21 Aralık 2013 Cumartesi

Derya'nın Bebek Yapım Günlüğü — 35. Bölüm

Merhaba sevgili BYBO okurları, 

Haydi bu hafta biraz hayal kuralım! 

Bazen bakıyorum da, sevgilim ne kadar şanslı (nazar değmesin.) Annesiyle babası, birbiriyle uyumlu ve mutlu bir çift. Her ikisi de yetmişin üzerinde. Bizim yaşlarımızdayken nereden baksan, on senelik evlilermiş. Birlikte yaşlanmayı nasip etmiş Allah. Sevgilim desen, bu evde doğmuş ve büyümüş; evlendi ve yine bu evde şimdi de ailesini genişletme hazırlıkları içinde. Belki bazılarına çok normal, çok sıradan gelen bir şey ama; buna hiç sahip olmamışlar için hazine değerinde olgular bunlar. 
Bir de kendime bakıyorum; annemle babamı hiç bir arada hatırlamıyorum. Aile olmak nasıl bir şey, hiç bilmedim. Ben de sevgilim gibi olsaydım, nasıl olurdu acaba? Annemle babam meselâ... Daha önce anlatmıştım; üniversiteyken tanışmış ve okulu bırakıp evlenmişler. Mesleksizlik ve tecrübesizliğe geçim sıkıntısı ve bir başınalık da eklenince yürümemiş evlilikleri. Altı sene dayanmışlar gerçi; üçüncü senede de ben dünyaya gelmişim. Bana bakamadıklarından anneannemle dedeme göndermişler. Ve hikâye onlar için öyle bitip, benim için böyle başlamış. 

Peki ya farklı olsaydı her şey? Madem hayal kurmak bedava, ne zarar çıkar ben de şimdi kursam? Nasıl bir şey olurdu meselâ hikâyeyi baştan yazmak? Diyelim ki onlar üniversitede tanışmış ve aşık olmuşlar. Ama delikanlılıkları tutmamış, aklı başında gençlermiş. Annem, babamı zengin ailesiyle tanıştırmış. Gerçekte annemin ailesi, afrikalı bir adamı karşılarında görünce şok geçirmiş ve bu ilişkiye karşı çıkmış. Fakat bu iki genç sakin davranıp sabretselerdi meselâ... Zamanın geçmesini bekleseler, gençliklerinin ateşine kapılmasalar, bir yandan okullarıyla meşgul olup diğer yandan aşklarını yaşasalardı meselâ... Gerçek aşk idiyse, aile bir şekilde kabul ederdi belki. Kiralık bir gelinlikle, kaçamak bir nikâh yapmak yerine, anlı şanlı ve mutlu bir düğün yaparlardı. Olamaz mıydı? Okullarını da bitirip, meslek sahibi olurlardı evlenmeden önce. Yeni evli, heyecanlı ve aşk dolu bir çift olarak işe gidip gelirler, evlerini birlikte geçindirirlerdi. Annem hasta da olmazdı belki o zaman. Gençlik ateşiyle tuttukları gecekondularda yaşamaz, aç açına uyumazlardı. Duvarlardan akan soğuk yağmur suları yataklarını ıslatmazdı belki. Belki annem o zaman böbrek yetmezliğinin pençesine de düşmezdi; diyalizlere girmez, böbrek nakli için beklemek zorunda kalmazdı; sağlıklı geçirirdi ömrünü. Babam, çalıp çırpmak yerine mesleğinden kazandığı paranın verdiği gururla getirirdi evine ekmeğini. Zamanı gelince de, eğer istiyorlarsa, bir bebek yapmaya karar verirlerdi. Belki o zaman mutlu bir aile olabilirlerdi. Ben gelirdim dünyaya. Zor gelmezdi belki o zaman beni beslemek; bana üşümeyeceğim, sıcak bir ev vermek, emzirmek ya da mama almak... 

Hâl böyle olunca da, daha bir yaşımı yeni geçmişken bana bakamayacaklarını anlayınca, anne evine de göndermezlerdi belki; aile olurduk, bir arada kalırdık. Huzurla, mutlulukla, aşık insanların arasında büyürdüm belki ben. Dolandırıcılık yapmayan bir baba ve hasta olmayan bir anneyle büyürdüm; aile olmanın ne demek olduğunu görürdüm belki de. Annem bulaşıkları yıkarken babam işten gelirdi belki. Annem elini havluyla kurular, babamı karşılamak için kapıya koşardı. Ben, oyuncaklarımla oynarken onların öpüşüp koklaşmalarına şahit olurdum, bilinçaltıma işlerdi bu. İnsanların birbirlerini sevdiklerini, sevince gözlerinin içlerinin güldüğünü öğrenirdim. Belki o zaman kavgalarla ya da yılların çürütemediği bir kinin çevrelediği bir ortamda büyümezdim. Bambaşka kodlar işlenirdi küçücük beynime. Gençlik yıllarımda annem beni bırakıp başka bir ülkeye göçtü diye üzüntüden saçlarım dökülmez, babam başka insanlar yetmezmiş gibi beni de dolandırdı diye stresten çenem yıllar boyu kilitlenmez, sakat kalmazdı belki. Onun yerine sokaklarda sarhoş olur, saçlarımı pembeye boyar, ilk aşkımı özgürce yaşar, deli deli müzikler dinlerdim belki. 

Bu hikâyeyi nereye kadar böyle götürebilirim, bilmiyorum. Nitekim, hayal kurmak bedava olmasına rağmen, hayal gücünün de sınırları var. En azından bu açıdan bakınca... Hayatım nasıl şekillenirdi, bilmiyorum. Yine eski erkek arkadaşımla karşılaşıp hamile kalır mıydım meselâ? Bebeğimi yine zorla alırlar mıydı benden, bilmiyorum. Sonra bütün hayatımı arkamda bırakıp dilini, kültürünü, kokusunu bilmediğim bambaşka bir ülkede yaşamaya zorlanır mıydım, onu da bilmiyorum. Tek bildiğim; her ne yaşadıysam, adım adım beni şu anda bulunduğum duruma getirdi. Olumlu ve olumsuz. Olumlu yanı çok. Hiç planlarımda yokken Almanya`dayım ve mutluyum. Hiç ummadığım bir yerde hayatımın büyük aşkıyla karşılaştım ve hiç evlenmem sanırken evlendim. Allah`ıma her gün bin şükür, mutluyum. Başkalarının hatalarından olabildiğince öğrenmeye çalışan bir insan oldum. Ama mükemmel değilim tabii ki; çok hasarım var. Her ne kadar her seferinde küllerimden yeniden doğduysam da, içimde fazlaca delik var. 

Bu hafta, uzun zamandır hasret ve merakla beklediğim o çok önemli mektup en sonunda geldi! Kliniğe yatış zamanım: 2 Ocak`ta yatıyorum işallah, 6 Şubat`a kadar... Kendim için, sevgilim için ve yakın zamanda hayırlısıyla ailemize katılmasını umut ettiğimiz, cennette bizden davetiye bekleyen Aşk Meyvemiz için. Orada tam 5 hafta kalacak ve çok yoğun terapi göreceğim. Tam olarak neler olacak, şimdiden kestiremiyorum. Fakat geçmişte yaşamış olduğum travmaların üzerinden geçip onlara yaklaşımımı ve üzerimde bıraktıkları etkilere odaklanacağız sanırım. İnsanların bana veya birbirlerine kötü davranmalarını her zaman engelleyemem belki ama, onlara verdiğim tepkileri kontrol edebilirim. En çok da bunu öğrenmeyi umut ediyorum. 

Bir kapıyı çaldığımda saçları hafifçe ağarmış, gözlerinin ve dudaklarının çevresinde hafif kırışıklıklar oluşmuş; yine de can-ı gönülden gülümseyerek beni içeri davet eden bir anne-babam yok. Güzel bir hayal. Bana, ayrı ayrı hep birbirlerine nasıl ve çok aşık olmuş olduklarından bahsederlerdi hep. Hayallerimde, bu aşkı koruyabilmiş ve birlikte mutlu bir şekilde yaşlanabilmiş olmaları var. Onları HİÇ bir arada görmemiş biri olarak çok ütopik bir hayal, biliyorum. Ama dedim ya, nasılsa bedava hayal kurmak; kim engel olabilir ki buna? Küçükken bunun hayalini hiç kurmamıştım. Hayatın, annebabadan oluşan bir ailede başlaması gerektiğini bilmiyordum çünkü. Sonradan öğrendim. Ama insan büyüyünce bunun hayalini kurup soruyormuş kendisine: “Benim de herkes gibi normal bir ailem olsaydı, nasıl olurdu acaba? Ben nasıl bir insan olurdum?” 
Benimki gibi, hatta daha karmakarışık hikâyeleri olanlar var, biliyorum. Allah`tan hepsine gelecek güzel günler diliyorum. Madem ben geçmişi değiştiremiyorum, o zaman geleceğe ve kendi hayatımı nasıl şekillendirebileceğime bakayım. Umarım kendim için kurduğum bu hayali bir gün hayırlısıyla içime tutunacak minik melek için gerçekleştirebileyim. Benim görmediğim ve her zaman hasretini çektiğim sıcak bir aileyi ona verebileyim; sevgilimle, onun annebabası gibi mutlulukla, birlikte yaşlanabileyim. Başka hiç bir dileğim yok hayatta. İşte sırf bu hayallerimi gerçekleştirebileyim diye iki haftadan kısa bir süre içinde kliniğe yatmış olacağım. Evimden ve sevdiğimden ilk defa bu kadar uzak düşecek ve ilk defa bu kadar uzun ayrı kalacağım. Ama her şey güzel ve gerçekleşmesi işallah mümkün bir hayal için. 

Haftaya görüşmek üzere... 

Sevgiyle, 

Derya

4 yorum:

  1. Olur inşallah canım. Her çabanın sana mutluluk olarak döneceğini bil mutlaka (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşallah Tümaycım, unutmam tamam. :) :*

      Sil
  2. igein_h_yizevbekhai@admin.in.th: Eger ilgileniyorsaniz, bu e-posta adresinden bizimle irtibata iseniz merhaba sizin tüm kisisel is için kredi ararken, biz,% 3 faiz oraniyla kredi vermek. Belgeniz ok cevap veren herhangi bir gecikme olmaksizin derhal sizden aldigimiz be kez kredi biz bir hafta önce size transfer edilecek. Artik kredi basvurusunda, acil promosyon ok var.

    YanıtlaSil
  3. Eger bir tarim, ögrenci, borç, insaat, veya konsolidasyon kredi ihtiyacim var, lütfen asagidaki e-posta (yakubuafentokhai@yahoo.com) veya (yakubuafentokhailoans@admin.in.th) üzerine Yakubu Afentokhai Kredi Sirketleri LTD basvurun,
    Facebook: https://www.facebook.com/yakubuafentokhaisule

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım