18 Eylül 2013 Çarşamba

Ceren'in İkiz Gebelik Günlüğü – 34. Hafta

Herkese merhaba!

Geçtiğimiz 10 gün hayatımızda yeni bir dönemin başlangıcı oldu, Benjamin Ege yarım gün yuvaya başladı. Her konuda bolca ön okuma yapan biri olarak nedense yuva dönemine geçiş konusunda mevcut farklı konzeptlerin içine dalmadan kendimi yuva öğretmenlerinin tecrübesine, Benji-Ege'nin yaşadığı sorunsuz uyum süreçlerine bıraktım. Normal bir süreç olarak gördüm hem öyle hem de değilmiş. Ayrılmak, anne için çocuk için olduğundan daha zormuş. Merak, korku, güvensizlik, kuşku insanın içini yermiş. Duyduğumuz gizli kamera hikayeleri insanın aklına gelirmiş. Süreç nasıl devam edecek yaşayıp göreceğiz. Şimdilik yarım saat birlikte vakit geçirip eve dönüyoruz, sonra 10 dakika gidip geleceğim ve bu süreç zamanla artacak, bir gün benji ege bensiz orada kalmak isteyecek ☺. Çalışan annelerin yaşadıklarını hep zor bulurdum bu süreçle işlerinin hiç de kolay olmadığını düşünüyorum. Annelik de insanın kendisini geliştirdiği değiştirdiği bir süreç. Daha anlayışlı olduğun, karşındaki yeni anneyi korkularını, takıntılarını, zorlandığı noktaları daha iyi anladığın bir süreç oluyormuş meğer. 
Bunu katıldığım La Leche League emzirme grubu toplantılarında annelerin yaşadıkları sorunları dinlerken tekrar idrak ettim. Çok farklı kültürlerden bir araya gelen kadınlar vardı; hindistan, sırbistan, japonya, avusturya, mısır... Diller farklı, dinler farklı ama konular aynıydı ☺.  Az emzirdin çok emzirdin, sütü ne arttırır azaltır? Gögüs ucu sorunları, hastanede yaşanan bebek kilo aldı verdiler, çocuk doktorlarının yaptığı prozent takıntıları, memeden kesme süreci, erkeklerin baba rollerinde yaşadıkları sorunlar, yürüdü, emekledi, uykusu, kakası, gazı.... Karşındakinin senin ne demek istediğini ne hissettiğini anlaması kendi algısı ve yaşanmışlıkları dahilinde sınırlıdır. Tecrübeli annelerle paylaşmanın güzelliği “o anı” ve “o hissi” yaşamış bir annenin zamanında kendisine gösterilmesini dilediği hassasiyetle fikrini tecrübesini seninle paylaşacak olmasıdır. Yalnız olmadığın hissi özgüvenini arttırır ve annelikte seni bir kez daha güçlendirir. Paylaşmak güzeldir. Tıpkı BYBO'da olduğu gibi ve tıpkı emzirme gruplarında olduğu gibi ☺.

Bilfiil yapacağım gruplar için şimdiden heyecanlıyım. Sabırsızlandığım ve bir o kadar da heyecanlandığım nokta, Doğum. Artık kontrollerde rahim uzunluğuna bakılmayacak. 37. hafta biterse akupunktura başlamayı düşünüyorum. Çevremde doğal doğum yapmış arkadaşlarla konuşuyorum. Doula arkadaşlarla, Vajinal doğum nasıl olacak, ne zaman nerde ne yapmam gerektiğini bilecek miyim, ıkın diyince ıkınmayı başarabilecek miyim... Sancılar arası masajı yapabilecek mi kocam, ya da ne nasıl olacak? Rahat ol, herşey güzel olacak! 

Peki yüzyıllar boyu doğal olanı biz günümüzde nasıl oluyor da başaramayıp kesilip biçiliyoruz? Benim başarısızlığım mı? Ben hamile yogası eğitimi aldım, bir çok kitap okudum yaşadığım ilk doğum deneyimi zorunlu sezeryan oldu. Verilen doğum tarihinden 10 gün sonrası suni sancıyla 12 saat boğuşup bebişin suya kakasını yapmış olması ile tehlikeye giren hayatını keserek kurtardık. Bu tecrübeden sonra farklı forumlarda ve SSVD grubunda sezeryan sonrası vajinal doğumu takip ettim. Umutluyum, istekliyim, doktorlar pozitif. Bebeğin pozisyonu güzel herşeyden çok bebeğime güveniyorum akarak yolunu açacak ve kucağıma alacağım o mutlu anı hayal ediyorum. 

Sevgili arkadaşım ve tecrübeli doula Sima İbrahimiye Ölçer'e yaptığım iç dökümüm sonrasında bana söylediklerini artık kendime hergün tekrarlıyorum. ”Doğumda iddia olmaz, geleni kabul etmek lazim ne zaman birakırsan kafandaki endiseleri, korkulari geleni kabul edicem, inat etmiycem elimden geleni yapacağım. En onemlisi SAĞLIKLI ANNE, SAĞLIKLI BEBEK unutmayacagim.” Bu şekilde bedenim ve zihnim bu mesajlari alip rahatlayacak ve bebeğime kavuşacağım.” 

Sima doğumda yanımda olacak kişinin önemini vurgularken, eşimin bu konuda doğru insan olup olmadığını sorgularken buldum kendimi. Onu da biraz çalıştırmam lazım bu konuda bana ne şekilde destek vereceği ile ilgili sanırım hiç bir fikri yok☺. İlk doğum sürecinde verilen suni sancılarda ben kıvrınıp bağırırken yan odadaki kadının ıkınmalarını bağırtılarını duymamak için kulaklarını kapatıyordu en son!! Bebiş bize biraz daha zaman verir umarım☺.

İsim konusunda hiç bir gelişme olmuyor derken, BYBO'da postlara baktığım günlerden birinde annelerimizden Emel Alnady oğlunun adını da dile getirmiş. Luis'in yanına Aren ismi çok yakıştı ve listede ilk sıraya yükseldi. Rüyama başka bir isim girmediği müddetçe BYBO ve sevgili Emel isim annesi olacaklar. Bu da burda paylaştığımız günlüğün en anlamlı meyvesi benim için. 

Şimdilik sağlıcakla sevgiyle kalın,

Ceren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım