20 Eylül 2013 Cuma

Başak ve Tuncay'ın Hamilelik Günlüğü — 22. Hafta

Herkese Merhaba,

Geçen hafta potansiyel aile sorunlarından ve kaçıncı haftada olduğumdan emin olmadığımızdan bahsetmiştim. 
Bu haftayı özetlemem gerekirse “keep calm and carry on” diyebilirim. Az önce yedinci dersimden çıktım. Uzun süre ayakta kalmak hele beş ayı geçmiş bir hamileliğiniz varsa çok yorucu oluyor. Aslında ayılıp bayılmayı bekliyordum ama yine düşündüğümden dayanıklı çıktım. Derslerde iki dakika sandalyeye oturuyorum. Hemen arkasından tekrar ayağa kalkıp başlıyorum anlatmaya. Ne de olsa bunun sorumlusu tatlı öğrencilerim değil. Göz temasıyla dersi anlatan, onlarla yeri gelince şakalaşan bir öğretmenle dersi işlemek hepsinin hakkı diye düşünüyorum. Üstüne bir de dün bahçede nöbetim vardı ☺. Öğrencileri özellikle erkek çocukları bol bol gözlemleme şansım oldu. Aslında genel olarak hepsini bir arada görünce ben beş ay önce ne yaptım diye düşünmedim değil... 

Bu yoğun tempoda bebişi gün boyu çok nadir hissedebiliyorum. Hele iki gündür küstü bize galiba. O çılgın kıpırdamalar yerini düzenli, seyrek hareketlere bıraktı. Ama boş durmadı bu arada, kendini hatırlatacak yeni yollar buldu. 
Geçen gün televizyonda hababam sınıfını izliyordum. Herkes bilir Mahmut Hoca her bölümün sonunda kalp krizi geçirir. İzlerken sanki bu sahneyi ilk defa görüyormuşum gibi gözlerimden yaşlar sel oldu aktı. Daha önce bu sahneyi izlerken ağlamamıştım ama artık bir şeylerin içime kadar işlemesine gerek kalmadı. Görmemle, duymamla dağılmam bir oluyor ☺.  Benim bu ağlamaklı hallerim Tuncay’ı çok güldürüyor. Nerde o yazıları yazan duygusal adam?!? Ben ağladıkça “nasıl ya hahahaha buna mı ağladın” diye gülüyor. Ben telefonda açıklama yapmaya çalışırken “Ama Tuncay biliyorsun, Mahmut Hoca o çocuklar için neler yaptı. İnsanlar ne kadar zor şartlarda çalışıp yine de erdemli bir hayat sürdürebiliyorlar. Bu çok zor, çok emek isteyen bir olay...” gibi bir şeyler saçmaladım. Saçmaladım diyorum çünkü konuşurken kulaklarım birden duyma yetisini tekrar kazandı. Dediklerime ben de inanamadım. “Bu telefon konuşması hiç olmadı tamam mı? Ah şu hormonlar! ☺ “ diyerek kapattım. 

Sonra kızım olmadan asla filmini izledim. (Tuncay benim için film kanallarını açtırmış. Ben de bu hafta bu güzel hediyeyi bol bol kullandım.) Salı günü kontroller için doktorumuza gideceğiz. Bayram tatilinde hamilelikten önceki son uçak yolculuğumu yapmak istiyorum. Bunun için de bir sorun olup olmadığını doktorumuzun ağzından duyup belki bir belge almamız gerekecek. Gidişimizin sebebi hem Tuncay’ın toplantısının olması hem de bebek için artık alışveriş yapmak istememiz. Bu arada bir şeyler alayım diyorum ama her defasında vazgeçiyorum. Nereden başlamalıyız henüz karar veremedik. Bizde haberler böyle...

Önümüzdeki hafta yeni olaylarla görüşmek üzere!

Başak

3 yorum:

  1. Ben cinsiyetini öğrenince 2 parça almıştı:) sonra azar azar almış bir sene yetecek kıyafeti olmuştu kızımın

    YanıtlaSil
  2. Ben de cesaret edemeyip almadım ama anneme söyler söylemez bir aşına kadar giyebileceği kıyafetlerden girmiş zıbınlardan çıkmış ya. Ben kendimi çok iyi tutuyormuşum onu anladım :D Ağlamakdan çok ben de bir asabiyet var ki sormayın gitsin :)

    YanıtlaSil
  3. Ben de iki parca esya aldim. Ama elim hep geri gidiyor cunku neyin daha cok ise yarayacagini bilemiyorum:) bunun icin de ayri bir baslik acip deneyimleri soracagim yakin zamanda

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım