4 Ekim 2013 Cuma

Başak ve Tuncay'ın Hamilelik Günlüğü — 24. Hafta

Gün geçmiyor ki bir testin daha zamanı gelip kapıyı çalmasın... Sanırım bu yaptıracağımız son detaylı ve acılı test olacak. Keza ben kan vermekten çok sıkıldım ve bunaldım. 

Şeker yükleme testinden bahsediyorum. Belki de adı farklıdır bilemiyorum şu an ama üst üste kan verme kısmında kaldığım için aklımdan başka türlüsü geçmiyor ☹. Uzun da bir süre aç kalmam gerekiyormuş. Of of… Sabah da çok acıkıyorum yahu... Fazla mızmızlandım. Bu işi cumartesi günü halledeceğiz. Ondan sonra da bebeğimiz için bebek odası bakmaya başlayacağız. Aslında geçen hafta bahsetmiştim yeni bir şeyler bakacağımızdan

Tuncay ile nerede ne satılır bilmediğimiz için karşımıza çıkan mağazalara rastgele girdik, çıktık. Ben ilk adım olarak park yatak düşünmüştüm. Epey bir araştırmadan sonra bu yatakların daha taşıma, yer değiştirme açısından daha pratik olduğu ve ilk dönemler için de kullanılmasının mantıklı olduğunu görünce belki böyle bir şey almak daha mantıklı olur gibi gelmişti. Tabii şunu unutmamak gerekiyormuş: Bu konularda tek başına karar vermek, doğruyu araştırmak maalesef yetmiyor. Ben günlerce, haftalarca araştırdıktan sonra Tuncay daha ilk görüşte “Bu ne böyle, çok çirkinmiş bu yataklar Başak” deyince yatak konusunda en başa dönmüş olduk. Görünce ne yalan söyleyeyim benim de hiç hoşuma gitmedi. Kaba saba, fileli bir yatak… Güzelleri de vardır belki ama ı ıhhh sevmedik biz! 
Peki şimdi ne yapacağız? Oda konusunda ben hep kalabalık bir oda olmasın istemiştim. Koca koca dolaplar, gereksiz şifonyerler vs. Küçük beşikle mi başlasak, yatağını mı alsak. Aslında hiç kullanmadığımız çok tatlı bir beyaz minik yatağımız var. Kenarına korkuluk yaptırıp mı kullansak? İşte böyle şeylerin kararını bu hafta sonu vereceğiz ☺. Ben de çok tecrübeli değilim çocuk mağazaları konusunda ama Tuncay’ın ilk mağazaya girişini ömrüm boyunca unutamayacağım. Bana dönüp şaşkın gözlerle “Başak ne yapacağız şimdi? Biraz büyükmüş burası, nereden başlayacağız?” deyişi çok güzeldi. Sanki ben her gün bu mağazalarda geziyorum... Sağdan sağdan bakmaya başlıyorum işte! Biz o gün o gazla bir sürü mağaza gezdik. Her gördüğümüz kıyafet içinde bebeğimizi hayal ettik. Kendi kendimize senaryolar yazdık. Banyo küvetine bakınca banyodaki maceraları, bebek arabalarını görünce evin orada nasıl rahat bir şekilde kullanacağımızı düşündük ☺. Kafamızda az çok araba ve ana kucağı markası oluştu. Hatta model bile beğendik. Londra’da da bakıp fiyat karşılaştırmasından sonra alacağız. 

Bugünlerde yediğim yoğurdun şekli biraz değişti. Bir süredir Kasımpaşa’da kurulan İnebolu pazarına gidiyoruz. Harika süzme yoğurtlar satılıyor. 1 kilo alıp bütün hafta kullanıyorum. Normal yoğurt yiyemez oldum. Ayrıca yöreye özgü küçük kestanelerden, güzel domateslerden, köy yumurtalarından da alıyorum. Aldıklarım bir hafta yetiyor. Hamile olmasam satılan birbirinden değişik mantarlardan da alırdım. 

Havaların ani soğumasıyla kışlık kıyafetlerimi çıkardım ama çıkarmasam daha iyi olabilirdi. Çünkü önü kapanan kıyafet sayım bir elin parmaklarını geçmiyor. En önemlisi de montların olmaması. Neyse iyi arkadaşlar sayesinde bu sorunu da çözdüm sayılır. Boşuna büyük beden mont almam gerekmeyecek. Hafta sonu kendime bol kesim kotlar, üst giyimler aldım. Ayakkabılar ise ayrı bir dünya. Birçoğu ayakları sıkmaya başladı. Onu da çizmelerle çözeceğiz. Bu haftamız da böyle geçti. 

Haftaya görüşmek üzere ☺

Başak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım