30 Ekim 2013 Çarşamba

Ayşe’nin Hamilelik Günlüğü – 16, 17 ve 18. Haftalar

Herkese merhaba,

Zaman zaman devam eden mide bulantıları, yorgunluk, sürekli devam eden uyku hali, acıkma krizleri, baş dönmeleri, halsizlikler doktor randevumuzun olduğu gün sadece heyecana dönüştü. İş yerinde gözüm sürekli saatte, doktora gideceğimiz an gelinceye kadar heyecanla çalıştım. Ne kadar büyüdü, cinsiyeti ne, geçen defaki gibi hareket edecek mi acaba derken ultrasonda göründü bizimkisi... Her zamanki gibi bizi şaşırttı yine ve geçen aydan daha da büyüdüğünü gösterdi. (Sanki hep aynı kalacakmış gibi...). 

Doktorumuzdan birkaç dakika içinde aniden ¨O bir, O biiiir erkek!¨ cümlesi geldi. Hiç beklemediğim anda söyleyiverdi gitti. Biz gülmeye başladık. Sonra bütün organlarına tek tek baktık ama tık yok bizimkinden. Hafif hafif elini kolunu oynatsa da kıpırdamadı fazla. Doktorumuz da ¨Eğer dönse size çok güzel bir şey gösterecektim¨ dedi ve birden 4D ultrasona çevirdi. Yüzünü bana gömmüş, hafif hafif bacaklarını oynatıyordu yavrum. Dakikalar geçiyor ama yüzünü göstermiyordu. İçimden sürekli hadi oğlum kıpırda desem de işe yaramadı. Sonra birden eşim dedi ki ¨Yanda görünen kolu neden yarım duruyor?¨ Eşim der demez katlanmış olan kolunu çıkardı, uzattı ve gözlerine götürdü minicik ellerini... Daha da gömüldü yüzü. Doktorumuz ¨Bütün organları sağlam ve yerli yerinde gözüküyor sadece parmaklarını görmedim¨ dedi, ben de ¨Ben gördüm 5 taneydi geçen ay¨ dedim ☺. 

Derken bir koşturmacadan çıkıp adına tatil dediğimiz bir başka koşturmacaya adım attık. Düştük Roma yollarına. Dağ taş demeden yürüdük, yürüdük. Ama hamilelik nedeniyle sürekli bir mola halindeydik ☺. İspanyol Merdivenleri’nde mola, en güzel makarnacısında sürekli mola, Colesseum’da mola, Pantheon’da mola, Vatikan’da mola... Akşamları otele dönerken ayaklarımızdan kara sular aka aka sel olsa da Roma en güzellerinden biriydi ve değdi. 

Ama Floransa’ya geçtiğimizde işler değişti. Ben daha fazla dayanamadım. İlk gün mini geziden sonra ikinci gün Pisa Kulesi’ne gitmek için tren istasyonuna gittiğimizde ben fenalaştım, saat de geç oldu ve gidemedik. Tekrar Floransa’da geçen mini bir günün arkasından otelimize döndük. Floransa’da ise en güzel şey çilekti ☺. Canım zaten çekiyordu ama şimdi bulamayız bulduğumuzda hormonlu olur derken, eşim aa bak çilek var alalım mı dedi ve olan oldu. Kutu içine koydukları çileği bitirmem sadece iki dakikamı aldı ve ertesi gün bir daha aynı manavın önündeydik. Eşim dayanamayıp fotoğrafımı çekmiş, gözlerim tek noktada birleşmişti. 
Ertesi gün Venedik’e geçtik, gondol gezimizin arkasından uzun uzun yürüdük yine. Ertesi gün dönüşte ise çok uzun bir yolculuk geçirdik, bütün gece uyumadık. Mide bulantılarım hala devam etse de arada sırada bir enerji patlaması yaşıyorum. Sonra birden yine enerjim düşebiliyor. Eskiye göre daha az acıkma krizlerine girsem de doktorum dikkatli olmamı söyledi. Aslında hamileliğin başından beri sadece 3 kg. almama rağmen, 4 aylık süreçte 1 kg. nun ideal olduğunu, 2 kg. fazlam olduğunu ve gelecek ayları da göz önüne alarak dikkatli olmamı söyledi. Hareket edebilsem belki daha rahat ilerleyebilecek yeme-içme dengem de... ama vakit kalmıyor. 

Ardından dörtlü tarama için test yaptırdık. Diğer hiçbir taramayı yaptırmamıştım. Daha detaylı diye son taramayı yaptırdık. Neyse ki garanti vermese de şimdilik bir sorun gözükmüyor. Bu aralar ise karnımda hafiften bir ağırlık hissediyorum. Daha rahat hareket ederken birden bire birşeyler beni yavaşlatıyor. Henüz karnım çok belirgin değil, hatta herkes şaşırıyor. Özellikle havaalanlarında X-ray den geçmek istemediğimi söylediğimde. En son İtalya’da polis memuru anlamadı ve ben karnımı gösterdim. Gülerek X-raye girmeden geçmemi sağladılar. 

Haftalar ilerlerken içimden bir ses ¨ya erken gelirse, hiçbir hazırlığın yok¨ diyor. Ya da son aylarda çok ayakta vakit geçiremezsem ve istediğim gibi hazırlanamazsam diye geçiriyorum. Nereden başladığımı bilemesem de etrafımdaki yeni anneler sağolsun, neleri almak mantıklı neler kullanılmıyor fikir veriyorlar. 

Yavaştan bebeğin hareketlerini daha belirgin hissetmeye başladım. Şimdi heyecanla beklediğim ilk tekmesi. Bu hafta sürekli klasik müzik çaldım 1-2 saat boyunca. İş yerinde kulaklıkları koyunca herkes güldü, sonra sesi fazla açmışım ki dışarıdan duyanlar ¨Evet çok kültürlü biri doğacak¨ demeye başladı. Genelde müzik dinlediği sırada ya da sonrasında da hissediyorum sanki hareketlerini. Bazen tam emin de olamıyorum. Sanırım birkaç hafta sonra daha iyi ayırdedebilirim. Babamız da bekliyor hevesle... Geceleri ise uyumaya çalıştığım sırada daha çok hareketlendiğini hissediyorum. 

Zaman hiç geçmeyecekmiş gibi geliyor. Hafta dönümleri geldikçe seviniyorum. Bazen doğum yapanların yorumlarını okudukça aslında bu zamanların da çok kıymetli olduğunu söylüyor. Evet öyle. Çok farklı bir şey ama acaba yüzü nasıl, kendi nasıl, nasıl tepkiler verecek diye düşünmeden, heveslenmeden, sabırsızlanmadan yapamıyor insan. Şimdilik bizden bu kadar. 

Haftaya görüşmek üzere,

Sevgiler, 

Ayşe

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım