30 Kasım 2013 Cumartesi

Tuna'nın Tüp Bebek Yapım Günlüğü – Bölüm 5

Merhaba, 

Geçen hafta oldukça normal bir insanken, bu satırları ne kadar keyifsiz yazdığımı tahmin bile edemezsiniz. Bir progesteron mağduruyum ben. Yumurta toplama (OPU) işleminden sonra almaya başladığım bu hormon en kötü PMS günlerimden bile daha kötüsünü yaşatıyor bana. Tüp bebek sürecinde yaşadığım iki zorlu deneyimden biridir bu ilaç. İkincisini haftaya anlatacağım. Ofisteyim ama çalışamıyorum yataktayım ama uyuyamıyorum her an koca, erkek kardeş hatta baba katili olabilirim. Evet, genel olarak erkeklere karşı yoğun bir düşmanlık beslediğim söylenebilir. Ama elimde değil! Sondan başladım yazmaya, bu son bir haftada neler oldu neler...   

OPU işlemi için hastaneye gittik. O güne dek hiç anestezi almamış biri için çok rahattım. Eşim benden daha stresliydi. Bize verilen odada hazırlandım önlüğümü giyip resimlerimi çeken eşime yeşil bonemle poz verdim. Tabi o zaman henüz başlamamıştı bu progesteron desteği. Halimi bir görseniz ne sakin ne sevimli ne şeker biriydim! Küçük ameliyathaneye böyle sincap gibi zıplaya zıplaya eşimi öpüp şen şakrak gittim. İçeri girdikten ve masaya yerleştikten sonra hemşireler beni hazırladı ve bizim doktor geldi. Hemşireyi sağ tarafımda hissedip ‘ay bana ilacı verdiniz mi yoksa’ diye sormamla derin dalış arasında sadece 3 saniye vardı. Sonrası derin sessizlik! Bana ne verdilerse ondan istiyorum yine! Bir süreliğine lütfen... Sonrasında ayılmam çok kolay oldu. 
Ben bu hafif narkoz olayına ne kadar bayıldığımı anlatıp dururken doktor kısa bir ziyaret için odamıza geldi ve 16 yumurtanın toplandığını söyledi. Hmm 18 demişlerdi ama 16’ymış. Büyük ihtimal 5. Gün transferi yapacağız dediler. Hemşiremiz gelip bundan sonra kullanmam gereken ilaçların reçetesini verdi. Başıma geleceklerden habersiz ‘tabii, olur olur ,hıhı’ diyip durdum. İşte o ilaçlardan biri var ki günde 3 kez kullanmam gerekiyor...  Sorun çıkaran arkadaşımızın ismi PROGESTERON kısaca PRO. İşte hanımlar beni bitiren bu oldu! Ama bitmeden hemen önce şu OPU olayını toparlamak istiyorum. 

Hastaneden eve döndükten sonra ilaçlarımı aldım ve kanepeye uzandım. O gün boyunca özellikle oturup kalkmalarda küçük ısırık tarzı ağrılarım biraz da kanamam oldu. Onun dışında akşamüzeri mutfakta yemeğimizi hazırladım etrafı toparladım. Genel olarak iyiydim. Çok şükür her şey normal sınırlar içindeydi ve hala keyfim yerindeydi. Ama arkadaşım ‘pro’ etkisini hemen gösterdi. Ertesi gün beni sıkıştıran gaz sancılarıyla karnımda daha çok ağrı hisseder oldum. Bu durum tuvalette daha da can sıkıcı oluyor. Tüm bunların normal bir süreç olduğunu düşünmeye çalıştım hep. Sonuçta cerrahi bir müdahale bu! Hiç acısı olmaması mümkün değil. Bence o günü, biraz sabit kalıp genelde dinlenerek geçirseydim daha kolay atlatabilirdim. Ama yerinde duramama olayı var bende. Neyse, ağrı kesici ilaçlardan birini alabileceğimi söylemişti hemşire zaten. Günde 4 taneye kadar çıkabilirsiniz dedi. Benim en fazla günde 2 tane içtiğim oldu. 

OPU ertesi gün öğle saatlerinde hastaneden aradılar. Bir embriyolog kendini tanıttı ve bilgi vereceğini söyledi. Yumurtalardan 13 tanesi döllenmiş yani 13 tane bebe adayımız varmış! Çok heyecanlandım ben. Çok saçmalamamaya çalışarak birkaç soru sordum. Kalitesi , görünümleri, huyları nasıl, dayanacaklar mı, iyiler mi, annelerinin güvenli rahminde olacakları yerde laboratuarda olmak onları çok üzüyor mu? Yok sormadım hepsini tabii ki... Yarın ve sonraki gün gelişim hızlarına bakacağız. Şu an yaptığımız şey onları yarıştırmak dedi. Ah benimkiler rekabete dayanır mı hiç! Birbirlerini yemişlerdir eminim. Sonra bende sürekli bir uyku hali ama uyuyama bir sinir bir öfke ona buna takma hali başladı ki kendini tanıyan biri olarak söylemeliyim insanlıktan çıktım ben. Bildiğin seri katil formatlı bir korku filmi çeviriyorum. Eşim de benim şımartma derdinde değil pek. Kendine gel hedefine kitlen bana sarma diyor. E ben daha çok sinirleniyorum! Beni sevmiyor bugünlerde. Böyle olduğum için bunu hemen şahsi algılayıp küsme uzak durma şeklinde bir stratejisi var. Yahu benim hormonlarım var ya etrafı yakabilir, seni havaya uçurabilir, hücrelerini toz şekli denize serper ama sen farkında değilsin demek istiyorum kendisine. 

Herkes bunu yaşadı mı yoksa bir tek bana mı oluyor? Adet öncesi sendromuna çok benzer sadece 1500 kat daha güçlü bir süreç bu. Bize zor bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirtmiş, sağ olsun anneme de dünyayı burnundan getirmiş olan babamla bile son zamanlarda aram gayet iyiydi. Dün akşama kadar! Yalnız ve 73 yaşında bir adam olduğunu unutup beni kızdırmasına izin verdim. Kendisi dışında birinin sinirli olmasına tahammül edemeyen biri olarak köpürdü delirdi kızdı bağırdı ben de daha çok bağırdım. Telefonlar yüze kapandı... 10 dk geçmeden eşim geldi. Kapıyı açar açmaz kendisine hormonlu bir laf patlatınca eliyle beni diğer tarafa çekip hiçbir şey demeden yanımdan geçti gitti. Ağlaya ağlaya masayı kurdum, ben yemek istemiyorum dedim. Niye ağlıyorsun dedi. Çünkü iyi değilim diyip bağırıp söylendim. Ama pek bir şey anlatamadım sanırım. Sonra yatağa uzanıp ağlamaya devam ettim. Koca kişi yanıma gelince kriz büyüdü çünkü daha çok ağlamaya başladım. Sarılma şefkat çabalarına karşılık veremeyecek kadar çok doluydum. Bağıra bağıra ağladığımı kendimi bir türlü susturamadığımı hatırlıyorum. Sonra ben biraz sakinleşince eşimle aramızda şöyle bir diyalog geçti: 

- Yavrucakları üzme
- Ordalar mı dedim 
- Evet 
- Gerçekten oraya koydular mı onları? 
- Evet tabii ki! 
- Şimdi ordalar yani? 
- Evet 
- İkisi de mi? 
- Evet! 
- Canlı olarak? 
- Evet, canlı olarak! Kendilerine yuva yapıyorlar içerde, çok iyiler. 

Transferden hemen sonraki akşam için bunu planlamıyordum elbette. Mutlu, pozitif, eğlenceli komik bir tüp anne aday adayı olmak istemiştim. Olmadı. Bu hormon saldırısından sağ olarak çıkarsam haftaya görüşürüz yine... 

Tuna

16 yorum:

  1. Tuna'cım okurken kendimi gördüm sende desem yeridir. Herkese bi çıkışma,ağlamak için en absürt sebepleri bulma. vs vs çoğaltabilirim bu örenkleri. Bu hafta doktorda Polikistik Over Sendromu sahibi olduğumu öğrendik. İlaçlardan mıdır,öncesinde de birikmişliklerim mi vardır bilmiyorum ama. Bu ruh değişimlerinin beni ve çevremdekileri çok zorladığı açık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esra, spor ve düzenli beslenme ile PKO olumsuz etkilerini minumuma indirebilirsin diye biliyorum.. çok geçmiş olsun.

      Sil
    2. Evet doktorda her gün yürüyüş yapmamı önerdi. Bu hafta için klomefen vermişti fakat stres ve bünyemin etkisiyle olsa gerek ilaç bende kist yaptı. Teşekkür ederim. Biraz daha kabullenebilmiş gibiyim durumu. Zaman zaman hatırlayıp derinlere dalmaları saymazsak. :)

      Sil
  2. Tunaaa çoğu gitmiş azı kalmış :) sinir konusuna lafım yok, ben her adet dönemimde canavara dönüyorum ki bugün de onlardan biri... sürekli derin nefes alıyorum; mümkünse temiz havaya çıkıp, çok derin nefes alıp, sesli, böyle çığlık gibi veriyorum... şimdi bu davetsiz misafir hormongiller gidene kadar camı açıp, ya da sokağa fırlayıp, egzersizlere başlıosun :) Yüreğim güzel haberlerini 4 göz bekliyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. annem diyor ki adet olacağımızı anlamazdık bile çamaşır makinesi, bulaşık makinesi yok, kullan at bebek bezi yok, anlayacak vakit yok! yahu çelik de değişti diyorum, zamanla her şey değişti ve bir şekilde bu hale geldik işte.
      sana bitter sarelle, bir kanepede battaniyenle güzel filmler izlemeni tavsiye ediyim mi?
      sağol Nazlı.. az kaldı..

      Sil
  3. hiç panik yapma, senin gibi benim gibi tüp bebek tedavisi görmüş milyonlarca kadın aynı süreçten geçti :) progesteronu nasıl alıyorsun? ben her gün çift doz iğne oluyordum. 2 ay böyle devam etti (: hormonlar yüzünden çıldıran bedenini kontrol altına almak için sana önerim kendine bir meşgale bulman. mesela ben o dönemde yeni bir blog projesine başlamıştım. bu beni baya oyalayıp rahatlattı. sonrasında bir baktım ki 12 gün geçmiş tahlil günü gelmiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seher, progesteron yumuşak kapsül günde 3 kez. İçmiyorum da başka turlu aliyorum, anlamışsındır. Bunları bu süreci yaşayan herkesin yasadıgını bilmek iyi, sonucta geçecek bu delilik..
      1500 parçalık puzzle var, toplasan 11 parça koyamadım yerine. başka şeyler oyalanmak konnusunda cok iyi değilim :)
      tahlil gününe az kaldı,dayanacagim tabiki. sağlıkla iyi haberleri alalım istiyorum.
      sen nasılsın, minik napiyor?

      Sil
    2. anladım merak etme :) ama emin ol iğneden çok daha iyi o versiyonu :D 2. ayın sonunda yoğun doku deformasyonu olduğundan ve ben artık oturamadığımdan dolayı jele geçtim ben de. ben bir de göbekten kan sulandırıcı iğne kullandım 3 ay sen sanırım onu kullanmıyorsun.
      minik çok iyi, henüz çok alışamadım hamilelik duygusuna garip bir şekilde :) umarım sen de bize güzel haberi verirsin de hamilelik sürecini de dinleriz :)
      test tarihin ne zaman habersiz bırakma bizi :)

      Sil
    3. Kan sulandırıcı olarak 36 saatte bir Coraspin aliyorum, progestan ve folik asit. Hepsi bu.
      4-5 gün sonra netice alınmış olacak. Ne kadar korktuğumu anlatamam. Birkaç gündür kendini çok belli eden bazı belirtiler vardı, onlar da kaybolur gibi oldu.. korku her şeye galip geliyor şimdi.. Beklemekten başka yapacak bir şey yok. Allah'tan hayırlı iyi haberler diliyorum her an ! Sende hiç belirti olmuş muydu ? Transfer gününden tahlil gününe dek neler yaşamıştın? Bana 78 tane mesaj yazabilirsin güzel güzel okurum ben :)

      Sil
    4. tunacım ben cevap yazmayı bir türlü beceremedim nedense :) hiçbir şey hissetmedim ben tahlil gününe kadar. sakın moralini bozma olur mu?

      Sil
  4. Tuna'cim elbette bunlari bende yasadim ama senin yapman gereken tek sey ilgi.odagini baska seylere yoneltmen olacaktir.Ben hep kitap.okudum telefonda oyunlar oynadim suan stres sinir değil sakin olmaya ihtiyacin var canim.bebeklerinle.konus bu sana huzur verecektir emin ol.sabirsizlikla sonucu bekliyorum.

    YanıtlaSil
  5. Özlem, teşekkür ederim. Kitap okumayı denemiyorum bile, öyle bir konsantrasyon sağlamam imkansız şu anda Ama telefonda tavla şampiyonu olmam yakındır, bir de uzun zamandır angry birds'te harikalar yaratıyorum, domuz vurmak iyi geliyor:) ama dediğin gibi en güzeli, miniklerimle konuşmak.. iyiler bence, yani bana öyle geliyor.. yani inşallah!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlar cok iyi annesi ama senin stres olup canini sikman onlari uzer oyle dusun ve rahatla kuzum.test tarihi ne zaman?sevgilerimle..

      Sil
    2. İnşallah Özlem, daha 4-5 gün var..

      Sil
  6. Tunacim merakla sonucu bekliyorum

    YanıtlaSil
  7. Asa kredi kredisi sirketi, kisisel isyerinizi baslatmaniz için gereken her
    miktari ödünç vermeye hazirdir. Biz% 2 faiz oraniyla kredi veriyoruz, bu
    yüzden için basvurun.
    Tarimsal çiftçilik kredisi. Krediye ihtiyaciniz varsa bizimle iletisime geçin.
    E-posta: asaloaninstituteplc@gmail.com, ayrica bu adresle de iletisime geçebilirsiniz
    E-posta: asaloaninstituteplc@yahoo.com

    Asa loan lending company are ready to loan you any amount you need to start
    up your personal business. we give out loan at 2% interest rate, so Kindly apply for
    agricultural farming loan. if you need loan contact our
    email:asaloaninstituteplc@gmail.com, you can also contact this
    email:asaloaninstituteplc@yahoo.com

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım