19 Ekim 2013 Cumartesi

Derya'nın Bebek Yapım Günlüğü — 27. Bölüm

Herkese merhaba,

Haftalar hızla geçip gidiyor, anlamıyorum. Bu hafta açıkçası biraz tembellik yaptım! Ama hakkımla kazandığımı düşünüyorum. Geçtiğimiz haftalar öyle bir koşturmacayla geçmişti ki, artık bir nefes almam gerekiyordu. Bu arada görünüşümde de ufak (!) bir değişiklik yaptım. Şöyle ki, geçtiğimiz haftasonu saçlarımı tararken tepemde bir açılma olduğunu farkettim. Stresten saçkıran geçiren bir insanım –belki geçmiş zamanlardan hatırlarsınız-. Kafamın tepesindeki kelliği farkedince, zaten aylardır aklımda olan “saçları kestirme” olayına artık girişeyim dedim. Fakat saçlarım belime kadar geliyor, kalın ve ayrıca sağlıklıklar. Bu durumda kesilen saçları çöpe atmak yazık olacaktı. Ne yapabilirim, onları nasıl değerlendirebilirim, acaba birilerine versem, nasıl versem, kime versem diye düşünürken takipçilerimden çok tatlı biri kafamda dönüp dolaşan düşüncelere şekil veren bir soru sordu: “Saçı dökülen kanser hastalarına bağışlasan?” 


Hemmen aklıma yattı ve araştırmaya başladım. Fakat hasta insan her yerde, ben de dünyanın her yerine yetişemeyeceğime göre ilk önce yakınlarımda kime yardım edebilirim diye aranmaya başladım. Bir kaç araştırma sonucu internette gerçektende kemoterapi yüzünden saçları dökülen kanser hastalarına peruk yapabilmek için saç bağışı alan bir yer buldum. (Almanya`da) Aynı fikirden çıkışlı, Amerika`da olan bir yer daha buldum. Fakat Türkiye`yle ilgili bir fikrim yok. Bağış yapacak bir yer de bulunca soluğu kuaförde aldım ve belime kadar uzanan saçlarımı kulak hizasında kestirdim! Ben bunu yapmadan önce bir çok kişi “Aman kıyma, sakın kestirme, bir daha uzamaz” gibi yorumlarda bulundular. Fakat benim bu bağış işi o kadar hoşuma gitti ki, her 4-5 senede bir yapabilirim! Sonuçta kökleri bende ve emin olun, gerçekten de uzuyorlar. Ama kökü olmayan insanlar ne yapsın? Hep derim, “Hayat, paylaşınca çok daha güzel.” 

Saçlarımı kestirdikten sonra bir yenilik duygusu sardı her yanımı. Saçların ağırlığı gidince ben de bir hafifledim, gençleştim, yenilendim sanki... Çok iyi geldi valla! Bu arada birkaç kişiyi de motive ettim sanırım, ardımdan kendi saçlarına kıyanlar oldu. Aynen devam! 
Haftanın diğer günleri tembelliğe devam ettim ve Joy`la ilgilendim. Eğitimlerimiz tam gaz devam ediyor. Her geçen gün birbirimize daha da alışıyoruz. Yakın zamanda her şeyin daha da iyi olacağından eminim. Fakat şu klinik işi beni hafiften strese sokuyor. Aslında Kasım ayında yatmam gerekiyordu ama kliniği arayıp yılbaşı sonrasına erteledim. Nitekim, bebemiz henüz küçük; sevgilim hep işte, ben evden gidince Joy`a kayınvalidemler bakacak mecburen. Ama her ikisi de yetmişin üzerinde insanlar. Kayınvalidem bu hafta omuriliğinden ameliyat oldu, kayınpederimin minisküsü var. Anlayacağınız, ben gidince bebem ortada kalacak. Köpek eğitiminde bebeklik ve ilk gençlik dönemleri çok önemli. Çünkü bu zamanlarda ne öğrenirlerse bunları ergenlik ve yetişkinlik dönemlerine de taşıyacaklar. Aynı insan yavrularında olduğu gibi... Bu nedenle klinik olayını elimden geldiği kadar geç bir zamana ertelemeye çalıştım. O sırada da kayınvalidemlerle alıştırmalara başlayacağız. Bakalım, nasıl olacak. 
Ben geçtiğimiz sene çok plan yapmamayı ve olayları biraz akışına bırakmam gerektiğini öğrendim. Ama şimdi yine strese giriyorum. Sonuçta Joy`un eğitimine çok emek veriyorum ve uzakta olacağım 5 hafta aslında çok uzun bir süre... Neyse, o zamanlara daha var. Hem eğitmenimiz de bize hep yardımcı oluyor. Emimin bir çözüm bulunacaktır. 

Bir de son zamanlarda evime olan özlemim giderek artıyor. Haziran`ın başından beri evin misafir odasını yatak odası, salon ve yaşama alanı olarak kullanıyoruz. Ne kendimize ait bir banyomuz, ne de mutfağımız var. Şükür, aç ve açıkta değiliz ama ben kendi düzenimi inanılmaz özledim. Sevgilim, boş vakitlerinde evimize çıkıp mutfağı adam etmeye uğraşıyor ama daha banyoya dokunulmadı bile. Havalar soğumuş olmasına rağmen inatla kışlıklarımı çıkarmıyorum, çünkü kışlık eşyalarımı yeni yatak odamızda, yeni dolaplarımıza yerleştirmek istiyorum. Ama sanırım bu inat bana pek yaramadı; azıcık kaptım şifayı! Aslında şu anda içinde bulunduğumuz tüm bu durumların nedeni bir bebek sahibi olmak. 

Daha önce de bir çok defa değindiğim üzere biz bayağı hazırlanıyoruz. Köpeği ileride bebeğimize arkadaş olsun diye aldık; çünkü planlarımızda (bir kaza olmaz ise) tek çocuk sahibi olmak var. Evimizdeki tadilat, yine bildiğiniz üzere bir bebek odasına sahip olabilmek için. Ve kliniğe yatacak olmam da dengeli bir ruh haline sahip olup, hayatın getireceği bazı zor zamanlarla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmem için... Bence bütün bunlar o pozitif test sonucunu görmeden önce yapmam gereken şeylerdi. Her ne kadar uzun sürüyorsa da, kendimi böyle çok daha huzurlu hissediyorum. Her şeyi mükemmel yapamam, ama elimden gelenin en iyisini yapıyor olmam benim için yeterli. Ah, bu aslında kocaman bir aşk. Haftalar birbirini kovalıyor ve biz bu rüzgarın içinde bazen savruluyoruz. Ama emin ol ki Aşk Meyvesi, sen hep aklımızda ve cümlelerimizin yarısındasın. Seni hasretle bekliyor ve sana hevesle hazırlanıyoruz. 

Gelecek hafta görüşmek üzere...

Sevgiyle, 
Derya

8 yorum:

  1. Derya, 2 yıl önce omuzlarımdan sarkan oldukça sık ve oldukça kıvırcık saçlarımı 3 numaraya vurdurdum :) Gerçekten çok iğrenç oldu ama bir o kadar da rahat oldu. Tarak yüzü görmedei saçlarım aylar boyu ve geri dönüşleri de muhteşem oldu. O yüzden saçlarından sıkılan kadınlara (şapka/bere desteğiyle iyi görünebilmek için) kış aylarına denk getirip aynısını yapmalarını tavsiye ediyorum. Zira seneye tekrar yapmayı planlıyorum :)

    Eren

    YanıtlaSil
  2. saçın çok yakışmış. güle güle kullan. Facebook'ta 20 cm'den uzun saçların lösemili çocuklara peruk yapılmak üzere lösev'e bağışlanabildiğini okudum. bi araştır istersen. sevgiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sevgili Nur. O haberin malesef ki aslı yok. Bunu LÖSEV`in sitesine bakarak teyit edebilirsin. Yazıda da belirttiğim gibi önce yakınlarımdaki yerlere başvurmak benim için çok daha mantıklı.
      Sevgiler.

      Sil
  3. Saçınız gerçekten çok yakışmış... İnternette gezerken tesadüfen yazılarınızı okumaya başladım ve geçmişe dönük tüm yazdıklarınızı okudum... Gerçekten sizi cesaretiniz ve açık yürekliliğiniz için takdir ediyorum... İnşallah sağlıklı sıhhatli bir şekilde minik bir bebek ile hayatınıza kocaman güçlü bir balon girmiş olur... Sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok teşekkür ederim. Sevgiler benden! :)

      Sil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım