31 Temmuz 2013 Çarşamba

Kader'in Normal Doğum Hikayesi

3 yıllık bir beraberlik sonrası eşimle bebek sahibi olmaya karar verip kontrollerimi yaptırdıktan 1 ay sonra 2010 Temmuz ayında hamile kaldım. Hamilelikte tam sınırda olan suyum, yoğun uyku düşkünlüğüm, 25. haftada bacağımdaki kasılma ve topallamalar dışında çok rahat bir süreç geçirdim diyebilirim. Çünkü şikayet etmiyordum, bunlar yaşanması gereken şeyler atlatacağım diye sürekli teselli ediyordum kendimi... Fakat çok yoğun tempoda çalışmak, hamileyim diye ayrıcalık gösterilmesini talep etmemekle sanırım en büyük hatamı yaptım. 

2011 Şubat ayında geçirdiğim çok şiddetli grip ve sonrasındaki idrar yolu enfeksiyonu sebebi ile 31 haftalıkken doğum yolunun açılmasına sebep oldum. İğne ile Meleğimin akciğerleri desteklendi, haplar ile doğumu geciktirme başladı ve 38 hafta çalışmayı düşünen ben 32 haftalık iken kesin istirahat ve uzanmam gerektiğini söyleyen doktorumu dinleyerek izne ayrıldım. Evde tek başıma bol uyuyarak, kitap okuyarak 36 haftaya kadar geldim. Ta ki 3 Nisan gecesine kadar... O hafta sonu kendimi iyi hissettiğim ve çok sıkıldığım için yorulmadan eşimle bol bol yürüyüş yaptık, gezdik tozduk

Pazar gecesi annemleri ziyaretimizde annem babama ¨Bu kız doğuracak yarın kontrole gitsin gelsin ben ondan sonra yanında kalayım¨ demiş. Anneler biliyor sanırım! O gece ilk defa uyuyamadım, bir şey rahatsız ediyor ama anlamıyorum ve çamaşırım hep ıslak. Sabah eşimi yolcu ederken ¨Ben hiç uyumadım ama sancım falan yok¨ deyince ¨Bugün git kontrole sonra annen gelsin evde yalnız kalma ve tek başına sakın banyo yapma¨ diye tembihledi ve işe gitti. 

Sabah kahvaltımı çatlayana kadar ettim, 12’de hastaneye haftalık kontrol için gittim. NST’de sancılar çok sık görünüyordu. Doktoruma ben bir garibim ama ağrım sancım yok, hep ıslağım diye anlatınca yapılan muayenede 6 cm açılma olduğum anlaşıldı ve doğru doğumhaneye giriyorsun dedi. Başından beri sezeryan korkumu, normal doğum istediğimi bilen doktorum ¨Bebek küçük, maximum 3 saatte doğacak,  rahat bir doğum yaşayacaksın, güven bana... ama 3 saat sonrasında sezeryana alabilirim hazırlıklı ol.¨ dedi. 

Geceden beri suyun gelmiş mikrop kapma olasılığın var diyen doktoruma cevap olarak söz veriyorum doğuracağım gibi saçma sözler de sarfettim ☺. Yaptığım en büyük saçmalık ise hastane bahçesine sakinleşmeye çıkmak ve yaşadıklarımı çözümlemeye uğraşırken bir hasta yakınına gidip ¨Ben doğuracakmışım çok heyecanlıyım, yanımda kimse yok bana bir tane sigara verir misiniz?¨ demem oldu. Kadının yerinden çıkan gözlerini görünce aklım başıma geldi. Sanırım bu durumda insan ne yapacağını bilemiyor. (Hamile kalmaya karar verdikten sonra zaten az içtiğim sigarayı da bırakmıştım). Ama bir taraftan da nasıl olur kimse yok yanımda, çantam yok, ben yapamam eve gideyim çantamı alayım bir duş alayım rahat edemem... diyorum panik halde. Doktorumun bana çılgın gözlerle bakışı hala aklımda! ¨Kader sen delirdin mi kesen patlamak üzere, en yakında kim varsa alsın gelsin çantanı, sen de odaya çık hazırlıklar başlasın¨ dedi. Ve Anında kabusum lavman ve suni sancı başlıyor... 

Kasılmalar 4 dakikada bir ve suni sancıdan dolayı çok şiddetli. Sancı aralarında eşime ¨Yetişinnn yalnız bırakmayın beni çantam yok makinem yok bebeğimin hediyeleri yok!¨ diye aile halkına kabus oluyorum. Sancılar 2 dakikada 1'e düşünce suni sancıdan ve karnımın çok tok olmasından dolayı istifra etmeye başlıyorum ve ebem saçımı okşayarak, sarılarak, buzlar yedirerek beni rahatlatmaya çabalıyor. Hiçbir eğitim almadığım halde farkediyorum ki yürümek ve sancı arasında yatak başlıklarına tutunarak çömelmek ve nefes almak çok işe yarıyor. Ebem hep yanımda, eli elimde. Ben nereye gidersem serum şişesini yanıbaşıma taşıyor. Koşa koşa bana yetişen eşim beni gördükçe beti benzi attığından çıkartılıyor ve ebemle başbaşa kalıyorum. Ve böylesi bana daha iyi geliyor. Çünkü bir de eşimi sakinleştirmek zor olacaktı. 
Evet zordu sancılar zorlayıcı dayanılamayacak gibiydi ama dayandım. 15:30’da 9,5 santim açıklıkla doğum masasına alındım ve ıkınmalar başladı. Ikındıkça rahatlıyor daha fazlası için müthiş çaba gösteriyor, terden bayılacak hale geliyordum. 15:52’de bebeğin başı çıktı ve sevgili doktorum ¨Çok şiddetli ıkın ve gözünü açık tut hayatın boyunca unutamayacağın görüntüyü izleyeceksin¨ dedi. Sevgili ebem elimi tutuyor hadi yavrum hadi yavrum diye terimi siliyordu. 

Tam 15:55’de Meleğim çok büyük bir rahatlama duygusunu da beraberinde getirerek içimden akıp çıktı ve koynuma verildi. Epizyomi yapmaya gerek görmeyen doktorum sadece 2 dikişle doğumu bitirdi. Kısacası beni anlayan, başından beri isteklerime saygılı olan, normal doğumu destekleyen, her an yanıbaşımda olan ebelerim sayesinde bebeğimi çok güzel bir şekilde dünyaya getirdim. 

Kızım erken doğdu; 2470 gramdan 2050 grama kadar zayıfladı, sarılık oldu 2 gece hastanede kaldık. Doğum sonrası yaşadığım üzüntüler sebebi ile sadece 2 ay emzirebilmiş olsam da hepsini atlattık. Keşke o zaman doğuma odaklanacağıma doğum sonrasına emzirmeye odaklanabilseymişim, çok pişmanım. Ve sanırım kendimi asla affetmeyeceğim bu konuda...
Şimdi ne mi yapıyorum? Herkese hastane ve doktorumu tavsiye ediyor normal doğum yapmaya gayret edin diye arkadaşlarıma ve çevreme destek oluyorum. Ben yaptıysam herkes yapar! Çok ufak tefek olan, nazlı gibi görünen ben o günden beri meğer ne güçlü kadınmışım diyorum. Ve doğumun bir bölümünü izleyen eşim meğer sen ne güçlü kadınmışsın diyerek benimle gurur duyuyor...

Kader

1 yorum:

  1. Maşallah bebeğe sezeryana gerek duymadan gelivermis kucağına:) darısı başımıza. .

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım