25 Temmuz 2013 Perşembe

Ceren'in İkiz Gebelik Günlüğü – 27. Hafta

Bazı günler vardır başa alıp tekrar yaşamak istediğimiz, aynı anı, verdiğimiz tepkiyi farklı farklı açılardan, çeşitli perspektiflerden değerlendirdiğimiz ve bolca keşke şöyle yapsaydım, keşke böyle davransaydım dediğimiz... O günlerin sonunda yapılan iç muhakeme, hesaplaşma, asla yüksek sesle söyleyemediğimiz ama bildiğimiz seyler içimizi kemirir. Bu sana yakışmadı. Yanlış davrandın, takıldın kaldın, inat ettin. Anın tadını akışında yaşayabilecekken günü kendine haram ettin. 

Bu satırları yazdıktan sonra durup bakınca noluyo yaaa diye düşündüm. Bu düşünceleri 22 aylık oğlum Benji-Ege ile yaşadığım güç savaşından sonra yaşanan ağıtlı ve bağırtılı anlaşmazlığımız sonunda hissettim. Ne yapacağını bilememek, tükürdüğünü yalamanın iyi olmadığını bilmek ama başka çıkış yolu görememekdi o anki düşüncelerim. Anneliğimi sorguladım. Ertesi gün anneliğime olan inancımı kaybetmeden yola devam etmek için enerjimi topladım. En“iyi”mizin ”doğru”muzun dahi teyide ihtiyacı olduğu günlerden biriydi benim için. Geçti. 
Okuduğum kitaplardan birinde çocuklarınızı yapmaları gayet normal olan şeylerden dolayı alkışlamayın, (yemeğini yediği için gibi ☺) “bravolarınızı” da hayırlarınız gibi sınırlamayı deneyin diyordu. Ebeveynlerin çocukları için 5 sıfat tayin edip beğenilerini, övgülerini bu nitelikleri güçlendirecek şekilde yapmaya gayret göstermelerini tavsiye ediyordu. Bu şekilde çocukların kişisel gelişimlerinde her anne babanın ister istemez yaşadığı günlük rutinde, olmak istedikleri anne baba rollerini hatırlatacak bir çizgileri olacağını ve bu şekilde kendi anne babalarından sorgulamadan görüp içselleştirdikleri davranış kalıplarıyla “otomatik pilota” bağlanmadan ilerleyebileceklerini söylüyordu. 

Mesela; sağduyulu olman beni mutlu ediyor. Ya da yardımsever olduğun için teşekkür ederim, uyumlu bir insan olmanı diliyorum… gibi varyasonlarla onları küçüklükten bir hamur gibi yoğurma çalişmalarımızda, 40 kere söylersen olur felsefesi mi, nasıl istersen öyle görürsün ideolojisi mi☺ farklı bir pedagojik yaklaşım mı? bilmiyorum ama ben 5imi hala kesinleştiremedim. Ilk 5i bulsam ikinci 5i de düşüneceğim. Size de kolay gelsin. 
Teşekkürler ediyorum hayata; doğduğum için. Teşekkürler ediyorum hayata; ağaçları gördüm sayesinde, nehirleri ve denizi... Teşekkürler güzel havalar için ve fırtınalıları için. Teşekkürler yol için, gerçek için. Teşekkürler çelişkiler için, kavgalar için. Teşekkürler açık havalar için, mapusluklar için. Teşekkürler şaşkınlıklar için ve elimden çıkan işler için. Teşekkürler öldüğüm için ve teşekkürler yine de sürdüğüm için. Blas de Otero... 
Bu hafta doğuma kayıtlı olduğum hastanenin erken doğan bölümünde, erken doğum halinde ne tarz bir prosedürleri olduğu ile ilgili çocuk doktoruyla konuştum. 34.hafta dönüm noktası 34.hafta öncesi doğan çocuklar çocuk yoğun bakım istasyonuna alınıyor, durumları doğdukları haftaya ve gelişimlerine göre kategorilendiriliyor, kalp frekanslarının düzenine ve kendi başlarına nefes alıp alamadıklarına bakılıyor. 24. haftada yaptırdığım ciğerlerin olgunlaştırılmasına yönelik kortizon iğnesine alternatif olarak farklı ilaçlar varmış. Yan etkisini sorduğumda her ilacın yan etkisi olduğu gerçeğini bana hatırlatıyor sağolsun doktor bey!! 

Öğlen 11 den sonra akşama kadar bebekle olma şansımız var, erken doğan bebeklerin annenin yada babanın çıplak tenine bağlanarak birlikte olmalarına tekabül eden KMC Kanguru Mother Care olarak adlandırılan methodu da ailelerin isteklerine bağlı olarak uyguladıklarını dile getirdi. Doğum anında kordon bağındaki kanın sonuna kadar akmasını beklediklerini, bebeğin durumu izin veriyorsa bebeğin annenin kucağına verildiğini, ilk andan itibaren bebeğin anne sütü almasına özen gösterdiklerini, bunun bebeğin gelişim aşamasıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Emebilmesi için bebeğin yutkunma,emme ve kendi başına nefes alabimesi lazımmış. Annenin sağıp getirdiği sütten yada farklı bir sütanneden temin edilen sütten beslendiğini, bu sütlerin kontrolden geçmiş olduğunu ve annenin kendi sütü gelene kadar bebek için temin edildiğini belirtti. 

Hamile olarak 34.haftayı görebilmeyi umut etsem de, görememe ihtimali halinde içim rahat. Doğumda bebeğin pozisyonunun uygun olması ve farklı bir neden olmaması halinde sezeryan sonrası normal doğumu (SSVD) da desteklediklerini söyledi. Bu da benim tekrar doğal doğum için zihinsel bir hazırlık yapmam gerektiği anlamına gelmekte. Bakalım hayırlısı… 

Günler, haftalar birbirini kovalarken ilk hedefim 34.haftayı görebilmek oldu. Umuyorum o günlerden seslenmek mümkün olur. 

Sevgilerle

Ceren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım