26 Temmuz 2013 Cuma

Sercan'ın Normal Doğum Hikayesi

Doğum hikâyeme başlamadan önce süreçle ilgili sizlere biraz bilgi vereyim; 

İlk hamileliğim 2009'da oldu, 8 haftalık düşük yaptım. Uzun süre iş güç derken düşünmedik bir daha. 2012'de bebek düşünmeye başladık, 2013'de kızım dünyaya geldi. Hayatımın en güzel günüydü testte 2 çizgiyi gördüğüm gün ondan önce sayısız test yapıp hüsrana uğramıştım.  

İlk hamileliğim düşükle sonuçlandığı için doktorum test yapmadan kan sulandırıcı iğne olmam gerektiğini söyledi, kullanmazsam belki bebeğimi kaybedebilirmişim. O riski göze alamadığım ve fazla doktor alternatifim de olmadığı için 9 ay boyunca bu iğneyi her gün eşim yaptı. Hamileliğim çok güzel geçiyordu, ta ki 28. haftaya gelene kadar... Ani bir sancı ve sağ tarafta kasılma ile hastaneye gittim, böbrek kanalımda büyüme olmuş. Ben daha ne olduğumu anlamadan doktorumun Batman'dan ayrıldığını öğrendim. Birkaç doktor denemem oldu, doktorlar böbreğimi takip edeceklerini büyüme olursa stent takılabileceğini çünkü bu ağrıların rahimde kasılmaya yol açıp erken doğumy tetikleyebileceğini söylediler. O kadar çaresiz durumda hissediyordum ki kendimi kimi kasılma için ilaç kullanmamı söylüyor kimi uzun süre kullanılmaması gereken bir ilaç olduğunu, bebeğin kalbinde sorun çıkabileceğini söylüyor... Kafam allak bullak anlayacağınız. 3 hafta ben bu sıkıntıları yaşadım. Çok şükür böbrekte büyüme devam etmedi, kasılmalar durdu ve bizim bebek 40. haftayı doldurduktan sonra dünyaya geldi!

Gelelim o kâbus gibi başlayan ama sonu mucize ile biten geceye... Sabah rutin muayeneye gittim Doktor 1,5 cm açıklığım olduğunu ilk doğumum olduğu için daha bir kaç gün sürebileceğini söyledi ama bir kaç gündür sancılarım oluyordu zaten. Nişan da gelmişti, yani doğum epeyce yaklaşmıştı. Eve döndük, benim sancılarım ara ara geliyordu ama doktor daha günün var dediği için pek önemsemedim, sabah tekrar doktora gider NST çektiririm diye düşünmüştüm. 

Gece sancılarım sıklaşmaya başladı. Saat 4:30 civarında tuvalete kalktım, yatağa döndüm, biraz sancı kesilir gibi oldu, tam dalıyordum altımda yoğun bir sıcaklık ve ıslaklıkla neye uğradımı şaşırdım. Tamam doğuruyorum bebek geldi dedim, suyum gelmiş ama durdurulamıyor... Benden şarıl şarıl akıyor. Biraz klişe olacak gibi ama filmlerdeki gibi! 

¨Ahmet, anne¨ diye bağırdım, suyum geldi! Nasıl evden çıktık kaç saniye sürdü inanın şu anda hatırlamıyorum. Yolda sakinleşmiştim doğumhaneyi aramak geldi aklıma doktoruma haber versinler diye; uykulu bir ses tamam siz gelin biz haber veririz dedi (meğer ebeyi uyandırmışım). Beni apar topar içeri aldılar. Annem eşim dışarıda kaldı, o arada hastabakıcı insafa gelip annemi de içeri almış. Yolda sakin olan Sercan doğumhaneye girince eli ayagı titremeye başladı. Hemen beni masaya alıp muayene etti ebe, 6-7 cm açılmam olduğunu 1 saat içinde doğum yapabileceğimi söyledi. Sonra beni sancı odasına aldılar. Her yatakta bir kadın yanlarında birkaç refakatçi... Onlardan biri de benim sancı yatagında yatıyordu, kalktı beni NST'ye bağladılar. O arada bana ne zaman epidural yapacaklarını sordum, epidurala gerek olmadığını çekeceğim kadar sancıyı çektiğimi ve doğumun çok yaklaştığını söyledi ebe. (Gerçi o sırada hastanede anestezi uzmanı yoktu bile). 

Doktoruma haber verdiler mi diye sordum bana doktorun normal doğuma gelmediğini söylediler. Şoooooooooooooooook! Düşünsenize ilk doğumunuz, doktorunuzun gelmeyeceğini öğreniyosunuz ve doğurmak üzeresiniz! Hastabakıcı benim şoka girdiğimi görünce ebenin çok deneyimli olduğunu 20 doktora bedel olduğunu söyledi. Kendi kendime bu şoku atlatmam gerektiğini bunu yapabileceğimi telkin edip duruyorum ama içim korkudan tirtir titriyor. Ebe 10 dakikada bir yatakta muayene ediyor. Son anlar artık sancılar çok sıklaştı. Nefes arası bile verdirmiyor, ebe ¨hadi¨ dedi doğum başlıyor içeri... O anda nasıl olduysa hayır diyeceklerini düşünerek annem de yanımda olabilir mi dedim. ¨İşimize karışmazsa olur¨ dedi. Bu bana çok büyük bir güç verdi. Başınıza neyin geleceğini bilmiyorsunuz, hastanede doktor yok güvenebileceğim tek insan yanımda annem, ondan güç alırım dedim. 

Evet, işte o masadayım. Bana sürekli kullandığım bir ilaç olup olmadığını soruyolar bir yandan damar yolu açtılar. Ebe bana direktifler vereceğini onun dediklerini yaparsam çok kolay olacağını korkmamam gerektiğini söylüyordu. Sancı odasında çektiğim sancılar yok gibiydi bana tüm gücümle ıkınmamı söylüyorlar: ¨Ikın ıkın... ses kaçırma... ağzını kapat...¨ Aklımda kazınan cümleler bunlar. Ikınıyorum ıkınıyorum olmuyor, ebe bana sürekli ses kaçırdığımı söylüyor, allahım diyorum ben nerde yanlış yapıyorum. Ama annem başımı okşuyor benim çok iyi olduğumu elimden geleni yaptığımı söylüyor. (İyi ki benim annemsin ve iyi ki yanımdaydın). 

Ebe bebeğin kafasını gördüğünü ama fazla haznede kalamayacağını, kaybedebileceğimi söylüyor. Ben panikle ıkınıyorum ıkınıyorum olmuyor. Bebeğin kalp atışlarını dinlemeye çalıştı iyice panik oldu. Yanındaki hastabakıcıya ¨Abla, yukardan destek ver¨ dedi ve benim için o kâbus dakikalar başladı. Hasta bakıcı tüm dirsek gücüyle karnımın üstünde bastırıyor ama ne bastırmak... kemiklerimi kırdı sandım. Yok, ıkın ıkın bebek gelmiyor, benim o arada nefesim kesilir gibi oldu tamam dedim biz buradan çıkamayacağız buraya kadarmış dedim. Bana biraz oksijen verdiler. (Annem bu sırada tansiyonu düştüğü için dışarı çıktı benim onu görüp etkilenmemi istememiş).  Hadi hadi diyor ebe ¨bebeği boğacaksın fazla beklemez orda¨ ben ¨yapamıyorum¨ dedim ¨beni sezeryana alın¨ dedim. O da bebeğin kafasının göründüğünü sezeryan gibi bir şansım olmadığını söyledi. Allahım ben ne yapıcam dedim bana yardım et! 

O sırada ebe makası attı ve bebeğimi gördüm bir tanemin boynunaa 3 defa kordon dolanmış o nedenle gelemiyormuş. Bir de normal doğum için uygun olmadığım gibi bir şeyler söylediler... Ebe seninle ilgisi yokmuş dedi bana! Dedikleri umrumda olur mu o saatten sonra? Bebeğim çok şükür morarmamıştı ve hemen ağladı. O sırada bana yaşattıkları en güzel şey bebeğimi göğsüme koymaları oldu. Öptüm kokladım... O saat itibariyle bütün yaşadığım acı kaybold müthiş bir rahatlama ve hafiflik... İşte benim mucizem dünyaya geldi; savaşçı kızım benim! (Kelimeler boğazıma düğümlendi şu an). Doğum sonrasında 1 saate yakın dikiş işlemi sürdü. Ama kimin umrunda bebeğimi sağlıkla gördüm ya... 
Beni doğumhanenin içinde bir odaya aldılar. Biz odaya çıkmak istiyoruz dedikçe fazla hastanede kalmayacağımı öğleye doğru çıkaracaklarını söylediler. Eşimi bile birkaç dakikalığına içeri aldılar. Onun için de çok zordu tabii benim seslerimi duymak ve elinden hiçbir şey gelmemesi ama ben onun yanımda olduğunu ve beni ve bebeğimizi sonsuz sevdiğini biliyordum. Kaldığım odaya hastanede çalışan bir görevliyi rahatsızlandığı için getirdiler. O sayede odamdan hemşire eksik olmadı benim nasıl olduğumu sormak için değil sürekli ona bakmaya geliyorlardı. Bana nasılsın diyen kimse yok, arada bir gelip kanama zamanına bakıyorlar. Hemşirenin biri birazdan doktorumun geleceğini ondan sonra hastaneden çıkabileceğimi söyledi. Niye geliyosa ben doğurdum zaten ona gerek kalmadı... Yüzüne söylemem gereken çok şey olmasına rağmen çok zor bir doğum yaptığımı bebeğimin boynuna kordon dolandığını söyledim, adam sadece suratıma baktı. Anlayacağınız öküz-tren muhabbeti... Ama ben doğumdan sonra bazı parçaları yerine oturttum. (Hamilelikte hormonlardan dolayı zekânın bir kısmı kullanılamıyor ya :) 

Doktora her gittigimde bana normal doğum yapmak istiyodunuz değil mi diye sorup duruyodu (her şey yolundayken doğum başka türlü nasıl yapılırsa...) Ama ben anlamamışım onun normal doğumu tercih etmediğini. Böyle doktorlar hastanelerde çalıştırılmamalı diye düşünüyodum. Zaten hastaneden ayrılmış, hangi sebeple olduğunu bilmiyorum. Sağlık bakanlığına şikâyette bulundum ama doktorun doğuma girmek gibi bir zorunluluğu olmadığını, ebelerin doğum konusunda yetkili olduğunu, bana mağdursam savcılığa şikâyette bulunabileceğimi söylediler. Anlayacağınız kimi kime şikayet ediyosunuz... 
Son olarak şunu belirtmek istiyorum; Bana çevremdeki herkes normal doğumun zor olduğunu yapamayacağımı söyledi ama kimseye kulak asmadım. Ben hamileliğim boyunca kan sulandırıcı ilaç kullandım; Başımıza bir şey gelse hastane de doktor yok! (Yıl 2013 ☹ )15 -20 gün midemin üzerindeki morluklar ve ağrı geçmedi; ama yine olsa yine bebeğimi normal doğumla dünyaya getirmek isterim sonrasında yaşadığımız mutluluğu tarif edemem. Koşullar uygun ise; her bebeğin dünyaya normal şekilde savaşarak güçlenerek gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu fırsatı bencillik yapıp kendi korkularım yüzünden bebeğimin elinden alamazdım, o da beni yanıltmadı çok güçlü bir şekilde direnerek sağlıkla dünyaya geldi. 

Anneme, canım eşime ve mucizeme çok teşekkür ediyorum yanımda olup bana destek verdikleri için. Hepinizi çok seviyorum. Anlattıklarım biraz üzücü, can sıkıcı gelebilir ama o sesi duymak her şeye bedel… 

Herkese sonu mutlu biten doğumlar dilerim.

Sercan

7 yorum:

  1. tebrik ediyorum::))) muhtesem, mucize::)))

    YanıtlaSil
  2. Cok guzel anlatmissiniz cok duygulandim inanin. Tebrik ederim uzun ve mutlu omurler dilerim sizlere.

    YanıtlaSil
  3. Teşekkürler güzel dilekleriniz için promisess .

    YanıtlaSil
  4. Allah bundan sonrasında size zorluk yasatmaz insallah :)

    YanıtlaSil
  5. ufff gerçekten çok travmatik bir doğum...bebeği bogacaksın demiş bide...o ebeyi sonradan bi ziyaret etseydin...

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım