi? Ben olsam, sadece denedik diye kendime daha çok özen gösterir, sağlıksız şeylerden bilerek uzak dururdum. Böyle demedim tabii... 
Sonbaharda da Dukan Diyet`i yapmıştı. Kilo verdiren, fakat benim fazlasıyla sağlıksız bulduğum bir diyet. O zamanlar, bu diyetin nasıl bir şey olduğunu, onun yerine gündelik hayatına sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmesi gerektiğini anlatmaya çalışmıştım. “He, he” deyip kendi bildiğini okumuştu. Bu tip durumlarda Mevlâna geliyor aklıma, “Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.” Ben de, benden bilgi istemeyenlerin yakasına yapışıp illâ bir şeyler hakkında onları bilinçlendirmeye çalışmıyorum. Hoş, bu buluşmamızın ertesi günü çift olarak bizi, yeni evimizde ziyarete geldiler. O sırada Heidi Murkoff`un “Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler” adlı kitabını tutuşturdum eline. Hiç yoktan onu okusun, hem kendisine hem de bebesine iyi baksın diye. Pek bilinçli de beslenmiyor. Doktoru “Çok fazla okuyup araştırma, çok bilmek iyi değildir.” demiş. O da bunu “Hiç bir şey bilmesen de olur, anneannelerimiz nasıl doğurmuş?” olarak yorumlamış sanırım. Neyse... İnsan bir garip hissediyor kendisini. O, gerçekten sevdiğim ve değer verdiğim biri. Eh, bebelere olan sevgimi artık bilmeyen kalmadı. Yardım edesim, bildiklerimi aktarasım, her gün yediği pasta ve çörekleri önünden alasım var. Henüz 10 haftalık hamile, şimdiden 3 kilo almış. Hayır, bana ne, tamam da; hamileliğinin sonunda o kilolar yüzünden çok zorlanacak. Hem rahat bir doğum için hareket ve düzenli beslenmek şart! Hiç spor da yapmıyor ki...

Gördüğünüz gibi evet, başkasının derdi beni geriyor! Bütün bunlar olurken, beynimin bir köşesinde çok eskilerden bir tını belirmeye başladı. Arkadaşım da benim yaşımda ve ne şanstır ki daha ilk denemelerinde hoppadanak diye hamile kaldı. Hem de hiç ön hazırlık falan yapmadan... Hapı bıraktılar, denediler, oldu. Kıskançlık değil, içime garip bir korku saldı bu olay. Günlüğümün 13. bölümünde anlattığım, hayatımı ‘önce ve sonra’ olarak ikiye bölmüş, asla yutkunamadığım olayı ve onunla birlikle yükselen, evham dolu yeni soruları çıkardı yeniden gün yüzüne. Vakt-i zamanında kötü geçen bir operasyondu o atlattığım. İçimde unutulan parçanın ardından 3 ay boyunca adet sancısından daha sancılı ve daha yoğun kanamalı günler geçirmiştim. Doktora gidip de söktürücü ilaç aldığımda, parça parça düşürmüştüm içimden o çok istemiş olduğum bebeği... Sonra günler, haftalar, aylar geçti ve bedenim iyileşti; yeniden adet görmeye başladım. Çok şükür ki adetlerim de hep düzenlidir. 7,5 sene önce olan bir olay. Bu sorular, beynimde ta o zamanlardan beri yankılanıyor, ama henüz zamanı gelmediği için pek ciddiye almamıştım. Fakat, Allah`ım da izin verirse, bu sene ailemizi artık 4 kişi (Joy`u da sayarsak) yapmak istiyoruz. Bebek yapımına hazırlandığımız şu bir buçuk yıl boyunca bazen sevgilimle korunmayı bıraktık. İllâ ki bebek yapmak için değil, “Hadi bu ay rahat bırakalım, olursa olur.” dedik. Ve bunu o süre içinde sanırım 5-6 kez dedik. Olmadı. Zaten bebek yapmak için uğraşmadığımızdan, kafama takmadım ve hem bedensel, hem de ruhsal olarak hazırlanmaya devam ettim. Ha, biz 5 gün boyunca günde 2 kere baby dancing yapmadık, kabul. Ama şimdi arkadaşım daha ilk denemede böyle hemen hamile kalınca içimde, yüreğimi sıkıştıran bir “Acaba?” sorusu belirdi. 

Olabilir mi sizce? Geçmişte kürtaj operasyonum kötü geçti diye doğurganlığım zarar görmüş olabilir mi? Tamam, biliyorum; her ikimiz de sağlıklı olsak bile hemen hamile kalınacak diye bir kural yok. Bu işin bir sene süresi var, hatta ne zaman bu konuyu kafana takmazsan o zaman olur, falan filan... Ama benim bu hafta içimi rahatlatacak sözlere ve özellikle kürtaj sonrası hamile kalıp anne olmuşların hikâyelerine çok ihtiyacım var. Bir sorun yoktur, değil mi? Hamile kalırım ben de? 

Haftaya görüşmek üzere sevgiyle kalın,

Derya

16 yorum:

  1. evet hamile kalip kurtaj yaptirip su an 4 yasinda cocugu olan birini taniyorum derya merak etme sizin kuzu mayisi bekliyor :) bir arkadasim da ilk bebegi aldirmak zorunda kaldi sonra bebegi olmadi kontroller ultrasonlar tahliller deeken esinden hic suphe etmedi cunku o daha once hamile kalmisti tek suclu kurtajdi gozunde beraber gitmelerini soyledigimde varikosel cikti esinde.. aimdi bebek hazirliklarina basladilar..
    beni uzen arkadasinin beslenmesi ve dr unun soyledigi oldu.. umarim seni dinler gerci ne kadar anlatmaya calissanda dedigin gibi karsindakinin anladigi kadarsin..

    YanıtlaSil
  2. Bir sorun olmaz diye tahmin ediyorum. Bebek rahmin bir bölümüne tutunuyormuş, ve bebek rahimde bulabildiği en iyi yere tutunurmuş (beslenmesi açısından damarlara daha yakın vs dedi diye hatırlıyorum) doktorumun anlattığına göre (hatırladığım kadarını yazacağım), kürtaj olduğumuzda kesenin rahme tutunduğu noktaya bir daha başka bir kese tutunamıyormuş. O bölge kullanımdan kalkıyormuş yani. Ama bebeğin tutunabileceği daha bir çok yer var. Tabii kürtaj sayısı arttıkça yerler de azalıyormuş. Böyle bir açıklama yaptı diye hatırlıyorum doktorum. Başka bir komplikasyon olmadığı takdire bir daha hamile kalmamak için hiç bir sebep yok bence. Çevremde de çok örnek var benim de. 4 kürtaj sonrası bebek sahibi olmuş bir tanıdığım var mesela. Umarım istediğiniz zamanda, sağlıkla alırsınız bebeğinizi kucağınıza :)

    YanıtlaSil
  3. Kürtaj mahareti sürecte ne kadar etkili bilmiyorum fakat tanidklarimdan bilgi vereyim; kadinin 4 saglikli doğumu 5 kürtaji var. En küçüğü 10 büyük ise 30 yaşinda. Başka birinin kurtaji (sayisini bilmiyorum 2 ya da 3) ikiz bebekleri var .... Moral moral moral

    YanıtlaSil
  4. sakin girme o girdaba Derya, sana en guzel zamanda gelecek o bebek moralini hic bozma saglikli beslenmeye devam, ben senden enerji aliyorum, sen de pes edersen ne yaparim? Burada cok yakinda hamileligini kutlayacagiz hissediyorum <3 sevgiler :)

    YanıtlaSil
  5. Deryacigim oncelikle kafandaki sorulari ve supheleri at canim sana kendimi anlatayim.2000 yilinda evlendik ve korunmadigimiz bir birliktelik sonrasi hooop hemen hamile kalmistim , hic dogum kontrol hapi kullanmadim bu arada esimde bende sok olduk ikimizde bir bebege hazir degildik hem ruhen hem maddi olarak ve ikimizde isteyerek kurtaja karar verdik ve bebegi aldirdik , tek iliskide kazayla sip diye 12 yi tutturmustuk ben bazi sebeblerden dolayi dogum kontrol hapi , spriral , kondom kullanamiyorum en ilkel yontemle korunuyoruz , neyse bir sene sonra yine bir kazayla bu sefer ikimizde farketmemistik hooop yine hamileydim , ikimiz oturduk konustuk ve yine hazir olmadigimiza karar verdik , yasimiz genc ve yasamak istedigimiz bircok sey vardi ,sebeblerimiz vardi kisacasi ...ve yine kurtaj oldum , yillar gecti ve artik bebek istedigimizi konusmaya basladik karar verdik ve doktora gittik kontrollerimizi yaptirdik ve bilerek isteyerek calismalara basladik ; inanirmisin 6 ay olmadi , hazir degilken iki kere sip diye hamile kalan ben eyvahhh eyvahhh demeye baslamistim ama 6. ayin sonunda yine hamileydim, hamileligimi ogrendigim gun kanamam basladi ve ayni gun dusuk yaptim icimi korkular kapladi yasim 33 idi panik oldum ama olacaksa olur dedik cunku hicbir sorun yoktu. dusukten 5 ay sonra yine hamileydim ve ilk oglumu 34 yasimda kucagima aldim , ikinci cocuk dusunmezken 37 yasimda reglime 4 gun kala korunmasiz girdigimiz bir iliskiden sonra cok buyuk supriz oldu ve hamileydim cok zor ve sorunlu bir gebelikten sonra ikinci ogluma kavustum demem o ki hic umutsuzluga kapilma ...bak benim iki kurtaj ve bir dusukten sonra hemde rahimimdeki miyomlara ragmen iki tane saglikli oglum var sukurler olsun ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah bağışlasın Sedacım. Güzel sözlerin için teşekkür ederim. :)

      Sil
  6. Deryacım, bunu gerçekten çok üzülerek hatta utanarak söylüyorum ama sırf bunu kafaya takıp üzülme diye. Annem ben küçükken çocuk istemediğinden dolayı geçirdiği 6 kürtaj sonrası tam 5 kez daha hamile kaldı. Yani bu doğurganlığa engel değil bizzat gördüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzüldüm annenin haline be Hilal!

      Sil
  7. Sevgili Derya, kurtaj konusunda icin rahat olsun. Dogru yapildigi zaman kesinlikle dogurganligi etkilemiyor ozellikle ilk trimestirde yapildiysa. Almanya'dasin, jinekolojik muayenene mutlaka duzenli gidiyorsundur, eger birsey olsaydi ortaya cikardi. Istersen bir doktoruna danis, icin rahatlasin. Bu arada Toni Weschler'in "taking charge of your fertility" adli kitabini okumani tavsiye ederim. Butun bayanlarin, bebek denemesinde bulunsun bulunmasin okumasi gereken bir kitap. Kadin vucudunu ve ureme sagligini bu kadar iyi anlatan bir kitap yok. Iyi sanslar sana, biz de martta basliyoruz BD'ye hayirlisiyla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Hepimize çok şanslar o zaman. :)

      Sil
    2. Hadi insallah :). Ha bu arada, kusura bakma ayni konuya tekrar dondum ama, unutma ki dusuk yaptiginda bile mudahele olarak bircok bayan kurtaj oluyor. Hatta ayni kalan ve uc dusuk yapip uc kere kurtaj olmak zorunda kalan, dorduncude besincide tutturan insanlar var. Yazilarini ilgiyle takip ediyorum, genelde yorum yazmiyorum ama yazdiklarinla cok empati kurdum. Ben de obsesif kompulsif bozukluktan dertliyim. Insallah saglikla hamile kalip, saglikla bebegimizi

      Sil
  8. Hatta ayni yilda hamile kalan*. Su telefonda yazmaktan nefret ediyorum bazen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anladım ben seni, merak etme. :))

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım