28 Ekim 2013 Pazartesi

Tuna'nın Tüp Bebek Yapım Günlüğü – Bölüm 1

Merhaba, ben Tuna, 

13 aydır yani evlendiğimiz ilk aydan beri eşim ve ben çekirdek ailemize katılacak yeni kadroyu bekliyoruz. İşlem sırasına göre alıyorlar bebek taleplerini sanırım, öyle istedin diye hemen pat diye gelmiyor sana. Bunu anlıyorum çünkü çocuk hasreti ile yanan öyle çok çift var ki ¨Allah’ım onlara da, isteyen herkese, bize de ver sağlıkla bebeğimizi inşallah¨ diyorum. 

Ama atamalar prosedürler kadro açıkları hatta belki fazlalıkları nedeniyle oluşan bürokratik (!) işlemler yüzünden olsa gerek evren kibarca ¨Sen çok da havaya girme hemen kenarda az dur bekle¨ diyor bize. Ah evren haksızlık ediyorsun bana! Ben masumum çünkü bilmiyordum ama hiç! Böyle zor olabileceğini düşünmemiştim. Sanmıştım ki 2-3 ay bekleriz sonra... Neyse, oturdum bekliyorum işte… Tam 13 aydır. Bu kadar sabırsız tahammülsüz istediği her şey tam da istediği zaman olsun diyen biri için evren ne kadar öğretici olabileceğini gösteriyor bana. 

Evet, 3 ay aralıkla 2 kez biokimyasal gebelik geçirmişliğim kendimi eşimi çok üzmüşlüğüm var. Ama bitti onlar. Zaman var ya ah zaman... İşte o her şeyi süzgeçten geçirip duruyor. Çok ince sızılar kalıyor seninle ve varsa ümidin içinde, onu hop hop diye kabartarak tazeliyor senin için. Zaman, en tanımsız mucize sensin bana göre. 

36 yaşındayım eşim de benden 10 yaş büyük. Bu sebeple 2-3 sene gezelim tozalım sonra önümüze bakarız diyemedik. Özellikle ben konuyla ilgili pek çok depresyon, bunalım, sinir krizi hepsini ard arda geçirmeye gayret ettim ☺.   Koca evren de güldü haliyle bana, ¨Çok da totomun kenarında değilsin¨ tarzında beni gücendirerek muzip tavrını sergiledi. Elbette böyle gülücükler içinde geçmiyor bu süreçler. Her iki kimyasal gebelikte de değerlerim çok düşük olduğu halde bebeğimizin benimle olma ihtimalini ve daha kötüsü gidişini her defasında hissettim. Çok kötü rüyalarla uyanıp gitti biliyorum diyip olması gerekenden 1 gün önce tekrarladığım test sonucu ile de onaylandı bu hislerim. Henüz kesesine bile girememiş küçük hücreydi o aslında, bebek demek haksızlık. Artık geçti bunlar... Acıyı sevmek / sürekli geçmişi yaşamak istemiyorum. Çok daha kötü deneyimleri olanlar var. Allah hepimizi korusun. Her gün güneş doğuyorsa demek ki her gün yeniden ümitle filizlenecek kalplerimiz... illa ki! 

Doğal yolla bebek sahibi olamayacağımızı hissetmek bir sürü neden sorusunu getiriyor aklımıza; Çok hafif yüksek çıkan tiroid seviyem ilaçla dengelendi, yine olması gerekenden çok az yüksek çıkan prolaktin seviyesi için doktor bunun için ilaç alınmaz demişken, eşimin sonuçları da çok iyi... E o zaman neden? Nedenini bilmiyoruz. Doktoruma göre; nedensiz infertilite dedikleri şey aslında nedensiz değil tabii ki. Sadece çok mikro düzeyde gerçekleşen bir neden var ama henüz tıp bunu görememiştir diyor. 1-2-3 TIP. Çok soru sormuyoruz artık. 

Bu benim BYBO ‘daki ilk günlük yazım. Uykusuz zor bir gece geçirdim, her çalışan gibi Pazartesi sendromum da var. Sabah fırın pişirme kağıdını buzdolabına koymuşum mesela, sonra kahvaltı ederken tostumu 2 bıçakla yemeye çalışıyordum. Halbuki birinin çatal olması daha yararlı oluyor ☺. Eşim de bu sabah ¨Halkın can güvenliği için sen bugün araba kullanma istersen¨ dedi. Olur dedim! Başlangıç yazısı için olabilecek en güzel yazıyı yazmayı isterdim, ama bu kadar da mükemmeliyetçi olmayalım hep, değil mi canım ☺. 

Ayın bir de karanlık yüzü var tabi. Baş edemediğim çok üzüldüğüm zamanlar... Oysa ne benim ne de sevdiklerimin bir suçu yok.. Özellikle her adet öncesi kocasına eziyet korkunç bir kadın oluveriyorum. O da ben de bu dönemleri yumuşak atlatmak için ciddi çaba sarfeder olduk. Ha bu dönemler dışında iyi huylu anlayışlı sakin bir kadın mıyım? Hayır, tabii ki değilim ☺. Yazacak ne çok şey var bilseniz... En büyük terapidir yazmak. İçiniz dışına çıkar önce nasıl başlayacağım diye kıvranırken sonra durmak zorlaşır. Tüm duygularınız altüst olur. Kendinizi yazmak hem en zor hem de en kolayı. Ama yine de biliyorum yazmak en iyi gelen destektir, benim için hep öyle olmuştur. 


İlk günlük yazımın yavaş yavaş sonuna geliyorum. Büyük kararlarımız var eğer, Allah izin verirse, evren muzipliği bir kenara bırakır bana, bize şans verirse tüp bebek tedavisine başlayacağız. Hem de sadece (yaklaşık) 15 gün sonra! Çok heyecan duymamaya çalışarak yazıyorum bu satırları. Ama içim içime sığmıyor. Düşününce çok heyecanlanıyorum. Herşeyin yolunda gitmesini umuyoruz. İlk ve tek seferle sağlıklı bebeğimize/bebeklerimize kavuşmak istiyoruz. İşte günün konusu bu aslında! 

Doktor 35 yaş üstü tedavilerde direkt çift embriyo transferi öneriyor. Ah ama bu kolay verilecek bir karar değil ki! Çoğul gebeliklerde olabilecek riskler var ama doktorlar biri devam etmeyebilir en azından sağlıklı bir tane için şansımızı yüksek tutalım diyor. Hem tek embriyo için de kimse garanti veremiyor! Hiçbir şeyin garantisi yok, sadece ihtimallerden bahsediyoruz. Olasılık hesabı yapmasak da kendiliğinden gelseydi yeni personel! Kısmet işte olmadı. 

Bebek sevmekten başka büyütmenin ne yorucu ne zor bir tecrübe olduğunu bilmiyor değilim...  3 tane süper güçleri olan (!) yeğenim var benim, cok sevdiğim. ☺ Dünyaya geldikten sonraki süreç hele ki ikiz doğumlarda ne şenlikli olur, kimbilir? Keşke bu kararı vermek kolay olsaydı. Ne var canım yatılı bakıcı tutar haftada 2 gün de temizlik için yardımcı alır pek rahat devam edebilirim diyebilsem. En iyi okullarda okutur tüm imkanlarımızla çocuklarımızı ihya ederiz fantezilerini en azından yılbaşı piyangosu çekilene dek ertelemek durumundayım. Bir zar oyunu gibi değil hayat, ama şimdi elimde olmadan zihnimden hep bu soru geçiyor, tek mi çift mi? 

Umarım, haftaya tekrar görüşeceğiz...

Sevgiler,

Tuna

22 yorum:

  1. Allah yardımcınız olsun(:

    YanıtlaSil
  2. Hoşgeldin Tuna! Sana bu yolculuğunda bol bol şans diliyorum. Umarım kalbinden geçen, en kısa zamanda başından da geçer. Maceralarını merakla takip ediyor olacağım. Ve bahse varım, senin hamilelik günlüğünü benimkinden önce okuyacağız! :)))
    Sevgiler,
    Derya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbulduk Derya, inşallah çok beklemeden sağlıkla kavuşalım gönlümüzdekilere! Hem belki bizimkileri blogger kardesi yapariz...
      Joy'a selam ;)

      Sil
    2. Hahaha, hayaller hayaller. Onlardan güzeli yok. Aleyküm selam ^_^

      Sil
    3. işte o hayaller olmasa ne sen ne de ben burda olmazdık Derya..
      bir sürü şeye ragmen..
      şimdi burdayız..

      Sil
    4. Çok doğru söylüyorsun canım. Allah hepimize ışıklı yollar göstersin. <3

      Sil
  3. İnşallah o minik kuzucuklar en doğru zamanda sizi bulur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısınız, dogru zaman diye bir şey var. inşallah,
      coook tesekkur ederim :)

      Sil
  4. Tuna hoş geldin,
    Nasipse eğer haftaya ilk aşılamam olacak benim de.Bu durumu yaşayan nasıl yaşarlar, nasıl tepkiler verirler bilemiyorum ama bugünlerde bir garip olduğum aşikar.Hem heyecanlanıyorum hem de hevesimin boşa çıkma ihtimaline endişeleniyorum.Dilerim hepimizin hakkında hayırlısı olur.
    Sevgiyle kal..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldum Mavi. Evet, hiçbir şeyin garantisi yok. Ama iyi olmayan ihtimalleri de bilerek başlıyoruz bu sürece,oyle degil mi? Senin için de hayırlı/sağlıklı olan hemen olsun isterim. İçindeki heyecanı ve endişeyi cok iyi anlıyorum. Bu süreç içersinde olumlu olmayan hiçbir şeyi okuma , görme ve duyma . inşallah her sey güzel olacak ,Gelişmelerden haberdar edersin umarim bizi de :)

      Sil
  5. Üç kez bu süreçten geçmiş biri olarak Allah yardımcınız olsun diyorum. En kısa zamanda bebeğinize kavuşursunuz inşallah...

    YanıtlaSil
  6. Asude teşekkürler, Allah hepimizin yardımcısı olsun..Yaşadıklarınızı sadece tahmin edebilirim.. Olumlu sonuca kavusamadıysanız eğer, sağlıkla en kısa zamanda gönlünüzdeki gerçekleşsin isterim tüm kalbimle.
    Eğer öneriniz varsa hatta yaşadıklarınızı (isterseniz eğer) lütfen paylaşın. .

    YanıtlaSil
  7. Malesef olumlu sonuca ulaşamdım henüz. Ocak ayı gibi 4. denemeye başlayacağım. Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Aslında bu süreçte yaşadıklarımı buraya yazmayı çok istiyorum. Benim yaşadıklarım başkalarının başına gelmesin diye. Benim tedavimde en büyük sıkıntı yanlış doktor seçimi ve 3 denemeyi de aynı doktora yaptırma ısrarımdan kaynaklandı. Tavsiyem doktorunuzu iyi seçin yanlış doktor seçimi benim 4 yılımı aldı...

    YanıtlaSil
  8. Yeni başlangıç haberi için çok sevindim. Umarım sağlıkla ve iyi sonuçla gelişecek her şey. Doktor ve hastane secimi çok önemli biliyorum. Ancak bir doktordan onlarca kişi memnunken okuduğum 2 kötü yorum altüst ediyor beni. Ben bu konuda tek bir doktor ve hastane ile görüştüm. Kolay bir seçim değildi elbette ancak bir sürü seçenek arasında kaybolmak istemedim. Kendi doktorum da kendi hastanesi olmadığı halde daha iyi bir secim yapamazdınız dedi seçtiğim Hekim için. Yaptığınız seçim belki de yanlış değildi bilmiyorum ama eminim haklı sebepleriniz olmasa devam etmekte ısrar etmezdiniz.
    Yeni bir sayfa açıyorsunuz şimdi, buna hazırlanmanız iyi olmanız her seyden önemli..

    YanıtlaSil
  9. ben de uzun süreçlerden sonra ilk tüp bebek denememde bebek sahibi oldum, aynı şekilde çift embriyo transferi yapıldı ancak bir tanesi tutundu. şu an 9 haftalık hamileyim. allahım inşallah sana da bu duyguyu yaşatır, ilk denemende bebeğine kavuşursun

    YanıtlaSil
  10. Seher ah çok güzel, inşallah sağlıkla bebeğini kucağını alırsın, maşallah diyeyim hemen.. :)
    Kafamdaki sorular için bir işaret olabilir bu mesajın, tek mi çift mi sorusu dönüp duruyor hala..
    iyi dileklerin için çok teşekkür ederim.. inşallah!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de senin gibiydim inan, insanı ürkütüyor ikiz bebek sahibi olmak. hele ki ben kendimi anneliğe hiç hazır hissetmiyordum. yaşım 27 bu nedenle tek embriyo koyulur diye düşünmüştüm ancak sanırım hem benim sağlık durumum hem de dondurulmuş embriyo olması nedeniyle transferden hemen önce iki embriyo transfer edileceğini öğrendiğim yaşadığım paniği tarif edemem. ama iyi ki de böyle olmuş. transferden hemen sonra ikisine de duygusal olarak bağlandı. ultrasonda sadece birini gördüğümde içim burkuldu ama doktoruma da teşekkür ettim. çünkü tek bir embriyo transferi yapılsaydı belki de şu an 2. denemem için hazırlanıyor olacaktım. Dediğin gibi tek mi çift mi, olacak mı olmayacak mı? sürekli olasılıklar üzerinden yaşamak insanı çok yıpratıyor. ama sen içini ferah tut, nasılsa eninde sonunda her şey olacağına varıyor. Sanırım birazcık kaderci yaptı beni tüm bu süreçler :)

      Sil
    2. miniğin sağlıkla yerinde buyusun Seher :) Bu mesajınla daha bir ikna olmus gibiyim.Sanırım çift embriyo tercih edecegiz.
      Şimdi tedaviye başlamak için beklerken günler daha yavas geciyor sanki.. Her şeyin hayırlısı, ne kadar yıpranirsak yıpranalim dedigin gibi her sey olacagına varıyor..

      Sil
  11. İnşallah en hayırlı zamanda gönlünüzden geçen gerçek olsun :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Gözde, teşekkür ederim..

      Sil
  12. İlk yazıyı okuyunca yaş baş durumlarımızın da hemen hemen aynı olduğunu gördüm..yaşım 35, eşim benden 8 yaş büyük..doktorumuz yaş dolayısıyla bize de iki embriyo transfer edebileceğini söylediğinde açıkçası hiç tek mi çift mi diye düşünmedim..İkisini de istedim...İlk denememizde de 2 transfer olmuştu ama olmamıştı işte.. gelecek olan yeni istihdam sırasını bekliyor demek ki dedim çok ağlayıp sızlasam da.. 4 ay aradan sonraki ikinci denemede de 2 transferimiz oldu ve çok şükür ki bu sefer bana sımsıkı tutundular..o yüzden tek mi çift mi diye hiç düşünme ve olması gereken ne ise o olsun ve en önemlisi doktoruna güven..doktorum ne önerdiyse neyi tavsiye ettiyse hiç tereddütsüz kabul ettim..Çünkü bu işin uzmanı ben değildim kendisiydi...Doğum anını ve sonrasını düşündükçe bazen iki bebeğe gerçekten hak ettikleri gibi bakabilecek miyim diye düşündüğüm olsa da hemen aklımdan kovuyorum bu düşünceleri..Bakabileceğim ki ikisi benimle birlikte diye düşünüyorum..vücudumun tek başına yaptığını, embriyo iken alıp güzel iki insan olarak büyütüp bana vereceği küçük meleklerime etrafımda bana yardımcı olacak insanlarla illa ki bakabilirim.. sakin ol, stres yapma, üzülme, düşünme vb önerilerde bulunmayacağım çünkü yapamıyorsun..ben yapamadım..öylesi bir duygusallık ve ruh hali içerisinde oluyorsun ki dikkat edeceğim dediğin hiçbir şeye gereken dikkati göstermiyorsun.. Tüp bebek tedavisinde en önemli faktör annenin ruhsal hali, sakinliği, morali motivasyonu ama iğnelerin başlamasından, yumurta toplamadan tut da transfer sonrası test sonucunu alana kadar ağlamadığım, kırılmadığım gün olmadı..eşim ile birbirimize en yakın olacağımız dönem bu diye düşünürken ayrılmayı bile düşünür olmuştum...yani öylesi bir ruhsal karmaşa yaşıyorsun ki hepsinin normal şeyler olduğunu sonra anlıyorsun, yaşarken değil..öyle şeyler işte..daha fazla kafa karıştırmayayım..her şeyin senin için güzel olması dileğiyle.. :)

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım