16 Ağustos 2013 Cuma

Ceren'in İkiz Gebelik Günlüğü – 30. Hafta

Alışveriş, tüketim, yaratıcılık 2.bebekde alışveriş namına yapılacak çok birşey yok.ilk bebişde bebek arabasını bir arkadaştan 2.el almış 6.ayda satıp süper maclaren buggye geçmiş ve babywearing için; sling,comfort carrier,ve bağlama bezleri alarak repertuarımızı genişletmiştik.Bu sefer hiç Bebek arabası almayı düşünmüyorum.ikizlerden birini kaybetmeden once bir araba almak planlarımız arasındaydı ancak şimdi bebişi taşıyacağız. taşıma bezi ile,sling ile,mei-tai ile önde sırtta yanda☺ yapmış olduğum babywearing eğitimini pratikte tekrardan kullanabileceğim için sabırsızlanıyorum. 

Kış aylarında çimene yayılma imkanı isteğini de doğurmayacağından rahat edeceğiz umarım☺ Benji-egenin ikinci yaşı ekim ayında dolacak .2 senelik zaman diliminde çok fazla alışveriş yapmadık,aldığımız olmazsa olmazlardan biride görüntülü baby phonedu. ilk 2-3 ay uyku düzenimi bebeğinkiyle uydurabilme şansım oldu,onunla yatıyor onunla kalkıyordum babyphone çok kullanımda deildi,sonrasında nereye gidersem yanımda taşıyıp en hassasa ayarlayarak 5 dakkikada bir ekranda bir hareket olmadığında odasına gidip bakarak, görüntülü bir kamera kullanıyor olmanın sağlayabileceği rahatlığı ilk 8ay sadece psikolojik olarak yaşadım. bu sefer daha farklı olması gerekecek çünkü benji-egenin önceliği olması gerektiğini düşünüyorum.umarım düşünceler pratiğe de geçebilecek.Bu konuda öncelikle sezgilerime sonrasında da Elisabeth Panthley’in “the no-cry baby solutions” kitabına umut bağladım bakalım hayırlısı☺ Bebişin kıyafetleri hazır yıkanmış ,yerleştirilmiş durumda.Benji-ege için çevremdeki arkadaşlardan giysiler toplamıştım. hali hazırda 3yaşına kadar giyecek kıyafetlerimiz mevcut☺. istifleyip koli koli kaldırıyorum.hemen hiç giysi almıyor olmaktan dolayı kendimle gurur duyuyorum diyebilirim.kendim dikmeyi başarsam neler neler yapıcam da daha oraya gelemedim.

Bebeklik dönemi geçsin hepsini vereceğim. olurda 3.bir çocuk düşüncesi damarlarımdaki çılgın kanda durmazsa yeniden toplarım artık. Aynı mutluluğu oyuncak konusunda da yaşamak yakın gelecekteki dileğim. “Dönüşen Oyuncaklar “facebook grubu sayesinde artık umudum da var. Bebek için Ilk okunacak kitaplar,oynanacak oyuncaklarımız hali hazırda mevcut, oyuncak konusunda giyecek konusunda olduğum kadar dirençli deilim.hatta kendimi bazen zayıf olarak niteliyorum. Her parka çıkışımızda yapılacak aktiviteye gore belirlenmiş bir bez çanta dolusu oyuncak alıyorum. benji ege içlerinden ben diyim 2si ile siz deyin 4ü ile oynuyor oynamıyor.Kalan zamanda da diğer çocukların oyuncaklarına musallat. Her dondurma yiyenin yanında durup nasıl yaladığına bakarken yada cipsleri,bisküvileri yiyen çocukların yanında bir tanede bana verirlermi diye dakkalar geçerken bir yandan yemediğine sevinip diğer yandan kendini eksik hissedip hissetmediğini düşünüyorum.Birde imkanı olmayan ebeveynlerin çocukları başkalarının oyuncakları için tutturduklarındaki çelişkili hislerin ne kadar yıpratıcı olabileceğini düşünmeden edemiyorum. İstiyor alamıyorum gibi.Çocuğuna imkan sunamamak hiçbir anne-babanın dersi olmaz umuyorum Bu anlamda “Dönüşen Oyuncaklar”grubu “herkese” oyuncak düşüncesinide destekliyor bence. Sayfadaki paylaşımlar şimdiden yapmak adına beni heyecanlandırıyor. 

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle dövüşemem Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Ben tam kendime göre Ben tam dünyaya göre Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız ... turgut uyar sezeryan sonrası normal doğumla ilgili zaman bizim için belirleyici olacak.kaybettiğimiz bebeğimiz diğerinin önünde kanalın ağzında imiş.bu nedenle yaşayan bebiş doğum pozisyonunu alamıyormuş. Bebeği kaybettikten sonra en çok sorulan sorulardan biri ölen bebek olmuştu.Ne olacak? Zararı olur mu? Zehirler mi? alınacak mı? gibi. Ayrı yumurta ikizi olsalardı vücut emilimi sağlayıp doğal sürecinde yok edermiş. Bizde aynı plezentayı paylaştıklarından yavru küçülmüş küçülmüş ama yok olmazmış,doğumda alınacak.Bana yada diğer bebeğe de bir zararı yokmuş. 

Mevcut durum36. haftadan sonra sezeryan konusunun gündeme geleceği anlamına geliyor.Prof’e planlı sezeryan olmak istemediğimi bebeğin kendisinin harekete geçmesini beklemek isteyeceğimi söyledim. Onlar da uygun gördüler. Bu arada suyum gelirse senaryo duruma göre belirlencek. Yolumuzu tıkayan bebek biryandan da suyun gelmesini önleme fonksiyonu üstlenmiş durumda. Ölüde olsa varlığı bizi hala bizimle. Ölümle yaşam tıpkı hayatta olduğu gibi kol kola.Biz yaşarken unutuyoruz hayatın ince çizgilerini. Ama şükretmemiz için ne çok sebep var.Her yeni güne, Aldığımız nefese,görebildiğimiz güzelliklere, sevdiklerimizn sağlığına, bebişlerimizin varlığına,umut edebileceğimiz her güne şükürler olsun. Herkese tatlı bayramlar dilerim. 

Sevgilerle
Ceren

2 yorum:

  1. Neler düşünüyor değil mi insan? Hele biraz da fıtratında varsa empati....(Ben de sezeryan sonrası odama yerleştirilirken ayaklarıma bakmış ve sadece "et ve kemik" olduklarını görmüştüm. Halbuki ben içindeydim ve beni ben yapan her şey ruhumdaydı. Ne garipti sadece "et" olmak... "Yaşam ve ölüm kolkola" sözleri bana bunları hatırlattı hemen:) Sağlıcakla kucağına al inşallah bebeğini (:

    YanıtlaSil
  2. :)) TEŞEKKÜRLER.
    SEVGİLER
    CEREN

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım