19 Kasım 2013 Salı

Betül'ün Sezaryen Sonrası Doğal Doğum Hikayesi

Yorucu bir Cuma günü… Gece saat 22:30 gibi arkadaşımızın yemek davetinden geri dönüyoruz eve. Ağzımda yarım kadeh şarap eşliğinde yenilmiş enfes tatlar. Hayatımdan memnunum. Eşim kızımızı uyutmaya üst kata çıkıyor. Koltukta uzanıp kalıyorum belki birkaç saat önce başlayan belimdeki bu adet sancısını andırır sızlama geçer diye. Bir şeyler izlerken uykunun kollarında buluyorum kendimi. Bir ağrı ile açıyorum gözlerimi, saat tam 1. Tuvalete gidiyorum. Aaa geçti. Gazmış herhalde. Tekrar uykuya geçiş. Bir ağrı daha. Saat 1:30. Bu da ne yahu? Neyse geçti uyuyabilirim. Saat 1:50. Bir kez daha yokluyor. Ama tabii 40+1 hamile olan ben olmadığım için hiç sancıların başlamış olabileceği gelmiyor aklıma!!! 

Tekrar uyuyorum. Saat 2:10. Artık uyuyamıyorum. Saat tutmak geliyor aklıma. Ne kadar çabuk sıklaştı bu sancılar diye düşünüyorum. Saat 2:30'daki sancıda derin derin aldığım nefeslere eşim uyanıyor. Giderek sancı araları kısalıp, sancı boyları uzuyor. 3 yıl 10 ay önce bir sezeryanım olduğu için sancı başlar başlamaz gel demişlerdi, olası dikiş atmasına karşı. Oysa ki ben evde biraz daha kalmak istiyorum. Bir duş alsam, sabah olsa, kızıma izah etsem neler oluyor, öyle gitsek. Sancılar şimdiden 5 dakikada bir, 1 dakikadan uzun sürüyor. Eşim gitmemiz konusunda ısrarcı. Saat 4:00, hastanedeyiz. Kısa bir NTT, doktor ‘evet bunlar gerçek sancı’ diyene kadar hala emin de değilim. Sonra bir muayene ama duymak istemiyorum söyleyeceklerini. İçimde kötü bir ses, açıklık yoook açıklık yoook diyip duruyor. Oysa ki doktor ‘3 cm.desin’ diyor, ağlıyorum. Sancılara ağlamayan kadın açıklığa neden ağlar diye düşünen doktor şaşkın ☺. 

Sancı ve doğum odasına alıyorlar, gayet nezih, güven verici ve rahat bir ortam. Ve de tam da ilk doğumumda 30 saat sancı çekip acil sezeryana götürüldüğüm oda!!! Yok diyorum bu defa her şey farklı olacak. Sancılar geliyor ustalıkla bertaraf ediyorum. Gıkım çıkmıyor. Nefesler hareketler derken saat 6:00 gibi bir muayene daha, 5 cm. olmuş. Ooo çok iyi diyorum. Her saate 1 cm. aldım gazımı. Sancılar olmuş adam boyu ama olsun ilerliyor diyorum. Bu arada damar yolu açmak zorundayız diyor hemşire, ‘olası’ bir sezeryan durumunda vakit kaybetmemek için... Duymazdan geliyorum bu sözleri. NST için yatırıyorlar bir yarım saat kadar ama sancıları yatakta karşılamak çok çok zor. Neyse bir dahakine ayakta gezinirken çalışanlardan takıyorlar. 

Saat 9:00 suları bir başka annenin sesi havalandırmadan bize ulaşıyor. 45 dakikalık itme maratonuyla doğuruyor bebeğini. Ne yalan söyleyeyim bir an doğuramayacak diye korkuyorum. Bu arada sancılar çığrından çıktı. Bir geliyor yaklaşık 2-3 dakika %100ün üzerinde tam inişe geçiyor ki %40-45lerdeyken geri yükseliyor. Artık nefesimi yakalayamıyorum. Eşim yanımda ama çaresiz. Ne yapabilirim diyor? Ben de bilmiyorum ki… Bir sancıda sırtıma, belime yaptığı masaj, uyguladığı basınç iyi gelirken diğerinde acımı katlıyor. Bir topun üstündeyim, bir yerde, bir eşimin kollarında… Saat 9-11 arası bu şekilde geçiyor. Bu kadar sancıya o kadar eminim ki açıklık tam diyecek ama hayır 5 cm.de kalmış, ilerlemiyor diyor, epidural öneriyor. ‘Olası’ bir sezeryana hazırlık diyor! Yok biraz daha bekleyeceğim diyorum ve kayboluyorum korkularım arasında. Neyse ki bebeğimizin kalp atışları gayet iyi, bekleyebilirim. Her ne kadar korkular sarmış da olsa içimi geri dönüyorum doğumun kollarına. Saat 13:00'de bir muayene daha 5.5-6 gibi diyor ama belli ki moral bozmamak için zorluyor. Epidural diyor tekrar. Bu derece yavaş ilerleyen açılma ile daha ne kadar çekersiniz tahmin edemiyorum diye ekliyor. 

Benim korkum çekmek değil hatta itiraf etmek gerekirse biraz da sevdim gibi bu süreci. Doğanın elini üstümde hissetmek gibiydi, nasıl da yönlendiriyordu vücudum beni ama ya işler ters gider ve sezeryana dönerse ve epidurali yapma fırsatı bulamazlarsa daha da fenası beni tümden bayıltacaklar. Bu endişe ile epiduralin kateterini taktırıyorum fakat olur da açıklığa erişirsem sancıları hissetmezsem etkili itemem diye ilacı vermiyorum. Ve yatağa mahkum oluyorum sancılarimla . Büyük bir endişe ile bekliyorum. Ve bebeğimizin kalp ritmi düşüyor. Ebesi doktoru hemşiresi geliyor odaya, kızıyorum kendime epidurali taktırmamalıydım diye, hareketsiz kaldığım için oluyor bunlar diyorum. Pozisyon değişikliği ile normale dönüyor. Söyleniyorum yattığım yerde. Vücuduma kızgınım. Beni hayal kırıklığına uğratıyor diye, yapması en doğal şeyi neden yapamıyor? Beni bir kez daha yarı yolda bırakıyor derken eşimin; ‘Neden böyle düşünüyorsun? Bedeni hiç bebek yapamayan kadınlar ne yapsın öyleyse?’ sözleriyle kendime geliyorum. Doğru ya önemli olan bebeğimize kavuşmak. 

Saat 15:00 kontrol zamanı açıklık 7 cm. her şey yolunda. Bebeğime odaklanıyorum ve kızımla konuşmaya başlıyorum. Anne baba seni bekliyor üzme orada kendini biz sana çook iyi bakacağız hiç endişe etme gel diyorum yeter ki gel. Saat 15:30. Bebeğimizin kalbi yavaşlıyor. Herkes odada. Doktor kanama var diyor. Peşinden su geliyor. Bir koşturmaca odada. Hemşire ve ebe bir şeyler hazırlıyor. Doktor kontrol yapıyor ve 10 cm. diyor. Eşim yanı başımda öyle mutluyum ki duyduklarıma... Kızımız bizi duymuştu sanki... Ağlıyorum, heyecanlıyım, mutluyum, sabırsızım ve daha pek çok duygu içindeyim. Biraz daha bekleyelim ıkınma hissi kendiliğinden gelirse haber ver yoksa zaten biz seni yönlendireceğiz diyor ve gidiyorlar. 

Sancılar fena yatakta olmak zor ama içim içime sığmıyor. 16:00'da geldiler ıkınma hissi gelmemişti nasıl yapacağımı tarif ettiler yatağı koltuğa dönüştürdüler ve 16:10da başladık. Çoğu kimsenin bahsettiğinin aksine hayatımda ilk kez bu koltukta olduğum için kendimi çok rahat hissediyordum. Sanki benim için en iyi pozisyon buydu. Sancıyla beraber itiyorum var gücümle. Ama emin değilim oluyor mu doğru yapıyor muyum? Doktor ve ebe harika diyor çok iyi yapıyorsun haydi bir daha sonra bir daha ve doktor müjdeliyor başı göründü diye. İnanamıyorum nedense, eşime çabuk bak diyorum gerçekten orada mı? Bir ayna ile bana da gösteriyorlar evet gerçekten orada. İnanılır gibi değildi. Mucize gerçek oluyordu. Gebelik ve doğum bana göre doğanın en müthiş olayı. Bu can, bu hayat, bu her şey demekti. Ve burada ben gözlerimle buna şahit oluyordum. Bir daha itmemi istediler. Kesi istemediğimi söyledim müdahale etmediler. 

Ikındım, ellerini getir ve bebeğini çek dediler sanki rüyada gibiydim, bebeğim içimden kayıp avuçlarımı doldururken bir tuhaf hüzün yaşadım. Her ne kadar son haftalar beni zorlamış da olsa sanki hamilelik sürecinin sona ermesi artık onu yeterince güvende tutamayacağım, koruyamayacağım hissi kavurdu beni birkaç saniye için. Ta ki evladımı göğsüme basana kadar! Sanki damarlarımda gezen kanın akışını hissediyor sanki kalbimin atışını görüyor sanki tüm vücudumun her bir köşesinin farkındalığına varıyor gibiydim. Neredeyse tüm duyguları aynı anda yaşıyordum. En çok da annemi anıyor ve anlıyor, her şeyden ve herkesten çok kızlarımı seviyor, evrenin düzenine hayranlık duyuyor eşime ise her baktığımda daha büyük bir aşk duyduğumu hissediyordum. Ahh bu hormonlar beni çılgına döndürmüşlerdi. Her şeyden önce ve fazla mutluydum… Bu nasıl olabilirdi? 2. Kez, bu kadar küçük bir insanın hayatımda nasıl bu kadar büyük bir yer edinebileceğine, ilk kez gördüğüm bu küçük için canımı bile vermeye razı olabileceğime şaşırıyordum. 

28.09.2013 Cumartesi 16:25'de kızım Melis baş geliş ile 40+1de sezeryan sonrası vajinal doğum yoluyla (3 yıl 10 ay ara ile doğum kendiliğinden başladı) toplamda 15.5 saatte 3410kg ve 51 cm olarak hayatımıza katıldı. 

Mutluyum, mutluyuz, mutlular ☺

Betül

Öykü'nün Sezaryen Sonrası Doğal Doğum Hikayesi
Evren'in ilk doğal doğum hikayesi
Evren'in ikinci doğal doğum hikayesi
Güneş'in doğal doğum hikayesi
Mine'nin doğal doğum hikayesi
Gizem'in doğal doğum hikayesi
Zeynep'in Doğal Doğum Hikayesi
Asuman'ın Doğal Doğum Hikayesi
Meltem'in Doğal Doğum Hikayesi

16 yorum:

  1. süper süper süperrr.... gözlerim doldu betül hanım, ne güzel bu duyguyu yaşamış olmanız... Ben de istiyorum böyle bir doğumm :)

    YanıtlaSil
  2. Betul bir avazda okuyup hissettiklerini hissettim.
    SSVD yi biz de cok istedik ama bebegim bunu istemedi sanirim.son dk. da sezaryen sinyali yakildi

    YanıtlaSil
  3. Süper bir hikaye ağlamamak elde değil bende ilk bebeğimi malesef sezeryan yaptım :( umarım ikincisi normal olurrr. TEBRİKLERR

    YanıtlaSil
  4. Ağlıyorum şu anda, ben de istiyorum kesinlikle ssvd

    YanıtlaSil
  5. merhaba, sizi bu süreçte destekleyen doktorunuzun adını paylaşabilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Belçika'da yaşıyorum doğumum da burada gerçekleşti. Ssvd adlı bir grup var. Türkiye'de hangi illerde hangi doktorlar destekliyor oradan bilgi alabilirsiniz.

      Sil
  6. Doğum hikayeniz gerçekten çok duygu yüklü... Allah yavrularınıza ve size uzun, sağlıklı, huzurlu bir ömür nasip etsin...

    YanıtlaSil
  7. Doğumdan sonra bu kadar ince olman da ayrıca gıcık. Ona da belirtiim...

    YanıtlaSil
  8. Duygularımı ve mutluluğumu paylaştığınız için teşekkür ederim. İsteyen herkes yaşasın bunları :)

    YanıtlaSil
  9. 5,5 aylık bir kızım var ve yazdıklarınızdan sonra hemen şu an 2. bebeği yapabilirim :))) Allah sağlıkla büyütmek nasip etsin :)

    YanıtlaSil
  10. Ağladım ağladım cok duygulandim nefesimi tuttum okurken. Sırf normal dogurmak icin ikinciyi yapacağım galiba off allahim gaza mi geldim :))

    YanıtlaSil
  11. Muhteşemm!! Şu an 4aylık bir oğlum var. En büyük üzüntüm onu normal doğumla kucaklayamamak. Her normal doğum hikayesinde içim burkuluyor. Ben normal doğum yapmayı çok istememe ve bu yönde kendimi hazırlamama rağmen, oğlum kordonunu 2 tur boynuna dolaması,ağırlığının ultrasonda 4kg gözükmesi ve baş çapının büyük olması sebebiyle sezeryan oldum. Doktorum 2.doğumumunda kesinlikle sezeryan olması gerektiğini, doğum sırasında dikişlerimin yırtılabileceğini yani çok riskli olduğunu belirtip normal doğum aşkımı kalbime gömdürdü.Hikayeniz bana umut oldu umarım Türkiyede bu şekilde doğum yaptıracak doktorlar vardır,bulabilirim...

    YanıtlaSil
  12. Bende çok heyecanlandım ve mutlu oldum. Normal doğum için can atarken benim minik kızım bana sarilip kaldı ve donmedi bu sebeple Sezeryan oldum. Hikayeni okurken doğum yaptığım hastanenin koşullari gözümün önüne geldi. İkinci bebegim olursa bende normal doğum yapmak isterim fakat bu hastane sartlariyla çok zor. Ayrıca eşime göre ben normal doğum yapamam sizler gibi değilmişim . Böyle diye diye olumsuz duygularını bana aktardi onun yüzünden Sezeryan oldum. Yani bana öyle geliyor

    YanıtlaSil
  13. bu konu hakkında bu sayfadan da yarallana bilirsiniz http://www.hamilelikgebelik.net/sezeryan-sonrasi/

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım