11 Haziran 2013 Salı

Ceren'in İkiz Gebelik Günlüğü – 21. Hafta

Herkese merhaba,

Geçen yazımda Viyana'dan yazacağımı bildirmiştim...

Viyana semalarındaki ilk gün. Havasına suyuna, taşına toprağına, insanına, meyvesine sebzesine, kuşuna, köpeğine, komşusuna, boğazına martısına... diye aklımdan geçenler, uçaktan inip eve giderkenki hava durumuyla yakından bağlantılıydı. Neyse ki yola çıkarken kışlıklarımı tam olarak kaldırmamıştım yaklaşık bir hafta daha giydim. Benji-Ege kilotlu çorabını tekrardan giydi. Dört gün sonrası işe başlayacağım için ve birden herşeyin kocamın omuzları üstüne çökmesini bir nebze olsun önlemek için bizimle gelen sevgili annem de geçen kıştan burda kalanlarla idare etti. 

Uzun zamandır evimizle ilgili planladığımız değişim ve düzeni sağlamakla ilgili herkes bir koldan işe başladı. Proje: evdeki eşyaları minimuma indirip ferahlık konfor ve mekan kazanımı sağlamak. İnanılmaz ama gerçek diyebileceğim şekilde ilk etapta başarılı olduk. 2.etap fotoğraflanan her eşyanın 2.el olarak dönüşümünün sağlanması... İlk etabın sonu; 
Eşim: Televizyonu değiştireceğim. Ben: Hayır,gereksiz bir masraf ,tutumlu olmamız lazım, eski televizyonun suyu mu çıktı? hayır…hem ne zaman televizyon seyredeceksin? Çocuklar var, sırf dev ekran televizyonun var diye akşamdan akşama televizyon izleme koşulu değişemez, Ne gerek var? Hayıırrr… Eşim: Beni vazgeçiremezsin, bir senedir bıraktığım sigara param!! Ve ben hep bir sony televizyonum olsun istemiştim!!!
Ne diyeyim onunda büyük bir çocuk olduğunu unutuyorum bazen☺. Biraz mutlu olmayı da hak ediyor adam, başına gelecekleri seziyor tabii psikolojik ön hazırlık. Diğer yandan onu manevi olarak sevgi ve ilgimle tatmin edemediğimin kapı gibi göstergesi bana. İlk etap sonu; hafifleyelim derken birde dev ekran kara kutumuz oldu. Düşündüğümde şuyum olsun, buyum olsun diye hayalini kurduğum bir şeyim hiç olmadı. Gençken şu elbise bu palto annem sağolsun bankacı kadın ordan arttırır burdan doldurur kimseden eksik koymazdı bizi. Bir öğretmen maaşı ve süper emekli bankacı maaşıyla kimseye imrenmeden büyüdüm diyebilirim. Diğer yandan eşim de 15 yaşına kadar her istediğini almış ailesinden gerekli ilgi ve sevgi dışında... Sonrasında kendisi çalışarak harçlığını çıkarmaya başlamıs. Bu durumda erkekler diye bir çıkarım yapsam bir türlü, aile diye başlasam bir başka türlü.... Hiç başlamadan nokta! 
Sonunda Benji Ege ile çıktığım 20 aylık doğum iznim bitti. 2,5 ay çalışıp tekrardan doğum öncesi sekiz ayda başlayan iznim başlayacak. Zamanlama olarak güzel denk geldi diyebilirim☺. Az da olsa çalışacağım için mutluyum. Haftada 32 saat Salıdan Pazara, Pazar ve Paartesim boş. Çalışma saatlerim 1 gün hariç Benji Ege'yi yatırıp işe gidecek şekilde öğleden sonraları.... 

Gençlik merkezinde sosyal çalışmacı olarak çalışıyorum. Gençlerin ikiz Bebek beklediğimi duyduklarında verdikleri tepki hepsinden güzel. Genelde cool olan , burnundan kıl aldırmayıp suratsız olan ya da agresif olan gençler bile göbişimi görünce ¨aaa hamile misin¨ diyreke kontağı kendiliklerinden kuruyorlar... hoş bir avantaj. Ayrıca isim önerisi konusunda da hiç çekingen değiller. Eşim bir yandan, gençler bir yandan isim çalışmaları resmi olarak başlamıştır. Çocuk başına iki isimden toplam dört isim. 

Bu süreç ayrıca eşiminBenji Ege'nin uyku saatlerinde aktif rol oynamasına da fırsat oldu. Hamileliğimden dolayı akşam 8:00'den sonra çalışmam yasak. Şimdilik babasıyla Benji'nin pijamasını giydirip yatakta kitap okuma faslından ileri gidemedik, alışkanlıkları birden değiştirmek kolay olmayacak ama umutluyum. 

Viyana'ya gelmeden doktordan bebekler için randevu almıştım. Kontrole girmeden 10 gün bebişleri görmemenin verdiği stres ve heyecan vardı. Doktor da sağolsun ağzından kerpetenle laf alınanlardan çıkınca ekranda gördüğüm görüntüleri biçimlendirmeye çalışırken zaman durdu sanki. Organ kontrolleri ve Doppler yapıldı ,bir bebiş diğerine göre daha büyük ve birinin suyu ötekine gore daha fazla. Onun dışında herşey yolunda... Önümüzdeki 3 haftanın randevularını verdiler. 25.haftada profesör ile tanışma şerefine ulaşacağım tabii o zamana kadar herşey yolunda giderse... 

İkizlerle ilgili takip ettiğim bir forum var, “Eins kann jeder” ¨Birini herkes başarır'a anlamına geliyor. Uzun zamandır vakit bulup göz atamıyordum, benim gibi beklenen doğum tarihi Ekim olan yaklaşık 25 kadın var grupta. Hemen herkes bebek arabası almış, kendilerinin arabalarını değiştiriyorlar veya araba koltuğu almışlar, giysileri almaya başlamışlar. Bebek odası tamam. İsim listesinde 3 tane isim mevcut. Bense tatillerde, 2 yaşına yaklaşan oğlumun öngörebileceğimi umduğum davranışsal gelişimi için kitaplar okuyup, Gezi Parkı direnişiyle başlayan gelişmeleri takipteyim. 

Bu hafta hamile yogasına başlayacak eve yakın bir yer bulmaya çalışacağım. Onun dışında annemin burda oluşundan olabildiğince istifade edip dinlenmeyi hedefliyorum. İlk hamileliğimde yediğime içtiğime çok çok çok daha fazla özen gösterirdim, bu hamilelikte ikiz olmaları gibi istisnai bir durum olmasa sanki hiç bir şey yapmak içimden gelmiyor. Önümde sağlıkla geçirmeyi umduğum 18 haftam var ve hiçbirşey için geç değil. Bir de güneş açsa yaz gelse...Çayırlara çimlere atasım var kendimi ama daha fırsat olmadı. Ama umudum var, yaşayıp göreceğiz. 

Gelecek hafta görüşmek üzere

Herkese güneşli haftalar,

Ceren

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım