4 Mayıs 2013 Cumartesi

Dilek'in Bebek Yapım Günlüğü — Bölüm 3

KÂBUSUMUN ADI : POLİKİSTİK OVER SENDROMU

Geçen haftaki günlüğüm burada

Doğum kontrol hapının tıpkı hamilelikte olanlara benzer yan etkileriyle geçen (mide bulantısı, baş dönmesi ve iştah artması) ve âdetimle sonlanan aydan sonra yine büyük beklentilerle bir sonraki âdetime dikmiştim gözümü. Bu arada zaten evlenmeden önce başlayan kilo almalarım da iyice gözle görünür hale gelmeye başlıyordu. Bu ay böylece geçip âdetim yine gecikince yine doktorun yolunu tuttum. Durumun tek iyi yanı güvendiğim ve memnun olduğum bir doktorumun olmasıydı. 

Yine muayene ve gebelik testiyle hamile olmadığım belli olunca bir kutu adet söktürücü ilaçla eve döndüm. Ama bu kez âdetimin üçüncü günü gidip hormon tahlili yaptıracaktım. 
Hormon tahlilleri ve ultrasonografi bulguları sonucunda doktorum kâbusumun adını, yani teşhisi koydu: PKOS. Evet, yalnızca böyle söylemişti. Ama ayrıntılarını sanırım biraz da benim çok üzüleceğimi bilerek anlatmamıştı. Bunun bir çeşit hormon düzensizliği olduğunu, bunun da adet gecikmesi ve gebe kalmada güçlük gibi sorunlara sebep olabildiğini anlattı. Birden fazla yumurtanın aynı anda büyümeye çalışıp, hiç birinin büyüyemediğini, tespih taneleri gibi yan yana dizildiklerini, bunun da yumurtlama ve adet döngüsünde aksamaya sebep olduğunu ama moralimi bozmamamı ve bunun çok ciddi bir problem olmadığını da söyledi. Biraz üzüntülü ayrıldım yanından. Ama eve gidip de internette arama motoruna PKO yazıp arattırınca bulduğum bilgiler üzüntümü bine katladı. Günlerce okudum, araştırdım. Öğrendiğim her bilgi beni yerden yere vuruyordu sanki. 

Öyle bir şeydi ki bu POLİKİSTİK OVER, gebe kalma sorununu bastıracak türlü sorunları vardı. Erkeklik hormonunun artışından kaynaklanan yığınla estetik problem, yavaş yavaş kendini göstermeye başlayan kilo problemi, ardından yeni yeni fark ettiğim tüylenme, saçlarımın inanılmaz bir biçimde dökülmesi ve kullandığım çeşit çeşit şampuandan da hiç bir sonuç alamamak… Bunlar şu an muhattap olduklarımdı yalnızca. Bir de ilerisi vardı. Uzun dönemde şeker hastalığına, kalp hastalıklarına, dolaşım bozukluklarına, rahim ve meme kanserine eğilim… Okudukça dünyanın tüm yükü omuzlarıma çöküyordu sanki. Bu bana çok fazla gelmişti. Çok sık ağlamaya başlamıştım. Hem maddi sorunlarımız, hem düşük, hem de bu yeni bilgiler beni sarsıyordu. Üstelik gücümü aldığım şey; yani eşim, daha fazla kazanabilmek için okuldan sonra dershanede çalışmaya başlamıştı. Eve çok geç ve çok yorgun geliyordu. Benimle ilgilenmek, bana destek olmak, endişelerimi gidermek istiyor ama gücü de vakti de yetmiyordu. Bu da beni iyice hırçın yapıyordu. Sudan sebeplerle kavga çıkarıyor, her kavganın sonrasında beni artık eskisi kadar sevmediğine, bu gidişle de daha az seveceğine inandırıyordum kendimi. Ne de olsa her geçen gün biraz daha kilo alacak, tüylenecek, erkeksileşecektim. Böyle bir kadını kim, neden sevsindi? 
Şu andan o zamana bakınca ne kadar abartılı bir duygusallık, ne kadar çocukça görünüyorsa da o sırada buna inanıyor ve ciddi manada üzülüyordum. Hatırlayamadığım kadar uzun bir süre, belki aylar, belki yıllar boyunca (tabii biraz daha hafifleyerek, çünkü o yaşanabilecek bir hal değildi) bu ruh haliyle yaşadım. 

Yine âdetim geciktiği için doktorumu gördüğüm günlerden birinde dudağım sarkık, gözlerim dolu, bu edindiğim bilgilerden dolayı ne halde olduğumu anlatınca, doktor beni azarlayarak biraz kendime getirdi. Karalar bağlanacak bir durumum olmadığını eninde sonunda hamile kalacağımı, ama belki uzun süreceğini ve buna benzer şeyler söyledi. Ne ilginçtir ki, bu olaydan yedi yıl sonra, bugün gittiğim doktorum da aynı cümleyi kuruyor. Ama hala bir sonuç alabilmiş değilim tedavilerden… 

Ben omuzlarımda dünyanın yüküyle, iflah olmaz bir melankolik olarak yaşamaya devam ediyordum. Doktor ise bebek için tedaviye başlamamız için en az bir yıl geçmesi gerektiğini, üstelik bu kadar gençken acele etmeme hiç gerek olmadığını söylüyordu. Bir yılın tamamlanmasına birkaç ay kalmıştı. Beklerdik ne olacaktı ki… Hem hastane giderlerini karşılamak da bütçemizi zorluyordu, zaten zaman da hızla geçiyordu… “Bir yıl bir dolsun da bakarız.” Doktorum da, eşim de, annem de böyle diyordu. Ama hepsinde de bu bekleme süresinde hamile kalacağıma dair bir umut vardı. Bu umut yüzünden düzeni bozulmuş adet döngüm benimle acımasızca oyun oynuyordu. Her gecikmede “acaba?” diye düşünmek, ardından test yapmak ve her defasında tek çizgiyi görmek beni fazlasıyla yoruyordu… 
Herkes ümitliyken ve telaşlanmazken ben içten içe telaşlanıyor, bir yılın dolması için sabırsızlanıyordum… Bu telaşla günler, haftalar, aylar geçiyordu ve “bebek yapım süreci”min en sıkıntılı günleri gittikçe yaklaşıyordu. 

Önümüzdeki haftalarda engelli koşu maratonu gibi seyreden tedavi süreçlerimi anlatacağım inşallah. Bunlar yaşanırken kısmen paylaşsam da içimi tam anlamıyla dökeceğim fazla kimsem yoktu. Eşim çalışmaktan başını kaldıramıyordu. Çok yakın arkadaşlarımın hepsi bekârdı, gündemleri bambaşkaydı, anlatsam da anlayamıyor, destek olmakta yetersiz kalıyorlardı. Annem ve kardeşim hep destekçimdi ama onlarla da ben rahatça dertleşemiyordum. 

Yıllar sonra da olsa rahatça içimi dökebilmeme olanak sağlayan Eren’e teşekkürlerimi iletmek isterim. ☺ 

Haftaya görüşmek üzere… 

Dilek

8 yorum:

  1. Sizi cok iyi anliyorum. Ayni sıkıntilari ben de yasadim. Cok zor bir donem, o ruh halinizi kimse anlamiyor , esiniz bile bazen destek veremiyor..beklemek, tedavi sureci yasadigim buhranlar tekrar hatirladim :( ama cok sukur basarili dokorum sayesinde 3 sene sonunda bir kizim oldu.. Allah size de nasip etsin insallah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin Naciye.evet gerçekten zor süreçler ama sonunda bebeğine kavuşmuş olmak hepsini unutturmuştur herhalde. :) Allah bağışlasın kızını.

      Sil
  2. Dilekcim, öncelikle Allah kolaylıklar versin diyorum. Böyle olayların dışından bakıpta, üzülme, strese girme demek kolay, biliyorum yaşadıkların zor elbette. Çok yakınımda PKO olup ta doğal yollardan bebek sahibi olmuş kişiler var üstelik peşpeşe :) Tedavi süreci her hastalıkta olduğu gini zor ve yıpratıcı olabilir ancak çok yorulduğun zamanlarda kucağına sonunda kucağına alacağın minik meleğini düşünerek rahatlatabilirsin kendini. Asla umutsuzluğa kapılma, herşeyin bir çözümü vardır muhakkak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Dilek Ah. bu süreçler boyunca nelere şahit oldum ben. Asla çocuğun olmaz denilenler hamile kaldı. Yaşı kırka gelip tek yumurta tek spermle tüp bebeği tutanlar oldu. Doktorlar her zaman aslında doğal yolla hamile kalabilirsin o kadar ciddi problemin yok dediler ama hala olmadı.tüp bebekte oluşan embriyolarım en iyi kaliteydi, yaşım gençti vs. ama yine olmadı. gerçekten de anlaması zor bir durum. umutsuz değilim Allah'a şükür. zaten umutsuz olan bu sürece dayanamaz diye düşünüyorum. :)

      Dilek

      Sil
  3. sevgili dilek gecen gece diger yazilarini okudum ve beni öyle duygulandirdinki gözyaslarimi tutamadim,ve suan yine ayni seyleri yasiyorum.bunun sebebi ise yasadigimiz seylerin hemen hemen hepsinin ayni olmasi maddi sorunlardan tutunda yasanilan hayal kirikliklarina Kadar hissettiginiz herseyi bende hissettim yasadim,bekledim caresizce.bende sizin gibi PKOS hastasiyim hamile kalmayi isteyipte kalamadigim zaman ögrendim,hicbirzaman Kilo almayan ben birden bire normal kilomun iki üc katina ciktim kac kez sadece bunun icin saatlerce agladigim oldu,her testten sonra yine ayni hayal kirikligi yasamak beni öldürüyordu ve buda yetmezmis gibi tek basina oldugum almanyada kocamda maddi sorunlar yüzünden birkac iste calismak zorundaydi yapayalnizdim caresizdim desteksizdim,arastirdikca beynimden vurulmusa dönüyordum.annemle hergün telefonda konustum saatlerce ama oda digerleri gibi hep ayni seyi söylüyordu daha gencsin olur.hicbir söz beni teselli etmiyordu. yaklasik bir yil sonra cok sevdigim ve güvendigim kadin dogumcumun sayesinde hamile kaldim :) bundan ikiyil sonra hala tedavim devam ederken ve lanet ilaclari alirken ikinci hamileligimi ögrendim bu bende tam bir sok yaratti kendiliginden hamile kalmistim.benim icin cok zor olacakti cünkü büyük oglum daha cok kücüktü yalnizdim zorlanacaktim ama sevincten okadar cok agladimki doktorda.suan büyük oglum 5 yasinda digeri ise 3 yaklasik iki ay öncede yine cok isteyerek hayallerini kurdugum bebgimi kaybettim,ve böylelikle bunuda yasamis oldum.PKOS a gelince hicte öyle basite alinacak bisey olmadigini ögrendim 6 yildir basetmeye calisiyorum türkiyede bir doktora gittim o bana bitkisel bir kann sekeri dengeliyici ilac Verdi onun sayesinde 10 kiloya yakin verdim ve adetlerimde böylelikle düzene girdi biryildir ilac kullanmiyorum.suan yanimda olmanizi sana sarilip sohbet etmeyi isterdim dilek,cünkü yalniz degilsin cünkü damdan düsenin halini damdan düsen bilir.herkes biseyler konusuyo ama yetersiz kaliyo.en iyi ben bilirim bu hissi.sevgiyle kal....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok garip ama yalnız olmadığını bilmek insanı rahatlatıyor. ben de pkosla ilgili olarak zor süreçlerden geçtim.ama son bir yıldır bununla barışmaya çalışıyorum. bütün hayatımı ah vah ederek geçirmek istemiyorum.ve inan böyle yaşamak daha kolaymış. ama bence devlet pkoslu kadınlara psikolojik destek sağlamalı ve estetik problemlerinin tedavilerini sgk karşılamalı diye düşünüyorum. :) çok büyük hizmet olmaz mı ? :D

      Bende insülin direnci yok. herhalde şükretmem gereken bir şey bu. yinde de tüp bebek öncesi ve sonrası metformin içerikli ilaçlardan kullandım. ama bir değişikliğe sebep olmadı bende. şu sıralar bir kaç kilo verdiğim için zaten biraz rahatlama olmuştur diye bıraktım.

      Desteğin için teşekkür ederim.

      Dilek

      Sil
  4. bak bu devletin verecegi destek fikrini tuttum :) bir arastirmak lazim! umarim hersey istedigin gibi devam eder dilek.allah yolunu acik etsin.mutlu haberlerini bekliyorumm :)

    YanıtlaSil
  5. Bence de psikolojik destek sart :) ayrica estetik konusu da gercekten cok can sıkıcı bir durum , ya sarisin olmama ragmen tuylenme problemim var maalesef bu hastalik yuzunden :( ancak dediginiz gibi kizimi kucagima alinca hepsini unutuyorum. Allah size de tez zamanda nasip eder insallah, mutlu haberlerinizi de bekliyoruz :) benim tuylenme problemi, insulin direnci, regl olamama, kilo verememe hatta dogum kilolarimi geri aldim:( , bunlara ragmen olduysa insallah sizin de olacaktir, umidinizi kaybetmemeniz dilegiyle

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım