29 Mayıs 2013 Çarşamba

Ceren'in İkiz Gebelik Günlüğü – 19. Hafta

Geçen hafta İskenderun tatilinden bahsetmiştim. Bir hafta nasıl geçti ben anlamadım. Kocamla bir yemek kaçamağı yapmak istedim onu da başaramadım. Kendime zaman ayırmaya niyetlendiğimde Benji-Ege sağolsun yapıştı eteğime annem annemmm diye... Öyle de tatlı söylüyor ki kıyamadım. İçten içe ikizlerle başlayacak serüvende değişecek dengelerden ona gösterdiğim ilginin sekteye uğrayacağını bilmenin verdiği çaresizlikle birlikte yalnız ikimiz zaman geçiriyoruz ve ben dinlenemiyorum. 

Yaklaşık 1 yaşına kadar ağlamasına fırsat vermeden ihtiyaçlarına anında cevap vermeye özen gösterdim kuzumun. Huysuzlanmasın diye ağladığında dikkatini dağıtma yöntemlerine izin verdim: ¨Aaa kuşa bak, kedi nerde?¨ gibi Bilinçli Bebek kitabından öğrendiklerimle, ağlatmayarak, duygularını bastırmasına neden olmak yerine ihtiyacı olduğunda ağlama alışkanlığı edinmesini sağlamaya çalıştım. Çocuğun istediğini ağlatmadan yapın diyen ben, bırakın ağlasın ihtiyacı var demek diyip kollarıma almanın keyfini yaşarken, bu stratejik değişikliğin temellerini kendisiyle zaman geçiren insanlara da verebilmeye çalıştım.

Yaşadığımız gelişim sürecine, konuşma danışma ihtiyacıma uygun olacak şekilde bir roman okur gibi ilerledim kitapta. Bölümlerin sonundaki kendimize sormamızı önerdiği sorulardan bazılarını da aşağıda aktardım:
1- Bebeğinizin sevildiğini hissetmesi için imkan hazırlıyor musunuz?
  • Annenizin hamileliği ve kendi doğumunuz hakkında bildiğiniz herşeyi anlatın 
  • Bebeğinize hamile kalışınız hakkında ne hissettiğinizi anlatın.
2-  Ağlama
- Bebeğinizin her ağlayışına ilgi gösterip onu kucağınıza alarak onu “şımartmaktan” endişe ediyor musunuz? - Bebeğiniz ağladığında ve neye ihtiyacı olduğunu anlayamadığınızda ne hissediyorsunuz?  
3- Beslenme
- Bebeğinizin aç olup olmadığını anlama beceriniz hakkında ne hissediyorsunuz? 
- Siz büyürken yemekle sevginin eşleştirildiği oldu mu? Bebeğiniz katı gıdalar yiyorsa onun doğal besin tercihlerine ve özdenetim mekanizmasına güvenebiliyor musunuz?  
4- Uyku
- Bebeğinizin uyku düzeni hakkında ne düşünüyorsunuz? - Bebeğinizin doğumundan beri cinsel hayatınız değişti mi? Şu anki cinsel hayatınız (ya da cinsel hayatınızın olmayışı) hakkında ne düşünüyorsunuz?

5- Oyun
- Bebeğiniz, a) hata yaptığında b) zor bir şeyi yapmak için uğraşırken c) ona verdiğiniz bir oyuncağı istemediğinde ne hissediyorsunuz? Böyle zamanlarda içinizden neyapmak geliyor?  
6- Çatışmalar 
- Bebeğinizin ihtiyaçlarının ya da kendi ihtiyaçlarınızın ne olduğundan emin olamadığınız ve sınır koyup koymamakta tereddüt ettiğiniz bir durumu anlatın.- Bebeğinizin isteğine aykırı bir şeyi, örneğin onu araba koltuğuna oturtmayı, onun itirazlarına rağmen yapmanız gerektiğinde ne hissediyorsunuz? 
7- Bağlanma
- Annenizin ve babanızın rolleri nelerdi? - Bebeğinizden ayrıldığınızda ne hissediyorsunuz? Kendi ayrılık kaygınızın çok yüksek ya da çok düşük olduğunu düşünüyor musunuz? 
Siz de bu ve bunun gibi sorularla düşüncelere dalmaya vakit buluyorsanız belki kitaba göz atmaya da vaktiniz olur ☺ 

Tatilimiz biterken uzun süre olamayacağım İstanbul semalarında ilk programım BYBO grubundan Sevgili Tomris ve emziren arkadaşlarla olan buluşmamız oldu. Hepsi ayrı ayrı sevgi dolu ilgili annelerle tanıştım. Konudan konuya atlarken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Bu tür emzirme gruplarının yaygınlaşıp çoğalmasının annelerin paylaşımlarıyla renklendiği, sanal ortam dışındada kadına farklı bir bilgi alışverişi platform niteliği taşıyacak toplantıları ikizlerimle yapmaya niyetliyim. 

Haziran başı Viyana'da gideceğim muayenede organ taraması yapılacak. Herşeyin iyi olmasını umut ediyorum. 

Artık 3 erkek çocuğunun müstakbel anası olarak ikiz olduklarını duyanların verdiği malum can sıkıcı tepkilere bir de ¨Vah vah, kolay gelsin ayvayı yedin¨ ya da ¨Keşke biri kız olsaydı¨ yorumlarını da eklemiş bulunuyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Canımı sıkan benim de biri de kız olsaymış isteğini taşıyor olmam. Hep kız evladım olsun isterdim. Bence kızlar ailelerine daha bağlı, aile ile ilişkileri daha güçlü oluyor. Hayırlarla bir gün başka bir kadını sevip onunla bir yuva kurarken unutulan annelerden çok gördüm. En yakınımda eşim, anneni arasana demesem aramaz, yılda 3 kere ya görür ya görmez, ama annesinde de var kabahat tabii o da ayrı. 3 gelin değil de 3 kızın olur inşallah diyorlar, amin diyorum ama bu ihtimale verdiğim olasılık az. Hayırlı evlat olsunlar dualarımla İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı... 

Haftaya Viyana'dan görüşmek üzere,

Sevgilerle

Ceren

1 yorum:

  1. ¨başka bir kadını sevmek¨ derken? Sanki seni aynı aşkla mı seviyor da senden sonra ¨başka¨bir kadını sevecek? :)

    Ben pek anlamıyorum bu tip endişeleri... Kızla oğlan arasında eğer fark oluyorsa bu farkı aile yaratır, doğuştan gelmez ¨hayırlı¨evlat olma işi.

    Senin eşinin de annesini aramaması eminim annesi kaynaklıdır. Eminim aranmayı bekleyen bir anne değildir, o yüzden aramıyordur eşin :)

    Neden gelin değil de kızın olsun ki? gelin gelindir kız kızdır oğul oğuldur. Biri diğeri olamaz, nasıl olur? normal değil. Ama oğulların da sırf oğlanlar diye kızlarının yapabileceklerini yapmayacak değiller bence. Tamamen nasıl yetiştirildiklerine bağlı.

    Son olarak fazla bir şey beklememek lazım çocuklardan. hiçbir şey beklemeyerek büyütmeliyiz onları :)

    Eren

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür ederim

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım