24 Ekim 2013 Perşembe

Başak ve Tuncay'ın Hamilelik Günlüğü — 27. Hafta

Uzun bir aradan sonra merhaba!

Her güzel şey gibi tatil de hızlı geçti ve bitiverdi... Herkes gibi tatillerin bitmesine çok üzülürüm. Fakat bu sefer üzüntüm iki kat fazla oldu. Tatilin bitmesini hiç istemedim. O kadar ihtiyacım varmış ki… Önce Eskişehir ardından Londra… Eskişehir günleri bol yemekli, kabak tatlısı yemeli, bayram kutlamalı, büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpmeli geçti. Yani her bayram gibiydi. Yine kilo almamışsınlar, zayıf kalmışsınlar söylendi tabii ki…  
Bizi en çok heyecanlandıran Londra oldu. Aslında beni demeliyim. Tuncay sürekli gidip geliyor ama benim Londra’yı ilk ziyaretim olduğu ve çok merak ettiğim için daha heyecanlı olan taraf bendim. Uçuşumuz için hiç panik yaşamadım. Uçakta bol bol yürüdüm ve su içtim. Gitmeden doktorumuz da bunları tavsiye etmişti zaten. 

THY’nin yaptığı bir saçmalığı anlatmadan geçemeyeceğim: Giderken comfort kısmı tamamen boştu ve ben de acaba bu koltuklara geçip geçemeyeceğimi hosteslere sordum. İsteğim şıp diye onaylanınca da mutlu oldum. Rahatça yatarak gidecektim. Beni gören diğer yolcular da ister mi diye düşünmedim değil ama benim ayrıcalığım vardı işte☺. İlk başta kabul gören isteğim ben ayaklanıp geçmeye çalışınca başka bir hostes tarafından engellendi. Yok efendim kabin basıncı ayarlandığı için oraya geçemezmişim. Yahu bir kişiyim, ne olabilir diye sormadım. Ama bomboş bir bölüme alınmamam da gerçekten çok saçmaydı. 
Hiç dinlenemesem de bebeğimiz için geçirdiğimiz günler beni mutlu etmeye yetti de arttı diyebilirim. Dinlenemedim çünkü Tuncay’ın toplantıda olduğu günlerde saçma sapan yürüdüm. Yürüyüş ne kadar uzun olduysa ağrılarım da o kadar çok oldu. Aslında ağrı ayaklarımda oldu. Diğer sıkıntım göğüs altımdaki derimin sızım sızım sızlamasıydı. Hala sızlıyor ayrı. Derim dokununca sanki çürümüş gibi, açık bir yara gibi acıyor. Ama görünürde bir şey yok ☺. Bu sızlamalar için sürekli gerginlik azaltıcı krem kullanıyorum. Bana mısın demiyor… Gündüzleri değil de akşam acısı gittikçe artıyor... Bu arada ben 3. trimester e girdim sanırım☺. Bu hafta 27. Haftamız. Oh çalsın davullar! 

Londra’nın yağmurlu havasında otelimize girdiğimizde yorgunluktan ikimiz de ölüyorduk. Peki yattık mı? Hayır! Üzerimizi değiştirip kendimizi St. James’s Park’a attık. Mükemmeldi… Arkasından Buckingham Palace’ı da gördük. Güzel bir yürüyüşün ardından akşam arkadaşlarımızla buluşup Uzakdoğu yemeği yedik. Ben tavuk ve noodle yedim ☺. Zaten görülebilecek her yeri 5 günde gördüm diyebilirim. Hatta Londra’da Westaham- Man. City maçına bile gittim. Maça girişte yanımıza iki polis yaklaştı ve benim için saha içinden geçmenin daha iyi olacağını, döner kapının karnımı acıtabileceğini söyledi. Tuncay ile birbirimize baktık ve ben sanki bu tutuma alışıkmış gibi onlarla gittim☺. Saha içinden geçip beni tekrar Tuncay’ın yanına götürdüler. Bu hareket karşısında şapka çıkardım ne diyeyim... Bu tip davranışlarla neredeyse her yerde karşılaştık. Benim karnım 8 aylık gibi durduğu için insanlar her an doğurmamdan da korkuyor olabilirler tabii... 

Gezmediğimiz zamanlarda bebeğimiz için bol bol alışveriş yaptık. Disney Store, Mothercare, john lewis, primark… En çok MamasPapas’tan bir şeyler aldık. Odasına tablolar, oyun halıları, alt değiştirme minderi, kıyafetler, oyuncaklar... O kadar güzel, orijinal ve renkli şeyler ki odayı yerleştirince fotoğraflarını çekip koyacağım. Aldığımız kıyafetleri açıp on kez katladık ☺. Bu arada Arsenal takımının baby kısmından minik bir forması eşyalarının arasındaki yerini aldı. Şaşırdık mı? Hayır. 
Dönüşümüz gece uçağı olduğu için biraz yorucu oldu. Hiç uyumadan işe gittik ve ben o gün cidden bayılacak gibi oldum. Hatta burnum tıkandı ve bademciklerim şişti. İlk hastalığımın ilerlemesinden korkarak bir kilo mandalinayı tek başıma yedim. Eve gelince sızarak uyumuşum zaten. Şimdi biraz daha iyiyim. İşte bizim tatilimiz böyle geçti... 

Oğlumuz tüm hızıyla büyüyor. O kadar çok hareket ediyor ki normal mi diye düşünmeden edemiyorum. Hafta sonu mobilyalarını da halledeceğiz. Geriye ne mi kalıyor? Hala bir ismi yok, onu da hallettik mi bu iş tamamdır!

Haftaya görüşmek üzere...

Başak

3 yorum:

  1. ne şeker bir çiftsiniz siz böyle ya!
    bayılıyorum bu hamile günlüğünü takip etmeye :) maşallah üçünüze de...

    YanıtlaSil
  2. ayy teknolojiler son hız ilerlese de ben de doğurabilecek şekilde yaptırabilsem ameliyatlarımı. Maşallah diyorum size de :)

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım