10 Ekim 2013 Perşembe

Ceren'in Doğum Hikayesi

Bir önceki blog yazısını yazıp bilgisayarı kapadım. Yarın sabahtan göbeğimle son bir foto çekip Eren'e yollarım diyorum. Yanıma hangi emzirme çayını alacağım... hurmalar tamam, bir de içecekler... Son olarak suni sancı ve vajinal doğum umudunu güçlendiren listeyi düşünerek gözlerimi kapadım. 

Ertesi gün Benji Ege'nin doğum günü, ona severek oynadığı mutfak elementlerini içeren bir ahşap mutfağı paketledik. Ben hastaneye kardeşi almaya giderken kardeş de ona hediye getirmiş olacak ve yeni oyuncağı onu annenin muhtemel uzun süreli yokluğunda meşgul edecekti. Ben sabahtan metroyla hastaneye gidecektim, eşim Ege'yi yuvaya bırakıp işlerini halledip yapacağımız konuşmaya gore erken ya da daha geç gelecekti. Ayrıca konuştuğum farklı 3 kız arkadaşımda dönüşümlü olarak eşim gelene kadar bana muhtemel suni sancı saatlerinde yardımcı olacaklardı. 

Derken bir ıslaklıkla gözlerimi açtım! Evet suni sancı alacağım günün bir önceki gecesi yatağımda suyum geldi! Bu bana tekraradan bu hamileliğimde sıkça kullandığım bir lafı hatırlattı: kul plan yaparmış felek gülermiş. Feleğe bağlanabilecek bilimum şarkılar benim için gelsin☺. Kahpe felek, bir gece felek… Suyumun fazla olmasından dolayı olur da sıvım gelirse yerimden kalkmadan 144'ü aramam gerektiğini doktorlar hep söylemişlerdi. Biz de aynen öyle yaptık. Eşimi yataktan kalkıp giyinip 144'ü araması gerektiği konusunda yönlendirmem gerekti. Ne yapıcam şimdi, anneni kaldırıyım mı?!! gibi sorularla benden yönlendirilmeyi bekledi. Ben de Benji –Ege'nin uyuyor olmasından dolayı daha bir özenle sinirlerime ve sesime hakim olmaya çalıştım. Elimden gelen destekle yarım saat sonrasında ambulansda yatarken eşimle ¨Vay be ambulansı da yaşadık¨ diye konuştuk. Zaten hazır olan hastane çantasını Benji-Ege'nin ertesi gün verilmek üzere ortada duran paketini ve uyanmaması temennisini de düşüncelerimde geride bıraktım.

Doğumun kendiliğinden başlamasını dilediğimi hatırladım, beklememe kararının vucüdumdan bulduğu desteği düşünerek mutlu oldum. Suyumun patlamış olmasından dolayı sancıların kendiliğinden gelmesini yaklaşık bir 8 saat bekledik. Ertesi gün görünen bir değişiklik olmadığından suni sancıyı aldım ve 18 saat süren doğum serüveni başladı. 

Doğumhaneye 4 cm açılmadan sonra gidiliyordu, ben doğumhaneye girdiğimde 6 cm açılmam vardı ve doktor çocuğun kafasından iyi olup olmadığını anlamak için kan alacağını söyledi. Hamileliğim boyunca sıvımın çok fazla olduğu altı çizilerek vurgulanmıştı. Hastaneye de sıvımın patlaması sonucu ambulansla gelmiş olsam da mevzu bahis çok sıvıdan içerde daha çoookkk varmış. Doktorun elini atmasıyla sıvı tekrardan akmaya başlayınca bende çokdan kastı anlamış oldum. 

Bu yoğun sıvı akışında bebeğin kordon bağı da kafasının altına düşünce doğumhanede bir acil alarmıdır sormayın... Ben gene titremeye başladım, sıvının patlaması ve atmosferdeki yoğun alacakaranlık kuşağında bir an için ne kadar da yakınmışız çıkışa diye düşündüğümü hatırlıyorum. Az ıkınsam çıkıverecekti çocuk! Narkozu yemeden son hatırladığım apar topar ameliyathaneye taşınırken doktorun eliyle rahim ağzından çocuğun kafasını kordon bağına baskı yapmaması için tuttarak bizimle koşması, hareket etmesi ve bir ebenin eşime siz burda bekleyin dediğiydi. 

Gözümü açtığımda daha doğrusu açmaya çalışırken duyduklarımdan yola çıkarak eşimin bebeği elinde tuttuğunu anladım. Bebeğimi sancılar ağırlaştığında gözümde canlandırdığım gibi elime değil elime kucağıma alamamış dahi olsam umrumda değildi. Bebeğim bir maymun yavrusu gibi çirkin, bir ördek yavrusu gibi küçük ama sağlıklı ve benimdi. 
Sezeryan sonrası sezeryanla çocuk serüvenine son vermiş olmaktan dolayı üzgün ancak sezeryan sonrası sezeryan dolayısıyla gelen acıları kestirebilmenin verdiği öngörüyle özgüvenli idim. Bebeğine hakim, ilk doğum sonrası babyblues'un eşiğinde tek top maç yaparken yaşadığım yoğun ve derin lohusalık komplikasyonları ve acil sezeryan adı altında acil kesilmiş olma hissini atlatabilme süreci... 

Hastanede 4 gece geçirmek bebekle olan bağ kurma sürecinde yeniden can alıcı bir nokta oldu. Emzirmenin, yeni anne olmanın, yeniden anne olmanın farklılıkları, farkındalıkları bambaşkaydı. Tekrardan emzirme kampında olmak, bu sefer oda arkadaşı değiştirmiş olmam ve bulunduğum hastanedeki yeni doğan bölümünün Viyana'nın en iyi emzirme uzmanları, ebeleri ve danışmanlarını barındırıyor olması sayesinde farklı ilkleri yaşama şansını buldum. Hatta onların dertlerine derman olabilmenin çok çok büyük tatminini de yaşamadım değil. 

Her yönüyle üretici,yeni ve can verici bir yaşam dönemine başlıyor olmanın verdiği heyecan ve yeni doğan Luis Aren'in canımıza sağlığıyla can katması ile bu süreçte başından beri yürekleri bizimle çarpan, gönüllerinden iyi dileklerde bulunan herkese sonsuz sevgiler teşekkürler!

BYBO blogunu oluşturan ve bizi dillenmemiz adına teşvik edip imkan tanıyan Eren Kaya'ya sonsuz teşekkürler. Seni izlemeye devam edeceiğm Eren Kaya ve BYBO...

Ceren

4 yorum:

  1. hoş gelmiş luis aren :) sağlıklı, mutlu, uzun bir ömrü olsun.

    YanıtlaSil
  2. Aa cok sevindim. Tebrik ederim seni, esini ve Ege'yi!
    Hosgeldin Luis Aren. Allah sana uzun, saglikli mutlu bir omur versin.
    Insallah diledigince emzirir, gonlunce buyutursun bebegini Ceren.
    Hepinize mutluluklar dilerim.

    YanıtlaSil
  3. Sağlıklı hayırlı çok mutlu uzun bir ömrü olsun inşallah, mutluluklar dilerim :')

    YanıtlaSil
  4. Hayırlı, uğurlu olsun Cerencim. Allah sağlıkla büyütmek nasip etsin. Sen çok güçlü bir kadınsın. Her şeyin böyle güzel devam edeceğinden eminim.
    Çok sevgiler,
    Derya

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım