5 Nisan 2013 Cuma

Tomris’in Emzirme Notları – 9: Anne Adaylarına Öneriler (2)

Tomris'in Emzirme Notları'nın 1. Bölümü burada2. Bölümü burada3. Bölümü burada4. Bölümü burada5. Bölümü burada6. Bölümü burada, 7. Bölümü burada, 8. Bölümü burada

Bugün kızım Alanur bana ilk öpücüğünü verdi. İşte stresli bir gün geçirdim, eve geç geldim. Yunus ve Mina yatmıştı, Alanur (şu anda 6 aylık) emmek için beni bekliyordu. Emzirmeye başladım. Başta işteki düşüncelerden sütüm gelmiyordu, tabii bütün gün beni bekleyen kızım sinirleniyordu. Gevşeme egzersizi yaptım, karnımdan derin nefes alıp verdim, her nefesle birlikte rahatladım. Bir kaç nefesten sonra geldi sütüm çok şükür... Güzelce emdikten ve karnını doyurduktan sonra kucak keyfi yapmaya başladık. Bana yaklaştı, ağzını araladı ve yanağıma dayadı. Dudaklarını oynatmaya, bana ıslak bir öpücük vermeye çalışıyordu. Çok ama çok mutlu oldum, yavrum beni öptü, hem de defalarca! Ne sıkıntı ne tasa kaldı tabii... Bazen düşünüyorum da, çocuklar mı beni, ben mi çocukları büyütüyorum belli değil. 
 
Bu hafta anne adaylarına önerilere devam ediyoruz. Dedim ya zor bir gündü, bu gece de çalışmam gerekiyor (Perşembe gecesi), o yüzden bugünkü yazıyı çok uzatmayacağım. Umarım anlarsınız beni. 

Evdeki Ortam ve Destek 

Daha önce de yazmıştım, lohusalık bir çeşit emzirme kampı olmalı. Emzirip uyuduğunuz, sadece yemek içmek tuvalet gibi temel ihtiyaçlar için yatağınızdan ve bebeğinizden uzaklaştığınız bir dönem olmalı. Bunun için de destek almanız çok önemli. Ama size destek verecek kişinin bunu sizi rahatlatarak yapması lazım. Lohusalıkta muhtaç olduğunuzu düşünerek içinize sinmeyen, güvenmediğiniz, veya sizi rahat ettirmeyen insanları destek olmaları için evinize almadan önce bir kez daha düşünün. Sizin duygusal dengenize verecekleri zarar yapacakları bir kap yemeğin faydasını geçebilir. Başka çözüm yolları bulmaya çalışabilirsiniz, veya bu dönemi karı koca atlatmaya çalışabilirsiniz. Tabii her evin şartları, herkesin durumu farklı oluyor, kendiniz karar vereceksiniz. Ama geçen haftaki yazıdan sonra bırakılan yorumlarda da benzer görüşler gördüm.

Eşimle ikizlerimizin ilk yılına dönüp baktığımızda günde en fazla beş saat uyumamıza rağmen başbaşa olduğumuz zamanları güzel anılarla hatırlıyoruz. Bir şekilde karı koca altından kalkıyorduk. Hatıralarımızdaki en sıkıntılı dönemlerin ise ilk bir yılda evimizde/ etrafımızda başkalarının olduğu ve bu durumun bizde stres yarattığı zamanlar olduğunu gördük. Belki bir saat daha fazla uyuyorduk, ama huzurumuz olmayınca neye yarar! Bir de, eğer benim gibi kontrol hastasıysanız (ecnebiler ‘control freak’ diyorlar) evin düzenini başkalarına bırakıp kenara çekilmek zor gelebilir. Ama bunu yapmalısınız; bebeğinizle odanıza çekilip evin gidişatını başkalarına bırakmalısınız. Bırakın nasıl istiyorlarsa öyle çekip çevirsinler evi. Sorunları kendileri çözsünler. Siz emzirin, uyuyun. 

Evinizde size destek olacak kişilerle emzirme konusundaki tutumunuzu baştan (hatta doğumdan önce) paylaşmanızı öneririm. Bir arkadaşımın kayınvalidesi arkadaşım uyuduğu sırada 5 günlük bebeğe biberonla mama vermiş! Tabii ki kızcağız çıldırdı. “Bu bebek aç” diyerek etrafta gezinen ve sürekli yeni annenin sütünün yetmediğini ima eden kayınvalideler olduğunu duyuyorum. Yukarıda da bahsettiğim gibi, size huzur vermeyecek insanları mümkünse lohusalık döneminizde evinizden uzak tutmaya gayret etmenizi öneririm. 
Her kayınvalide kötü müdür? Kesinlikle hayır! Bu vesileyle, ilk doğumumda bebeklerimizin 10. gününde kalkıp Hollanda’dan Ankara’daki evimize gelen ve 5 hafta boyunca bana, eşime ve bebeklerime bakmak için her şeyi yapan sevgili kayınvalidem ve kayınpederime teşekkürlerimi sunuyorum. Onların kültüründe anneye ilk bir hafta, bilemediniz ilk 10 gün destek veriliyor, sonrasında kendi işini kendisi görmesi bekleniyor. (O yüzden de Hollanda’da emzirme oranları oldukça düşük). Dahası kayınvalidem bebeklerin mama ile büyütüldüğü bir dönemden geliyor. Üç çocuğunu da çok az emzirmiş, en uzun emzirme macerası 6 hafta sürmüş. (Avrupa’da emzirme konusunda böyle karanlık bir dönem, mamaya kaybedilmiş bir nesil var). Buna rağmen emzirme konusundaki inadımıza saygı duydu, hiç sorgulamadan ne istersek yaptı. (Arada ‘biberon verilse daha rahat olur sizin için’ gibi yorumlar gelmedi değil, ama kendi fikrini bize dayatmak için değil, görüşünü samimi bir şekilde paylaşmak için söylüyordu). 

Kayınvalidem kırkımız çıkana kadar evimizi çekip çevirdi ve bunları da kararlarımızı sorgulamadan yaptı. Kayınpederim ise ağlayan bebekleri kucağında avutmakta uzmanlaştı ☺ Bu yazıları okumuyorlar, çünkü Türkçe bilmiyorlar; ama olsun, yazmadan edemedim. Annemiz Ton ve babamız Jan’a minnettarım, Allah onlardan razı olsun. 
Yalancı meme konusunda ne dersiniz? 

Bu soruyu nedense hep anne adayları soruyor ☺ Benim gibi çocuk doğurmadan önce ‘ben emzik vermeyeceğim’ diye atıp tutmak yerine sanırım bilinçli bir şekilde karar vermek istiyorlar.  

Yalancı meme, yani emzik, prensip olarak ilk ay, terichen kırkından önce verilmemeli. Çünkü bebeğin annenin memesini emmeyi iyice öğrenmesi lazım o dönemde. Emme-emzirme sistemine dışardan bir şey girmemesi lazım. Emme-emzirme işini bebekle ilk 6-8 haftanızda öğrenip bitirmeniz lazım ki bir sonraki aşamaya geçebilesiniz. 

Yalancı memenin emme refleksini uyardığına dair görüşler de var. Emmeyle çok ilgilenmeyen, emmeye isteksiz (biraz da uykulu) bebeklerde yalancı meme emmeyi hatırlatıcı bir etki yapıp faydalı olabilir. Ama zaten bebeğiniz emmeye istekli bir bebekse, ki bebeklerin çoğu bu gruba girer, emme refleksini tetiklemek adına emzik vermenin bence bir mantığı yok. Ayrıca, eğer emmeye isteksiz, uykulu bir bebekse emzik yerine iki saate bir meme vererek emmeyi ve süt üretimini uyarmak bence çok daha mantıklı bir yöntem. Eğer emzik verecekseniz bu bebek çok ağladığı, sürekli emmek istediği veya kolay uyumadığı için olacaktır. Bu durumlarda dahi bebeğin kırkının çıkmasını beklemeniz iyi olur. 

İkizleriniz varsa, bebek çok ağlıyorsa, kırkına kadar dayanamıyorsanız da en azından ilk dört hafta emziği uzak tutun derim. Biz dört hafta bir gün olunca törenle vermiştik emziği ikizlere ☺ 

Lohusalıkta yorgunluğa nasıl dayanacağız? 

Bu konuya geçen hafta değindim ama gelen yorumlardan birini, Duygu Orak’ınkini sizle paylaşmak istiyorum:

Her insanın bünyesinin dayanamadığı bir şey vardır. Kimisi açlığa dayanamaz, kimisi strese, kimisi de fiziksel yorgunluğa gelemez. Duygu da oldum bittim uykusuzluğa gelemezmiş. Düşünün yeni bebek sahibi olmuş biri için ne kadar zor bir durum. Lohusalıkta uykusuzluğun onu tükettiği günlerde dayanamıyorum demek yerine “Allah'ım gücüm tükendiğinde bile bebeğime karşı anlayışlı, yumuşak olmam için bana kuvvet ver” diye dua ediyormuş, çünkü etrafında o ilk günleri söylenmekle geçiren arkadaşlarının sonradan nasıl pişman olduğuna şahit olmuş. 

Siz lohusalıktaki yorgunluğa, sıkıntılara nasıl dayandınız? Hayatınızı kolaylaştıran düşünceleri yorumlarda paylaşırsanız çok sevinirim. Çünkü aslında zor olan hayat değil, hayatla ilgili düşüncelerimiz. 
Emzirme Sanatı Kitabı 

Geçen hafta emzirme sanatı kitabı ile ilgili bazı görüşlerimi paylaşmıştım. Ama önemli bir noktayı unuttum: La Leche League (LLL) Türkiye’ye, kitabın çevirmeni Aslı Kalem Bakkal’a ve düzeltisini yapan Natalya Arslantürke bu değerli kitabı Türkçe’ye kazandırdıkları için çok teşekkür ediyorum. Eğer kitap çevriflmeseydi Türk anneleri bu eşsiz bilgi kaynağından hiç faydalanamayacaklardı, ki bu ihtimali düşünmek bile istemiyorum... O yüzden emeği geçen herkese teşekkür ederim! 

Haftaya yetiştirebilirsem süt sağma konusuna başlamak istiyorum. Hem gün içinde iş yerinde, hem de iş seyahatlerinde üç kıtada süt sağmış biri olarak bu konuda verebileceğim ipuçları var. Ne dersiniz, faydalı olur mu? 

Sevgiler, 
Tomris

33 yorum:

  1. Fayda ne demek harika olur, pazartesi ise baslayacak bir anne olarak emzirme notlari 10'u merakla bekliyorum :) selamlar

    YanıtlaSil
  2. Tomris hanim,anlattiklarinizla icimi rahatladigini kaygilarimin azaldigini hissedip mutlu oluyorum emin olun cok guzel birsey yapiyorsunuz haftaya yazinizi merakla bekliyorum.emeginize saglik.

    YanıtlaSil
  3. Alanur öpücüklere başlamiş , ne güzelll. Benimkiler de 6 aylık olsalardı diye iç geçirdim okurken... Şimdilik her eline geçeni yalamaktan ve agu çeşitlerinden başka bi bildikleri yok :) en çok ta ellerini, hatta resmen yumruklarını ağızlarına sokuyorlar, merve nin salyaları, özge nin kusmaları bitmiyor. Artık üstümü değiştirme zahmetinde bile bulunmuyorum nasılsa az sonra yine olacak diye.
    Sahi bi gün de şu kusma–reflü olayına bi değinsek ne güzel olurdu.
    Benim bebekler 4. ayı bitirdi 3 gün öncesine kadar bir düzen oturtmaya başladım diye seviniyordum. Temizlik , yemek falan yapmaya başlamıştım, epey havaya girmişim bu arada bebeleri ihmal mi ettim bilemiyorum 3 gündür 40 larına geri döndüler. Saat 2 ve ben yeni uyutabildim. Gün içinde hiç uyumaz oldular doymak bilmiyorlar, emmek onları avutmuyor. Dün perişan bir şekilde bebekleri arabalarına koyup markete mama almaya gittim en sonunda, hatta giderken yanıma sıcak su ve biberon bile aldım durmazlarsa veririm diye. 1,5 saate yakın markette dolaştık, sonunda uyudular ama her ihtimale karşı mamayı aldım yine de. Eve dönünce uyandılar ama mama vermedim. Ta ki gece yarısı çığlıkları yüzünden komşular duvarlara vuruncaya kadar. Mama dan sonra uyudular. Hastanede mama verilmesi gerekliğini söyleyen dr lara söylenip durdum kendi kendime. Belki de hiç bilmeselerdi biberon diye bi şeyi çok daha rahat olurlardı.
    Ben bebekleri yatarken yanıma alıp emzirdiğimde daha rahat emiyorlar. Bir yazınızda bebekler meme– uyku ilişkisini hiç kurmamalı demiştiniz ama benim de uyuyup dinlenmeye ihtiyacım var. Zaten bütün gece emziriyorum sırayla, bütün uyku ihtiyacımı onlar emerken karşılayabiliyorum. Buna ne gibi bi çare bulurum bilemedim.
    Tekrar emzirme kampına girebilirmiyim ve bu sefer bebekler daha büyükler, başedebilirmiyim bilemiyorum. Başarabilersem sütümün daha çok artması ve mamayı tamamen unutmaları için bu kamp kaç gün sürmeli?
    Hiç bitmeyen soruları ve sorunlarıyla 4 çocuk anası Dilek :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Piril piril dort cocuk anasi, dort cocuguyla da, onlara en iyi sekilde bakmaya calisan kendiyle de gurur duymasi gereken sevgili Dilek,

      Bu yazdiklarini okuyunca Yunus ve Mina ile ilk yilimiz aklima geldi. Ben de ustumu degistirmezdim, tum gun sabah ne giydiysem o. Kusmuk, salya, sumuk, ek gidalara basladiktan sonra her turlu yemek artigi hep tisortumdeydi. Sutyenin dahi kusmuktan islanmasi artik normaldi, bazen donuma kadar islaniyordum, bu sana sasirtici gelmemis olsa gerek. hatta sumukleri icin mendil pecete kullanmaya dahi zahmet etmez olmustum, direkt tisortumle siliyordum burunlarini. Burunlarinda islak veya kurumu sumuk gormeye dayanamiyordum. Yeter ki onlarin burnu temiz olsun, benim tisortumun sumuklu olmasi onemli degil :). O zaman boyle gulen adam yuzu filan yapmiyordum tabii, sanal aleme feysbuka filan girmemiştim o zaman ama heralde duble ağlayan adam yüzü yapardım. Ama uzerinden zaman gecince demek insan o gunlerine gulebiliyor :)

      Gelelim ciddi meselelere.

      Isin bir teknik boyutu var, yani sut az cok meseleleri, yani memeden ne kadar sut ciktigi. Bir de zihinsel ve duygusal boyutu var, yani senin aklindaki duygu ve dusunceler. Ikincisinden baslayacagim, cunku birincisini cok etkiliyor. Evet, moral estittir sut demek, ama bunu kastetmiyorum. Bunun otesinde, senin olaylar ve durumlarla nasil bas ettigini aslinda duygu ve dusuncelerin belirliyor. Mesela komsunun duvara vurmasinin sende yarattigi baski, tamamen bu konudaki dusuncelerinle alakali. Eger yillarca tup bebek ile ugrasip didinip, sonunda ikiz sahibi olmus olsaydin, ayni komsu senin duvarina boyle vurur muydu bebekler agladiginda? Daha da önemlisi, sen bundan rahatsız olup bebekleri susturmam lazim duygusuna kapılır mıydın, eger ilk cocuklarin olsaydi Merve ve Ozge? Yoksa bunca zaman bekledim, biraz sabrediversinler, bunlar da ne anlayissiz insanlar, hic mi cocuk bakmadilar, derdin? Neyse, üzerime fazife olmayan işlere fazla girmeyeyim, ama kendini baskı altında hissedip mama verdiğini okuyunca bunları yazmadan edemedim.

      O hastanede mama başlayan doktorlar ben de az sövmedim :) Mina ve Yunus’un ilk altı ayında. Alanur doğunca bir süre geçmişte yaşadım, üç dört hafta kadar, hep Yunus ve Mina’da nasıl gittiğini, neden sütümün yetmediğini, meme başı yaralarımın niye 16 hafta geçmediğini sorgulayıp durdum. O zaman mamayı kabul etmeseydim, iki gün daha emzirme kampı yapsaydım, şöyle yapsaydım diyip durdum. Yani yine bir kaç posta sövgü yedi mamaya başlayan doktorlar :) Kapanmamış defterlerim varmış demek, baya bir deşildi o günler Alanur doğunca. Neyse ki sonunda geçmişte bırakmaya karar verdim ve nasıl oldu bilmiyorum ama kapandı. Ama anladım ki bende baya travma yaratmış ikiz baktığım günler.

      Bu arada seninle bir şey paylaşayım. Ailelerin duygusal durumunu hangi olayların nasıl etkilediğini inceleyen bir araştırma duydum. İkiz sahibi olmak, bir yakını kaybetmek kadar etkiliyormuş ailenin duygusal durumunu üzerinde. Yani yaşadığım travma çok normalmiş. Senin yaşadığın travma da çok normal. Bir de bunu o komşular bilse çok iyi olurdu ya neyse.

      Sil
    2. Yukaridaki yorumumun devami (Part 2)
      Meme-uyku ilişkisinde gelen yorumlara yazdım ama yazı içine de koymam lazım sanırım. Öncelikler sıralamasında önce emzirme, anne sütü, sonra, ikinci sırada uyku düzeni gelir. Yani eğer emzirebilmen için memede uyumaları gerekiyorsa, ne yazık ki öyle yapmak gerekiyor. Belki ikinci sıradaki uyku düzenine hiç sıra gelmeyecek, ya da çok geç sıra gelecek. Ama, benim görüşüm, bebeklerin emmesi ve ilk altı ay sadece anne sütü almaları (ve sonrasında gidebildiği kadar almaları), iyi uyku alışkanlıkları edinmelerinden daha önemli. Ama, bu demek değil ki edindikleri kötü alışkanlıkları sonradan başına dert olmayacak. Evet, şimdi memede uyuma alışkanlığı edinmeleri bir sonraki dönemde, sıra uyku düzeni kurmaya geldiğinde başını ağrıtabilir, çözülmesi gereken yeni bir sorun yumağı olarak karşına çıkabilir. Ama azıcık da olsa uykunu almanın tek yolu buysa, bana gore, yapacak bir şey yok, öyle olacak. Uyku yoksa süt de yok. Yani anne uyuyp dinlenmezse süt yapamaz. Seni düşündüğümden değil yani  Ama şu anda kararını bilinçli vermiş olman, ben çocuklarımın sağlığını geleceğini sonraki zor bir döneme yeğledim demen, sonra o zor dönem , uyku eğitimi dönemi geldiğinde daha güçlü durmanı sağlar. Bilmem anlatabildim mi? (uyku eğitimi muhtemelen sizin gündeminize dokuz ay civarında girer diye tahmin ediyorum, çünkü bir çok bebekte 6 ay civarında gündeme giriyor, ikizlerde, hele de meme kampı ile mamadan dönemlerde, bu tür şeyler 2-3 ay gecikmeli gündeme geliyor, çünkü işler daha geç yoluna giriyor. Tabii 9. Ayda uyku eğitimi 6. Aydan daha zor, ama yapacak bir şey yok.)

      Bir kere biberona alışan bebeklerde biberon (ve mama) sigara gibi oluyor. Çevrende hiç sigarayı bırakmaya çalışan biri gördün mü, bilmiyorum. Bırakma süreci zordur, sürünür insan. Sonra en sonunda yola girer hayatı. Bir gün bir taneden ne olur der sigara içer, sonra ertesi gün de, paket taşımıyorum nasılolsa der, ama ikinci hafta günde ikiye çıkar, böyle gider gider bir bakmış paket taşımaya başlamış, eskisi gibi sigara içiyor. Biberon bir bağımlılık değil, sakın yanlış anlama, beyinde bağımlılıkla ilgili bölgeler farklı. Ama işin pratiğine bakarsak çok benziyor. Günde 30 ml bir mama ertesi akşam 60 ml olur, bir hafta sonra gündüz de mamaya başlarsın, bir ay sonra bir bakmışsın bebekler meme istemiyor, mama istiyor, sütün de azalmış. Sen bunu daha önce bir kez daha yaşadın diye hatırlıyorum, değil mi? Tek yol hiç biberon vermemek. Sana şöyleyeyim, Mina, kızım, en son iki aylıkken biberon aldı. Sonra 6 aylık oluncaya kadaar hiç almadı. 6 aylık olduğunda biberon ile su vermeye başladık, ve emmesi hemen bozuldu. Hala hatırlıyordu biberonu.

      Sil
    3. Part 3

      Emzirme kampı her zaman olur, hangi ayda istersen olur. İhtiyaç duydukları süt miktarı iki aylıkken de dört aylıkken de yaklaşık aynı. Evet, bebekler büyüyor, süt daha fazla gerekiyor diye düşünebilirsin ama büyüme hızları azaldığı için toplamda aynı miktarda süt gerekir yaklaşık. O yüzden ekstra bir yükü yok. Sadece bebekler daha fazla etraflarının farkında olduklarından biraz zorlaşabilir işler. Üç günlük kamplarında ne kadar çok kilo aldıklarını haatılıyorum, benim doktorunun ağzını açık bırakmıştın. O zaman bunu yapan şimdi de yapar. Yalnız dört aylık bebekte emzirme kampı biraz daha uzun sürebilir. Denemediğim için süre veremeyeceğim, belki üç günde bitirirsin işi, belki bir kaç gün daha uzayabilir. Bebeklerin kilo alımı yolunda, değil mi? O yüzden bence tartıya götürmene de gerek yok, sen karar ver, emzirme kampı yeterli mi değil mi diye, artık bebelerinin doyup doymadığını senden daha iyi kimse bilemez.

      Başarabilirsem deme, başaracağından eminim. Daha önce yaptın, hem de hasta yorgun olduğun bir dönemde, beni de şaşırttın ne yalan söyleyeyim. Allah’tan bir mani olmazsa, yine yaparsın, bundan eminim!

      Bir de, bebekler dönem dönem büyüme atakları geçirir. 2-3 gün çok çok emmek isterler, sonra geçer. Belki de kızlar büyüme atağı geçiriyorlardı. Bu günlerde en makulu olacakları kabullenmek ve kendini doğal bir emzirme kampına almak. Ayrıca, emzirmesi baştan düzene girmiş bebeklerde bile dört aylıkken bir ‘dellenme’ dönemi olur, sanki işler yoluna girmemiş gibi bir huysuzluk, bir haller gelir bebeğe derler. (Emzirme sanatı kitabı yazıyordu. Onlar ‘dellenme’ demiyorlar, ama o iki paragrafı tek kelimede böyle özetledim :) sizinkiler de 4 aylik dellenmesine tutulmus olabilirler, kisa bir sure sonra gececek.

      Sevgiler,
      Tomris

      Sil
    4. Emzirme kampına yarından itibaren başlıyoruz. Eşimle anlaştık, benden ev işleri ve yemek konusunda bir beklentisi olmyacak. Zaten verebileceği en büyük destek bu. Kızım zaten bana çok destekçi bu konuda, bebelerin karınları tok olduğu halde mama için nasıl ağladıklarına
      yakinen şahit olmuşluğu var. Çocukları açıkça tehtit ettim ya benim emzirme kampıma destek olur, ortalığı dağıtmaz, dağıttıklarınızı da toplarsınız, ya da bu yaz sizi dedenizin askeri kampına gönderirim doiye :) tabiki bana yardım etmeyi seçtiler, kötümüyüm neyim :)) yarın bebelerin aşıları var bi sorun çıkmazsa. Aşının kamp için doğru zamanlama olduğunu düşünüyorum. Zaten canı yanan bebeler kendilerini avutmak için memeye daha çok düşkün oluyorlar. Hem kampın başında kiolarını da öğrenirsem kaç kilo almışlar takip edebilirim. Yine her konuda yerden göğe kadar haklısın. Bebeklerime en iyi şekilde bakmalıyım ki büyüdüklerinde istenmemiş bebek olarak görmesinler.

      Sil
    5. Harika bir haber! Zaten hep boyle yaratici fikirlerle geliyorsun Dilek, krizden firsat nasil cikarilir diye soran is adamlarina seni ornek gosterecegim :)
      Siz su ilk 6 ayi kotarin, buyuk kizina ve ogluna birer kutu hollanda cikolatasi gonderecegim (Eren duymasin cikolata verecegimi :)
      Evinizdeki dusunceleri sen sekillendirirsin, bunu da cok iyi yaptigini goruyorum, cunku sen annesin. Sen nasil dusunursen, ev ahalisi de oyle dusunur, ayrica es dost komsu da. Ilk cocuguna homurdanan bir komsuya nasil tepki verecektiysen aynen oyle ver ayari duvara vuran komsuya :)

      Sil
    6. EMZİRME KAMPI NOTLARI –1. Gün
      Mama vermekle ne kadar yanlış yaptığımı bugün daha iyi anlıyorum. Az da olsa arasıra verdiğim mama bebeklerimi ne kadar olumsuz etkilemiş.. Bugün resmen mama krizine girdiler. Uyumak istiyor uyuyamıyorlar, emmek istiyor ememiyorlar. Düşük kilolu doğan bebeğim Merve için yoğun bakımda mama veren doktor nazlanarak emdiğini söylemişti. Denemek için meme verdiğimizde emme yeteneğine şaşırdı. Evet 1 hafta boyunca biberon emmek istemeyen bebeğim memeyi bırakmak istememişti ve o gün hastaneden taburcu olabileceğimizi söylediler. Bugün geldiğimiz nokta ise hastanede verilenden çok daha az mama verilmiş olmasına rağmen bebeklerim memeyi unutmak üzere! Aslında süt sıkıntısı yok ama bugün yeterli beslenemediklerini düşünüyorum. Mervenin ağzına resmen memeden süt sağdım. Bez sayısından dolayı doymadıklarını düşünüyorum. Mama sadece onları değil beni de bağımlı yapmış meğerse. Beynimden «mama ver kurtul, onlar da rahat etsin sende» sesleri geliyor durmadan. Bu geceyi atlatırsam yarın daha kolay olacak biliyorum. Kendime güveniyorum. Varsın bi kaç gram kaybetsinler, memeyi kaybetmelerinden iyidir.
      Kamp için yine bir sorum var, biberonu unutturmaya çalıştığım bebeklerime emzik vermek zorunda kaldım bu gün. Emzik biberonu hatırlatır mı? Kamp süresince emzik versem mi vermesem mi?
      Bugünki planımda aşıya gitmek vardı ama burda hava epeyce soğuk ve yağmurlu olduğundan gitmekten vazgeçtim. Ama kampın aciliyeti vardı vazgecemezdim. Diyetlere başlama günü pazartesidir dedim ve işe koyuldum. Ev dağınıklıktan göçüyor, zar zor üç kap yemek yapmış olmakla gurur duyuyorum. Bi ara bebekler krizdeyken balkona çıkıp camdan bakalım dedik ama camların kirinden dışarıyı göremedik ;) olsun bende camı açtım soğukta olsa temiz hava iyi geliyor.
      Saat 00:33 bebekleri hala ayağımda sallıyorum. Bugün kızıma, git alt kata bi bak topuklarımla popom alt katın tavanından görünüyormu diye espiri bile yaptım, çocuk gülme krizine girdi. Sonra bebekleri bırakınca oğlumla kızım kollarıma girerek beni yerden kaldırdılar, hatta resmen yerden kazıdılar. Şimdi uyuyorlar ve bizi kim kaldıracak bilemiyorum.Üst kat komşumun duvara vurmalarına karşı uzunca bir sopa edindim,o vurursa bende vururum diye savunma aracı bi çeşit. Bu arada Hollanda çikolatası haberi benim kızla oğlana ulaşmış durumda bilesin :) (Eren bunu görmezden gelecektir eminim, morale ihtiyacımız var yahu :) )
      SONUÇ: Yorgun ama gururluyuz, hala espiri yapabiliyoruz ve sanırım bu günü atlattık (duble gülücük) :) :)

      Sil
    7. EMZİRME KAMPI NOTLARI –2. Gün
      Bu gün pek gülücüklerle başlamadı, durumumuzu şu şekilde özetleyebilirim :'(
      5:00 de çığlıklarla uyanmamız bugünün nasıl geçeceğini gösteriyordu aslında. Merve den yana sıkıntım çok. Özge kampa daha uyumlu. Bu beni şaşırtıyor , bunu Özge den beklerdim, Merve emmeyi daha çok seviyor gibiydi. Ufak ufak mamaya kaçışlar huyunu değiştirdi bebenin. 7:30 gibi uyudular. Aceleyle iki lokma bi şeyler atıştırıp bitki çayı ve bol su tükettim. Keşke içtiğim bütün sular bebeklerime süt olsa. Biraz uyumaya çalıştım. Normalde 11 den önce gözünü acamayan biri olarak bu saatte yiyip içmek benim için biraz tuhaf. Kendimi ilk defa anne olmuş ve çok tecrübesiz gibi hissediyorum.
      İlk emzirme kampında herşey daha kolaydı sanki. Ne verirsem ona razı olmuşlardı. İkisini birden yanıma alıp sırayla emzirip uyumuştum. Şimdi ikna etmesi daha zor. Üstelik yeniden meme başı çatlaklarıyla uğraşmak zorundayım, Özge memeyi koparırcasına emmeye çalışıyor. Bugün annemden emzirme konusunda tam destek aldım. Daha önce iki bebek sadece memeyle doyarmı düşüncesine sahipti. Hatta ananem mamanın da yetersiz olduğunu düşünüyor, eskiden bebeklere un kaynatılıp kasıkla verilirmiş, mama cıvık olduğu için karnı doymaz diyor :) Kırkı çıkmamış bebeğe bulgur pilavı yedireni duyduktan sonra bu hiçte tuhaf gelmedi bana.Keşke bebeklerin üzerinde açmı tokmu olduğunu gösteren bi gösterge olsaydı :)
      Halbuki annenin yapısında her bebeğe yetebilecek kapasite var. Tek bebek sahibi anneler ikiz annelerini görünce korkarlar ikiz annelerine göre de üçüz korkutucu gelir. Halbuki yüce yaratıcı her şeyi yaratırken öyle bi dengede yaratmış ki bir kolayı bulunuyor. Meme bebeği besleyecek kadar sütü üretebilecekken mama vererek onun beslenme sistemine müdahale etmek ne kadar yanlış. Mama bebeğin karnını şişirip rahatsız ediyor üstelik.
      Ama anne sütünü ihtiyaçları kadar alıyorlar. Kamp sırasında sık sık emmek istemelerinin sebebi sütün yetmiyor olması mı yoksa biberona alıştıkları için yeterli sütü almak zor mu geliyor? Doğru şekilde emmeyi öğrendiklerinde doyacakları kadar sütü alıp daha uzun süre emmeden durabilecekler mi?
      Eğer öyleyse meme kampının ne kadar süreceğine anne değil de bebek mi karar veriyor olmalı? Aslında hiç mama verilmeyecekse ilk altı ay zaten doğal bir meme kampı değilmi? Kafamdaki sorulardan biri de 4 aya kadar az çok mama vermiş olan anne olarak ek besin vermeye 6. ay da değilde daha sonraki aylarda mı başlamam gerekir?
      Bizi beslenme düzeni oturttuktan sonra çok zorlu bir uyku eğitimi sorununun beklediğinin farkındayım. Kolay olmayacağını biliyorum, ama o gün geldiğinde ben ne sıkıntıları atlattım, bunun da üstesinden gelirim evelallah diyeceğim.
      Bebekler hala uyumadığı için bugün gün bitmedi, belki biraz mama versem uyuyabilirler ama kolay gibi görünen şeyler kimi zaman tehlikelidir, biliyorum.
      Duygu Orak`“Allah'ım gücüm tükendiğinde bile bebeğime karşı anlayışlı, yumuşak olmam için bana kuvvet ver” diye dua ediyor ve MAMAYA HAYIR diyorum.

      Sil
    8. Dilekciğim senin emzirme kampı notlarını da bir yazı haline getirelim ne dersin? Kampa girecek annelere çok yardımın olacağını düşünüyorum.

      Eren

      Sil
    9. Merhaba Dilek, ben de tam sana mesaj atmaya calisiyordum, tabletin sarji bitti, inek kacti, dag kul oldu derken senin mesajin gelmis :)
      Bir kere biberona kaymaya baslamis bebeklerde mucadele hic bitmiyor. Cabani, emegini, inadini, vazgecmemeni cok ama cok takdir ediyorum. Ev halki da sana destek veriyor, herkes elinden geleni yapiyor, ne guzel bir aile. ama yine de isiniz zor, Allah kolayliklar versin hepinize.
      Bu arada, ust kat komsunun fedakarliklarina da deginmeden gecemeyecegim. tum emziren annelerden selam soyle kendisine :)
      Bizim evden de hava hep gri gorunuyor, Hollanda havasi diyordum ama gecen gun anladim neden gri: camlar kirliymis, en son dogumdan once temizlediydik :)
      Burda klavye basinda, yan gelip yatarak tek bebek emzirirken 'mama verme' demek kolay tabii benim icin (evet, ikizden sonra tek bebek emzirkmek tam anlamiyla 'yan gelip yatmak'). Bebeklerin aglamalari ile ugrasan sensin orda. Neyse ki ben de seninkine benzer yollardan gecmistim uc yil once, 'mama verme' demeye yuzum var simdi o yuzden. Hatta tam gaz aglayan iki bebegin sesini kulaklarimda duyar gibi oluyorum. Hem sana, hem de ev ahalisine Allah kolayliklar versin.
      Artik yaslari buyuyup belli standartlara alistiklari icin durumu daha bir siddetle protesto ediyorlar anladigim kadari ile. Bence bu normal. Her emzirme kampi oncekine gore daha zor oluyor, cunku hem biberon daha fazla yer ediyor kafasinda, hem de dunya ile ilgili farkindaliklari artiyor.
      'Kamp sırasında sık sık emmek istemelerinin sebebi sütün yetmiyor olması mı yoksa biberona alıştıkları için yeterli sütü almak zor mu geliyor?' Cevap: her ikisi de. Dogru emme teknigini unuttuklari icin iyi sut cekemiyorlar, bu da sutu azaltiyor.
      Meme basi yaralarinin onemli bir sebebi tekniklerinin bozuk olmasi. Ozge hirsla koparacak gibi emiyor cunku sut gelmedigi icin kiziyor, 'ben boyle emince (biberondan) hep sut geliyordu, simdi gelmiyor', diyip kiziyor. Ama biberon teknigi ile memeden yeterince sut getiremez. (Bu arada da bebekler sık sık emdigi icin sutun cogalacak insallah) Ama mama vermeyerek sunu diyorsun onlara: ya ogreneceksiniz, ya ogreneceksiniz. Hayatta kalma icgudusu biberon inadina her zaman ustundur. Insan mucizevi bir yaratiktir, herseyi ogrenebilir, ozellikle de mecbur kaldiginda.
      Kampin ne kadar surecegine aslinda bebek karar veriyor, bu cok dogru bir tespit. Bunu bir ara yazilarima alayim. Gun konusunda 3 gunden daha uzun surebilir demistim bastan, tahminim 3 gunden sonra biraz isik gorunur, ama yoluna girmesi 5 gunu bulur.
      Ilk 6 ay dogal bir meme kampi mi? Sanirim soyle demek daha dogru: ikizler icin ilk 6 ay dogal bir meme kampi mi? Evet, cunku sadece emiyor, ve istedigi zaman istedigi kadar emiyor olmalilar ve kapasite zaten had safhada kullanildigindan cok sık emmek istiyorlar.
      Soyle bir durum var: bir bebek memeyi ihtiyaci olan kadar sut uretecek sekilde programlar. Ama memeler bundan biraz daha fazla sut uretir genelde, cok degil ama biraz daha faza. O yuzden o emzirme seansinda biraz fazla emmek isterse kucuk bir yedek rezerv vardir memede. Ikizlerde memeler depolama kapasitelerini zaten had safhada kullandigindan yedek rezerv cok dusuktur. o yuzden sut ihtiacindaki en ufak bir dalgalanma, bir onceki seansta iyi emmemis olmasi, uykulu omasi, vb. ya da annenin sut uretimindeki bir dalgalanma, mesela yorgun olmasi, az yemek yemis olmasi, vb. durumlarda tek bebek bir sonraki emmeyi biraz erkene cekerek durumu idare ederken ikiz bebekte canhiras doymadim aglamalari gorulebilir, bu da biberon vermeye sebep oluyor annede. Peiki cozum ne?: sut onun istedigi duzeye gelinceye kadar gerekirse 20 dakikada bir emzirme.
      Ek gidaya baslama zamanin yine 6 ay civari olacaktir, zamanlamasini degistirmen gerekmez. Bir tek su var: biraz erken dogduklari icin ek bir kac hafta verebilirsin, yani 38 veya 40 haftalik dogsalardi su anda kac aylik olacaklardi gibi bir hesap yapip ona gore 6 ay civarinda ek gidaya baslayabilirsin.

      Sil
    10. Uyku egitimi kolay olmayacak, evet, bunu gorebiliyorum. Ama once emzirme, sonra uyku dedik. Burda Hollanda'da analar kahvelerini istedikleri saatte icebilmek icin ilk bir kac haftadan sonra tamamen mamaya donuyorlar, cunku mama alan bebek daha programli oluyor ilk haftalarda, daha uzun uyuyor, uyku egitimini erkenden tamamliyorlar. ama sonra, 3-4 aydan sonra, isler tersine donuyor. Sadece mama alan cocugun soguk alginligi, gribi enfeksiyonu, egzamasi, pisigi, barsaklarini tahris ettigi icin karin agrisi, bitmeyen gaz sancilari, bazi cocuklarda yeterli kilo almayisi ile ugrasmakla helak oluyorlar. Bir de en onemlisi, bebekleri ile aralarindaki bag zayif oluyor. Gecen ay bebek masaji kursuna gittik esimle (daha dogrusu esim gitti, kurs Hollandaca oldugundan, ben bazen eslik ettim, herkes biberon ile mama getiriyordu, Marko beni getirdi bir kac kez kursa :) Kurstaki 8 bebekten 6'si sadece mama aliyordu. Hepsi de huzursuz, sık sık nedenli nedensiz aglayan (karinlari tok olsa bile) bebeklerdi. En onemlisi, analari bebegin derdinin ne oldugunu anlamiyordu. Etrafa oooyle bakiniyorlardi analar. Bebek kucaginda mi sakinlesir, acikmis mi, uykusu mu gelmis, haberleri yok. Bebegi okumayi bilmiyorlardi! Cogu da 3-4 aylik bebeklerdi, yani artik annenin bebegin derdinden anlamayi cozmus olmasi lazim. Bizim disimizda emzirilen bir bebek daha vardi. Bir tek bu bebek ve bizimki sakindi, algilari acikti, kendiyle barisik gorunuyordu. Diger emziren annenin bebegi agladiginda annenin verdigi tepki sakin bir sekilde bebegi alip geregini yapmakti, bir kac dakika icinde derdini cozuyordu. Diger bebeklerin anneleri bebek aglayinca emzik veriyordu, bir daha aglarsa ne yapacagini da bilemiyordu. Simdi soruyorum, hangi bebekler ilerde daha saglikli, daha mutlu, huzurlu ve basarili olur?
      (Bu arada, ikizleri emzirmeye savastigim donemde bebek agliyorsa hep acliktandir diye bir sey kafama yerlesmisti. Kursta bazi bebeklerin biberondan sonra bile agladigini gorunce cok cok sasirmistim :)
      Tekrar teknik sorularina donelim:
      Emzik isini dun soylemistim, verebilirsin. Ama biberona hayir.
      Meme basi catlaklari icin lansinoh krem, purelan krem veya earth mama angel baby kremlerini dusunebilirsin. Ben kantaron yagindan da cok fayda gormustum. Bu halde krem almaya filan gidemem dersen, ki haklisin, zeytinyagi da dusunebilirsin, ben fayda gormustum.
      Bu arada bu senin ikinci mi ucuncu mu emzirme kampin? Emzirme kampi konusunda benden sonra tanidigim en tecrubeli kisi sensin sanirim :)
      Teknik konular ve geyik karisik ve cok uzuun bir cevap oldu, neyse artik :)

      Sil
    11. Kesinlikle cok gizel olur emzirme kampi tecrubeni yazman Dilek, Eren'e katliyorum. Boylece herkes faydalanir tecrubelerinden.

      Sil
    12. Faydası olacağını düşünüyorsanız benim için bir sakıncası yok.

      Sil
    13. EMZİRME KAMPI NOTLARI –3. Gün
      Bu sabah Merve nin zırıltılarıyla başladı. Aslında günün bittiğini bile farketmemiştim. Biraz emme boğuşması, gaz çıkarma savaşından sonra bezini değiştirmek için açtığımda kupkuru olduğunu gördüm. Bir anneye en büyük işkence bebeğinin açlığıdır. Kendi yorgunluğum, açlığım, uykusuzluğum ne ki bunun yanında. Ne yaptıysan bebe bir türlü doğru şekilde ememiyor. Her ikisinin de parmakları şişmiş ellerini emmekten , gördükçe içim parçalanıyor. Merve bu mücdelede yorgun düştü. Kaybetme riskine atabileceğimiz bir kiloda deği ki. Zaten minnacık bi şey, yorgunluktan uyuya kaldı kucağımda 9'da. Özge kilo olarak Merve ye oranla daha iyi, dirençi. Sabah kakasını da yaptı, bir güzel emdi ve uyudu çok şükür. Ben de oğlum uyanana kadar uyumaya çalıştım. Mamaya karşı haklı mücadelemizin üçüncü gününde direncimin iyice düştüğünü hissediyorum. Biraz mama versem sonra yine devam etsem emzirmeye diyorum ama biliyorum ki bi kere başlarsam asla duramam. Dayanın bebeler az kaldı!
      Bebelerin dunya ile ilgili farkindaliklari artiyorsa eğer annelerinin mama vermeme konusundaki inadını da farkederler yakında umarım :) Bu ikinci kampımız ve bu sefer beyaz bayrağı çekmemeye kararlıyım.
      Bugün aşımızı yaptırdık ve tahmin ettiğim gibi canı yanan bebeler nasılsa bir anda emmeyi yeniden öğrendiler :) O halde emzirme kampını AÖ (aşıdan önce) , AS (aşıdan sonra) olarak ikiye ayırmalıyım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki aşıyı kampa başladığım gün yaptırmadığım için çok mutluyum. ikl iki günü iyi kötü atlatmıştık ama bugün bebelerin de benim de direncimiz kırılmıştı. Şimdi onlar azimle emip, emerken de uyuyorlar, en azından emzirmek için zorlamıyorum. İlk emzirme kampı bu sebepten daha kolay geçmişti sanırım, onlar daha küçüktü, hasta olmuşlardı emmekten ve kucakta olmaktan başka bir talepleri yoktu. Bu aşıdan sonra da aynen öyle oldu. Buna kısaca «krizden fırsat çıkarmak» diyoruz :)
      Bebeklerin kiloları iyiymiş, sürekli takip eden hemşiremiz söyledi bunu. Kiolarını da paylaşmak isterdim ama eve döndüğümde aşı ve takip defterimizi aile sağlığı merkezinde unuttuğumu farkettim. Dört çocuk anası kafasıyla kilolarını tam olarak hatırlayamam doğaldır herhalde. Sadece Merve nin henüz 5 kilo olamadığını , Özge, nin de 6 kiloya ulaşamadığını hatırlayabiliyorum.
      Özetle bu gün dünden daha rahat geçti. Aşıdan sonra emme gayretleri arttı. Aşıdan sonra annemlere gidip küçük bir mola verdim, dinlenmek bana iyi geldi. Günü bebekleri dizimde sallarken gözlerini kapattıklarında bitmiş sayıyorum.
      Kahve içebilmek için mama veren anne olmadığım için mutluyum. İşin en hoş tarafı bu gece bebeklerim de mutlu uyudular, daha az ağladılar. Gece 12 de yarım yamalak yiyebildiğim akşam yemeğim, bardağımda soğumuş çayım, varlığım bebeklerimin varlığına armağan olsun :)

      Sil
    14. Cumlemizin Dilek!
      Gece bu saatlerde gunceni hevesle bekler hale geldim.
      Anladigim kadari ile Ozge cikis yolunun memede oldugunu anladi, bu sabah artik kabullendi. Merve'de ise biraz zaman aldi, oyle mi?
      Bir firsatin oldugunda dogumdan itibaren aylik kilolarini bana gonderebilir misin? (bu sefer artik tabletin notlar kiwsmina yazacagim kilo geliwimlerini, her ay soruyoeum bastan, kactilar kac oldular diye) 6-7 kilo olamadilar daha demissin ama oralini bozacak bir sey oldugunu sanmiyorum, ayda 600-900 gram almalarini bekleriz. Kabaca bebekler 4-5 ay civarindayken dogum kilolarini ikiye katlarlar. Rakamlara bakinca yorum yapabilirim.
      Bence emzirme kamplarini, ozellikle bu ikincisini, toparlayip tek bir yazida paylasman cok iyi olacak, cunku ilerleyen aylarda nelerin farkli oldugunu ve olan bitenin daha farkinda bebeklerle nasil basedip emzirme kampi yapilabilecegini kesfediyorsun. Kiymetli bir tecrube.
      Umarim yarin isler daha da yoluna girer. Meme basi yaralari ne durumda?
      Sevgiler,
      Tomris

      Sil
    15. Evet, Merve'yle işim zor saat 2:30 hanımefendi hala uyumak bilmiyor. Emdi, üstelik tok olduğunu düşünüyorum. Uykudan gözkapaklarım düştü o hala banamısın demiyor. Bu inadıyla bana çekmiş olduğunu düşünüyorum :) Muhtemelen aşıdan rahatsız oldıu ya da mama için inatlaşıyor. Meme çatlakları konusunda dayanılmayacak durmda değilm. Özge nin acıttığı memeyi merveyle değiştirince geçiyor. Yazı konusunda yazıyorum ama henüz kafamı toparlayamıyorum. En son kesintisiz üç saat üyudum bell değil. İlk meme kampımla ilgili hatırlayabildiğim üçümüzün de hasta olduğu. Notlarımı toparlayabilirsem paylaşırım en kısa zamanda.

      Sil
    16. Acele etmene gerek yok, rahat ol. Zaten buraya yazdiklarin ve bizim yazismalarimizda bir suru notun var. Ilk kamp doneminde de farkli yerlerde yazismistik seninle, onlari bulabilirsin belki. once su kamptan sag salim cikin hayirlisiyla :)

      Sil
    17. EMZİRME KAMPI NOTLARI –4. Gün
      Gece boyunca aşının yaptığı ateşle boğuştuk. 3:30 da yatıp 5:30 da uyanan bebekleri zar zor 14:00 te tekrar uyuttum. Şükür emme konusunda çok hevesliler bugün ama bende yorgunluktan ne kadar süt kaldı orası biraz meçhul.. Belki tek çocuk olsalardı biraz uyuyabilirdim ama bir abla ve abileri var ve onlarla da ilgilenmeliyim,en azından karınlarını doyurabilsem o da yeter. Hareketlerim öyle yavaşladı ki kendimi yerçekimsiz bir ortamda, bir hava boşluğunda sürükleniyomuşum gibi hissediyorum.
      Bu kadar yorgunluğun içinde hiç mi güzel şeyler yok sanki? Elbette var! Dün gece Mervecik le ne güzel oyunlar oynadık, gülücükler, sevinç çığlıkları, öyle tatlıydı ki :) bu arada uyumak isteyen Özgecik bi kaç defa sıçrayarak uyansa da Merve nin pek te umrumda değildi. Gecenin 2:30 unda oynadığımız oyunlarla enerji depoladım resmen.
      Ben bütün zorlukları göze almıştım zaten. Her zaman en kötü ihtimali düşündüm böyle olunca başıma gelenler daha katlanılabilir oldu. Dün gece hiç uyumama ihtimalleri de vardı ama iki saat uyuyarak beni mutlu ettiler mesela . Bu sabah kahvaltı yapamayabilirdim ama 10:30 da kahvaltıyı hazırlayabildim. Mutluyum ne yalan söyleyeyim :)
      Yardımcın var mı bebeklere bakmak için diye soranlara «yardımcım ALLAH» diyorum.
      Bu gün neden mamaya kaydığımı düşündüm. Kendi keyfimden olmadığına karar verdim. 11 yaşında bir kız, 8 yaşında bir oğlandan sonra 4,5 aylık ikiz kızların annesi, titiz ötesi bir adamın karısı, herşeyin en iyisini bildiğini düşünen, çocuk gibi ilği bekleyen bir adamın da gelini olarak çok bile dayandığımı düşünüyorum. Hepsine birden yetişebilmek için çırpınırken hiç birine yetişemeyip, arada kalmışım. En yakınımdan bile yardım isterken sıkılırım ben ya da işi deliliğe vurup şakayla yardım isterim. Kızımdan bile bir şey isterken sonra yaparım lafını duyduğumda ikinci kez istemem, kalkar kendim yaparım. Anama çekmişim huyum kurusun :) Ama biliyorum bir gün bu bebeler büyüyecek, ben hep boyle yardıma muhtaç kalmayacağım. O gün kim bana yardım ettiyse hakkını fazlasıyla alacak. Üç kız bir oğlan anası olarak beklentilerim yüksek. Biri yemek yapacak, biri evi süpürüp silecek, öbürü camları, oğlan da bana bi kahve getirecek ben de tv nin karşısında bacaklarımı uzatıp kahvemi höpürdeteceğim :))
      Hayaller bi tarafa bu gün güzel geçti sayılır. Bebeler meme emmeyi daha bi güzel becerdiler. Mama dan umudu kestiler sanırım. Epeydir hissetmediğim dolulugu ve sızıyı hissettim. Gulk gulk yutma seslerini en sevdiğim şarkıyı dinler gibi dinledim... Yattım kalktım emzirdim, uyudum, bol su içtim. Yemek yapamadım ama bi şeyler atıştırdım.
      Kampı bitirebilirim aslında bugün amacıma ulaşmış durumdayım. Ama bu durum aşıdan kaynaklanan hastalıktan olabilir, iyileşince unutabilirler diye devam etmek istiyorum . Alıştım nasıl olsa uykusuzluğa, hem ben böyle de mutluyum.

      Sil
    18. Dilekcigim, gene yaptin, gene basariyorsun! Cok mutlu oldum bunlari okuduguma. Ilk yazismalarimizdan birinde de yazmistim sana, inanamamistim yaptiklarina, bebeklerinin kilo alimina, sana 'super anne' demistim. Yine gosterdin super anneligini. Bebeklerine gercekten cok iyi bakiyorsun. Keske birazcik destek alabilseydin, ama olmasa da olur, sen her isin altindan kalkarsin, ama olsa senin icin daha iyi olurdu. Dualarimiz seninle.

      Emzirmenin yoluna girmeye basladigini hissettikten sonra bir gun daha kamp yapmakta cok buyuk fayda var. Soyle iyice fosurdasin sutler. Bu arada da sutle karni doyunca uyuyan bebelerle sen de biraz uyuyabilirsin, ev islerine hemen girismeyip bir gun azicik dinlenmis olursun boylece. Yoksa yorgunluktan sut azalabilir.

      Ge

      Sil
    19. Dilek, dun kayinvalidemlere gittik, yatiliydik, yeni donduk. Hemen baktim ne yazdin diye ama bir sey goremedim. Ne durumdasiniz? Insallah her sey yolundadir. Sevgiler,
      Tomris

      Sil
  4. Merhabalar,

    Emzirme Sanati indeksi bu sayfada bulunur : http://www.lllturkiye.org/Bilgiler/i%C3%A7indekiler%20Emzirme%20Sanati%20LLL.pdf

    Emzirme Sanati son bölüm (Kes-Kullan Seti) burada : http://www.lllturkiye.org/Bilgiler/Kes%20Kullan%20Seti.pdf

    Benim degil Natalya Arslantürk tarafindan kitabin düzeltleri yapildi :)

    Emziren anneler blogunuz araciyla destek ve bilgi verdiginiz için tebrik ederim, ihtiyaci var !
    Tesekkürler ve sevgiler

    Charlotte Codron,
    La leche League Türkiye
    www.lllturkiye.org
    Antalya Grubu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Charlotte Hanim,
      Kitaba bakinca inanamadim, duzeltiyi yapan isimde gercekten hata yaptigimi gorunce. LLL Turkiye web sitesinde ikinizin adini o kadar cok yan yana gordum ki artik karistirmaya baslamisim, Natalya Hanim'dan da ozur dilerim. Halbuki o kadar da kitabin orijinalini getirtmistim Turkiye'den, bir hata yapmayayim, kitapla ilgili bir sey yazmadan once bakayim diye. Neyse artik, Eren sag olsun, yaziyi duzeltecek.
      Katkiniz icin cok tesekkurler.
      Selam ve sevgiler,
      Tomris

      Sil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Mrb tomris hn acil yardiminiza ihtiyacim var;(
    kizim dort aylik son bir aydir sagdigim sutler bosa gitmesin diye bebege biberonla verme gafletinde bulundum ve hayatimin hatasini yaptıim
    Simdi gunduzleri hic emmek istemiyor anca geceleri emebiliyor ama sanki doymuuor surekli uyanıyor.
    Sutum artsin diye her emzirmeden sonra sutumu iki ya da en fazla uc saatte bir sagiyorum
    bi ara emzirme kampIna basladiM fakat o gun bebegin karnini doyuramadim( gunde dort kez bez degistirirkn o gun iki kez bez degistrdim ve ikincide kaka hic yok ciside cok azdi) gece sagilmis sutlerden kasikla vererek ancak uyutabildim o yuzden biraz gozum korktu
    Bir hafta oncesine nazaran sutum biraz daha artti gibi ama emzirme kampi icin yine yetermi bilmiyorum sabah 100 cc cikti ogleye dogru emzirdikten sinra 30 40 kaliyor. Aksam bazen cok az gelip bazen yine 30 cc geliyor. dun ilk defa 150 cc cikti hayret ettim. Neyse ben surekli degisen bu sut durumumla emzirme kampina gecebilirmiyim ac susuz kalip bezlerini dolduramamasindan cok korkuyorum kampta sagmaya yine devam edebilirmiuim çünkü bebek emmedikce bu sut miktarini koruyamamaktan korkuyorum
    Boyle her gun (biberonu unutuna dek memeye donene dek) 3 4 ogun kasikla vererek( ve sagmaya devam ederek) memeye dondurebilirmiyim yoksa kasigi da birakip sadece emzirme yontemine mi gecmeliyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Büşra,

      Sağma biberon kısır döngüsüne girip ne yazık ki orda kaybolmuşsunuz. Sağdığın miktar bizim için hiç önemli değil. Emzirme kampına girip biberonu kademeli kesmeni öneririm. Yani birden sıfırlama biberonu.

      Bebeği memeye yaklaştırma yöntemleri uygulaman önemli. Bunlar aşağıda.

      Yapman gereken ilk şey bol bol çıplak ten teması:
      Uygun sıcaklıkta bir odada bebeği sadece bezi kalacak şekilde soy. Sen de üst bedenini tamamen çıkart. Bebeği böyle kucağına al, oyna, sarıl, sohbet et, yataktaysan göğsüne karnına yatır. Arada da meme teklif et, ki büyük ihtimalle zaten kendiliğinden meme isteyebilir bu durumda. Ama istemezse zorlama. Ten teması, bebeğinin kokusu hem prolaktin, yani süt yapımını, hem oksitosin salgısını, yani süt salgılanmasını, süt akımını tetikler. Ayrıca bebeğin meme emme içgüdüsünü de tetikler. Ayrıca ten teması hem sana psikolojik olarak iyi gelecektir, hem bebeğine. Ciplak ten temasi sirasinda rahat bir ortam olmasina dikkat et, etrafta karisan gorusen olmasin. Eger usurseniz uzerinize bir battaniye alabilirsiniz. gerekirse ortunun altina girin, takilin birlikte. amac bebeginle rahat huzurlu bir zaman gecirmen, bunu da onun emme icgudulerini tetikleyecek sekilde yapman.

      Ciplak ten temasini bebegin ‘esref’ saatinde yap. Ne ac ne tokken, uykusunu almis keyfi yerindeyken. Burdaki puf noktasi memeye zorlamamak, bebegin kendiliginden istemesini almasini beklemek. Eger bebek koynunda meme aranmaya baslarsa kalcasindan tutarak yavasca memene yonlendirm, ama zorlamadan.

      Ciplak ten temasini ne kadar sik yaparsan o kadar iyi. Her gun bir kac defa yapmani oneririm. Tek seferde mucize bekleme, tam sonuc alman zaman alabilir.

      Bir diger onemli yontem ise biberon verme yontemi. biberon verirken bebegi dike yakin, biberonu yere parallel tut. boylece biberondan icmek icin de caba harcamasi gerekir. Ayrica arada kucuk molalar ver, biberonu asagi cevir ama biberon ucunu bebegin agzinda tut. bebek tekrar hamle yapinca biberonu tekrar agzina sk. boylece doyup doymadigini anlamasi icin kucuk molalar vermis oluyoruz. Detaylari su yazida: http://www.lllturkiye.org/Bilgiler/Engelsiz%20emzirme.html. Bu yontem bebegin biberona alismasini engelliyor, biberondan memeye gecisini kolaylastiriyor.

      bebegini ozellikle uykudan uyaninca uyku mahmuru iken, daha yorulmamisken emzirmeyi dene. Gunduz uykularina cok dikkat et, uykusunu almamis bebek huysuzlanir, iyi ememez. Bu özellkle akşama doğru, bebek yorulunca iyice belirginleşir. Yorgun bebek memeden süt getirmeyle uğraşamaz, memede huysuzlaşır, biberon ister.

      Emzirirken şarkı söyleme, ayakta gezinme, pilates topunda sallanma, sallanan koltukta sallanma gibi yöntemler dikkatini dağıtıp emzirme süresini uzatabilir. ayrica boynuna renkli veya singirtili bir kolye takmani da ise yarayabilir. Kimi bebek fon makinasi sesiyle, ya da calisan arabanin motor sesiyle daha kolay emer. kimisi supurge sesi ile. kimisi ise sakin ortam ister.

      Bebekleri memeye yaklaştırma konusunda annelerin yartıcı olması gerekiyor. Mesela inatçı bir bebeğin annesi biberonun silikon ucunu kesip memesine takıp uykusunda öyle verince aldığını farketti. Buna alıştıktan sonra uykusunda biberon ucu olmadan emzirmeye başladı. Sonra da uyanıkken. Yani sizde işe yarayan yöntemleri sen deneyip bulacaksın.

      Sil
  7. Mrb tomris hn acil yardiminiza ihtiyacim var;(
    kizim dort aylik son bir aydir sagdigim sutler bosa gitmesin diye bebege biberonla verme gafletinde bulundum ve hayatimin hatasini yaptıim
    Simdi gunduzleri hic emmek istemiyor anca geceleri emebiliyor ama sanki doymuuor surekli uyanıyor.
    Sutum artsin diye her emzirmeden sonra sutumu iki ya da en fazla uc saatte bir sagiyorum
    bi ara emzirme kampIna basladiM fakat o gun bebegin karnini doyuramadim( gunde dort kez bez degistirirkn o gun iki kez bez degistrdim ve ikincide kaka hic yok ciside cok azdi) gece sagilmis sutlerden kasikla vererek ancak uyutabildim o yuzden biraz gozum korktu
    Bir hafta oncesine nazaran sutum biraz daha artti gibi ama emzirme kampi icin yine yetermi bilmiyorum sabah 100 cc cikti ogleye dogru emzirdikten sinra 30 40 kaliyor. Aksam bazen cok az gelip bazen yine 30 cc geliyor. dun ilk defa 150 cc cikti hayret ettim. Neyse ben surekli degisen bu sut durumumla emzirme kampina gecebilirmiyim ac susuz kalip bezlerini dolduramamasindan cok korkuyorum kampta sagmaya yine devam edebilirmiuim çünkü bebek emmedikce bu sut miktarini koruyamamaktan korkuyorum
    Boyle her gun (biberonu unutuna dek memeye donene dek) 3 4 ogun kasikla vererek( ve sagmaya devam ederek) memeye dondurebilirmiyim yoksa kasigi da birakip sadece emzirme yontemine mi gecmeliyim

    YanıtlaSil
  8. Tomris hn cevap icin cok tesekkur ederim. Bir haftadir çocuğu bi sekilde memede tuttum ve iki saatte bir emzirmeden sonra sagmaya devam ederek sutu cogaltmayi başarmıştım. ama bu seferde sutum fiskirarak gelmeye basladi ve bebek yine memeyi istemedi. sutu biraz azaltmak icin bi gogsumu dolu birakmayi denedim bazen de onsutten biraz sagarak son sutden vermeyi denedim bu sefer de bikac gun icinde yine sutum cok azaldi. ve bebek yine memede durmak Istemiyor. hep boyle mi olacak artik cok bunaldim. tekrarr sutumu artirmaya calismak iskence gibi geliyor resmen
    Emzirme kampina gectigimde biberonu vermek istemdim onun yerine kasikla verdim oyle tekrar memeye dondurdum bunun bir sakincasi var mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büşra, sütün azaldığı için değil, süt akımı yavaşladığı için bebek sinirleniyor. Burda yapabileceğin bi kaç şey var:
      1. Bebeği uykudan uyandığında, sakinken emzir. Bu bebeklerin eşref saatidir, en sabırlı, sakin oldukları zamandır. En verimli emdikleri zamandır. Bu konuda şu yazının içine bak:
      http://bebekyapimbakimonarim.blogspot.nl/2013/10/tomrisin-emzirme-notlar-18-gece.html

      2. Emzirirken süt akımın yavaşladığında bebek emerken ama az yurkunurken memeyi elinle hafifçe sık. Bu şekilde tut. Böylece süt akımı tetiklenir, bebek yine lık lık içmeye, yutkunmaya başlar. O zaman elini bırakabilirsin. Sonra yine yavaşlar süt akımı, yine elinle sıkarsan yine akım tetiklenir. Bunu artık memeyi sıkmak akım tetiklemeyene kadar yapabilirsin.

      Sil
  9. Tomris hn cevap icin cok tesekkur ederim. Bir haftadir çocuğu bi sekilde memede tuttum ve iki saatte bir emzirmeden sonra sagmaya devam ederek sutu cogaltmayi başarmıştım. ama bu seferde sutum fiskirarak gelmeye basladi ve bebek yine memeyi istemedi. sutu biraz azaltmak icin bi gogsumu dolu birakmayi denedim bazen de onsutten biraz sagarak son sutden vermeyi denedim bu sefer de bikac gun icinde yine sutum cok azaldi. ve bebek yine memede durmak Istemiyor. hep boyle mi olacak artik cok bunaldim. tekrarr sutumu artirmaya calismak iskence gibi geliyor resmen
    Emzirme kampina gectigimde biberonu vermek istemdim onun yerine kasikla verdim oyle tekrar memeye dondurdum bunun bir sakincasi var mi

    YanıtlaSil
  10. Tomris hanim Merhaba, bebeğim 3960 doğdu. 5.gun3780 oldu.sonra hastalandı ve 21.gun3850 gr oldu.ve hasta olduğu dönemde sürekli kamp yaptım. Ama maalesef bu durum beni inanılmaz Uzdu.demekki onca uğrasim boşa gitmişti, günlük 2 saat uykuyla duruyordum.tabii doğum kilosuna erismesi için sağip memeden sonra vermeye başladım. Ve gördüm hem bezleri daha dolu hem uykusu 2 saat olmaya başladı. Ama maalesef sutum öyle çok deGil, üstelik yazılan herseyi okumamaya rağmen. Acaba hastayken emzirme kampi yanlış mı oldu,1.ay kontrolünden sonra tekrar kamp yapmaya kararlıyım.ama gerçekten memede 7x24 kalıyor ve cisli bez sayısı az olurdu,tekrar böyle olursa diye çok üzülüyorum. 18 ocakda 1.ay kontrol

    YanıtlaSil
  11. Merhabalar.. Yazdiklarinizi ilgiyle takip ediyorum. Fakat bende de bir sorun varki bir turlu asamadim. 20 gunluk bebegim var.Dediginiz gibi yapiyorum her istediginde emziriyorum. Ama memede uyuyup kaliyor. Herkesin dedigi gibi yontemlerle uyandirmaya calisiyorum ama olmuyor. Yerine yatiriyorum 15 dakka sonra hemen uyaniyor. Bir de inatla emzirin diyorsunuz. Gun icinde oyle bir oluyorki sut kalmiyor. Bebegimin cekisinden anliyorum. Sonra bir aglamaya basliyorki anlatamam. Mecbur mama veriyorum ben de��

    YanıtlaSil

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım