2 Temmuz 2013 Salı

Ceren'in İkiz Gebelik Günlüğü – 24. Hafta

Doktor: ¨Bayan Bebek nasılsınız? Cuma günü gelmemişsiniz? Her şey yolunda mı?¨ 
Bayan Bebek: ¨Gelince konuşuruz doktor hanım bugün randevum var, ama iyiyim.¨

Telefonu kapattığımda hissettiğim: Şükürler olsun iyiyim ve burdayım, sizin cuma günü beni apar topar ciğerlerini genişletmek üzere yapılacak iğne için yatılı olarak hastanede tutma isteğinizi sağduyu ve inançla arkamda bırakabilmiş olmamdan dolayı iyiyim. Hayatımla, bebeğimle ilgili kararları kocamla birlikte alabilmiş olmaktan dolayı iyiyim, sonrasında pişmanlık yaşamamış olmaktan dolayı minnettarım. Umut doluyum, güçlüyüm, varım ve direniyoruz! Diren Bebek!

Kader kısmet dediğimiz, nereye kadar kendi seçimlerimiz aslında diye hep düşünmüşümdür... Hayatımızla ilgili anlık, günlük, ömürlük kararları aldığımızda ne kadar biziz ana aktör? (Varoluşçuluk sorularına bodoslama dalmadan felsefenin kafasına vurmadan) bırak onu bunu toplumu... Sen! Kaç kere düşündün umarım doğru karardır diye? Kaç kere doğru olmasını istediğin kararlar aldın ve doğruluğuna inanarak yaşadın? Kaç kere pişmanlıkları hissedip kendine suçlu birini arayıp buldun? Kaç kere fikirlerini sorduğumuz kişilerden dahiyane öneriler bekleyerek hayalkırıklığına uğradın? Ve kaç kere böyle yaşanması gerekiyormuş kader, kısmet diyerek kabullendin? Kararlarınla barışık olmayı başarabildin? Kafandaki şöyle yapsaydın, öyle yapmasaydın seslerine karşı güçlü durabildin? Benim yaşadığım sadece beni-onu–eşimi değil doğmamış bebeğimi etkileyecek bir karardı. Sonunda keşke şöyle yapsaydım dediğimde çok geç olabilecek kararlar sağlıkla ilgili olanları... Çocuklarımızla ilgili olanları hepsinden zormuş. 

Cuma günü ilk iğneden 6 hafta sonra bebeğim doğarsa çiğerleri için gene de başka bir destek gerekecek çünkü aşı 6 haftaya kadar bir fayda sağlıyor ama biz 2.aşının yan etkileri olabileceğini duyduk, okuduk. Bu durumda 2. kez kortizon aşısı istemiyoruz. Bundan dolayı ilkini ne kadar geç yaptırırsak o kadar iyi diye düşünüyorum. O zaman doktorun kararına karşı geldiğinize ve bütün sorumluluğu üstlendiğinize dair bir kağıt imzalamalısınız! Ben eşimle de konuşmuş olduğumdan kağıdı imzaladım, sanki ölüm fermanı felaketler olacak ve bunun suçlusu benim hissi yaratan bir paragrafın altına imzamı atarken öğleden sonra geleceğim o zamana kadar bir şey olmaz düşünceleriyle kendimi telkin ederek çıtım yollara. Kabus dolu 30 dakikada en fenası suyum şimdi metroda gelirse n'apıcam düşüncesi beni rahatsız etti! Ama sağ salim vardım.

2 hafta önce yaşadığımız kayıptan sonra gittiğimiz diğer sehirdeki prof'ü belki denk gelirim ve bana zaman ayırır ve hatta değerli fikrini paylaşır umuduyla aradım. Bana ¨Olmaz sizi muayne etmem gerekir, ya da doktorunuz ne derse gibi politik ve kaçamak cevaplar yerine; ……….. rahim uzunluğu yeterliyse, bebeğin sağlığı yerindeyse, akut bir erken doğum riski görünmüyorsa (amniyo sıvısının değerinin değişmemesini pozitif yorumlayarak) ne kadar geç olursa o kadar iyi tabii dedi. Kendi Prof.'ümü Pazartesi göreceğimi söyleyerek bekleme önerisini kabul ettim . Bilgi dağarcığından emin, iyi yürekli insan hayatımla kesiştiğin için minnettarım. Nitekim kararımızı Pazartesine kadar bekleme yönünde alarak içimizdeki direnişçi ruha ve pozitif düşünceye, yanında da iyi yazıldığını dilediğimiz yaşam yazımıza ve sevenlerin dualarına tutunarak 3 günü geçirdik. Ben olabildiğince kıpırdamadan kafamdaki tilkiler aktif olup stres yaratmasın diye DVD lere yüklenerek, annem ve eşim oğlumu ve geri kalan işleri üstlenerek bir güzel birbirimize sokulduk. O kadar ki çoookkk uzun zamanlardan sonra yatağımızın büyük olmasından ve farklı saatlerde yatmamızdan kaynaklı yatak temassızlığını bozarak el ele uyuduk eşimle.

Karnımdaki bebeğimde her onu hissetmek istediğimde bana attığı tekmelerle cevap vererek bizimle olduğunu gösterdi. Şükürler olsun bitti. Pazartesi eşim de ilk olarak hastaneye benimle geldi. Elimde hastanede kalmam gerekirse diye hazırlanmış bavulum yolda hala tam bir karar vermemiş olma haliyle zihnimiz ve algımız açık olarak prof'le muayenehaneye girdik. Öncesinde hastanenin psikoloğu bizi odasına davet ederek durum ile ilgili bilgilendirme yaptı. Halimizi sordu, eşimin algısında gene çok konuşmuşum ama yaşadığım süreci anlatmanın ve kararlarında bir dahasında belki hayat kurtarabilecek feedbackleri doktorlara iletmenin yararlı olacağını umut ediyorum. Beni sevindiren benim de dolaylı da olsa feedback almış olmam oldu. Prof. ün yanında kaldığımız max. 15 dakika sonunda aşıyı şimdi yaptırma kararını alırken çok rahattık. Ya dünden hazırdık bir 2-3 hafta daha aynı düzende dayanamayacağımızı biliyor ve içten içe bizi ikna edebilmesini diliyorduk, ya da aldığımız karar bizim için doğru karardı. Ne olursa olsun hastanede de kalmama gerek görmeden ilk kortizon aşısını oldum. 

Diğer sehirdeki doktoru da yarın 2. aşıdan sonra arayıp fikir alışverişi sağlayacağını söyleyerek bizi evimize yollayan sevgili prof. sen de tatlı adamsın vesselam ne diyeyim. Yaşam bizi daha zor kararlardan korusun. Bu satırları iğnenin yan etkisi olarak gözlerime uyku girmediği gece saatlerinde yazarken içim kıpır kıpır korkmak istemiyorum artık, kalan sure ne kadarsa o kadarını huzurlu mutlu sevgi dolu yaşamak Benji Ege'yle olabildğince sevgi depolamak ve yapılacaklar listesi, eksikler ve en önemlisi isim arayışlarına kaldığımız yerden devam! Nefes aldığımız, sağlıklı olduğumuz, umut edebildiğimiz için ne mutlu bize... Size umut dolu günler dilerim. 

Sevgilerle... 

Not: Bana özelden mesaj atıp üzüntümü paylaşan, yazıya yorum bırakan, yazıyı okuyup içinden de olsa geçmiş olsun diyen güzel yüreklere burdan minnetimi iletmek istiyorum. Yazıyı okuyup kapatanlara da allah muhtaç etmesin! 

Sevgili ailem siz de yazılara yorum bırakmakta serbestsiniz ☺ iyiki varsınız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım